Osmanlı'nın güzellik sırları

Konusu 'Beni Baştan Yaratın' forumundadır ve etkin tarafından 9 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    9 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  1. etkin

    etkin Guru Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.600
    Beğenildi:
    1.044
    Ödül Puanları:
    323
    Osmanlı'nın güzellik sırlarıyerimseniben
    İşte 600 yıllık devletin hareminden güzellik reçeteleri.
    Saraydakilerin bir numaralı güzellik sırrı temizlikti. Hamam kültürü bu sebeple gelişmiş. Banyoda mutlaka keselenirlerdi ve keselenmek de en doğal peeling'dir.

    ***

    Temizlikte sabun en önemli ürün. Bu sebeple çok büyük bir sabun sektörü vardı. Saraya da en kaliteli sabunlar gelirdi ve bunlara eritilip kullanacak kişinin zevkine göre gül veya meyve şekilleri veriliyordu. Saraylıların sabunları mutlaka kokulu olurdu.

    ***

    Saçlar sabunla yıkandığı zaman sertleşir. Bunun için yumuşatıcı olarak hatmi ve ebegümeci kullanmışlar. Bu bitkileri kaynatınca kıvamlı bir su oluşur. İşte o kıvamlı su bugünkü saç kremlerinden daha etkili. Saraya kilolarca kurutulmuş hatmi ve ebegümeci gelirdi.

    ***

    Saç ve cilt bakımında kili çok kullanmışlar. Kildanlıkların içine önce kili sonra da suyu koyarlarmış. Kil aşağıya çökünce, üstündeki suyu kullanırlardı. Bu suyun yumuşatıcı ve saçı-deriyi besleyici etkisi vardır.

    ***

    Cilt bakımında yağları çok kullanmışlar. Çünkü keselenip, ölü deriyi attıktan sonra dışarı çıkılırsa cilt çabuk buruşur. Bu yüzden banyodan sonra ince bir tabaka yağ cilde sürülürdü. Böylelikle dış etkenlerden korunurdu.

    ***

    El, ayak ve tırnak bakımı da çok önemliydi. Bunun için susam veya zeytinyağı çok kullanırlar. Ama bunları bitkilerle birlikte kullanırlardı. Özellikle gül yağı tercih edilirdi. Bu da şöyle elde edilirdi; kokulu gül yaprakları zeytinyağı ya da susam yağı içinde bekletilir. Sonra süzerek elde edilen yağ, cilde çok faydalıdır.

    ***

    Osmanlı saraylarında tonlarca gül suyu kullanılıyordu. Çünkü gül suyu yüzü temizler, cildi nemlendirir, kırışıklıkları giderir. Hafif ve huzur veren kokusu vardır. Cilt hastalıklarına ve yaralara iyi gelir. Hatta Osmanlı gül yağını ruh hastalıklarının tedavisinde kullanmış. İbn-i Sina'nın bile gül yağı kullandığı söyleniyor. Gül macunu ve şerbeti hazımsızlığa iyi gelir. Bu şerbet, bal ve gül suyu karıştırılarak elde edilirdi.

    ***

    Osmanlı sarayında kokular çok önemlidir. Hatta hekimler kokuyla tedavi bile yapıyor. Değişik kokuların insanları ruhen ve bedenen nasıl tedavi edeceğini çok iyi bilirlerdi. Çok güzel parfümler elde ederler. Alkolsüzdür bunlar. Özellikle baharda buhur günleri yaparlardı. Sabahlara kadar kazanlar kaynar güzel kokular elde edilirdi. Çok güzel parfüm şişeleri vardı. Bizim güllüabdan dediğimiz harikulade şişerler kullanılırdı. Üstü mücevherlerle süslenirdi, en kötüsü gümüşten olurdu. Koku üreticileri hayal edemeyeceğiniz kadar çok para kazanırlardı. Saray en çok misk ve amber kokardı.

    ***

    En önemli güzellik sırlarından biri de limondu. El ve yüzleri için beyazlatıcı olarak kullanılırdı. Limon antiseptiktir ve içinde şeker vardır, yüzü besler, gerginleştirir ve yaraları iyileştirir.

    ***

    Osmanlı'da çok önemli iki estetik kaygı vardı. Ciltlerinin beyaz, saçlarının siyah olması makbuldü. Açık renk saç sevilmiyordu. Beyaz ten ise güzellik demekti. Güzellik ve genç kalmak için yemelerine çok dikkat ederlerdi. Zaten kesinlikle çok yemezlerdi. Özellikle ilkbaharda çok az yenilir, yenilenler de bağırsakları ve kanı temizleyecek sebzeler olurdu. Mesela kiraz kanı temizlediği için çok yeniyordu. İlkbaharda müshil ya da tuzlalardaki tuzlu sular içilerek bağırsaklar temizleniyordu.
    alıntıdır
     
  2. 9 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  3. herşeyin doğal olanı makbul işte o zamanlar herşey doğaldı şimdi aktarlardan aldığımız yağlar bile sahte gül suları kimyasal yiyip içtiğim herşey tarım ilaçlı.. zaman makinası olsada ışınlansak bi o zamanaa kikik:)))
     
  4. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  5. evrem716

    evrem716 İşte benn! Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.568
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Haklısın bacım, en iyisi doğallık!!!
     
  6. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  7. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    saç için kili birkere bende denedim saç kremi yerine kullanıyorlar çokta iyi geliyor saça
     
  8. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  9. chantyclarie

    chantyclarie Guest

    atmi ve ebegümeciyi denemek isterim doğrusu
     
  10. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  11. kızlar bu arada annemin cildi müthiş neden mi? çok su içer gençliğinde yemek yemez meyve yermiş sürekli şimdi az yesede )) annem yaşıtlarından çoook genç görünüyor ve benden güzel fiziği var selülitide yok .kıskanıyorum kadını)))bol yeşillik çok meyve çok su..
     
  12. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  13. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    şu hatmi ve ebegümeciyi denemek lazım
     
  14. 17 Kasım 2008
    Konu Sahibi : etkin
  15. Blair Witch

    Blair Witch DurdurunDünyayıİnecekVar! Üye

    Katılım:
    19 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    812
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    108
    gülsuyunun içine biraz limon damlatıp temizlenmiş cilde gece yatmadan önce sürerseniz sabah kalktıgınızda cok parlak düzgün bir ciltle karşılaşırsınız (cildi gözenekleri sıkılastır,sarkmaları önler,makyajdan daha iyi sonuc alırsınız ve sivilcelere karsıda etkili)...ilk denediğinizde bile farkedeceksiniz....düzenli olarak yapıldığında daha güzel bir cilde sahip oluyorsunuz....sabah yıkarken önce duru bir su ile yıkayın daha sonra uygulayacagız temizlik ürünlerini kullanın...
     
  16. 31 Ocak 2009
    Konu Sahibi : etkin
  17. seclusion

    seclusion Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2007
    Mesajlar:
    554
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    ay keşke o dönemde yaşasaymışım.. ne güzel olurdu şöle saray hurilerinde biri olsaydım.. gül kokuları ve ipek elbiseler içinde salınsaydım saray koridorlarında... burda yazanların bir çoğunu yaparım ben.. herkes benle dalga geçer bigün zehirlencen cildin mahvolursa herşeyi kullanma...vs diye ama inanın araştırıp yapıyorum hepsini..ama bunların içinde bana uymayan sadece bişey var bronzlaşmayı çok seviyorum onuda kendim yaptığım doğal yağlarla yapıyorum çok güzel oluyo ama artık okadar güneşlenmemeye karar verdim..çünkü yaşlanmanın en büyük sebebi bu:)) hep doğal en doğal kalın..
     
  18. 9 Şubat 2009
    Konu Sahibi : etkin
  19. Gxoxzek

    Gxoxzek içindeki öküze ohaa de Üye

    Katılım:
    6 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.507
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    yazın tatilden beyaz kil getirmiştimm millett eline yüzünee sürüp denize giriyordu 2 poşet getirmiştimm hiç kullanmadımm varlığını bile unutmuştumm deneme zamanı gelmişş
    acaba gerçekten kilmii