Önce ayrılığınızdan ayrılın!

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve radika tarafından 17 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    17 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : radika
  1. radika

    radika Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Ayrılık sürecinin daha tehlikeli kısmı, bu duygudan ayrılamamaktır.
    İlişkiler bitebilir, ayrılık acısı da çekilir. Ne demiş şair: Çünkü ayrılık da sevdaya dahil, çünkü ayrılanlar hala sevgili. Ayrılığın, aşkın bir parçası sayılmasına katılıyorum. Ne tatlı bir sızıdır o, hüzün kokar yürekler, gözyaşları bir çocuk kadar masumdur. Ama geçer, zamanı ilişkiye ve paylaşımlara bağlı olsa da, geçer. Yavaş yavaş küllenir, unutulur yaşananlar. En çok yürekte ince bir sızı, bir de anıları hatırlayınca oluşan küçük tebessümler kalır. Yani, normali budur.
    Biz gelelim, ayrılıklardan ayrılamayanlara! İlişkiniz bittikten sonra, herkes onun için kötü konuşsun diye, aşağılamaktan vazgeçmeyenlerden misiniz? Siz, sonradan mutluluğu yakalamış olsanız da, her aklınıza geldiğinde beddua edenlerden misiniz? Hayatınızda her şey yolunda gitse de, onunla kafayı bozup, karşınıza nerede çıkacağını düşünenlerden misiniz? Üzerinden zaman geçmiş, iki taraf da yeni ilişkiler, hatta evlilikler yapmış olsa da; sorup soruşturup yaşamındaki gelişmeleri öğrenmek için çaba sarf edenlerden misiniz? Bu sorulardan kendinize yakın bulduğunuz varsa, siz daha ayrılıktan ayrılamamışsınız demektir.
    Bir ilişki bitip, üzüntüsü geçtikten sonra, ilk kabullenilmesi gereken kısım ayrılıktır. “Beni nasıl terk eder?” diye dolaşanlardan olmayın. Beraberliğiniz bittikten sonra, kimin terk ettiği ne fark eder? İçinizi kavuran öfke duygusundan kurtulun, bırakın ayrılık da kendi onurunu korusun. Bu büyük yaşam serüveninde geçmişle yaşarken, neleri kaçırdığınızı bilemezsiniz.
    Hayat bir zincir oyunudur. Şöyle bir dönüp geriye doğru bakın. Bulunduğunuz yerde, hangi konumda olursanız olun, tüm olaylar birbirine bağlanmıştır. Ayşe olmazsa, Ahmet’i tanıyamazdınız. Ahmet’i tanımasanız bu işi bulamazdınız, bu iş olmazsa sevdiğiniz kişiyle hiç karşılaşamazdınız. Bunun gibi binlerce zincir bir hayatı oluşturur. O an için sizi yıkan, kahreden olaylara, yıllar sonra dönüp baktığınızda, iyi ki öyle olmuş dersiniz. Ayrılıklar da bizleri başka ortamlara, yeni insanlara, farklı duygulara taşıyan zincirlerdir. Bırakın ayrılık görevini yapsın.
    Aşkın içinde saklı duran ve gerek kalmadıkça ortaya çıkmayan ayrılık, bir rüzgar gibi gelip geçer yaşamlardan. Her seferinde bir ders, olgunluk ve tecrübe getirir. Yüreğinizde biriktirmeniz gereken bunlardır. Öğrendikleriniz sizi bir basamak yukarı taşır. İlişkilere, yaşama, hatta kendinize bile farklı bakmak için eğitir. Ruhun tekamüllü ancak bu yollardan geçerek mümkün olur.
    Eski eşiniz, sevgiliniz, adı üstünde eskidir. Bir bağlantı kurmaya çalışmayın. İntikam almaya uğraşmak, arkasından kötü düşünmek ve konuşmak, içinizi kemirip duran öfkenizle birlikte büyüyüp, tüm ruhunuzu kaplayacaktır. Buna izin vermeyin. Ayrılıklar, hangi şartlar altında olursa olsun, yaşamınızı değiştirmek için bir fırsattır. Bu fırsatı iyi ve kötü yönde kullanmak, sadece sizin elinizdedir.
    İlişki kurmayı öğrenmek kadar, ayrılığı becerebilmek de önemli. Evrenin bir sistemi var. Neyi öğrenmemek için direnirseniz, bir sonraki ders daha ağır geliyor. Bu yüzden, yüklerinizden kurtulun. Affedin kim ve ne varsa hesap defterinizde ve mutlaka becerin gerçekten ayrılmayı. Önce ayrılığınızdan ayrılın!