Olana tanık olmak = nötr olmak

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Biscuit tarafından 27 Nisan 2010 başlatılmıştır.

    27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  1. Biscuit

    Biscuit Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    4.992
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    netten bulduğum bu yazı çok hoşuma gitti.ben kendime dersler çıkardım bu yazıdan.ve sizlerle paylaşmak istedim.

    Olana tanık olmayı yapabilmek de ancak anda kalarak mümkündür. Geçmişi ve geleceği düşünerek zihnimizi bu işe karıştırmayacağız.

    Güneşin doğuşu ve batışı hakkında bir yorumum yok,
    Her sabah bana sormadan bir bakıyorum etraf aydınlanmış,
    Ve güneş gene bana sormadan batmış.

    Bazı geceler ise ay ortalığı aydınlatmış.
    Kimi gece yarım kimi gece tam bazen de yıldızların yanına hilal olup konmuş.
    Benim bu konuda da bir yorumum yok, olana sadece tanığım.

    Kendi kendime sormadan edemiyorum;
    Doğada olana nötr olabiliyorum da hayatımda olanlara bu direnişim neden?
    Aynı sakinliği, kabullenişi kendi hayatımda neden gösteremiyorum?
    Bunu yapabilir miyim?
    Yapabilirsem ne değişir hayatımda?


    Doğada olan olaylar karşısında nasıl bir şey yapamıyorsak, olanı sadece izleyip sonra oluşan duruma göre şekil alıyorsak,
    hayatımızda oluşan ani olayları da aynı şekilde tanık koltuğundan izlememiz mümkün olabilir mi?

    Hayatımızda bizi sıkıntıya sokan şey sadece düşüncelerimizdir. Olan olaylar hakkında düşündükçe, yorumlar yaptıkça geçmiş deneyimlerimizi, geçmiş düşüncelerimizi bu ana getiririz. Kabımızda olan bilgilerle olanı isimlendirir, yorum katarız. Olan olayı kabullenmek yerine direnç gösterir, onunla savaşırız.

    Bunu bir örnekle anlatacak olursak: Kendinizi bir okyanusun ortasında hayal edin. Okyanusta büyük bir fırtına var. Sizin bu fırtınadaki dev dalgalar, çakan şimşekler üzerinde bir etkiniz olabilir mi?

    Etkimiz fırtına üzerinde olamaz ama biz fırtınanın bizi nasıl etkileyeceğine karar verebiliriz.

    - Söyle bana: Sen okyanusta fırtına varken neredesin?

    Yüzeyde fırtınanın merkezinde olana direnen misin? Yoksa derinde huzurda, sakinlikte olanı izlemekte misin?

    Sakinlikte, huzurda kalabilmek için zihinde olmamak, ani yakalamak gerekir. Bunun içinde düşüncelerimizin farkında olmamız ve onları susturabilmemiz lazımdır. Mediyatatif çalışmalar ( meditasyon, nefes çalışması) bize bu anlamda yardımcı olurlar. Bu tür çalışmaların ana amacı bizi derine indirmek ve burada içte merkezlenme sağlamamızdır. Bunun bir diğer ifadesi de içe yönelmedir.

    İnsanın sıkıntıları dertleri hep zannetmekten olur. Zannetmek olan biteni bilmeden net bir bilgiye sahip olmadan yaptığımız yorumlardır. Zannetmek olan bitenden sorumlu olduğunu sanmaktır. Yani olana etki edeceğini düşünmektir. Bu durumu bizim kendimizi fırtınanın çıkmasından sorumlu tutmamıza benzetebiliriz.

    Oysaki hayatta başımıza gelen olaylar karşısındaki duruşumuz nötr olmalıdır. Yani olana sadece tanık olarak bakabilmek olmalıdır.


    “ Olana Tanık olmak ne demektir?”

    Dikkatini bu ana çevirmektir. Bunun içinde odağını düşüncelerinden, zihninde yaptığın yorumlardan çekerek dikkatini kendine veya yapmakta olduğun işe vermek gerekir.
    Bunun bir diğer ifadesi anda kalmak, bir diğer ifadesi de farkındalığın olmaktır.

    Ne zaman tanık sandalyesine oturursak, yaptığımıza odaklanırsak o zaman egomuzla yarattığımız kişilikten çıkıp sadece gözlemci farkındalığımız oluruz. Özümüzle buluşuruz.

    Olana tanık olmayı yapabilmek de ancak anda kalarak mümkündür. Yani zamanda olmayacağız yani yaşadıklarımızı zihnimizde yaşamayacağız, anıları biriktirmeyeceğiz. An da yaşayıp serbest bırakacağız. Geçmişi ve geleceği düşünerek zihnimizi bu işe karıştırmayacağız.

    Unutmayın;
    Tanıklık hali farkındalık halidir; dikkatini bu ana çevirmektir.
    Kişiliğiniz olduğunda siz zamandasınızdır, ama anda olduğunuzda farkındalığınız olursunuz.

    Tanık olunca yorum yoktur, kişiliğiniz, olayla ilgili düşünceleriniz yoktur.

    Hayatınızdaki olayları tanık sandalyesinden nötr olarak izlemenizi dilerim

    [ALINTI
     
    Son düzenleme: 29 Nisan 2010
  2. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  3. Biscuit

    Biscuit Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    4.992
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    hiç yorum yapan yok mu kızlar ?
     
    Son düzenleme: 28 Nisan 2010
  4. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  5. Flamingo

    Flamingo 1 Gemiyi 2 reis batırır Pro Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    420
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Çok güzel bir yazıydı... kaydirigubbakcemile5

    Yaşadığımız sinirle öfkeyle ve savaş vermekle, zaten hep anı kaçırıyoruz.

    Bir şeye sinirlenmişsek, istersek çok güzel doğal bir ortamda, istersek çok sevdiğimiz arkadaşlarımızla olalım yinede anın güzelliklerini yaşayamıyoruz, çünkü hep aklımızda o takılı kaldığımız şey, olay, kişi oluyor.

    Keşke gerçekten bunu başarabilsek ve nötr olabilsek..

    Bunu yaptığımız zaman, gerçekten sıkıntılarımızda daha az olacaktır. Üzüle üzüle insanların hasta olması buna iyi bir örnek.

    Canım keşke yapabilsem,başarabilsem bende olana tanık olabilmeyi... boshayallersmile boshayallersmile
     
  6. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  7. burcu_brc

    burcu_brc Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    944
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Çok güzel bir yazıydı. Ben de kendi adıma bunu yapabilmeyi dilerim...
     
  8. 28 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  9. Biscuit

    Biscuit Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    4.992
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    haklısın canım.sürekli geçmişi ve geleceği düşünerek yaşadığımız an'ı kaçırıyoruz.ve kaygılı ruh hali bizi mutsuz ediyor.aslında geçmiş yaşandı ve bitti değiştirmek imkansız gelecekse henüz yaşanmadı diye düşünürsek belkide an'ı yaşayabiliriz.
    insanın düşüncelerinin farkında olması çok önemli aslında.çünkü sürekli olumsuz düşünceleri beynimize yükleyince bi süre sonra sıkıntılı ve mutsuz ruh hali bizi sarmaya başlıyor.
    Dikkatini sadece yaşadığın o ana verdiğinde üzülecek kaygılanacak mutsuz olacak hiçbirşey bulamazssın.üzülüp endişelendiğimiz konular ya geçmişte yaşanmıştır yada gelecekte olabiliceğini sandığımız için endişelendiğimiz şeylerdir.
     
    Son düzenleme: 28 Nisan 2010
  10. 28 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  11. Biscuit

    Biscuit Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    4.992
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Zihni boşaltabilmenin en önemli ögelerinden biri an’da yaşayabilmektir. An’da yaşanıldığında ve an’a tüm dikkatimiz verildiğinde belleğimiz kayıt yapmaz.

    ınsan duygusal belleğinde kayıtlı anıları tekrar tekrar hatırlayarak acı çeker. Bu nedenle de geçmişte yaşar. Geçmiş ya da gelecekte yaşayan kişi de an’a tüm dikkatini veremez. An’ın kendisini “şimdi ve burada” yaşayamaz. Farkındalığın olduğu yerde tepki olmaz ve farkındalık ışığını an’a yöneltmeyen kişi, bir an sonra geçmiş olacak anların karanlığında kalmaya kendini mahkum eder. ışte bu da, karanlık, cehalet, bencillik ve bağımlılığı doğurur.
    An’da tüm farkındalığımızla dolu dolu yaşadığımızda hiç bir eksiklik kalmayacağı için, bir an sonra “geçmiş” olacak olan bu an, eksikliği tamamlamak için bizi kendisine doğru çekmez, ve biz yeni bir an’ı deneyimlemek üzere tümüyle özgür oluruz.

    Her şey doğası gereği tamamlanmak, bütünleşmek, bir olmak ister. Tüm dikkatimizi veremediğimiz için tamamlanmayan an da daha sonra tamamlanmak umuduyla bellekte “kaset” olarak kayda geçer.
    Sonunda bu kasetler öylesine çoğalır ki zamanla insanın tüm yaşamı, kasetlerle yönetilir hale gelir ve kişi adeta robotlaşır. Robotlaşan kişinin de hakikate varması olası değildir. Anılar ve hayaller kesildiği zaman geçmiş ve gelecek te varolamaz. Şimdiki zaman her ikisinden de daha katı bir şekilde var olmayı sürdürür, fakat geçmiş ve gelecek zamanla ilişkili olarak düşünülmediğinden o artık şimdiki zaman olarak adlandırılamaz. Aydınlanmış kişinin zihni zamansal ilişkilerden bağımsızdır



    ALINTI
     
    Son düzenleme: 28 Nisan 2010
  12. 29 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  13. ceylot

    ceylot Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    keske notr bakabilse herseye !
     
  14. 30 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  15. Biscuit

    Biscuit Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    4.992
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    bunu yapmak bizim elimizde :)
     
  16. 30 Nisan 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  17. hadibakem

    hadibakem oğlum bırakma anneni Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.625
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    elimizde ama işte bazen yapamıyor insan.
     
  18. 1 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : Biscuit
  19. ceylot

    ceylot Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    nasil elimizde mesela sen duygularina veya hislerine nasil soz geciriyosun ?bunu yapabilene cidden bravi banada annatirmisin bende calisiyim