Ölmeden önce keşfetmeniz gereken 5 sır

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve seaBahAR tarafından 19 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238
    Ölmeden önce keşfetmeniz gereken 5 sır

    Son okuduğum kitabın adını, yazımın başlığı olarak kullanmak istedim. Yazarı Dr. John Izzo. Pegasus Yayınevi’ nden çıkmış. Kitabı çok beğendim. Kitap 235 bilge kişi ile yapılan röportajların sonuçları üzerine yazılmış. Bu 235 kişi 59-105 yaş arasındaki kişilerden seçilmiş. 1000 kişiye sormuşlar, “Çevrenizdeki bilge diye tanımladığınız bir tanıdığınızın ismini söyler misiniz?”. Böylece 235 kişi ile röportaj yapılmış. Bu röportajların sonucunda ortaya hayatın 5 sırrı çıkmış ve bu kitap böylece yazılmış. 59-105 yaş aralığındaki bu kişilere sorulan sorulardan bazılarını yazar okuyucu ile paylaşmış.


    Şimdi kitaptan alıntı yaparak bu soruları sizlere sormak istiyorum?


    1- Bir akşam partisinde olduğunuzu ve herkesin bir çember etrafında oturduğunu düşünün. Ev sahibi, hayatlarını birkaç dakika anlatması için herkesi davet eder. Eğer partideyseniz ve bu birkaç dakikada hayatınız hakkında insanların mümkün olduğunca çok şey bilmelerini istiyorsanız, ne söylerdiniz? Bu zamana kadar yaşadığınız hayatı açıklayın.

    2- Size hayatınızda en büyük anlamı getiren şeyi anlatın. Yaşamanız niçin sizin için önemli?

    3- Hayatta size en büyük mutluluğu getiren ve anbean en büyük neşeyi getiren nedir?

    4- Hayatınızdaki önemli birkaç dönüm noktasını anlatın. Bir yönelime girdiğiniz ve hayatınızda önemli bir değişiklik yaratan zamanları anlatın.

    5- Hayatta başkasından aldığınız en iyi tavsiye nedir? Bu tavsiyeye uydunuz mu? Hayatınız boyunca bu tavsiyeyi nasıl kullandınız?
    6- Neyi çok daha önceden öğrenmeyi isterdiniz? Genç bir yetişkin olduğunuz zamana döndüğünüzde ve kendinizle bir sohbete girdiğinizde, hayatınızdaki bu gence ne söylerdiniz?

    7- Hayatın sonunda taşıdığınız en büyük korku nedir?

    8- Şimdi yaşlandığınıza göre, ölüm hakkında ne düşünüyorsunuz? Soyut olarak ölüm değil, kendi ölümünüz hakkında ne düşünüyorsunuz? Ölmekten korkuyor musunuz?

    9- “Keşke, ben……….” cümlesini tamamlayınız.

    10- Hayatınızın büyük bir bölümünü yaşadığınıza göre, eğer bir kişi mutluluğu bulmak ve dolu bir hayatı yaşamak istiyorsa, sizin için önemli olan nedir?

    11- Hayatınızın büyük bir bölümünü yaşadığınıza göre, mutluluğu bulmada hayatınızda önemli olmayan nelerdir? Daha az özen göstermeyi istediğiniz şey nedir?

    12- Hayatta mutluluğu ve anlamı bulmaya dönük olarak sizden daha genç olanlara bir cümle tavsiyede bulunacak olsanız, hangi cümleyi söylerdiniz?



    Bu sorulara içtenlikle cevap vermenizi öneririm. Ama bu sorular özellikle 60 yaş üstü olanlar içindir.

    Şimdi şöyle bir soru sorduğunuzu duyar gibiyim; “Hayatın 5 sırrı nedir?” Bu sorunun cevabını ana başlıklar halinde yazmak istiyorum:


    Birinci sır; KENDİNİZE KARŞI DÜRÜST OLUN
    İkinci sır; HİÇBİR ŞEYDEN PİŞMAN OLMAYIN
    Üçüncü sır; SEVGİ DOLU OLUN
    Dördüncü sır; ANI YAŞAYIN
    Beşinci sır; ALDIĞINIZDAN DAHA FAZLASINI VERİN


    Yazan : Tülay Bilin



    Püsküüt Notu : Soruların her ne kadar 60+ yaş için olduğu belirtilse de, olası "keşke" leri şimdiden yok etmeyi öğrenebilmek adına, sorularla tanışmanızı öneririm.. Hatta cevapları burada paylaşmaya başlayabilirsiniz.. İyilikler, a.s.
     
  2. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. CitlembiK

    CitlembiK Bir kalbe girmek nasip, kalmak marifet... Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.152
    Beğenildi:
    1.167
    Ödül Puanları:
    188
    çok kafamı karıştırdın... İşlemiş olduğum günahlar için milyonalrca kez pişmanlık duyup tövbe etmiş olmama rağmen hep içimde bunların hesabını nasıl vericem korkusu var...
     
  4. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238

    Haddim olmayarak şunu söylemek isterim sevgili çitlembik; Kafan karıştıysa, doğru yoldasın demektir.. a.s.
     
  6. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. PamuKSekeR

    PamuKSekeR artık anne Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.979
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    püsküütüm öncelikle saolasın derinlere dalıp düşünme fırsatı verdiğin için. şunu söyleyim sorular oldukça zor daha doğrusu insanı alıp götürüyor.. cevabı verince düşünceye dalıyor insan geçmişe geleceğe yöneliyor.. paylaşabilirsiniz cevapları demişsin aslında cevaplarımla sınıfta kalacağımı biliyorum ama yinede dürüst olmak hayat felsefemiz olacağına göre burdan başlayabilirim.. yapamadım işte olmadı sildim yazdıklarımıda.. ama pişman değilim bende saklı kaldı cevaplarım ..
     
  8. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. sessizLik

    sessizLik Yeni Üye Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2007
    Mesajlar:
    1.427
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    hic bir seyden pisman olmayina katilmiyorum..

    pismanlik duygusu islamin bir "simgesi"dir.. bazen yaptgimiz hatalar yanlislar günahlar gercekten cok agir ve yanlis olabilir.. pismalik duygusu insanda vicdan oldugunun bir "simgesi"dir..

    umarim ne demek istedigimi anlatabildim..

    paylasim icin tskler..

    Rabbim yardimcimiz olsun insallah..

    60 yasina kadar gelecekmiyiz bakalim..

    a.s.
     
  10. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. Barcman

    Barcman PR UZMANI Pro Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.580
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    198
    pişmanlık duygusuda çok insani bir duygu ama nedense ben yaptıklarımdan değil yapamadıklarımdan pişman oluyorum birde anı yaşama konusu bana hiç uymuyor istediğim birşeye öylesine odaklanıyorumki ondan başka birşey düşünemiyor ve anı ıskalıyorum oysa o anlar öyle değerliki diğer şıklar bana tam olarak uyuyor güzel bir paylaşım teşekkürler canım
     
  12. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    ayyy bayıldım ben bu yazıya canımmmŞeniz
    hemen bu kitabı alıp okuyasım geldi hatta


    Birinci sır; KENDİNİZE KARŞI DÜRÜST OLUN
    İkinci sır; HİÇBİR ŞEYDEN PİŞMAN OLMAYIN
    Üçüncü sır; SEVGİ DOLU OLUN
    Dördüncü sır; ANI YAŞAYIN
    Beşinci sır; ALDIĞINIZDAN DAHA FAZLASINI VERİN

    kendime karşı yeterince dürüst olduğumu ,hatta fazlasıyla dürüst olduğumu düüşünüyorum
    ayrıca bu yanımla da gurur duyuyorum.gerektiğinde kendimi acımasızca eleştirmesini de bilirim yani..kısaca 1.sır en azından şimdilik uygulayabildiğim bir sır

    hiçbir zaman,yaşadığım hiçbirşey için pişman olmadım..her zaman keşkeler yerine iyi ki'leri kullandım..çünkü biliyorum ki yaşadığım her olay(yaşadığım çok çok kötü olaylar da dahil) yaşamam gerektiği için yaşandı ve yaşadığım her şey beni olgunlaştırdı,deneyim kazanmamı sağladı...yaşadığım her kötü gün için keşke yaşamasaydım demeyi değil de, iyi ki daha kötüsünü yaşamadım demesini öğrendim..biliyorum ki bu 2. sır hayatım boyunca benim için sır olarak kalmayı başaramıycak

    sevgi dolu olmakkk....kendimim diye söylemiyorum ama :1rolleyes:ben çok iyi niyetli,çok sevgi dolu, bir o kadar da saf bir aptalım...evet evet aynen böyleyim...insanları çatlatacak derecede sevgi ışığımı yayabiliyorum etrafa..yani bu kıskanmak anlamında değil yanlış anlaşılmasın..bana kötülük yapan birine bile hoşgörüyle yaklaşabilip herşeye rağmen o insanı olduğu gibi sevmesini becerebiliyorum.yargılamadan,kızmadan,bıkmadan....bence gerçek sevgi zaten herkesi,herşeyi olduğu gibi sevebilmektir..ben sokakta bulduğum bir kedi yavrusunu,kanadı kırılmış bir kuşu,yolda yürüyen travestiyi biile sevebiliyorum.en önemlisi ben kendimi seviyorum ..evreni seviyorum....ay eşim çok kızıyo ama benim herkesi bu kadar sevip durmama:roflol:...kısaca 3. sır diye birşey yok benim hayatımda

    anı yaşamak konusunda maalesef henüz başarılı olamadım
    bunu başarabileceğimi pek de sanmıyorum açıkcası..özellikle de bir ailem ,bir yavrum olduktan sonra anı yaşayabilmek daha bir mümkünsüz oldu benim için...ay gelecekte ne olacak,robin bizim gibi rahat yaşayabilecek mi,ay şuraya gitmeyelim ,para biriktirelim,robine tahsili için para lazım vs vs vssssskafamçokkarıştı...sanırım gelecekle ilgili endişeler oldukça anı yaşayabilmek de pek mümkün olmuyor:sm_confused:ama şu bakımdan asla ertelemem hayatı...herhangi biriyle;bu temizlikçim olsun,arkadaşım olsun,bakkal hüseyin olun hiç farketmez asla ama asla dargın kalmam ve sevdiğim insanlara bunu her zaman söylerim ya da hissettiririm....biri beni mutlu ettiyse teşekkür etmesini ,ben birini kırdıysam,üzdüysem anında,hiç zaman kaybetmeden özür dilemesini de bilirim...bence bunlar ertelenmemesi gereken önemli anlar......demek ki 4. sır benim için hala sır

    aldığımdan fazlasını vermek....bu konuda kararsız kaldım..aslında eşim her zaman insanlara hakettiklerinden daha fazla değer veriyorsun der...ama sanırım bu benim yapımla ilgili birşey..bana ihtiyacı olan biri varsa ben hep ordayımdır.o adam isterse beni öncesinde bıçaklamış olsun..hani iyi olucam ya ben:roflol:herşeye burnumu sokucam.sonra ben olmazsam ne yapar ne eder o adam:roflol:böyle bir takıntım var maalesef.iyi mi kötü mü bilinmez...ama benim için canı gönülden birşeyler yapmaya çalışan bir insan varsa karşımda,ben onun için 10 katını yaparım..kötü günlerimde hep yanımda olan bir dostum var mesela...ben biliyorum ki 100 sene de geçse onun bendeki hakkı ödenmez.iki elim kanda da olsa onun için herşeyi yapabilirim..değer bilmekle alakalı birşey sanırım bu....ve değerlerime sahip çıkmay becerebildiğim için de kendimi daha çok seviyorum:teytey:5.sırra nda sanırım sahibim yani

    ay ben kendimi çok sevdim bu gece püsküüt'cüm.senin bu yazın kendimi birşey sanmama sebep oldu sanırım:roflol:

    diğer sorulara gelince mümkünse 60 yaşıma geldikten sonra yanıtlamak istiyorum.eminim ki 60 ımda da kk da olucam nasıl olsa..ayrıca topu topu 5 tanecik sır için bu kadar uzun bir yazı yazdıysam büyük bir ihtimalle yukarıdaki soruları cevaplamak için bir kitap filan yazmam gerekecektir
    okuyan arkadaşlarımı daha fazla sıkmamak adına yazıma bir son vereyim artık

    çok teşekkür ediyorum bu güzel yazılar için
    öpüyorum seni
    sevgiyle kala.s.
     
    Son düzenleme: 20 Mayıs 2008
  14. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238

    Benim çıkarırım sizinkinden oldukça farklı.. Eğer pişmanlığı, vicdanla ilişkilendirirsek yazının özü değişir. Benim anladığım ise şu; pişmanlık bana göre vicdandan ziyade karamsarlığı, kendine güvensizliği ve belki de bedbahtlığı da getirecektir ardından..
    Oysa yazının bütününü ele alarak bakarsak, insanın kendini hatalarıyla sevmesi gerektiğini çıkarabiliriz.
    İnsanız, hata da yaparız. Hataları da pişmanlıktan ziyade, önümüzdeki engebelere, yollarımızdaki olası çukurları aydınlatacak fener olarak bakmalıyız.
    Pişmanlık bizi stabilize eder.

    Benim de hayat felsefemin temellerinden biri budur.. Kendimi hatalarımla severim. Geçmişte yaptığım bir hatanın, gelecekteki davranışlarımıza ışık tutmasını sağlamanın yolu budur.

    Vicdanla ilişkilendiremiyorum. Çünkü; yazıda anlatılandan "amaan yaptıysam yaptım, bana ne!" mesajını çıkartmıyorum.

    İyilikler dilerim. a.s.
     
  16. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  17. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238
    Barçmanım ben de senin gibiydim.. Sonra komik bir şey oldu.. Komik diye nitelendirdiğim bir olay değil aslında.. Sıradan bir kitap okurken karşılaştığım cümle beni şaşkına çevirdi.
    Şöyleydi cümle.. (biraz amiyane olacak, özürlerimi kabul et lütfen)

    "Bazı insanların bir ayakları gelecekte, bir ayakları da geçmiştedir. İşte bu yüzden bugünlerine işerler."

    Şok etkisi yaptı, şoke oldum bu cümleyi okuyunca..
    Yaşam işte.. Hemen ardından ölümün soğuk nefesiyle tanıştım.. Ölüm, hayatı "değerli" kıldı benim için.

    Ve sonra dedim ki kendi kendime..

    Kişiliğin; geçmişinden oluşuyor. Geleceğin; hayallerinden..
    Ama hayat "an" da oluşuyor..

    Hani ne derler?

    carpe diem :içelim:
     
  18. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  19. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238
    Ben de, yazacağın kitabı sabırsızlıkla bekliyor olurum herhalde..
    Talincim öncelikle sana yürek dolusu teşekkür etmek istiyorum. 1. sırda dediği gibi, sadece kendine karşı değil, hepimize karşı bu kadar açıkyürekli ve dürüst olmayı başardığın için..
    Pamuğum da yukarıda söylemiş ya; önce yazmış sonra silmiş.. Ben de cesaret edemezdim doğrusu..
    Ama sayende cesaretlendim. (az da olsa)
    Benim 3. ve 5. konularda ciddi problemim var. Bir gün aşabilir miyim, üstesinden gelebilir miyim bilemiyorum. Sana bir sır (yok yok altıncı sır değil bu) ben daha eşime "seni seviyorum" bile demedim. Düşün yani.. Birisi bana söylediğinde de hemen kaçmak isterim.
    Bir Rapunzel'im ben.. Kulenin en tepesinde saçlarını tarayan.. Üstelik en kötüsü sevgilisini bekleyen bir Rapunzel türü değil.. :roflol:
    5. de de açıkçası "ne kadar ekmek, o kadar köfte" demişimdir. Vermek için beklemem, ilk adımı atarım. Ama sonrasında gözlemlemeye başlarım...

    Neyse.. Sana, o güzel paylaşımına bir yönlendirme yapmak istiyorum izninle..

    Yine başka bir kitap.. Yine başka bir söz..

    "Olayları değil ama bakış açımızı değiştirebiliriz."

    Anı yaşa / carpe diem sözcüğünü iki şekilde ele alabiliriz bana göre;
    1- Anı yaşa, vurdum duymaz ol, bırak hayat seni nereye götürüyorsa götürsün -ki bu tamamen nihilist bir yaklaşımdır ve yine bana göre kişisel gelişime hiçbir etkisi olmadığı gibi, hepimizin bir şekilde içinde bulunduğu sosyal statümüzdeki iletişimimizi de bozar..

    2- Anı, bir dakika sonra olmayacak gibi yaşa.. İçine çek hayatı, ciğerlerine kadar, midene kadar.. Beynindeki bütün hücrelerin karşılıklı elektrik gönderimini hissedene kadar..
    Kızgınsın.. O an.. Karşındakinin kalbini kırmak üzeresin.. Ya, o an son ansa.. Anı yaşa.. Sanki bir daha olmayacakmış gibi..
    Çocuğun halının üzerinde oynuyor.. Oyuncaklarını dağıtmış her bir yere.. Kızgınsın... Daha evi yeni topladın ve az sonra misafirlerin gelecek..
    Anı yaşa.. Oyuncaklarını dağıtabilen yeterlikte, sağlıklı bir oğlun var.. Bırak dağınık kalsın..

    İşte.. demem o ki; eğer söyleneni "gelişmek" için değerlendireceksek ikinci şıkta karar kılmalıyız..

    Beğenmene sevindim, katkın için teşekkürler talincim.. a.s.