Onarilamaz Yanliş

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve realist tarafından 3 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    3 Ocak 2008
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    İki genç kadın,gölgeleri bulvara düşen küçük bir parkın yanında karşılaştılar.Karşı karşıya gelince önce hafif bir tereddüt geçirdiler,sonra birbirlerini tanıdıklarına emin olarak kollarını
    açtılar:
    _Raymond!
    _Mutilt!

    Aynı mahallenin çocuklarıydılar.Beraber oynamışlar,aynı okula gitmişler,bir çatı altında yıllarca beraber kalmışlardı.Sonra bütün okul arkadaşları gibi,bu müşterek hayatın tatlı anılarıyla dolu olarak kaderin çizdiği ayrı ayrı yollara yürüyüp gitmişlerdi.
    İkisi de otuz yaşlarında idi;fakat Raymond,göz kapaklarının uçlarından burun deliklerine hizasında yanaklarına doğru uzanan kırışıklıklarıyla,gerdanını gölgeleyen bariz çukurla ve saçlarındaki tek tük gümüş tellerle,kırk yaşından fazla gösteriyordu.Kılık kıyafeti de sıkıntı ve güçlüğün yıprattığı insanların çetin mücadelelerini yansıtan bir solgunluk ve pişmanlık içindeydi.Elinde havı dökülmüş demode astragan bir çanta ve bunu tutan elinin baş parmağında ufak bir eldiven deliği göze çarpıyordu.
    Mutilt,pırıl pırıl kıyafetiyle onun tamamen zıddıydı.Boynunda ince altın bir kordon,elinde son model bir çanta ve saçları üstünde tülbentle örülmüş,küçük şık bir şapka vardı.Parmaklarını yüksek kıratta yüzükler süslüyordu.
    Mutilt,hiç çekinmeden tatlı bir içtenlikle:
    _Ne oldu sana ,dedi hastamısın?Felaket mi geçirdin?Oysa okulda iken ne parlak hayaller kurardın,ne mutlu gelecekler düşünürdün.
    Raymond içini çekti:
    _Öyleydi,ewet öyle tatlı hayaller kurardım.Ama hayat,tatlı hayallerle değil,acı gerçeklerle dolu...Bir astsubayla evlendim.Güzel bir yuva kurduk bir de çocuğumuz oldu.Ama vefasız çıktı,beni yüz
    üstü bıraktı.Ardından çocuğum öldü.Kısacası şansım kötü gitti,tek başıma bir şey başaramadım.Ama görüyorum ki sen mutlu olmuşsun;kıyafetin,bakışların bunu söylüyor.Senin adına sevindim.

    ....

    _Evet,ben hayaller kurmadım,kendimi hayatın normal akışına bıraktım.Karşıma bir adam çıktı,onunla evleniverdim.Kazancı iyi bana ve çocuklarıma bakıyor,hiçbir şikayetim yok.Canım,niye ayakta çene çalıyoru böyle,gidip bir yere otursak ya...
    _Karşıki eczaneye bir reçete vermiştim,ilaçlarımın hazırlanmasını bekliyordum,parka girip beklemeye niyetlenmiştim,karşıma sen çıktın.
    _İlaçların hazırlanadursun bir pastacıda oturup dertleşelim biraz,hadi gel.

    Eczanenin tam karşısında bir pastacıya girdiler,vitrinin yanında boş bir masaya oturdular.Derhal eski günlerin anılarına dalıp tatlı tatlı konuşmaya başladılar.Raymond;yoksulluğunu,hastalığını,
    ilaçlarını unutmuştu.Zengin arkadaşının mutluluğunu paylaşıyor,onunla beraber gülüp söylüyordu.Bu sırada caddeden,tam vitrinin önünden kibar giyimli bir adam geçiyordu.Mutilt'i görünce durdu,şapkasını çıkararak genç kadını selamladı.
    Mutilt:
    _Kocamın bir arkadaşı bu,dedi,bana bir dakika müsaade edermisin?
    _Hay hay.
    Dışarıya çıktı,ayak üstü konuşmaya daldılar.Bir dakika,beş dakika,on dakika...Konuşmaları bitmek bilmiyordu bir türlü.İçeriye girince arkadaşından özür diledi:
    _Kocama ait bir sorundu,dedi.Kendisi avukattır.Seni yanlız bıraktığım için affet beni .
    Raymond,saatine baktı:
    _Ben de dedi,senden beş dakika izin istesem.İlaçlarım hazır olmuştur herhalde.Parasını vermiştim,bir solukta gider gelirim.
    _Elbette beklerim güzelim.
    Mutilt yalnız kalınca,yiyip içtikleri şeylerin parasını vermeyi düşündü,çantasını açtı,hayretle durdu.Evden çıkarken kocasından bin frank istediğini ,bu parayı çantasına koyduğunu hatırlıyordu.Çantanın içini alt üst etti.Mendil,pudriyer,ayna,ufak para cüzdanı,anahtarlık,hepsi yerli yerindeydi;ama bin franklık banknot yoktu.Istırap ve düşünceyle kalakalmıştı...Hatırına gelen kötü şeyi kovmak ister gibielini terleyen alnında gezdirdi.demin kocasının arkadaşıyla dışarıda konuşurken acaba Raymond?...Hayır ,hayır,Raymond böyle bişey yapmazdı!Onu okuldan tanıyordu,ailesini tanıyordu;karakterini biliyordu.Raymond bu kadar alçalamazdı,bir hırsız olamazdı,hayır,hayır!...Ama içine kurt düşmüştü bir kez...Raymond'ın çantası orada,kendi çantası da yanında duruyordu.Titreyen elini uzattı,çantayı alıp açtı,dudaklarından bir dehşet çığlığı fırladı.Bin franklık banknot oradaydı.
    O an için duyduğu acıyı,çarpıldığı derin hayal kırıklığını ömür boyu unutmayacaktı.
    Bu kadına karşı beslediği sevgi,sonsuz güven birdenbire yıkılmıştı;onun tarafından bu kadar haince,bu kadar küstahça dolandırılmış olmak pek ağrına gitti.Raymond'ın bu denli adiliğe düştüğünü başkasından duysa,kesinlikle inanmazdı.
    Parayı aldı,hesap pusulasını ödedi.Garsona :
    _Arkadaşım eczaneye gitti,dedi,çantası şu,dönünce kendisine verirsiniz.Beni soracak olursa,acele işim çıktığını ve gitmek zorunda kaldığımı söylersiniz.
    _Başüstüne hanımefendi.
    Artık Raymond'ın yüzüne bakacakhali kalmamıştı,acele acele çıkıp gitti.
    Eve geldiği zaman,kocasını kendisinden önce gelmiş buldu.Adam,gazetesini açmış,okuyordu.Karısına baktı:
    _Hayrola,dedi,yüzün solmuş,ellerin titriyor,canını sıkan bir olay mı oldu?
    Kadın şapkasını çıkarırken:
    _Sorma,dedi,çok kötü bir olay,asabım çok bozuk,sonra anlatırım...
    Adam gülümsedi:
    _Ben bilmem.Bugün sende bir anormallik var.Evden çıkarken de sinirliydin.Benden bin frank istedin,parayı masanın üstünde unutup gitmişsin...
    Mutilt ürperdi,bir adım geriledi,rengi daha fazla soldu:
    _Neee?dedi,ne diyorsun?
    _Bir şey dediğim yok.İşte bin frank masada duruyor.
    _Ah,Allahım,ne yaptım ben?Ne yaptım?Ne yaptım?