Ötelerin Çocuğu - Özet - Halikarnas Balıkçısı

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 3 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238

    Ötelerin Çocuğu / Halikarnas Balıkçısı


    Bodrum ve daha güneydeki kıyılarda bir çeşit korsanlık yapan Kerimoğlu, o çevre halkının, hele genç kızlarının dilinde efsanevi bir şarkı halindedir. Kerimoğlu, korsandır ama Hacı Resul gibi kötülere karşı halkı daima korumaktadır.

    Çatalkaya köyünde Ayşe, Zehra, Fatma adlı, yaşları geçmiş üç kızkardeş vardır. Bunlara «ötegillerin Ayşesi, Zehrası, Fatması» denmektedir. Bir de en küçükleri Elif bulunmaktadır. Elifin şanları ise pek çoktur: Karakız, Karabiber, Yedi Canlı, Kedi Canlı, Tiycan...

    Kerimoğlu'nun kendisine «amca» diye seslenen bu on iki on üç yaşındaki kıza karşı -önüne geçemediği-bir eğilimi vardır. Kerimoglu, birgün yine onu görmek için, demirlediği sırada delik deşik edilerek öldürülür. Kendisini ihbar eden Hacı Resul'dür.Ama ne zarar; ölüm, Bodrum denizleri ye sünger avcıları için, zaten en yakın alınyazısıdır.

    İt pisliği toplamaktan işe başlayarak zengin olan üla'lı Haşmet Bey; herkese, hele çocuklara karşı pek yufka yürekli olan «Hoşgeldin - Hoşbulduk» Selim Kaptan; onun, hayatı başlı başına bir roman olan beslemesi Emine; ötegillerin kardeşi ve Tiycan'm ağabeyisi Aliş... hepsi hepsi bu alınyazısının içindedirler. Aliş'in kaderi bir tuhaftır: Küçük yaşta evinden ayrılmış, yıllar sonra dönüşünde ablalarına birkaç altın getirmiştir. Etem Reis'in evinde yatıp kalkar, Megafon Şaban Reis' in motorunda çalışır. Dalga da almaktadır. Bir ara Tahsin Ağa'nın kızı Çakırkız Raziye ile evlenir ama, aradan çok geçmeden elli beş metre derinlikte vurgun yiyip felç olur.Çakırkız Raziye, bu felâket yetmezmiş gibi, elindeki altmlan Hacı Resul'a kaptırınca çıldırır; Manisa Akıl Hastanesi'ne gönderilmek üzere bindirildiği gemi Küllük açıklarında batar; gemideki ayı dışında bütün yolcular boğulur. Gemide Ula'lı Haşmet Beyin elli bin lirası bulunmaktadır.

    Haşmet Bey, nefes nefese Küllük'e koşar. Olay sırasında yakınlarda bulunan Megafon Şaban Reis'le -Paranın çıkarılması için- 800 liraya anlaşır. Denize ilk defa Badi Badi Nuri dalar. Kötü talihe bakın ki, Nuri'nin burada ilk karşılaştığı -aylardır mektup alamadığı- karısı Zeynep olur. Bu manzara karşısında kendini yitirdiği için zavallı dalgıç da orada su basıncı sonunda ölür. Onu, bir süredir biraz iyileşmiş bulunan Aliş izler; fakat ne de olsa eski Aliş değildir. Onun için bu sefer tam denizin dibinde kalır.

    Megafon Şaban yaşlıdır, yirmi yıl bu kadar zamandır dalış yapmamaktadır ama, bütün bu olanlardan sonra yüreği kaail olmaz; ne olursa olsun deyip aşağı iner. Badi Badi Nuri'nin, Aliş'in ve Zeynep'in cesetlerini yukarı yollar. Bu sırada Haşmet Bey, durmadan paralarının acısıyla dövünmektedir.

    Tiycan, serilmiş serpilmiş, güzel bir genç kız olmuştur. Ne olur, nasıl olursa Reşadiye bucak müdürü Şefik Beyin ağma düşer; ondan gebe kalır. Şefik Bey işin içinden sıyrılmış, Tiycan küçük bebeği ile -ablaları da kendisini kabul etmezler artık ortalarda kalmıştır. Bereket versin Değirmenci Adem Dayı ile karısı Nefise ona kucak açarlar.

    Bütün bu kader ağları, birbirine kâh dolanıp kâh açılarak örülüp giderken, daima zâlim, daima duygusuz, daima mütegallibe Hacı Resul ile onun adamları, birgün değirmene de baskın yaparlar; Adem Dayi'yı da, karısı Nefise'yi de, Tiycan'ı da bebeği de doğrarlar.

    Bodrum dolayları, güney kıyıları, Çatalkaya köyü bütün bu birbirini izleyen olaylar içinde acı tatlı çoğu acı ömür sürdüre dursun; dünyanın başka bir köşesinde, Saray -Bosna'da, bir delikanlı Avusturya- Macaristan veliahdı Pransuva Ferdinand adlı bir adamı vurmuştur ve bu yüzden bütün dünyayı saran bir savaş başlamıştır. Herkes ummaktadır ki bu savaş sonunda büyük haksızlıklar da, küçük haksızlıklar da artık ortadan kalkacaktır, işler düzelecektir.

    Birincisinde düzeltilemezse ikincisinde, ikincisinde düzeltilemezse üçüncüsünde, olmazsa dördüncüsünde, beşincisinde, altıncısında ...elbette düzelecektir


    -alıntı-

    Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçoğlu biyografisi için tıklayınız.