Over Yetmezliği

Konusu 'Menopoz' forumundadır ve Adivar tarafından 1 Mart 2009 başlatılmıştır.

    1 Mart 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Perimenopozda overde, follikül sayısında belirgin azalma olur ve kalan folliküller follikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) lara yetersiz cevap verirler. Kırk yaş civarında overlerin büyüklüğünde azalma başlar ve perimenopoz döneminde bu azalma hızlanır. Over büyüklüğündeki azalma gronuloza, teka hücrelerinde ve stromadaki azalmayı gösterir. Östrojen üretiminin azalmasına paralel olarak kan FSH seviyeleri 10-15 misli artar. İnhibin A ve B düzeyleri postmenopozal dönemde ölçülemeyecek seviyeye iner. Doğal menopozu etkileyen en önemli faktörler, ailevi ve genetik faktörlerdir. Sigara içilmesi menopozu ortalama 1,5 yıl erkene almaktadır. Multiparite ve vücut kitle indeksinde artış (obesite) menopoza daha geç girmeye neden olmaktadır. Doğum kontrol hapı kullanımı, ilk adet yaşı, sosyoekonomik durum ve ırkın menopoz yaşı ile bir ilgisi bulunmamıştır.

    Eğer menopoz 40 yaşından önce olursa prematür menopoz olarak değerlendirilir. Prematür menopoz genetik, otoimmun nedenlerle olabilir. Ailevi ve ailevi olmayan x kromozom anormallikleri erken menopoza yol açabilir. Cerrahi olarak overlerin alınması, kemoterapi, pelvik radyasyon tedavisi diğer prematür menopoz nedenleridir.

    Over Yetmezliğinin Nedenleri

    Over yetmezliği vazomotor semptomlar, genital atrofi, psikosomatik yakınmalar, osteoporoz ve olası koroner arter hastalığı ile kendini gösterebilir. Bulguların bir kısmı erken dönemde, bir kısmı ise uzun süreli östrojen eksikliği sonucunda ortaya çıkar.

    Vazomotor Semptomlar

    Vazomotor semptomlar genellikle ateş basması olarak adlandırılır. Ateş basması ani sıcaklık hissidir, cilt ısısı ciltte kan akım artışıyla birlikte artar, el ve ayak parmaklarında 1 ile 7 derece arasında ısı artışı gözlenebilir. Özellikle vücudun üst kısmında yüzde kızarma ile birlikte hissedilir. Ateş basmaları menopoz dönemindeki kadınların %75'inde görülür, gece uykuda terlemeyle beraber görülebilir. Kadınların %10-15 inde çok sık aralıklarla gözlenir ve genellikle menopoz sonrası 3-5 yıl içinde kaybolur. Ateş basmalarının kesin etyo-patogenezi bilinmemekle birlikte östrojen seviyelerindeki düşmenin, ateş basmalarına yol açtığı ve östrojen tedavisinin ateş basmalarını doza bağlı olarak azalttığı gösterilmiştir. Potansiyel ateş basması uyaranları tabloda gösterilmiştir.

    Potansiyel Ateş Basması Uyaranları

    *

    Sıcak Ortam
    *

    Stress
    *

    Acılı Gıdalar
    *

    Sıcak İçecekler
    *

    Alkol
    *

    Kafein

    Menopozla ilişkisi olmayan ateş basması yaratan durumlar ise; hipertrodizm, feokromasitoma, karsinoid, lösemi ve pankreas tümörleridir.

    Ürogenital Değişiklikler

    Ürogenital problemler 50 yaşın üzerindeki kadınların üçte birini etkiler. Östrojen seviyelerindeki azalma vajen epiteli üretra ve mesane trigonunda atrofiye yol açarak, kaşıntı, disparoni ve sık idrara çıkma gibi yakınmalara neden olabilir. Östrojen düşüklüğü vagen epitelinde incelme elastisitede azalma ve renk kaybına yol açar. Vagen ve cervixde kan akımı ve sekresyon azalır. Seksüel uyarılarla, ıslanma azalır. Vajinada daralma , pruritis ve irritasyon oluşur. Bu değişiklikler travma enfeksiyon ve ağrıya olan yatkınlığı arttırır ve vaginal atrofi olarak adlandırılır. Düzenli seks hayatı olanlarda bu değişiklikler daha az görülür. Vaginal PH sağlıklı asidik ortamdan alkali hale dönüşerek vaginal enfeksiyonların oluşumuna yatkın hale gelir. Östrojen tedavisiyle bu değişiklikler geriye dönerler.

    Psikosomatik Yakınmalar

    Psikiatrik hastalık öyküsü olan kadınlarda menopoz döneminde bu hastalıklarda alevlenme görülebilir. Hormonlardaki azalma ile birlikte menopoz döneminde özellikle depresyon ve anksieteye sık rastlanır. Hormonlardaki değişiklikler perimenopoz döneminde duygulanım bozukluklarının sık görülmesine neden olur. Duygulanım bozuklukları, anksiete, uykusuzluk gibi durumlar östrojen tedavisine genellikle iyi cevap verirler. Klinik depresyonda ise antidepresan tedavi gereklidir. İki hafta süreyle çöküntü yaşamak ve önceden zevk alınan aktivitelere ilginin kaybolması tanıda önemlidir.
     
  2. 26 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  3. nil1971

    nil1971 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1.059
    Beğenildi:
    28
    Ödül Puanları:
    148
    Tesekkur ederız canım ellerıne saglık yavas yavas bu anlattıklarınızı hıssetmeye basladım hayırlısı bızlerı boyle bılgılendırdıgınız ıcın tesekkurler