Otism (içekapanıklık) Nedir ? Bilgi ve sorular

Konusu 'Bebek Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 4 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    4 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.619
    Beğenildi:
    5.147
    Ödül Puanları:
    438
    Otizm ilk olarak 1943 yılında Amerikalı çocuk psikiyatristti Leo Kanner tarafından erken çocuk otizmi olarak tanımlanmıştır. Kanner otizmin psikolojik kökenli olduğunu ve yanlış anne baba tutumlarından kaynaklandığını ileri sürmüştür. Kanner’den günümüze kadar yapılan araştırmalar sonucunda otizmin kökeninin genetik ve nöropsikiyatrik kökenli olduğu beyindeki yapısal bozukluktan kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.
    Otizm yaşamın ilk yıllarında başlayan sosyal ilişki, iletişim ve bilişsel gelişimde gecikme yada sapma ile kendini gösteren, yineleyici ve sınırlı davranış ve ilginin olduğu yaygın gelişimsel bir bozukluktur.


    Otizm 30 aydan önce (çoğunlukta) görülmekte, çocuklarda konuşma ve dil gelişiminde belirgin bir gecikme, sosyal iletişimde yetersizlik (kucağa alınmayı reddetme, insanlara karşı genel bir ilgisizlik, göz kontağı kurmaya ilgisizlik) söz konusudur.Kalıplaşmış davranışlar aynılığı korumada ısrar, değişikliğe karşı tepki gösterme ve oyun becerisinde gerilik görülmektedir. Duygusal alanda; işitsel uyarılara aşırı tepki yada tepkisizlik, görsel olarak dönen, hareket eden aşırı ilgi, acı, soğuk ve sıcağa karşı aşırı duyarsızlık ya da aşırı duyarlılık, dokunulmaya karşı tepki görülür.

    Otizm toplum içinde 1000 kişiden 4 görülme sıklığı gösterir.Kızlara oranla erkeklerde daha sık otizm görülmekle birlikle kızlarda rahatsızlık daha ağır olmaktadır.
    Otizm kesin bir tedavisi olmayan,yaşam boyu süren gelişimsel bir hastalıktır. Otizm de ilaç, eğitim ve terapi yöntemleriyle çok yönlü bir tedavi uygulanmaktadır. Eğitim ve terapiyle sözel iletişimin güçlendirilmesi, sosyal iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, sosyal iletişim becerilerinin kazandırılması hedeflenmektedir. Eğitimde otistik çocuğun somut ve görsel algılayışı, aynılığını koruma ihtiyacı göz önünde bulundurularak yapılandırılmış ve görsel eğitim modelleri geliştirilmektedir. (TECH ve PECH) gibi teknikler şu anda Amerika’da kullanılmakta, İsrail’de de kullanılmaya başlanmıştır. Otistik çocuğun duygusal duyarlılığı ve ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilmiş teknikler eğitimin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Eğitim ve terapinin ortak amacı otistik çocuğun bağımsızlık kazana bilmesi, günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini düzenleyebilmesi ve kapasitesi doğrultusunda zihinsel gelişimini hedeflemektedir.

    Bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi otizmde de erken teşhis ve tedavide çok önemlidir.

    Aileler otizmi iyi tanımalı,çocuğun bireysel özelliklerinin farkında olmalı,eğitime aktif katılmalı,çocuğun sınırlılıklarını bilmeli ve beklentilerini bu sınırlılıklar üzerinde kurmalı,iletişim becerilerini güçlendirmeliler.Ayrıca çocuğuna otistik bir tanı konulması, otistik bir çocuğa sahip olmak ve otistik bir çocukla yaşamak her anne baba da farklı tepkilere neden olacağından gerektiğinde psikolojik yardım almaktan kaçınmamalılar.
     
  2. 4 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. kakule

    kakule Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    456
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    306
    :çiçek: tüm otistik çocuklarımıza....
     
  4. 4 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  5. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.619
    Beğenildi:
    5.147
    Ödül Puanları:
    438
    içimden geldi bendende[​IMG][​IMG]
     
  6. 11 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  7. Cevrimhici

    Cevrimhici Şampiyon Belli 2. Kim? Pro Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.786
    Beğenildi:
    222
    Ödül Puanları:
    113
    Emek ve özveri..:eyes:
     
  8. 11 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  9. Cevrimhici

    Cevrimhici Şampiyon Belli 2. Kim? Pro Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.786
    Beğenildi:
    222
    Ödül Puanları:
    113
    Tüylerim diken diken oldu okurken..müthiş bir zaferdir bu..tebrik ederim..İşte annelik mucizesi bu olsa gerek.
     
  10. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  11. Cevrimhici

    Cevrimhici Şampiyon Belli 2. Kim? Pro Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.786
    Beğenildi:
    222
    Ödül Puanları:
    113
    Hakikaten çocuklar çok alıyor bu besinleri..garip geldi bana da..
     
  12. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  13. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    çok değişik geldi yazı. acaba iyileştirci özelğini doğru mu.yani her otistikte işe yarar mı. danışmak lazım
     
  14. 13 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  15. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    anladığım kadarıyla bu yöntem sadece ılımlı otistik denen gruba faydalı oluyor yanii
     
  16. 28 Nisan 2007
    Konu Sahibi : Elif
  17. Fahriye

    Fahriye Popüler Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    108
    Çocukların farklı dünyası: Otizm


    Eğer çocuğunuza otizm teşhisi yeni koyulduysa, büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içindesiniz. Otistik çocuğunuzla birlikte hayatınızın geri kalan kısmını nasıl geçireceğinizi ve otizm ile yaşamaya nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız; bu yazıyı mutlaka okuyun.

    Çocukların hemen hemen tümü oyun oynarken çok mutludur. Tüm enerjilerini buna harcar ve hayal kahramanlarını kendileriyle özleştirmekten büyük zevk duyarlar. Ancak çevremize dikkatli gözlerle baktığımızda hayat dolu çocukların yanı sıra bunların tam tersi durumda olan ve hiçbir şeye ilgi duymayan çocukları da görmemiz mümkün. Bunların hepsi toplumdan uzak durmayı seçerler. Bu şekilde ilgisiz, oyun oynamayan, konuşmayan çocuklar otistik olarak adlandırılırlar. Aslında otistik dediğimiz çocuklardaki bu durumla yeni bebek sahibi aileler doğumdan sonraki iki ay içinde karşılaşırlar. Bebekler etrafa donuk gözlerle bakar ve her şeye ilgisizmiş gibi görünebilirler. Ama bu bir süreçtir ve bebek birkaç haftalık olduğunda geçip gider. Ancak otistik olan çocuklar bebekliklerinden başlayan bu durumu sona erdirmeyip devam ettirirler. Aslında çocuğunuzun otistik olup olmadığını anlamak hiç de zor değil. Bebekliklerinden başlayarak oyun oynamak istemeyen, annesi ve babasıyla konuşmayan, sürekli somurtan çocuklar otistiktir. Genel olarak birçok aile çocuğunun otistik olduğunu fark eder, ama bazen onunla ilgilenmekte oldukça zayıf olan aileler bunu fark etmeyebilir.


    Otizmin nedenleri


    Bir taraftan otizmin gelişimsel bir hastalık olduğu düşünülürken diğer taraftan da nedeni konusundaki araştırmalar devam ediyor. Hastalıkla birlikte zeka geriliği ve epilepsi (sara) nöbetlerinin sık görülmesi de biyolojik nedenlerin daha ön planda olduğunu gösteriyor. Ancak kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan araştırmalar, genetik faktörlerin önemli olduğunun altını çiziyor. Uzun yıllar otizmin nedeni olarak anne - bebek arasındaki iletişimsizlik konu edilmiş ve annelerin çocukla duygusal ilişki kurmada yetersizliklerini anlatmak için ‘buzdolabı anne’ yakıştırması yapılmış. Fakat daha sonra aynı anne - babadan doğan diğer çocuklarda benzer sorunların olmaması ve tüm otistik çocukların annelerinin de ‘buzdolabı anne’ modeline uymaması bu görüşü destekleyen verilerin yetersiz kaldığı fikrini doğurdu. Otizmin ensefalit (beyin iltihabı), frajil x sendromu (genetik zeka geriliği), fenilketonüri (aileden kalıtım yoluyla geçen zeka geriliği) ve doğumsal kızamıkçık enfeksiyonu gibi bazı tıbbi durumlarla birlikte daha sık görülmesi, hastalığın nedenini nörobiyolojik alanda arama zorunluluğunu gündeme getirdi. Kısaca, görüldüğü gibi otizmin nedenleri hakkında somut bir açıklama henüz yapılamıyor.

    Otizmin belirtileri


    Kendi kendine şiddet kullanma.

    Çevresindeki hiçbir çocukla ilgilenmeme ve sürekli yalnız kalma isteği.

    Anlaşılmayacak şekilde konuşma ve anlamsız sözcükler söyleme.

    Duyduklarını ve gördüklerini sürekli tekrarlama.

    Kendisiyle ilgilenilmesini ve insanlarla karşı karşıya gelmeyi istememe.

    Kendi yaşıtlarına göre konuşmada gelişememe.

    Yeniliklerden hoşlanmama.

    Farklı şekillerdeki cisimlere bağlılık gösterme.

    Şüpheci olma ve gerilimde bulunma.

    Nedensiz ağlama ya da gülme.

    Hatırlama ve ezberleme gibi yeteneklere sahip olma.


    Aileye önemli görevler düşüyor

    Çocukların otizm olmasının nedeni tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle de bugün için otizmin kesin bir tedavisi bulunmuyor. Ne yazık ki hastalık hayat boyu süren kalıcı bir hal alabiliyor. Ancak gerek yaşla, gerek erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülebiliyor. Otistik çocukların tedavisinde en önemli rol aileye düşüyor. Bu yüzden böyle bir çocuğa sahip olan ailelerin konu hakkında bilgi sahibi ve sabırlı olmaları gerekiyor. Çünkü çocuklarına ancak bu şekilde fayda sağlayabilirler. Bunun yanı sıra bazı davranış bozukluğu görünen çocuklarda ilaç tedavisi uygulanıyor. Yapılan bu tedavinin en önemli bölümü çocuğa uygulanan eğitim programıdır. Bu program, onu çevresine yakınlaştırırken ilişkilerini de kuvvetlendirir. Ancak sadece zeka seviyesi çok düşük olmayan çocukların eğitimle tedavilerinde başarılı olunmuştur. Bunun tam tersi olan çocukların gelişme gösteremedikleri de bilinmelidir. Bu tür tedavilerde sonuca ulaşmak için oldukça uzun süre beklemek gerekir. Ayrıca tedavilerin kesinlikle konu hakkında uzman kişiler tarafından yapılması çok önemli.

    Otizmle mücadele


    Otizmi hemen kabullenin ve vakit kaybetmeyin.

    Otizmi gizlemeyin.

    Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın.

    İnsanların tepkilerinden çekinmeyin.

    Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın.

    Onun gidebileceği özel eğitim kurumunu vakit kaybetmeden seçin.

    İlaç kullanımı ve diğer tedavi yöntemlerini aksatmadan uygulayın.

    Uzman hekim tarafından verilen diyet programlarını eksiksiz uygulayın.


    Otizm ve zeka geriliği arasındaki fark nedir?


    Zeka geriliği olan bireylerde dengeli bir beceri gelişimi sağlanabilirken, otistik bireyler dengesiz beceri gelişimi gösterir. Otizm, belirli konularda yetersizlik - genellikle diğer insanlarla iletişim ve ilişkilerde - ve bazı alanlarda da olağanüstü beceriklilik olarak kendini gösterir.


    Kaynak:Ailem ve Ben
     
  18. 28 Nisan 2007
    Konu Sahibi : Elif
  19. kakule

    kakule Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    456
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    306
    fahriyecim otizmle ilgili yazını ve filmlerini izledim. yağmur çocuklara bu alakan nereden geliyor. burdan yazmak istemezsen özel mesaj atabilirsin. yaprak arkadaşımızda bir yağmur çocuk annesidir. tanışırsın onunlada..