Ölümü düşünmek (Can Dündar)

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve pembe_bal10cuk tarafından 10 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    10 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  1. Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm
    vardı... Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için
    tavsiye edilen bir metod vardı içinde..
    Deniyordu ki; "arada bir, çok bunaldığınızda,
    hayatın sizin için çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde
    kendinize 10 dakika ayırın ve kendi cenaze töreninizi
    düşünün"... Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım...
    Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye
    bekliyordum... Ama " kendi ölümümüzü ve cenazemizi " düşünmemiz tavsiye ediliyordu...

    Tüylerim diken diken oldu ve yazarın saçmaladığını
    düşündüm o an... Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya devam ettim...

    Diyordu ki; " bunları düşündüğünüzde dünyadaki yerinizi,
    dünyayı terkettiğinizde oluşacak boşluğu, sevdikleriniz ve
    sizi sevenler için öneminizi anlayacaksınız...
    Özellikle insanların sizin için neler söyleyeceklerini,
    onlar için ne ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın...
    O andan geriye dönme şansınız olmadığını, hayat
    denen kredinizin bittiğini ve onlara
    yanıt verme şansınız olmadığını düşünün...

    Tekrar sarılma, bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiğini
    hissedin...

    Dünyadaki küslüklerin, ayrılıkların, kavgaların
    yanında bu acının ve geri dönülmezliğin korkunç
    çaresizliğini yaşayın...

    Bırakın canınız yansın, bırakın alevler içinde kavrulsun
    tüm ruhunuz...

    Orada, o musalla taşında düşünün kendinizi...
    Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz ifadelerini...
    Akıllarından ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin...

    Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve gözlerimi
    kapatıp aynen düşünmeye başladım...
    Eşimi, oğlumu, annemi, babamı, kardeşlerimi ve diğer tüm
    çevremi oturttum tek tek kendi cenaze törenimdeki
    yerlerine... birer birer yerleştirdim tabutumun çevresine
    hepsini...
    hayatımda çok nadir bu kadar canım yanmıştı...
    görüyordum işte "babaaaa..." diye ağlayan biricik oğlumu...
    Eşim kucağında "ağlayan emanetimle" ayakta durmaya
    çalışıyordu per perişan...

    Koca çınar babacığım, belli belirsiz dualar
    okuyordu, o gözümden hala gitmeyen vakur duruşuyla...
    Annem, ciğerinden bir parça canlı canlı
    koparılmış gibi hem içine hem dışına akıtıyordu
    gözyaşlarını... Kardeşlerim, akrabalarım "çok erken gitti, doyamadı
    oğluna.."diyordu
    acıyan ses tonlarıyla... Ve dostlarım... Onlar da
    şaşkındı... Bazısı "daha dün birlikteydik, nasıl olur.." diyordu...
    Bunları seyredip onlara "hayır ölmedim, burdayım.." demek
    istedim hayal olduğunu unutup...

    Sonra anladım yazarın ne demek istediğini daha devamını
    okumadankitabın...


    Farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide...
    Belki de hiç aklımıza gelmeyen ve gelmeyecek bir
    farkındalığı göstermek istemişti yazar...

    Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı, ne de isteğim...
    Almam gereken dersi ve mesajı almıştım...
    Şimdi ne kitabın adını ne de yazarı hatırlamıyorum...
    Şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum...
    Bu olayda tek farkındalık da yok üstelik...
    Biraz kendime geldikten sonra devam ettim
    hayatımın en zor hayaline...

    Sırada çevremdekilerin ölümümün akabinde
    neler söyleyecekleri vardı..
    Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında...
    Onlarda bıraktığım izleri, yaşananları ve
    yaşanamayanları elden geçirerek ben konuşturacaktım
    hayalimde... İçlerini okuyacaktım, senaryo bana ait olarak...

    Yaşarken neler yazmıştım, ölümümle neler okuyacaktım...
    Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım, ölüm
    acısının etkisiyle girilen duygusal mod değildi,
    deşifre etmem gereken metin...
    Canım oğlumun söyleyecek çok şeyi yoktu...
    Özleyecekti, yokluğumu hissedecekti.. ağlayacaktı aklına geldikçe...

    Belki ölümün ne anlama geldiğini hissedecek yaşa gelinceye
    kadar sıradan bir üzüntünün ötesine geçmeyecekti
    duyguları... Ama hayal bu ya, 18-20 yaşına getirdim 2 saniyede
    oğlumu... "hayal - meyal hatırlıyorum be baba seni...

    Keşke şimdi yaşıyor olsaydın da erkek erkeğe
    sohbet etseydik seninle... Bak mezuniyet törenimde de
    babasızdım... Askere giderken kimin elini öpeceğim senin yerine..."
    diyecek canı yanarak bir köşede...

    Sevgili eşim... Benim muhteşem hatunum... Nasıl dayanır
    bensizliğe?...
    O ki, benim için herşeyini feda edip koşmuştu bana...
    Hayatının tek adamı şimdi toprak olacaktı...
    Bir daha " Seni seviyorum " diyemeyecekti...
    Bir daha hevesle açamayacaktı çalan kapıyı...
    Ve her gelen gece bensizliğini haykıracaktı yüzüne...
    Her sabah da bensiz başlayacaktı koca gün...
    Tek cümlesi takıldı o an içime; " Oyunbozanlık
    yaptın be böceğim, hani beraber ölecektik ?..."

    Babam-annem, o bugüne kadar evlat olarak mutlu
    edecek hiçbir şey yapamamanın acısıyla kahrolduğum güzel
    insanlar...

    Helaldi şüphesiz hakları...
    Bilerek hiç kırmamıştım onları... Üzerine
    titredikleri evlatları onlardan önce göçmüştü
    işte önlerinde ve dualarına muhtaçtım....
    Kaç anne ve babanın çekebileceği bir acıydı ki
    evladının cenazesinde bulunmak...
    Herhalde insanın uzun yaşadığına
    üzüldüğü nadir anlardan olsa gerek...


    Diğerlerine geçmiyorum... Bu yazıyı şu an yazıp
    sizlerle paylaştığıma göre "diğerlerine" artık sizler de
    dahilsiniz...

    Düşünün, birgün bir mail ulaşıyor mail-boxınıza "ölmüş"
    diye... Sizler kimbilir neler düşünür ve yazardınız...

    Eşim şu an yanımda ağlıyor, sanki gerçekmiş gibi...
    Oysa ki yazarın amacı " Yaşamanın ve hala nefes
    alıyor almanın kıymetini " göstermekti...Benim de öyle...
    Lafı çok uzattım farkındayım...Ama dediğimiz çözümü zor
    süreç 2 satırla özetlenemeyecek kadar girintili çıkıntılı...

    Ben o gün kurduğum o hayalle, canımın tüm yanmasına
    rağmen YENİDEN DOĞDUM...

    Bilgisayar diliyle "format attım hayatıma"...
    Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala nefes
    alıyor olduğum için şükrettim...

    Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı sahne bitmiş,
    oyun perde demişti...

    Peki ya hayal değil de, gerçek olsaydı ve perde bir
    daha açılmamak üzere kapansaydı...

    İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş
    olmalı... Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama devamını
    getirirseniz buna değer bence...

    Ben bu akşam melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim...
    Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır belki...

    Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın...
    LÜTFEN ARADA BİR, BURADAN ALDIKLARINIZI TARTIN,
    DÜŞÜNÜN VE HAYATINIZI GÖZDEN GEÇİRİN...

    Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce Allah tan başka
    bilen yok...

    İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes alıyorken
    yapabileceklerinizi yapın, ertelemeyin...

    Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin...
    Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın...
    Ve en önemlisi;

    VERDİĞİ-VERMEDİĞİ, ALDIĞI-ALMADIĞI HERŞEY İÇİN,
    TEKRAR TEKRAR ŞÜKREDİN YÜCELER YÜCESİ YARADANA
     
  2. 10 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  3. hanedan_34

    hanedan_34 dertler derya olmuş bende Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2008
    Mesajlar:
    238
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    a.sBen bunun slayt versiyonuu dinledim çok güzel bir dille anlatmış.dinlerken insanın senağlamaağlamaması mümkün değil.Ölüm insanın aldığı bir nefeste ben ölümü çok düşünürüm hayatımı ve yaşadıklarımı bir gün öleceğimi düşünerek yalan dünyaya kapılmadan yaşamaya çalışırım .Bir söz var duydunuzmu bilmem belki yanlış olabilir sözleri eksik te olabilir.hatırladığım kadarıyla şöyle idi.HER AN ÖLECEKMİŞ GİBİ İBADETİNİ HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİDE DÜNYA HAYATINI A DEVAM ET.Yanlışsa düzeltin lütfen .RABBİM hayırlı uzun ömürler versin herkese.Amin.a.s
     
  4. 10 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  5. amin canım rabbim hayırlı ömürler versin
     
  6. 10 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  7. c*a*n*d*y

    c*a*n*d*y herşeyim cnm kızım alaram Üye

    Katılım:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    4.084
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    ben bu yazıyı biliorum cnmm ve ilk okuduğumda hatta her okuduğumda çook etkilenirim.başka bakıyosun hayata okuyunca ve düşününce.
     
  8. 11 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  9. atxixka81

    atxixka81 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    2.670
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    bende çok bunaldığım zaman aynılarını düşünüyorum ağlıyorum çok zor bişey ölümü düşünmek ama her an ölebiliriz ne zaman geleceği belli olmaz ölümün ölüm zor olsada ayrılık daha zor geliyor
     
  10. 13 Şubat 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  11. evrem716

    evrem716 İşte benn! Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.568
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Çok güzel bir yazı canım. Etkilenmemek elde değil!
     
  12. 12 Mart 2009
    Konu Sahibi : pembe_bal10cuk
  13. incitanemtuana

    incitanemtuana EVLI MUTLU IKI COCUKLU :) Pro Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    25.557
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    [​IMG]cimcimem harika bir paylasim olmus tüylerim diken diken oldu okurken allaha sükürler olsunki hayatdayiz ve acisiyla tatlisiyla yasamaya deger sevdiklerimizle beraber
    bu paylasimi herkezin okumasi lazim ya