Orhan Veli Kanık'ın Şiirleri

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve Escape tarafından 14 Mart 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  1. Açsam Rüzgara​



    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
    Magillerde sefer etmek!
    Bir sahilden çözülüp gitmek
    Düşünceler gibi başıboş.

    Açsam rüzgara yelkenimi;
    Dolaşsam ben de deniz
    Ve bir sabah vakti, kimsesiz
    Bir limanda bulsam kendimi.

    Bir limanda, büyük ve beyaza.
    Mercan adalarda bir limana.
    Beyaz bulutların ardından
    Gelse altın ışıklı bir yaz.

    Doldursa içimi orada
    Baygın kokusu iğdelerin.
    Bilmese tadını kederin
    Bu her alemden uzak ada.

    Konsa rüya dolu köşkümün
    Çiçekli dalına serçeler.
    Renklerle çözülse geceler,
    Nar bahçelerinde geçse gün.

    Her gün aheste mavnaların
    Görsem açıktan geçişini
    Ve her aksam dizilisini
    Ufukta mermer adaların.

    Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş!
    İller, göller, kıtalar asmak.
    Ne hoş deniz dolaşmak
    Düşünceler gibi başıboş.

    Versem kendimi bütün
    Bir yelkenli olup engine;
    Kansam bir an güzelliğine
    Kuşlar gibi serseri ömrün.

    Orhan Veli Kanık​


    Ağacım



    Mahallemizde
    Senden başka ağaç olsaydı
    Seni bu kadar sevmezdim.
    Fakat eğer sen
    Bizimle beraber
    Kaydırak oynamasını bilseydin
    Seni daha çok severdim.

    Güzel ağacım!
    Sen kuruduğun zaman
    Biz de inşallah
    Başka mahalleye taşınmış oluruz.

    Orhan Veli Kanık ​
  2. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  3. Ah! Neydi Benim Geçliğim

    Nerde böyle hüzünlenmek o zaman;
    İçip içip ağlamak,
    Uzaklara dalıp şarkı söylemek;
    Hafta sekiz ben eğlentide;
    Bugün saz,yarın sinema,
    Beğenmedin Aile Bahçesi;
    Onu da beğenmedin,parka;
    Sevdiğim dillere destan;
    Sevdiğim,
    Meyil verdiğin;
    Ben dizinin dibinde elpençe divan,
    Samanlık seyran.
    Nerde,
    Nerde,
    Nerde böyle hüzünlenmek o zaman!
    .

    Orhan Veli Kanık


    Ahmetler



    Kimimiz Ahmet Bey,
    Kimimiz Ahmet Efendi;
    Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyfendi?

    Orhan Veli Kanık
  4. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  5. Ali Rıza ile Ahmed'in hikayesi

    Ne tuhaftır Ali Rıza ile
    Ahmedin hikayesi! ..
    Birisi köyde oturur,
    Birisi şehirde
    Ve her sabah
    Şehirdeki köye gider,
    Köydeki şehre.


    Orhan Veli Kanık



    Altın Dişlim



    Gel benim canimin içi, gel yanima;
    Ipek çoraplar alayim sana;
    Taksilere bindireyim,
    Çalgilara götüreyim seni.
    Gel,
    Gel benim altin dislim;
    Sürmelim, ondüle saçlim, yosmam;
    Mantar topuklum, bopsitilim, gel.
    .

    Orhan Veli Kanık
  6. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  7. Altındağ

    Biri bir koca görür rüyasında:
    Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
    Evlenir, sedire taşınırlar.
    Mektuplar gelir adreslerine:
    $en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
    Kutu gibi bir dairede otururlar.
    Ne çamaşıra gidilir artık, ne cam silmeye;
    Bulaşıksa kendi bulaşıkları.
    Çocukları olur, nur topu gibi;
    Elden düşme bir araba satın alınır.
    Kızılay Bahçesi’ne gidilir sabahları;
    Kumda oynasın diye küçük Yılmaz,
    Kibar çocukları gibi.
    .

    Orhan Veli Kanık


    Anlatamıyorum



    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Göz yaşlarıma, ellerinizle?

    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.

    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.
    .

    Orhan Veli Kanık ​


    AĞAÇ


    Ağaca bir taş attım,

    Düşmedi taşım,

    Düşmedi taşım.

    Taşımı ağaç yedi;

    Taşımı isterim,

    Taşımı isterim.​
  8. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  9. AŞK RESMİ GEÇİTİ



    Birincisi o incecik, o dal gibi kız,

    Şimdi galiba bir tüccar karısı.

    Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.

    Ama yinede de görmeyi çok isterim,

    Kolay mı? İlk göz ağrısı.



    ............................çıkar

    ............................dururduk mahallede

    ..........................................halde

    ..............adlarımız yan yana yazılırdı duvarlara

    .......................................yangın yerlerinde.



    Üçüncüsü Münevver Abla, benden büyük

    Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları

    Gülmekten katılırdı, okudukça.

    Bense, bugünmüş gibi utanırım

    O mektupları hatırladıkça.



    Dördüncüsü azgın bir kadın,

    Açık saçık şeyler anlatırdı bana.

    Bir gün de önümde soyunuverdi

    Yıllar geçti aradan, unutamadım,

    Kaç defa rüyama girdi.



    Beşinciyi geçip altıncıya geldim

    Onun adı da Nurünnisa.

    Ah güzelim

    Ah esmerim

    Ah

    Canımın içi Nurünnisa.



    Yedincisi Aliye, kibar bir kadın

    Ama ben pek varamadım tadına,

    Bütün kibar kadınlar gibi,

    Küpe fiyatına, kürk fiyatına.



    Sekizincisi de o bokun soyu:

    Sen elin karısında namus ara,

    Kendinde arandı mı, küplere bin.

    Üstelik kendinde de

    Yalanın düzenin bini bir para.



    Ayten'di dokuzuncunun adı,

    Barlarda göbek atar

    İş başında şunun bunun esiri,

    Ama bardan çıktı mı,

    Kiminle isterse onunla yatar.



    Onuncusu akıllı çıktı

    Bıraktı gitti beni.

    Ama haksız da değildi hani,

    Sevişmek zenginlerin harcıymış

    İşsizlerin harcıymış.



    İki gönül bir olunca

    Samanlık seyranmış ama,

    İki çıplak da - olsa olsa -

    Bir hamama yakışırmış.



    İşine bağlı bir kadındı on birinci.

    Hoş, olmasın da ne yapsın?

    Bir zalimin yanında gündelikçi;

    Adi Luksandra

    Geceleri odama gelir,

    Sabaha kadar kalır.

    Konyak içer, sarhoş olur,

    Sabahı da, işbaşı yapardı şafakla....



    Gelelim sonuncuya.

    Ona bağlandığım kadar

    Hiçbirine bağlanmadım.

    Sade kadın değil, insan.

    Ne kibarlık budalası,

    Ne malda, mülkte gözü var.

    Eşit olsak der,

    Hür olsak der.

    İnsanları sevmesini de bilir,

    Yaşamayı sevdigi kadar.



    *** Ölümünden sonra müsveddesi diş fırçası sarılmış bir kâğıtta bulunan bu son şiiri tamamlanmamıştır.[
  10. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  11. BAHARIN İLK SABAHLARI



    Tüyden hafif olurum böyle sabahlar;

    Karşı damda bir güneş parçası,

    İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;

    Bağıra çağıra düşerim yollara;

    Döner döner durur başım havalarda.



    Sanırım ki günler hep güzel gidecek;

    Her sabah böyle bahar;

    Ne is güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.

    Derim ki: 'Sıkıntılar durdursun!'

    Şairliğimle yetinir,

    Avunurum. ​


    BAŞ AĞRISI

    I

    "Yollar ne kadar güzel olsa,

    Gece ne kadar serin olsa,

    Beden yorulur,

    Baş ağrısı yorulmaz.



    II

    Şimdi evime girsem bile

    Biraz sonra çıkabilirim

    Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim

    Ve madem ki sokaklar kimsenin değil ​
  12. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  13. BAYRAM



    Kargalar, sakın anneme söylemeyin!

    Bugün toplar atılırken evden kaçıp

    Harbiye Nezareti’ne gideceğim.

    Söylemezseniz size macun alırım,

    Simit alırım, horoz şekeri alırım;

    Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,

    Bütün zıpzıplarımı size veririm.

    Kargalar, ne olur anneme söylemeyin! ​


    BEDAVA



    Bedava yaşıyoruz, bedava;

    Hava bedava, bulut bedava;

    Dere tepe bedava;

    Yağmur çamur bedava;

    Otomobillerin dışı,

    Sinamaların kapısı,

    Camekânlar bedava;

    Peynir ekmek değil ama

    Acı su bedava;

    Kelle fiyatına hürriyet,

    Esirlik bedava;

    Bedava yaşıyoruz, bedava.​
  14. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  15. BEYAZ MAŞLAHLI HANIM

    Kalender'den sandala bindi

    Beyaz maşlahlı hanım.

    Bir elinde şemsiye,

    Bir eliyle açtı yelpazesini;

    Cuma günü Göksu'ya gitti

    Beyaz maşlahlı hanım​


    BİRDENBİRE

    Her şey birdenbire oldu.

    Birdenbire vurdu gün ışığı yere;

    Gökyüzü birdenbire oldu;

    Mavi birdenbire.

    Her şey birdenbire oldu;

    Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;

    Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.

    Yemiş birdenbire oldu.



    Birdenbire,

    Birdenbire;

    Her şey birdenbire oldu.

    Kız birdenbire, oğlan birdenbire;

    Yollar, kırlar, kediler, insanlar...

    Aşk birdenbire oldu,

    Sevinç birdenbire.​
  16. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  17. BİR DUYMA DA GÖR

    Bir duyma da gürültüsünü

    Dallarda çıtırdayarak açılan fıstıkların,

    Gör bak ne oluyorsun.

    Bir duyma da gör şu yağan yağmuru;

    Çalan çanı, konuşan insanı.

    Bir duyma da kokusunu yosunların,

    Istakozun, karidesin,

    Denizden esen rüzgârın...​


    BİR İŞ VAR


    Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?

    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?

    Her zaman güzel mi bu kadar,

    Bu eşya, bu pencere?

    Değil,

    Vallahi değil;

    Bir iş var bu işin içinde.​
  18. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Escape
  19. BİR ROMAN KAHRAMANI


    Çadırımın üstüne yağmur yağıyor,

    Saros körfezinden rüzgâr esiyordu,

    Ve ben, bir roman kahramanı

    Ot yatağın içinde,

    İkinci, dünya harbinde,

    Başucumda zeytinyağı yakarak

    Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum;

    Bir şehirde başlayıp

    Kimbilir nerede,

    Kimbilir ne gün bitecek mevzuumu.​


    BİZİM GİBİ

    Arzulu mudur acaba,

    Bir tank, rüyasında?

    Ve ne düşünür teyyare

    Yalnız kaldığı zaman?



    Hepbir ağızdan şarkı söylemesini,

    Sevmez mi acaba gaz maskeleri,

    Ay ışığında?



    Ve tüfeklerin merhameti yok mudur,

    Biz insanlar kadar olsun?

    Eylül 1939​
Benzer Konular: Orhan Veli
Forum Başlık Tarih
Arşiv Orhan Kemal 14 Ekim 2008
Arşiv Orhan Pamuk 14 Ekim 2008
Arşiv Furkan Green Lotus Fundalı İlaveli Karışık Bitkisel Form Çayı 130 gr 16 Ağustos 2010
Arşiv Op. Dr. Veli Aslan'a ameliyat olan var mı?? 7 Ekim 2009
Arşiv Prof.Dr. Osman Develioglu Bursa Jimer Hatanesi taniyan varmi lütfen 15 Şubat 2009

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.