okuyun :)

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve asiyah tarafından 27 Mart 2008 başlatılmıştır.

    27 Mart 2008
    Konu Sahibi : asiyah
  1. asiyah

    asiyah özer&berke Üye

    Katılım:
    29 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.890
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    HİÇ..
    Adam günün yorgunluğu üzerinde, perişan bir vaziyette İETT durağında otobüs beklemektedir. Nihayet
    uzun bir zaman sonra beklediği güzergâhın aracı gelir ve biletini attıktan sonra arka taraflara
    doğru ilerlemeye başlar. Bir, iki adım ilerisindeki çift kişilik koltuğun boş olanına doğru ilerler;
    tam oturacağı sırada engelleyici bir ses tonu onu durdurur:
    - Buraya oturamazsın! Ben kimim biliyor musun?
    - Kim olduğunuzu bilmeli miyim?
    - Ben Yrd. Doç. falan kişiyim.
    - Evet?
    - Benim gibi kıdemli birinin yanına oturamazsın!
    - Size bir soru sormak istiyorum. Siz Yrd. Doçentlik ünvanınızdan sonra ne olacaksınız?
    - Doçent.
    - Peki sonra?
    - Şayet başımıza bir şey gelmezse Profesör.
    - Daha sonra?
    - Belki zor ama, Ordünaryus Profesör.
    - Evet... Peki bu dereceden sonra?
    - Hiiç...
    - Ben şimdiden 'hiç'im; lütfen müsade edin yanınıza oturayım...
    - !!?
     
  2. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : asiyah
  3. dilegim

    dilegim artık bambaşka biri Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2008
    Mesajlar:
    2.077
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    güzel cevap vermiş adam muhahaaaaaa
     
  4. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : asiyah
  5. asiyah

    asiyah özer&berke Üye

    Katılım:
    29 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.890
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    ALLAH bizi böyle müşteriden korusun

    Müsteri herzaman haklı mı ?

    Tüketici haklari konusunda Müsteri her zaman hakli mi? sorusunu irdelerken çesitli ülkelerdeki
    mahkemelik olaylari arastirmislar ve bulduklari belgelerden birisi.

    Olay gerçek...

    WorldPerfect (Bilmeyenler için yaziyorum, bilgisayari -elektrikli- daktilo
    gibi yapan bir programin yapimcisi)...

    Bu Sirketin müsteriye yardim hattinda banda alinmis bir telefon konusmasini okuyacaksiniz.

    Bu konusma sonrasi WorldPerfect gorevlisi isinden kovuluyor.

    Kovulan gorevli WorldPerfecti kendisini "Gerekçesiz" isten çikardigi için mahkemeye veriyor.

    Iste bu konusmanin desifresi.

    -WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.

    -WorldPerfect`te bir sorun oldu.

    -Nasil bir sorun?

    -Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.

    -Gitti mi?

    -Yokoldu!

    -Ekranda su anda ne görüyorsunuz?

    -Hic bir sey.

    -Hic bir sey mi?

    -Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.

    -Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?

    -Bunu nereden bileyim.

    -Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?

    -Bir "hece" mi..

    -Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?

    -Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.

    -Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?

    -Monitor ne?

    -Ekrani olan yer, televizyon gibi... Çalistiginizi gösteren kücük bir

    lamba var mi?

    -Bilmiyorum.

    -Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi

    lazim. Görebiliyor musunuz?

    -Evet.

    -Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.

    -Bagli.

    -Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,

    yoksa iki tane mi?

    -Görmedim.

    -Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.

    -Evet buldum.

    -Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.

    -Kabloya ulasamiyorum.

    -Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?

    -Olmuyor.

    -Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz...

    -Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.

    -Karanlik?

    -Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.

    -Ofisin isiklarini yakin.

    -Yanmaz.

    -Neden?

    -Elektrikler kesik.

    -Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin

    kutusu, kitaplari herseyi

    duruyor mu?

    -Evet dolapta.

    -Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve

    aldiginiz dükkana iade edin.

    -Durum bu kadar kötü mü?

    -Korkarim öyle!

    -Peki tamam. Onlara ne diyecegim?

    -"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim" diyeceksiniz...
     
  6. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : asiyah
  7. asiyah

    asiyah özer&berke Üye

    Katılım:
    29 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.890
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Akla Zarar Polis Anonsları

    Uyarılara kulak asmadan yanlış yere park etmiş bir sürücünün arkasından
    trafik polisinin yaptığı anons “İşitme engelli sürücümüz, lütfen siz de
    devam edin.”

    Yer Bahariye, İstanbul. Ana yoldan geçmekte olan bir polis arabasındaki
    megafondan bir anons yükseliyor: “X plakalı aracın sahibi, lütfen hareket
    ediniz.” Karşı taraftan geçmekte olan diğer bir polis arabasının
    megafonundan duyulan anons ise şu: “Lütfenini yiyimm Mistafaaaa.”

    Manav tezgahının karşısında trafik kazası olur. Haliyle trafikten ekip
    çağırırlar. Yaklaşık 10-15 dakika sonra bir polis arabası tam dükkanımın
    önünde durur. Polise doğru giden kaza aracı sahiplerine megafonla
    söyledikleri: "Biz trafik değiliz. Karpuz alıp gidecez!"

    Asker uğurlama, eğlenceler derken silahlar da patlatılır. 5 dakika sonra bir
    polis arabası gelir. Anons şu: "Atmayın silah milah evladım, doğru düzgün
    eğlenin sonra birbinizini vuruyorsunuz,uğraş dur yaavv".

    Meydan tarafında, karşılıklı iki şeritten birbirlerine doğru gelen polis
    arabalarının birinden duyulan cümle: “İftara üç tane büyük, sahura da iki
    küçük pide alıyoruz.” Gelen cevap evlere şenlik: “Komiserinkinde susam
    olmasın. Tekrar ediyorum, komiserinkinde susam olmasın.”


    Trafiğin sıkışık olduğu bir zamanda tüm araçlar ağır ağır gidiyorken dikiz
    aynasında makyajını tazeliyen bayana. "Devam et, kuaförde değilsin
    trafiktesin, kendine gel, gaza bas!"

    Patates, soğan satan bir araba tam ışıkların önünde ileri-geri giderek bir
    şeyler yapmaya çalışırken. Trafik polisi daha fazla dayanamayıp arabanın
    plakasını söyleyerek sağa dogru çekmesini anons eder. Ama adam oralı
    olmaz. Birkaç anonstan sonra polis dayanamayıp, ’’Patatesçiii! Çek lan
    arabayı sağa!’’ diye fırçayı basar. Bunun üzerine patates kamyonundan
    gelen anons: ’’Tamam ekip otosu çekiyoz, ne bagırıyon? Bizim de
    gururumuz var herhalde!’’