Oyuncu Kediler ve Onlarla İlgili Herşey

Konusu 'Evcil Hayvanlar' forumundadır ve nevbahar tarafından 21 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    21 Ocak 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  1. nevbahar

    nevbahar Herkes Olmuş Sahtekar Pro Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.936
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    Sizinle oyun oyun oynamak, kediler için en az yiyecekler kadar önemlidir. Onun küçük tüylü yüzünü sabahın erken saatinde yüzünüze sürmesiyle, birlikte oyunlar oynayamadığınız zamanlarda bir bebeğinkini andıran çığlıklarıyla oyuncu kedinizi tanırsınız. Elbette ki kedinizle oynamak sizin için de eğlendirici vakit geçirmek demek. Ama her zaman bu vakti yaratmak da mümkün değil.

    Oysa kedilerin yaratıcı olabilmeleri için insanlarla birebir yakın ilişkiye girmesi gerekir. Bunu bilen sahipleri kendilerini suçlayıp, küçük kedilerine oyuncak arayışına giriyorlar.
    Daha fazla para verilen oyuncağın daha iyi olduğu düşünülerek, son zamanlarda moda olan otomatik oyuncaklara yönelenler de oluyor. Sanki oyuncağa ne kadar çok para verilirse, suçluluk duyguları o kadar çok azalıyor gibi hissediyorlar.
    Oysa tamamen yanlış bir yoldalar. Kediler tırmanacakları, bol hareket edecekleri, durup durup tekrar başlayacakları oyunları tercih ederler her zaman. Otomatik oyuncaklar onlar için fazlasıyla pratik ve kolay.

    Yüz yüze konuşun: Böylelikle birbirinizi çok daha iyi anlamaya başlayacaksınız.
    Her gün çok az da olsa bir süreyi göz göze sbete ayırın. Kedinin göz hizasına gelebilecek şekilde bir konum alın.
    Konuşurken "Kedi Sesi" ni kullanın. Yani yumuşak ve normalden daha yüksek. Kendinizi aptal gibi hissetmeyin. Sık aralıklarla kedinin adını telaffuz edin. Ama sakın bağıran bir ses tonu kullanmayın. Kedinin gözlerini takip edin. Eğer yumuşak ve yavaş bir şekilde gözlerini kırparsa , anlamı "Kendimi rahatlamış ve memnun hissediyorum" demektir. Ona "Ben de" demeyi unutmayın.

    Sizinle oyun oyun oynamak, kediler için en az yiyecekler kadar önemlidir. Onun küçük tüylü yüzünü sabahın erken saatinde yüzünüze sürmesiyle, birlikte oyunlar oynayamadığınız zamanlarda bir bebeğinkini andıran çığlıklarıyla oyuncu kedinizi tanırsınız. Elbette ki kedinizle oynamak sizin için de eğlendirici vakit geçirmek demek. Ama her zaman bu vakti yaratmak da mümkün değil.

    Oysa kedilerin yaratıcı olabilmeleri için insanlarla birebir yakın ilişkiye girmesi gerekir. Bunu bilen sahipleri kendilerini suçlayıp, küçük kedilerine oyuncak arayışına giriyorlar.
    Daha fazla para verilen oyuncağın daha iyi olduğu düşünülerek, son zamanlarda moda olan otomatik oyuncaklara yönelenler de oluyor. Sanki oyuncağa ne kadar çok para verilirse, suçluluk duyguları o kadar çok azalıyor gibi hissediyorlar.
    Oysa tamamen yanlış bir yoldalar. Kediler tırmanacakları, bol hareket edicekleri, durup durup tekrar başlayacakları oyunları tercih ederler her zaman. Otomatik oyuncaklar onlar için fazlasıyla pratik ve kolay.

    Yerde Gazete Okuyun: "Ne zaman okumak için yere gazete sersem, kedim birden bire ortaya çıkıyor. Hemen gazatenin en üst köşesinde yatmak için bir yer buluyor." diyorsunuz. Bu bir hakimiyet duygusu olsa gerek. Gazete kağıtlarıyla oyunu, kağıdın altından parmaklarınızı hareket ettirerek başlatabilirsiniz. Hiç vakit kaybetmeyecek ve kağıdın üzerine saldırıya geçecektir. Bu oyun ona da size de eğlenceli vakit geçirir. Ancak bir daha rahat rahat yere gazete sererek okuyabileceğiniz garantisini veremeyiz.

    Boş Kutu Bırakın: Tıpkı kendi kağıtlarınızı attığınız size ait bir çöp sepeti bulunuyorsa, kediniz için de bir kutu edinin. Kediler kutuların içine atlamayı çok sever. Sokak kedilerini hatırlayın. Ama hiçi kimse bunu neden yaptıklarını bilmez. Kendini orada daha güvenli hissediyor olmalı. Bir de kutunun içi doluysa, fiziksel olarak içeri yaptığı baskı onu rahatlatıyor olmalı. Zaten fazla merak etmeye gerek yok, ne derler bilirsiniz "Hayvanların neyi, niye yaptıklarını bilmeye imkan yoktur".

    Burun Öpücüğü: Birçok kedi dudaklarından öpülmez. Ama bu arkadaşça dokunuşları sevmedikleri anlamına gelmez.
    Özellikle burnuna dokunacak küçük bir öpücük onu dünyanın en şanslı kedilerinden biri gibi hissettirecektir. İlk seferde kaçmıyorsa, yavaşça koklayın onu. Eğer kaçarsa geri dönüşte aynı hareketi tekrarlamaktan kaçınmayın. Yumuşak bir öpücük, yavaş bir koklayış. Fakat aklınızda olsun, her kedi öpücükten hoşlanmaz.

    Oyuncakları Saklayın: Kediler sıkılgan yaratıklardır. Yüzlerce oyuncakları bile olsa, tüm oyuncakları önüne serdiğimizde bir süre oynar, sonra hepsini elinin bir tersiyle bir kenara iter. Böyle olumsuz durumlar yaşamamak için oyuncakları önüne peyderpey çıkarmakta yarar var. Bir oyuncakla oynadıktan sonra onu alıp saklamak, bir süre sonra yeniden ortaya çıkarmak işe yarayacaktır.
    Böylece her seferinde ilgisini yeniden üzerine çeker aynı oyuncak. Eğer bir oyuncaktan gerçekten hoşlandığını keşfettiyseniz, o oyuncağın farklı boyutta olanını, farklı renkte olanını almalısınız. Yeni arayışlara girmenize gerek yok.

    Alışveriş Torbaları: Ne zaman alış-verişten gelseniz, size değil önce torbaların içine burunlarını sokar kediler. Nedeni çok basit. Dışarının havasını koklarlar, o torbaların içinde. Yoksa o an yiyecekle falan ilgilenmez. Biraz koklamak kedilerde "Ben oradaydım" etkisi yaratır. Kendi topraklarına dahil ederler dışarıyı da. Dışarının dünyasını okurlar o torbanın içinde. Bırakın yapsınlar.

    Odadan Odaya Koşun: Kediler gerçekten kovalamaca çok severler. Sadece kovalamak değil, kovalanmak da onları çok mutlu eder. Bu vahşi kediler için değil, ev kedileri ve küçük yavrular içinde geçerli bir kuraldır. Onunla bu oyunu sık sık oynayın. Hangi odalarda sürecek bu kovalamaca, ne kadar sürecek hiçbirini bilemezsiniz. Çünkü kuralları kediniz koyacak. Göreceksiniz, farkında olmadan onun koyduğu kurallara uyacaksınız.

    Hansel ile Gratel: Biraz uzanıp, televizyon izlemek istiyorsunuz. Ama kediniz sizi rahat bırakmıyor. Oyunlar arasında en çok bu öneriyi seveceğinize eminiz. Çünkü size televizyon izlemek için boş vakit bırakıyor. Hem de küçük kedinizin canı da sıkılmıyor. Kedinin sevdiği yiyeceklerden, elbette kuru olanlardan, parça parça koridora bırakın. Emin olabilirsiniz ki bu takipçilik onun çok hoşuna gidecek. Hem de her bir parçayı yiyecek. Belki yemek saatini de böyle geçirmeyi düşünebilirsiniz bazen.
    Eğer daha uzun bir süre yalnız kalmak istiyorsanız, o zaman yalnızca koridoru değil, odaları da işin içine katın.

    Sandalyedeki Paltolar: Eşiniz ya da annenizin hiç hoşlanmadığı bir görüntü. Ama bu Kedilerin adrenalini yükselten hoş bir oyun sahası. O ceketin üzerine atılmak, sandalyenin üzerine çıkmak ve geri inmek, vazgeçilmez bir antrenmandır. Tüm bunlar yetmez, paltonun cebini merak ederler. Anlaşıldığı üzere arada bir evdekilere aldırmayıp, paltoyu sandalyeye asmakta yarar var.

    HAMİLE KEDİLER

    Gözle ve elle inceleyip kedinizin hamile olduğunu anladığınızda, iş işten çoktan geçmiş olacak. Karnının irileştiğini, memelerinin büyümeye başladığını fark ettiğinizde o artık 2-3 haftalık hamile demektir. Bir başka deyişle, 63 ile 66 gün arasında süren hamilelik döneminin neredeyse üçte birini tamamlamıştır. Yavruların kıpırtısını artık görebilirsiniz.

    Hamile kediler, bedenlerinde taşıdıkları yavruların ağırlığı ve onlara zarar verme kaygısıyla, daha yavaş hareket ederler. Karnındaki gerginliğin verdiği rahatsızlık yüzünden sık sık yer değiştirirler. Mümkün olduğu kadar ılık ve kuytu yerleri seçerler.
    Doğuma birkaç gün kala kedinizde huzursuzluklar baş gösterir. Yer değiştime hareketleri sıklaşır. Şikayet mırıltıları baş gösterir. Bazı kedilerde iştah azalır.

    Doğumu yaklaşan kediyi sakin bir odada hazırlayın. Onu ve yavrularını rahatça alabileceği bir sepet ya da kutuya yerleştirin. Kutunun tabanına bir battaniye veya ince bir şilte yayın.
    Kedinizin tüyleri çok uzunsa, yavruların boğulmasını engellemek amacıyla özellikle karın bölgesi ve kuyruktaki tüyleri kısaltın. Bu sayede, yeni doğmuş bebekler annesinin memesini daha kolay bulacaklardır.

    İlk yavrunun doğumu sancıları başlamasından sonra bir saat içinde gerçekleşir. Diğer yavrular 10 dakika ile 1 saat arasında değişen süreler içinde dünyaya gelir. Doğum işleminin tamamlanması, yavruların sayısına göre 24 saati bulabilir. Bu süre içinde anne yemeğini yer, yavrularını emzirir. Ve doğuma davam eder.

    Yavruların, doğumdan sonra 12 saat içinde beslenmesi gerektiğini sakın aklınızdan çıkartmayın. Eğer anne yavrularını emzirmiyorsa ya da doğum sırasında öldüyse, onları beslemek sizin göreviniz olacak. Yavrulara, her 3 saatte bir 2-3 mililitre süt vermelisiniz.

    Doğum sancıları yetersizse ve kediniz yavrularını dünyaya getirmekte zorlanıyorsa, hiç vakit kaybetmeden bir veterinere başvurun.

    KEDİLER HAKKINDA GERÇEKLER VE YANILGILAR

    Kediler Her Zaman Dört Ayak Üzerine Düşer: Yüksek yerlerden düştüklerinde kediler genellikle dört ayağının üzerine düşsede ciddi kemik kırılmaları gerçekleşebilir. Yapılması gereken balkon ve pencerelerin kedinin düşmesine izin vermeyecek şekilde kontrol edilmesidir.

    Kısırlaştırılan Kediler Kilo Alır: Tıpkı insanlar gibi kediler de çok yemek yemek, yeterince egzersiz yapmamak ya da her ikisinden dolayı kilo alır. Kısırlaştırma hayvanın metalobizmasını yavaşlattığından ihtiyacından fazla yiyeceğin verilmemesi ve gerekli egzersizin sağlanması kilo probleminin başlamadan önüne geçecektir.

    Kediler Kuduza Yakalanmaz: Aslında tüm sıcak kanlı hayvanlar kuduza yakalanabilir. Köpekler gibi kediler de düzenli olarak aşılanmalıdır.

    Sadece Evde Yaşayan Kediler Hastalık Taşımaz: Kediler hava ile ya da sahiplerinin palto ve ayakkabılarıyla taşınan organizmalarla temas halindedir. Eve en bağlı kedi bile bir kez de olsa dışarı çıkmış ve diğer hayvan dışkılarıyla haşır neşir olmuş olabilir.

    Şeritler Bozuk Yiyeceklerden Geçer: Ev hayvanları paraziti taşıyan pireleri kendilerini temizlerken yutarak şeritleri vücutlarına alabilirler. Kediler ayrıca enfekte fare ya da diğer hayvanları yiyerek bu parazitlere yakalanabilirler.

    Mamasına Sarımsak Koyarak Parazitlerdenden Kurtulunabilir: Sarımsak mamayı daha lezzetli kılabilir; fakat parazitler üzerinde bir etkisi yoktur. Parazitlerle başa çıkmanın en iyi yolu veteriner hekim tarafından tavsiye edilen ilaçların kullanımıdır.

    Hamile Kadınlar Kedi Beslemeli midir?: Bazı kediler kedi tuvalet kutuları yolu ile insanlara geçen ve doğmamış bebeklerde ciddi sağlık problemlerine neden olan toxoplasmosi denen bir hastalıkla enfekte olabilirler. Ancak bu sorun hamile anne tuvalet kutusunun temizlenme görevini aile fertlerinden birine devrederek ortadan kaldırabilir.

    Kedilerin Denge Duyuları Bıyıklarındadır: Kediler bıyıklarını hissetmek için kullanırlar; ama bu denge sağlamayı içermez.
    Hayvanlar Yaralarını Yalayarak İyileştirir: Yalanma sadece iyileşme sürecini yavaşlatır ve yaraya daha fazla zarar verir.

    KEDİYLE SEYAHAT

    Kediyle seyahat bir fiyaskoya dönüşmek zorunda değildir. Kedinizin araba giderken başını camdan dışarı sarktırmaması ya da geçen arabalara sinirli sinirli miyavlamaması sorun bir seyahat yapacağınız anl***** gelmemelidir.

    Günümüzün ekonomisi en tembel ailelere dahi daha geniş bir seyahat imkanı sunmaktadır. Köpeklerin aksine kediler yaşadıkları yere sahiplerinden çok daha fazla bağlıdır. Sadece sahiplerinin varlığı onların camın dışından hızla geçip giden dünyayı normal bir şeymiş gibi karşılamalarına yeterli değildir. Yolculuk sırasında kedisinin yaralanmasını istemeyen herkes bir taşıma kutusu almak zorundadır.

    Kedi taşıma kutuları plastik, mukavva ya da sırt çantası halinde taşınabilir olanlar olmak üzere üç ana modelde imal edilmiştir. Son günlerde popüler olan bir spor çantası şeklinde olan taşıma çantaları vardır. Ancak bu çantalar kısa mesafeler için uygundur.

    Uzun yolculuklar için plastik kutular en iyileridir. Tüm hava yolları şirketleri de bu tür bir kutu kuralı getirmiştir. Plastik kutular en dayanıklı olanlarıdır.

    Mukavva taşıma kutuları, hafiftir ve kullanılmadığında katlanarak kaldırılabilir. Kısa ömürleri sadece geçici olarak bu tür araç kullanacaklar için iyi fikir olabilir. Arabayla yolculuklar için iyi fikir olabilir. Arabayla yolculuklar için mukavva taşıma kutuları ideal olabilir.

    GÜVENLİ YOLCULUK

    1- Evden ayrılmadan önce kediyi taşıma kutusuna alıştırın. Başlangıçtaki şüphesini yenmek için yemeklerini taşıma kutusunda yemesi iyi fikir.
    2- Daima kedinizin taşıma kutusunu emniyet kemeri ya da benzeri bir araçla koltuğa sabitleyin.
    3- Tabana serili bir havlu ya da t-shirt üzerinde kediniz daha rahat olacaktır.
    4- Sık sık yolculuğa çıkan kedilere göğüs tasması ile dolaşmaya alıştırılmasında fayda vardır. Böylece koşma korkusu olmadan kedinize egzersiz imkanı sağlayabilirsiniz.
    5- Araçları her zaman gölgeye park edin ve hayvanlarla seyahat ederken daima camı biraz aralayın . Asla kedinizi arabada yalnız bırakmayın.
    6- Molalarda taze su ve yiyecek verin.
    7- Otel odasında kediniz yalnız bırakılacaksa tırnaklarını bileyebileceği oyuncaklarını yanınızda getirerek oda eşyalarını koruyabilirsiniz.
    8- Kedinizin gerekli tüm aşılarını yaptırdığınızdan emin olun.
    9- Kuru mama daha pratiktir. Yine de ayrılmadan önce kedinin bu tür mamaya alışık olduğunu unutmayın.
    10- Kedinin boynunda her zaman kimlik tasması olmalıdır. Her ne kadar kediler kilometrelerce uzaklardan evlerine dönebilseler de bu seyahatler tek başlarına büyük tehlikelerle doludur.

    İÇİNE KAPANIK KEDİLER


    Kedilerinin içine kapandığını söyleyen birçok kedi sahibi var. Siz de "Adını bile tanıyamıyor artık. Ona yaklaştığımda hafif de olsa ürküyor. Zamanının çoğunu mobilyaların altında geçiriyor."diyorsanız, problem var demektir.

    Tüm bu davranış değişikliği yıllardır birlikte olduğunuz kedinizde gerçekleşirse, tabii ki şaşkınlık verici olacaktır. Bununla birlikte, yetişkin bir kedinin karakterini değiştirmeye çalışmak da aynı derecede bunalım yaratır. Çünkü hepimiz biliyoruz ki yavruluktan çıktıktan sonra bir kediye bazı basit alışkanlıkları kazandırmak bile çok zordur.

    Yine de sabırlı olmayı bildikten sonra, hiçbir şey imkansız değildir diyoruz. Teknik yöntemler kullanmayın. daha basit oyunlarla kalbini fethedin yeniden. Onu sevdiğinizi, dost olduğunuzu göstermeye ihtiyacınız var.

    Sevdiği yiyecekler size yardımcı olabilir. Onun görebileceği şekilde koridorda yürüyün. Arkanızdan parça parça yiyecekler düşsün yere. Peşinize takıldığında, ilk sonucu aldınız demektir. Sonrasında acele etmeyin. O hazır olduğunda yaklaşın ve göz kontağı kurun. İlk başlarda kaçabilir ama vazgeçmeyin.

    Aranızda halledemeyecek bir noktaya gelene kadar veterinere gitmeyi erteleyin. Ne de olsa eski dostsunuz. Eminiz ki denedikten sonra bu sorunu da aşarsınız.
     
  2. 23 Ocak 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  3. Mb@Fb

    Mb@Fb Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.079
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Bilgiler için saolasın canım....a.s.
    Hep bizim yaşadığımız şeyler sanki....CADIARZU
    torbaların içine girmek,evde kovalamaca saklambaç oynamak,oyuncak sevmez zaten kızımın saç lastikleri ve boncukların sesini duydumu uçarak gelir benim çirkinim....sırnaşık şey
    Bide boynunun altının okşanmasına bayılır her kedi gibi..........
     
  4. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  5. nevbahar

    nevbahar Herkes Olmuş Sahtekar Pro Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.936
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148

    Canım soruna burdan cevap vereyim. Bende yeni bir kedi getirdim eve ve 2.kedi çok küçük daha o da halen kaba alışmadı. İlk kedimi tuvalet kumuna bir kez oturtmuştum ve o gün alışmıştı. Sürekli yavruyu kabına koy ellerinle patisini sürt kumunda biraz bunu devamlı yap.

    Birde hep aynı yere yapıyorsa kolonya dökebilirsin o bölgelere. Benim kızımda şuan tek bir yere yapıyor oda kabının yanında ki gazete hala kaba girmemekte ısrarcı ama enazından pislik olmuyor.

    Bunları bir dene canıma.s.
     
  6. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  7. URANUS

    URANUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Canım, doğduktan sonra sahibi attığı için, kedi toprakta alışmış, sanıyorum parke toprağı hatırlatıyor ve salonun muhtelif yerlerine yapıyor. Umarım Tedi (Tedy değil, Tedi, hani çocuklar kedi diyemez, Tedi der ya, adı öyle kaldı) ile birlikte aşıcaz bunlarıa.s. Cevabın ve konuya yönlendirmen için teşekkürlera.s.
     
  8. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  9. nevbahar

    nevbahar Herkes Olmuş Sahtekar Pro Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.936
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    Aslında sorunumuz aynı canım benim kızımda gazeteye yapıyor nasıl alıştırılmışsa, o değil ilk kedim badem ona özendi gitti bugün gazete üzerine çişini yaptı :1no2:

    Umarım kısa zamanda alıştırırsınız ona bir yuva verdiğiniz için ayrıca kutluyorum sizi:teselli:
     
  10. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  11. URANUS

    URANUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Teşekkür ederim canım, sanırım derdimi anlamışsındır, bizimkiler bıkmadan Tedi umarım düzene girer! Geri vermek istemiyorum, umarım senin yaramazlar da düzene girer canıma.s.
     
  12. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  13. URANUS

    URANUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Arkadaşlar, benim yine Tedimle bi sorunum var; Tedim canavarlaştı.Halen çok sevimli, çok tatlı ama; artık kendisine yaklaşıp elimizi uzattığımız an işi oyuna çeviriyor, ellerimizi ısırıp tırmalıyor. Bunu oyun kabul ediyor sanırım, belli oranda yapmakta sakınca görmüyorum ama; 2-3 gündür Tediyi doğru dürüst okşayamıyoruz, direk ele girişiyor. Sadece okşarken yapsa okşanmaktan hoşlanmıyor derdim ama; durduk yerde atlayıverip ele, kola girişiyor. Bu hep böyle mi olacak? Bu bi geçiş dönemi olabilir mi?
     
  14. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  15. okypete

    okypete Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    86.970
    Beğenildi:
    41.398
    Ödül Puanları:
    563
    benim ilk kedim de öyleydi. kollarım ellerim tırmık içindeydi.ısırıyordu. ama bebekken olur böyle. onların oyun anlayışı bu. büyüdükçe uslanır merak etme..
     
  16. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  17. URANUS

    URANUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Umarım, uslanır canım, az önce omzuma atlayıp saçımı ve kulağımı kemirmeye başladı, şimdi de kablolara girişti.a.s.
     
  18. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  19. URANUS

    URANUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Canım, bi sevimli bi güzel ki sorma, aslan parçası...a.s.