Önemli... Estetik sorun, duruş bozukluğu ve kifoz

Konusu 'Bir önerim var !' forumundadır ve sodi-certila tarafından 16 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  1. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Kifoz değişik sebeplerle gelişir. Gevşek bir biçimde oturma-yürüme, kötü duruş pozisyonu omurgadaki bağları gerer ve bu da zamanla omurganın doğal eğiminin artmasına sebep olur. Bu duruşa bağlı kifoz genellikle buluğ çağında gelişir. Ağrı nadirdir. Bu durumda karın sırt ve bacak adalelerinin geliştirilmesi olayın ilerlemesine engel olur, sınırlı da olsa düzelme sağlar. Özellikle ders çalışan, duruşuna dikkat etmeyen çocuklarda ve gençlerde görülür.CADIARZU


    Genç kızlarda göğüslerin çıkma döneminde duruş bozukluğuna bağlı kifoz görülebilir, aileler buna dikkat etmelidir. sositososito

    Bir diğer tip yaşlılıkta ortaya çıkan osteoporoza bağlı kamburluktur. Osteoporozda kemikler zayıflar ve incelir. Her omurun diğeri üzerine baskısı sonucu ağırlığın fazla bindiği omur gövdesinin ön kısım yüksekliği azalır ve kamburluk oluşur. Kadınlarda menapozdan sonra erkeklerde daha ileri yaşlarda görülür.
    CADIARZU

    Yukarıda anlatılan fonksiyonel (veya gelişimsel) kamburluklara göre daha ciddi kamburluklar doğumsal veya hastalıklara bağlı gelişebilir.

    Doğumsal kifoz
    Bazı çocuklarda omurga yapısı doğumsal olarak anomalilere sahiptir. Omurlar arasında kaynamalar, yapışıklar çocuk büyüdükçe ilerleyen kamburluklara sebep olur. Bu tür kamburluklar hemen doğumda da görülebilir. Bu tür kamburluklar çok hızlı ve ciddi biçimde artarlar.


    Cerrahi tedavilerle, ilerlemeyi engelleyip düzelme sağlanabilir. Ancak genelde bu çocuklarda boy kısalığı kaçınılmazdır.

    Scheuermann kifozu
    Scheurmann kifozu bu hastalığı ilk tanımlayan Danimarka’lı doktorun adı ile anılmaktadır. Omurların büyüme kıkırdaklarının ön kısmında büyüme yavaşlar, arka bölüm ise büyümesini normal sürdürür. Sonuçta omurlarda kamalaşma, üstüste bindiklerinde ciddi kamburluk oluşur. Duruş kifozuna benzer şekilde 10 yaşlarında farkedilmeye başlar. Genellikle ağrısızdır fakat görünüm bozukluğuna sebep olur. Duruş bozukluğu kifozu ile Scheuermann kifozu arasındaki fark röntgenle tanınır. Duruş bozukluğu kifozunda omurgalar ve diskler normal biçim ve görünümdedir. Scheuermann kifozunda ise omurlarda kamalaşma vardır. Genellikle sırt nadiren bel omurlarında görülür.


    Omurdaki eğim 50 derece ve üzerinde ise anormal olarak kabul edilir. Çocuklar büyüdükçe eğim de artar. İyi bir egzersiz programı ve ağrı olduğunda ağrı kesiciler ve istirahat önerilir. Çocuk büyüme periyodunda ise bazen bir korse ile büyüme periyodunun sonuna kadar eğimin artması önlenmeye çalışılır. Eğim 75 dereceyi geçtiğinde cerrahi tedavi önerilir. Cerrahi, eğimin düzelmesini ve ilerlemesinin önlenmesini sağlar. Kifozlu hastalarda sırt, omuz, boyun, baş ve boyun ağrıları, kollara vuran ağrılar, myofasial ağrılar sık görülür.
    http://romatizmaturk.com/jl/index.php?Itemid=31&id=64&option=com_content&task=view alıntıdır
     
  2. 16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  3. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
  4. 16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  5. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
  6. 16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  7. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Lomber Kifozun Neden Olduğu Sorunlar:


    1. Oturma dengesinin sağlanaması

    2. Sırtüstü yatma güçlüğü

    3. Kifoz apeksinde inatçı yaralar

    4. Toraks hacminin azalması nedeni ile solunum güçlüğü

    5. Abdomen hacminin azalması nedeni ile sindirim güçlüğü

    6. Perine bakımı ve kateterizasyon güçlüğü

    7. Ellerin kullanılamaması nedeni ile psikomotor gelişme geriliği

    Tedavi:

    Geniş açılı C – Kifoz

    -- Bu tip kifoz nisbeten esnek olmasına rağmen konservatif tedavi ile kontrol edilemez. Cerrahi girişim geciktirilirse deformite 100 dereceyi aşabilir ve düzeltilmesi çok zorlaşır. Sadece düşük açılı esnek kifozları olan çocuklarda ortez denenmeli, diğer çocuklarda erken cerrahi uygulanmalıdır. Ancak bu yaş grubunda implantsız posterior füzyon uygulaması ile kifozun kontrol edilmesi başarısız olmakta, implant uygulamalarında ( Luque modifikasyonları) ise çok uzun segment enstrümentasyonlarına rağmen implant gevşemesi, cild sorunları ve infeksiyonla karşılaşılmaktadır. S tipi kifozda vertebrektomi ve uzun segment füzyonu uygulaması sonrasında lomber vertebra büyümesi ciddi şekilde inhibe olduğundan kısa bir lomber vertebral kolon oluşmakta ve hastanın abdomen ve toraks gelişimi bozulmaktadır. Küçük yaşlarda yukarıda sayılan komplikasyonlara yol açmadan başarılı ve kalıcı bir düzelmenin sağlanması için apikal vertebranın alt ve üstündeki iki veya daha fazla vertebranın nukleuslarının çıkartılması ve büyüme plaklarının korunması girişimi önerilmektedir. Vertebra korpusunun alt ve üst plakları yerinde bırakıldığı ve gerek anterior gerek posterior füzyon yapılmadığı için lomber vertebra gelişmesinin devam edeceğine inanılmakta, hatta zamanla lordoz artışı bile olabileceği öne sürülmektedir. Bu yöntemde bir yaş altında yalnızca pediküller arası serklaj teli, daha büyük çocuklarda ise Luque tekniği modifikasyonları ile füzyonsuz enstrümentasyon tavsiye edilmektedir. Ancak bu girişimin uzun dönem sonuçları henüz bildirilmemiştir.

    Rijid, Yüksek Açılı S-Kifoz

    -- Çok ağır deformitelere neden olan bu kifoz tipinde hastanın oturma ve yatma rahatlığının sağlanması, kifoz apeksinde yara açılmasının engellenmesi, solunum ve sindirim sisteminin rahatlatılması, hastanın ellerini kullanabilmesi gibi nedenlerle erken yaşta cerrahi düzeltme endikasyonu vardır. -- Deformitenin rijidliği ve kifoz apeksindenki cildin frajilitesi nedenleri ile geçici ortez kullanımı bile önerilmez. Cerrahi düzeltme sırasında posterior orta hat girişimi ile vertebral kolon ekspoze edilir (kese tamiri ve dekübit yaralarının skarlarına göre insizyonu orta hattan uzaklaştırmak gerekebilir), kifozun sefalik ve kaudal taraflarında planlanan enstrümentasyon seviyesine göre diseksiyon yapılır. Lamina defektinin olduğu segmentte genişlemiş ve deforme dura mater bütünlüğü bozulmadan ekspoze edilir, sağlam sinir kökleri korumaya alınır. Daha sonra kifoz apeksindeki 2 - 3 vertebra lateralleri ve korpus anteriorları dahil yumuşak dokudan arındırılır, damarlar batın içine doğru yer değiştirmiş olduğundan apeksi alt lomber seviyedeki olgular dışında bu diseksiyon sorun yaratmaz. Kifotik segmentin cerrahi hazırlığı tamamlanınca motorlu testere veya osteotomlarla lateral girişle kifoz eksizyonu yapılır. İstenirse daha önceden yerleştirilmiş olan veya bu aşamada yerleştirilen vida, tel, çengel gibi implantların uygun çubuk veya plaklara tesbiti sırasında kifoz redükte edilir, eksize edilen vertebra korpuslarından hazırlanan greftlerin vertebrektominin 360 derece çevresine ve planlanan posterior füzyon sahasına yerleştirilmesi sonrası yumuşak dokular ve cild kapatılır. Postoperatif sırtüstü yatırılan hastaya erken dönemde uygun ortez yaptırılarak oturtulmaya ve tekerlekli sandalye ile mobilizasyona başlanır. Kemik kalitesine ve enstrümentasyonun gücüne göre 2 – 6 ay süre ile omurga uygunsuz yüklerden korunmalıdır.Küçük ve büyüme-gelişme geriliği olan bir çocuk için çok ağır seyredebilecek bu girişim öncesi çocuğun iyi hazırlanması, üriner infeksiyon ve akciğer infeksiyonundan korunması, cerrahi girişim sırasında özenle hemostaz yapılması komplikasyonların önlenmesi açısından çok önemlidir.



    Konjenital Skolyoz ve Kifoz:

    -- Spina bifidalı hastaların % 20 sinde omurganın farklı seviyelerinde çeşitli konjenital anomaliler görülür. Bu hastaların hızlı büyüme dönemlerinde üç – altı ay ara ile, ergenliğe kadar en az yılda bir kez röntgen takibinin aksatılmaması ve hızlı artış gösteren lezyonların posterior ve - veya anterior füzyonla tedavisi gereklidir.



    Lomber Hiperlordoz:

    -- Özellikle yüksek lomber tutulumlu hastalarda kalçalardaki fleksiyon deformitesi küçük yaşlardan başlayarak artan bir lomber lordoz deformitesine neden olabilir. Yürüme potansiyeli kısıtlı çocuklarda lomber hiperlordoz ayakta dik durmayı engellerken, otururken de ellerden devamlı destek alınmasını gerektirir. Tüm bunlar çocuğun mobilitesini azaltır ve günlük yaşam işlevlerinin kısıtlanmasına neden olur. Fonksiyonel sorunların belirgin olduğu vakalarda anterior veya posterior spinal enstrümentasyonla (gerekirse apikal vertebrektomi ile ) düzeltme gereklidir. Ancak yürüyen çocuklarda omurga deformitesinin düzeltilmesinden önce kalça fleksiyon deformitelerinin açılması şarttır.





    Paralitik Skolyoz:

    Tutulum Seviyesi 4 yaş 10 yaş 15 yaş 20 yaş
    Torakal 17% 33% 81% 88%
    Üst Lomber 14% 22% 44% 81%
    Alt Lomber 3% 18% 23% 23%
    Sakral 3% 3% 9% 9%

    -- Tutulum seviyesine göre paralitik skolyoz gelişme sıklığı tabloda görülmektedir. Yüksek tutulumlu vakalarda skolyoz küçük yaşlarda başlayıp açısı ve sıklığı hızla artarken sakral tutulumlu çocuklarda skolyoz sık görülmez.

    -- Deformitesi ağır olmayan olgularda seviyeye göre Cervicothoracolumbosacral Orthesis (CTLSO) veya Thoracolumbosacral Orthesis (TLSO) ile ergenlik çağına kadar takip önerilirken erkenden pelvik oblikite oluşan veya oturma-yürüme dengesi bozulan hastalarda erken cerrahi girişim yapılmalıdır. -- Spina bifidalı skolyoz hastalarında spinal kord anomalilerinin sıklığı nedeni ile ameliyata hazırlanan tüm hastaların MR ile değerlendirilmesi zorunludur. Skolyoz cerrahisi öncesi kalça deformitelerinin de değerlendirilmesi ve gerekirse cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi gereklidir.

    Omurga Cerrahisine Hazırlanan Spina Bifida Hastalarında Değerlendirme

    1. Hidrosefali

    2. Shunt varsa işlev değerlendirmesi

    3. Arnold – Chiari Sendromu

    4. Syringomyeli

    5. Gergin kord

    6. Üriner infeksiyon

    7. Mental durum

    8. Ambulasyon potansiyeli

    9. Pelvik oblikite

    10. Alt ekstremite deformiteleri

    11. Malnütrisyon

    12. Akciğer hastalığı

    -- Bu sorunların ameliyat öncesinde değerlendirilip olanaklar dahilinde tedavisi ameliyat sırasında ve sonrasında karşılaşılma ihtimali yüksek olan ciddi komplikasyonları önleyebilir.

    Paralitik Skolyozda Hasta Gruplarına Göre Tedavi:

    1. Yürüyen Çocukta Artan Deformite:

    -- Alt lomber veya sakral tutulumlu olgularda kuadriseps kas gücü yeterli olup hasta yürüyebilir. Bu çocukların bir kısmında skolyoz gelişerek hastanın yürüme ve oturma dengesini hızla bozar. Çocuk yakın takibe alıp ortezlenmeli ve spinal ortezini THKAFO veya RGO ile birlikte kullanabilmelidir. Omurga ortezi alt ekstremite ortezine eklenebilir, ya da eğer çocuğun otururken kullanması istenmiyorsa çıkarılabilecek şekilde düzenlenir. Deformitenin artışı gözlenirse ergenlik yaşı beklenmeden posterior füzyon ve enstrümentasyon uygulanarak gövde dengesi kazandırılmalıdır, alt lomber bölgede gerekirse pedikül vidaları kullanarak füzyonu sakruma kadar ilerletmemek hastanın yürüme potansiyelini koruyabilir. Rijid spinal enstrümentasyon sayesinde hastanın postoperatif dönemde erkenden yürütülebilmesi de ambülasyon potansiyelini koruyacaktır.

    2. Yürüyemeyen Çocukta Artan Deformite:

    -- Bu hasta grubunda skolyoz ve pelvik oblikitenin oluşması gövde dengesini bozarak hastanın ellerinden sürekli destek almasına, ellerini gündelik yaşamda kullanamamasına yol açar. Ayrıca pelvik oblikite iskial yük dağılımını bozarak dekübit yaralarına neden olabilir. Ortez olarak yumuşak plastikten yapılan ceket türü korseler kullanılır. Yüksek ısı termoplastik materyel bu grupta yaralara neden olabileceği için daha yumuşak, ama yeterli desteği veren yarı esnek materyal seçilmelidir. İlium ve sakrumu içeren posterior füzyon enstrümentasyon girişimi ile çocuğun oturma dengesi korunabilir ve dekübit oluşumu engellenir. Bu hasta grubunda erken füzyonun gövdeyi kısa bırakması tekerlekli sandalye kullanımında dezavantaj yaratmadığı için ameliyatın ergenliğe kadar ertelenerek hastanın korse ile izlenmesine gerek yoktur.

    3. Oturma ve Yürüme Dengesini Bozmayan Deformite:

    -- Spina bifidalılarda fonksiyonel kapasiteyi azaltmayan omurga sorunlarına estetik vb amaçlarla girişim yapılmaz. Ancak hasta deformitenin artış riski yönünden izlenmelidir.

    -- Tüm omurga hastalarında ameliyat sonrası ortez ile erken mobilizasyon sağlanarak komplikasyonların azaltılması amaçlanmalıdır

    http://www.sensizolmuyor.org/saglik/27209-kifoz-ve-skolyoz-onemli-omurga-hastaliklari.html alıntıdır
     
  8. 16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  9. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    fizyoterapist arkadaşlar varsa hafif kifoz vakalarında kasları çalıştırmakiçin bilgi almak istiyorum.sürekli pc başında çalıştıgım için son bir yılda duruşumda bozukluk başladı.
     
  10. 16 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  11. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    fizyoterapist arkadaş hiç yokmu
     
  12. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  13. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Skolyoz/omirilik eğriliği

    Ergenlik öncesi ya da erken ergenlik döneminde omurganın yana doğru açılmasıyla ortaya çıkan skolyoz hastalığı (omurga eğriliği) Türkiye'de her 10 kişiden birinde görülüyor. Erken teşhis durumunda tedavisi mümkün olan bu hastalığın kader olmaktan çıkarılması için Avrupa ve Amerika'daki gibi okul tarama programları uygulanması gerekiyor.

    Skolyoz, yetişme çağındaki çocukların geleceğini tehdit eden bir hastalık. Skolyozun önlenmesi için okullarda yapılacak sağlık taramaları çok önem taşıyor. Hastalığın belirlenmesi için uzman bir hekimin 30 saniyelik muayenesi yeterli oluyor. Hastalık erken belirlendiğinde tedavisinde yüzde 100'e varan bir başarı sağlanıyor. Ancak zamanında teşhis edilemeyen omurga eğrilikleri ilerlemişse, çocukların normal gelişimi engelleniyor. Erişkinlik döneminde; bel ve sırt ağrıları, kalp ve akciğer fonksiyon bozuklukları ortaya çıkıyor.

    Skolyoz hastalığı yüzünden her 1000 kişiden 2 - 3'ünün aktif tedavi görmesi, her 1000 kişiden 1'inin de ameliyat olması gerekiyor. Skolyoz, dikkatli bir göz tarafından farkediliyor. Bu belirtiler şunları kapsıyor:

    * Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülüyor.
    * Kollar ile vücut arasındaki mesafenin eşitliği ve vücudun balansı bozuluyor.
    * Baş bir yana, vücut bir yana savrulduğu için çocuklar bir bacaklarının daha uzun olduğu duygusuna kapılıyor.
    * Kız çocuklarının eteğinin bir bölümü yukarı çekiyor.
    * Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde tümsek gözlenebiliyor.
    Bu şikayetle gelen hastalarda skolyoz olduğu ortaya çıkıyor.

    Nedenler bilinmiyor

    Skolyoza yol açan faktörlerin yüzde 80'i bilinmiyor. Skolyozların yüzde 20'si ise bazı ilerleyici kas ve sinir hastalıkları, kemiklerdeki doğumsal şekil bozukluğu ile iltihaplardan kaynaklanıyor. Kalıtımla geçtiği de biliniyor. Kız çocuklarında daha fazla görülen skolyozla ilgili ilginç bir bulgu da, hastalarda omurga eğriliği dışında hiçbir fiziksel sorun bulunmaması. Çocuklarda bütün fonksiyonlar normal işliyor ve başlangıçta hiçbir belirti vermiyor. Bu nedenle hastalık rahatlıkla atlanıyor. Ailelerin her zaman endişe ile baktığı çocukların ağır okul çantaları taşımaları ise skolyozda birincil derecede önemli olmuyor.

    Teşhis nasıl konuluyor?

    Skolyoz teşhisinde önce çocuğun fiziki muayenesi yapılıyor, daha sonra ise ayakta önden ve yandan filmleri çekiliyor. Omurgunın eğilme açısı belirleniyor. Tedavi bu açılara göre belirleniyor. Açılara göre yapılan tedavi şunları kapsıyor:

    20 derecenin altı: Bol bol egzersiz, yüzme öneriliyor. Kızlar 14.5, erkekler ise 16.5 yaşına kadar izleniyor.
    20 - 40 derecelik eğiklikler: Hastalara özel korseler veriliyor. Çelik ve plastik parçalardan oluşan bu korse gelişme çağı döneminde ortalama 2 - 3 yıl kullanılıyor. Omurganın eğikliğinin 30 derecenin altında tutulması büyük önem taşıyor.

    40 derecenin üstü: Bu durumda hastanın ameliyat edilmesi gerekiyor. Son 12 yıldır geliştirilen ameliyat teknikleri ile omurga açılarak bel kemiğine metal çubuklar konuluyor. Bunlar da vida ve kancalarla omurgaya sabitleniyor, yani omurga bir lego gibi biçimlendiriliyor. Ameliyattan sonra hastalar hemen ayağa kalkabiliyor.

    Normal vücut görünümü
    * Kafa, kalçaların orta hizasında
    * Omuzlar ve kürek kemikleri simetrik
    * Kalça seviyeleri simetrik
    * Kollar ve vücut arasında eşit mesafe
    * Üst ve alt sırtın her iki tarafı simetrik

    Muhtemel Skolyoz
    * Kafa, kalçaların ortasından bir tarafa doğru yerleşmiş
    * Bir omuz daha yüksek
    * Bir kürek kemiği daha yüksekte durarak tümsek yaratmış
    * Bir kalça daha belirgin
    * Kollar ve vücut arasındaki mesafede eşitsizlik
     
  14. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  15. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Kifoz Kelimesinin Tıp Sözlüğündeki Tam Karşılığı
    Omurganın Açıklığı Öne Bakan Kanburluğuna Verilen Ad.
     
  16. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  17. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Dikkat edilmesi gerekenler!
    - Sürekli bilgisayar karşısında çaçlışıyorsanız vücut sağlığınızı korumak için egzersiz yapmalı ve yaşam stilinizi düzenlemelisiniz. Uzun süre yerinizde oturmayın ve mümkünse 15 dakikada bir ara verin.

    - Göz sağlığınızı ihmal etmeyin. Gözlerinizin daha az yorulması için LCD ekranları tercih edebilirsiniz. Uzmanlar 20-20-20 kuralını tavsiye ediyor.
    Ekrana 20 dakika bakın sonra 20 dakikanızı 20 adım ötedeki farklı bir işe ayırın.

    - Sürekli oturmayın. Yerinizde sürekli oturmanızı önleyecek şeyler yapın. Etrafınızda içecek birşey mutlaka vardır.

    - Eğer yalnızsanız bir süreliğine egzersiz için bilgisayarınızı kapayın. Eğer cep telefonunuz çalarsa ayağa kalkın sıkı durun bacaklarınızı açın ve hareket ederek konuşun.

    - Tüm kaslarınızı çalıştırabileceğiniz kombine egzersizler yapın. Ellerinizi diğer elinizle sıkın avuç içlerini birleştirerek birbirine doğru itmeye kenetleyerek ayırmaya çalışın.
     
  18. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : sodi-certila
  19. sodi-certila

    sodi-certila evli-mutlu-çoçuklu olucak Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.301
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Normal postür (duruş) nedir ?
    Kas iskelet sisteminde bir zorlanmaya sebep olmayan, vücudun normal eğriliklerinin korunduğu, eklemlere uygulanan kuvvetlerin dengeli dağıldığı duruşa normal postür yada normal duruş denilir.

    İyi bir postür eğitimi çocukluk yaşından itibaren başlar. Kötü postür hayatın ileri dönemlerinde karşılaşılabilecek birçok romatizmal hastalığın, organ bozukluklarının ve ruhsal bozuklukların sebebi olabilir.

    İdeal ayakta durma pozisyonu

    Baş dik ileri ve geri eğiklik yapmaksızın yanlardan bakıldığında kulaklar tam omuzlar hizasında olmalıdır. Göğüs dik durmalı bel ve boyundaki çukurluklar normalden fazla veya az olmamalıdır. Karın düz olmalıdır. Omuzlar dik olmalı, çökmüş gibi olmamalıdır.

    İdeal yatış pozisyonu
    Yatak sert ve düz olmalı, vücut ağırlığı ile yaylanmamalıdır. Baş ve gövde uyum içinde olmalıdır. Yastık çok alçak veya çok yüksek olmamalı, boyundaki çukurluğu destekleyecek kadar olmalıdır. Çok yumuşak yastıklar zararlıdır. Ayrıca çok sert ve yüksek yastıklar başın askıda kalmasına ve boynun zorlanmasına sebep olur.

    İdeal oturma pozisyonu

    Oturma postürü ayakta durma postürüne göre daha gevşek bir postürdür. İdeal bir oturmada yük her iki kalça üzerine eşit olarak dağılmalı, bel ve sırt dik olmalıdır. Oturulan yer yeterli yükseklikte olmalı, her iki ayak yere eşit olarak temas etmelidir. Çalışma esnasında öne eğilmeyi önlemek için masaya yakın oturulmalı, araba kullanılıyorsa direksiyona yakın olunmalıdır. Sırt ve mümkünse baş, eğimi hafif arkaya bakan bir destekle desteklenmelidir. Otururken kolların bir destekle desteklenmesi omuz ve boyuna binen yükü azaltır.

    Sık rastlanan duruş bozuklukları ve sebepleri
    Kifoz (kamburluk) : Sırt omurgasının öne doğru eğik olmasıdır. Aşırı kilolular ve gebelerde görülebilir. Düz tabanlık gibi deformiteler, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar, bel çukurluğunda artma, karın kaslarında zayıflık, zayıf sırt kasları, desteklenmeyen iri göğüsler vs kifozun en önemli sebepleridir. Ayrıca göğüslerin çıkması döneminde kızlar öne eğilerek otururlar bu da dorsal kifoza (kamburluk) sebep olur, bu durum daha sonraki boyun, omuz ve sırt ağrılarına zemin hazırlayabilir. Kifoz kürek kemiği hareketlerini etkileyerek düşük omuz, torasik çıkışın daralması (boyundan çıkıp kollara giden damar ve sinirlerin geçtiği dar bir bölge) gibi ilave problemlere yol açabilir. Osteoporoza bağlı çökme kırıklarında ilerlemiş kifoz deformiteleri görülür.

    Lordoz (çukur bel) : Beldeki normal çukurluğun artmasıdır. Karın, sırt, kalça kasları ve bağlarındaki dengesizlikler ve güç kayıpları bel çukurluğunu artırır. Gebelikte bel çukurluğu artar. Ayrıca karın kaslarında gevşeklik, aşırı kilo lomber lordozu artırır. Lomber lordonun en önemli sonucu bel ve bacak ağrılarıdır. Ayrıca omurlarda kayma (spondilolistezis) olan hastalarda lombel lordoz (bel çukurluğu) artmıştır.

    Kifolordoz (kamburluk ve çukur bel) : Bu kişilerde sırtta kamburluk, belde de çukurluk vardır. Kalça öne doğru eğiktir. Bu hastalarda dizler arkaya eğik, kalçalar ise öne eğiktir. Baş öne doğrudur, ancak kamburluktan dolayı boyundaki çukurluk artmıştır. Bu hastalarda boyun, omuz, sırt, bel ve bacak ağrıları sık görülür.

    Arkaya eğik bel: Bu duruş bozukluğunda kalçalar önde, dizler geridedir. Sırt belirginleşmiş, göğüs kafesi öne çıkmış ve vücudun ağırlık merkezi ayağın ön kısmına kaymıştır. Bu duruş bozukluğunda omurga (bel, boyun, sırt) ve omuz ağrıları sık görülür. Bu tip postürel bozuklukta arka uyluk kasları zayıf ve uzun, tensor fasia lata kası kuvvetli, iliotibial bant gergindir.

    Düzleşmiş bel: Bu postürde karın kasları kuvvetli, bel ekstansörleri (doğrultucu kaslar) zayıftır. Kalça ve diz eklemi hiperekstansiyondadır (aşırı doğrulmuş). Kalça fleksörleri (bükücü kaslar) uzun ve zayıf, arka uyluk kasları kısa ve kuvvetlidir. Düzleşmiş belde disklere binen yük arttığı için bel fıtığı riski artar.

    Düşük omuz : Uzun süre masa başında çalışanlar, bilgisayar ve daktilo gibi klavyeli cihaz kullananlar, borsa çalışanları gibi sürekli bir ekran izlemek zorunda kalanlar, çok fazla miktarda el işi (ince iş) yapanlarda sırtta kamburluk, omuzlarda çökme ve yuvarlaklaşma ve boynun öne doğru eğim yapması şeklindeki duruş bozuklukları ile çok sık karşılaşırlar. Bu kişilerde aynı pozisyona maruz kalmaktan ve tekrarlayan mikrotravmalardan dolayı omuz ağrıları, boyun ağrıları, kürek kemikleri arasında ağrı, kol ve el bileği ağrıları çok sık görülür. Bazen ciddi boyun fıtıkları, dejeneratif değişiklikler (boyun kireçlenmeleri), rotator manşon tendinitleri, kümülatif travma hastalığı, karpal tünel sendromu ve torasik çıkış sendromları görülebilir. Uzun süreli kötü ve aynı pozisyonda ders çalışan öğrenci ve akademisyenlerde de benzer tablolar görülebilir

    Duruş ve Duruş Bozuklukları | Doç. Dr. Turan Uslu