ölümü unutmaya calısmak!!

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve meltosh tarafından 29 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : meltosh
  1. meltosh

    meltosh Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.045
    Beğenildi:
    78
    Ödül Puanları:
    153
    Ölümü Unutmaya Çalışmak

    Ölümü unutmaya çalışmak;ondan kurtulmak için ne kadar fayda sağlar?...

    Önümüzde hiç unutmamamız gereken, ama aksine, unutmak için ne lâzımsa yaptığımız büyük bir hakikat var: ÖLÜM...

    Bu gafletimizin en büyük ilacı: “Lezzetleri acılaştıran ölümü çok zikrediniz.” hadis-i şerifi...

    Bu hadis-i şerifte ölümü çokça hatırlamamız ve üzerinde önemle durmamız tavsiye ediliyor. Bu tavsiyeye kulak tıkamak akıl kârı değil. Zira göz kapamak hiçbir hakikati gizleyememiştir. Ölüme sırt çevirip yarını düşünmekten kaçan insanlar, kabre geri geri gitmekten başka bir şey yapmıyorlar.

    Akıllılık, ölümü unutmak değil, dünya yolculuğunun kabre doğru olduğunun ve ölümle bittiğinin şuuru içinde, ölümü aşmanın, onu geride bırakmanın yollarını aramaktır.

    Derdini unutan bir hasta kısa bir süre rahat edebilir. Ama bu gaflet, hastalığın daha da ilerlemesine yol açar. Bu kısa sefanın cefası çok uzun sürer..

    İmtihanları unutmak, öğrenciye, geçici bir eğlence fırsatı verebilir. Ama bu gafletin neticesi; sıkıntılar, çileler ve ıstıraplar olur. Sermayesini ölçüsüzce harcayan bir tüccar, bir süre aldatıcı bir sefa sürer. Ama bu sefanın sonu iflâsa varır..

    Ölümü unutmaya çalışanların hâli, şuna benzetilebilir: Odanızda otururken, yahut bir parkta dinlenirken, yalnız kalmış bir böceğe gözünüz takılıyor. Biraz vakit geçirmek niyetiyle eğiliyor ve elinizi ona doğru yaklaştırıyorsunuz. Böcek hemen gerisin geri dönüyor ve - kendisine göre- büyük bir süratle kaçmaya başlıyor. Siz onun bu kaçışını zevkle seyrediyorsunuz. Gidiyor ve meselâ yere atılmış bir kibrit kutusunun arkasına saklanıyor. Başınızı biraz uzatıyor, onu seyre koyuluyorsunuz. Heyecanla soluduğunu hisseder gibi oluyorsunuz.

    Derken bir başka böcek onun yanına geliyor. Sizden kaçan böceğin, diğerine: “Az önce büyük bir tehlike atlattım. Bir karartı çıktı karşıma. Hemen kaçtım. Çok şükür kurtuldum.” dediğini duyar gibi oluyorsunuz...

    Bizim, ölüm meleği karşısındaki durumumuz da bundan pek farklı değil. Nereye gitsek, neyin arkasına saklansak, hangi eğlenceye dalsak, onu unutmak için nelerle oyalansak netice hiç mi hiç değişmiyor. O bizi her an süzmede ve ruhumuzu almak için Rabbinden emir beklemede.

    O halde ölümden kaçmak akıllılık değil. Akıllılık ölümü sevmek ve ruhumuzu ölüm meleğine kirsiz, lekesiz teslim etmeye çalışmaktır. İleriyi düşünmemek, ölümü unutmak insana yakışan bir hayat felsefesi olmasa gerek.



    (alıntıdır)
     
  2. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : meltosh
  3. Claries

    Claries O bir anne:) Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.060
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    ''her canılı ölümü tadacaktır'' bu söz herhalde dünyadaki bütün gerçeklerden daha gerçektir ölümden kaçış yok ve ölümde doğum kadar gerçek bir olay ama ölümden sonrasında tam olarak neler yaşayacağımızı bilemediğimiz için ölüm denen şey korkunç geliyor bize oysaki biz bu dünyaya ait değiliz sadece misafiriz bir gün bu dünyadayaptığımız iyilik ve kötülükleride yanımıza alark ebedi istirahatımıza çekileceğiz ve orada bizi ya sonsuz bir ızdırap yada sonsuz bir huzur bekliyor Allah tüm müslüman kardeşlerimi kabir azabından korusun..