Özel Arabul Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve roxett tarafından 15 Ekim 2006 başlatılmıştır.

    15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  1. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108

    5. PERON

    -Hüseyin’e-

    5. Peron’da seni bekledim
    Gelseydin alize rüzgarlarını verecektim
    Hani kimi zaman bir şarkı çalar ya uzaklarda
    Bir başka garip olur akşamüstleri
    İşte öylesine sana tutkun
    5. Peron’da seni bekledim.

    O cumartesilerin artanıydı dün
    Tanıdım ellerimde yağmurlu aşkım
    Acı sarı çiçekler istasyon saatinde
    Öyle yalnız öyle karanlık yüreğim
    Karanfil yanığı gecelerde
    5. Peron’da seni bekledim

    Yıldızlar yağmur uçlarındaydı
    Mızrak mızraktı lacivert gökyüzü
    Geceler boyu İzmir’de, Basmane’de
    Her gece ama her gece
    Kaç tren kalktıysa bir o kadar
    5. Peron’da seni bekledim.

    Büyük kapıyı geçerken bilirdim
    Seninle başlayıp seninle biteceğini
    Anılar, solan aşklar ve uzun rüyalarla
    İnce mavi bir kızın düş yeriydi orası
    Ama sen hiç görmedin, duymanı istemedim
    5. Peron’da seni bekledim.

    Özel Arabul
     
  2. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    AKŞAM

    Bir akşamı atlamadan yazabilirim
    Bir tas su içer gibi
    Kendi sevgilerimize vurgunluğumuzdan

    Yıldırım düşer suya, buharlaşır özlemin
    Esmeriyle gelir, yağmuruyla gelir
    -Bütün akşamlar biraz da yağmurdur zaten-
    Yaprağında titreşen canıyla gelir
    Güneşsiz, bulutsuz bir gökyüzü kalsa da
    Hasta yatağına saplanmış uyku gibi
    Bir akşam çıkarırım sancılarımdan

    Dağlarda çoban yalnızlığıyla
    Kum saati boşalır, kum saati benden önce
    Gün olur yankı verir sesime
    Gün olur çıkarsız sevdalarımdan
    Bir can kalmış, bir can az yakınmadığım
    Akşamı zamanında taşımadıkça.

    Özel Arabul
     
  4. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    AKŞAM İNER

    Sokaklarda düş gibiyim
    Ne içerde bir karanlık
    Ne dışarda yalnızlığım
    Küçük çocuk elleriyle
    Bir sele çakıldakta
    Pamuk sağar aydınlığım

    Ağaçlarda sıcak iğde
    Çekirdeği kıpkırmızı
    Yılan gözü akar sanki
    Akşam iner yüreğime

    ****************

    AKŞAMLAR SONBAHAR

    fotoğrafta
    sonbahara düşüyor gölgem
    kesilmiş yüzümden ne kaldıysa
    bir makas izi..
    eski bir aşk, ki bütün aşklar eskidir,
    akşamlarsa sonbahar..

    doğanın ve kalbimin
    minesi çatlıyor..



    Özel Arabul
     
  6. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  7. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    AL BASMASIN


    Al basmasın yanaklarını
    Yasemin gülüşlü sevdiğim
    Çekiverdin mi kapısını yasağın
    İncecik yağmur
    Tatlılıkla saracak sonsuzluğu
    Rüzgar,
    Kavak ağaçlarına uysal karanlığı sürükledikçe

    **********************

    ALACA BİR İŞ GÜNÜ

    Alaca bir iş günü
    Sıcacık ışık tozu serpilir yaz sonlarına
    Duvardaki çatlak yosun kesilir
    Sızan ve pek yakında artacak sulardan


    -Çobanın sırtında tutuşan aba
    Tutsak pazarlarında artışa çıkan utanç değildir
    Yaşamın iletkeni bilgiyse
    Soluk alıp vermeyen dinazor
    Ya da esrik bir ağaçkakan
    Neden çoğu yapıtlarda gözdedir-

    Dokur gergeflerde incecik hüznü
    Ayrılışı, özlemi, tutkuyu, yanlışına
    Çok aç kavruk dualarıyla
    Devinimli, nesnel öyküsü
    Alaca bir iş günü
    Güçsüz insanın yazgısı diye bilinir

    Özel Arabul
     
  8. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  9. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    ARDINDAN

    -İsmail Kayatürk’e-

    Hergün böyle hergün
    Bir şeyler kaydı üstünden
    Aramızda bir şeyler unutmak korkusuyla
    Soluğun geri çekti kendini
    Nerelerde eksildin sen usulca


    Soğuk kış geceleri ayın tam ortasından
    Ellerin geçer ince geyikler gibi
    Gökyüzüne bırakılmış yalnızlığın
    Süzülür aramıza


    Çözülmüşsün, dağılmışsın, burada değilsin
    Yokluğun nice çoğaltır seni
    Gölgeli, boyutsuz dinginliğinde
    Yok olmaman için yas tutmaz yüreğim
     
  10. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  11. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    BAHAR

    Bahar dediğin bir top sarı mı
    Yeşil mi, yoksa vurgun mu
    Hiç mi hiç, geldi mi hep
    Bir olasılık dönenir durur
    Ölmeden dirimi hiç yaşamadık ki


    Bırakırım, suları şimdi akmayan
    Boş bir köprüden
    Demir köprüden
    Ağusunu üstüne yüreğimin
    Biraz umut mu ne, biraz acı mı ne
    Zamana ayarlı mı bilemediğim
    Ve akıp geçen bir şey var yanımızdan
    Ter basar gecemizi

     
  12. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  13. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    BEKLİYOR YAŞAM

    -Hep aynı şiiri söylerim
    Şimdi de bir öncekinin benzeri-

    Ormanda yukarı dal sürdü ağaç
    Kökleri sıvama ayrık otu
    Korkusunu gizler kendi kendinden
    Yüzük geçmiş gibi parmaklarına
    Işık içinde mineli bir yüzük
    Dokunur gökyüzüne umutla

    Geceyle birlikte yorgun bir rüzgar
    Doğum öncesinden yalnız
    Yükünü boşaltır artık sabaha
    Daha yaprak dalda uyanmadan
    Açmadan kuşlar kanatlarını
    Eksik bir çiçektir orada bahar.
    O bahar ki hiç bilmez,
    Yanmıştır suda gövdesi
    Yırtılmış kayaların bıçaklarıyla
    Üşüyünce nasıl tüy değiştirmiş
    Nasıl acıyla kıvranmış ağaç.

    O tepede açmadan başını daha
    Ay kuşağı dolanır karanlığına
    Bir salkım kuştur ağaç
    Karışır ona sesim

    İlk ateş düştüğünde, o gidenlerin ilk ateşi
    Sıyrılır gövdesinden
    Başsız ve sonsuz bir ırmak artık
    Çarpa çarpa döver kıyılarını

    Yaprağa gömülmüş duyarlığımız
    Çözülmemiş bir yazıt ahşap gövdesinde
    Sanki bir kozalak patladı patlayacak
    İncecik damarlarıyla yaşam
    Yapayalnız bir sözcük
    Bekliyor ağzımızda

    Özel Arabul
     
  14. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  15. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    BENİ KOR GİDER (1632 Hit)

    Uzak uzak çarpar benim yüreğim
    Az yaşarsın, sevgim doğurur seni
    Bilirim ki düştük tanrı gözünden
    Bir kez bile olsun gülmedim seni

    O gün geldi, sesim senden dağıldı
    Sanırım bedenim dağılıp gider
    Dost diye, insan diye gönül verdiğim
    Dayanamaz bana, beni kor gider

    ************************

    BİLEMİYORUM

    İnsan gücünün nereye vardığını bilemiyorum
    Hala dünyaya bağlıyım, hala
    Gece gündüz içimde kapanmayan göz
    Bir damla yaşı esirgiyor
    Zincir yapıp boynuma astığım tüm yanlışa

    Tutku içinde bocalayan bu yırtıcı ruh
    Nasıl kurtaracaksa
    Sessizce seken keklik gibi
    Geliyor korkularım ama yüreğim kavruluyor da

    Daha fazla sevebilir miydim
    Daha fazla mı güçlenirdi kanatlarım
    Yakında bal olacak acı süt akıtan incirlerim
    Yaşam minik bir kuş gibi açılacak avuçlarımda

    Her sabah doğması kadar olağan güneşin
    Hiçbir şeye sahip olmamak örneğin
    Yine de hiçbir şeyden vazgeçmek zor geliyor
    Kötü haberlere yaslı sevinçlerimden

    Gerçeği hangi efsaneyle büyütürsek
    Onunla öldürürüz çoğu zaman
    Güzellik ve acı aynı uçurumda
    Ben ise ne veririm
    Payıma ne düşer ölümsüzlükten

    Özel Arabul
     
  16. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  17. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    BİNLERCE GÜNEŞ

    - Sühendan Fırat'a-

    Binlerce güneş olacak, binlerce güneş
    Yılgının izlerini, yılgıyla sildiğimizde
    Yaşamın mora dönük aydınlığından
    Evcilleşmemiş uygarlığın bakışı
    Kendi ortasından kıvrılınca
    Nice yıldır unuttuk dinlemeyi

    Seslerimiz dalgalandı perçemlerimizle
    Ölümü ve yaşamı görüyorum
    Sürüp giden ölümü, sürüp giden yaşamı
    Yıllardır kullanmadığımız gözlerimizi
    Koparmalıyız şimdi tutsaklığından
    Her kımıldanışın kazandığı yoğunlukla
    Bozguna uğradı çok dostlarımız
    Yeniden biçimlenmiş Titan'ların ağzıyla

    *****************************

    BİR AÇIMLIK

    Uzakta devşirir denizimi kuş
    Ay gibi akan kanadı
    Usuldan kaydıkça suya

    Ağır kolonu keser ellerim
    Yeni düşmüş bir teleği
    Tutup kaldırabilse
    İşlemeli bir gömlek gibi gecenin
    Süt ipeğinden ışığına

    Pirinç tarlasında çıplak akşam beyazı
    Ve hüzün öylece durur
    Gizli köpüğünde yaprağın
    Ayakların kaç kez bir yazma gibi
    Unutulur arıkların çekme sularında
    Keten çiçeğidir sevda bir açımlık
    Ya da çatal cama uzayan gölge
    Belki bir kök gelinciktir çizdiğin
    Çıkarıp yıkanan dolaklarında

    Uzakta devşirir denizimi kuş
    Ay gibi akan kanadı
    Usuldan kaydıkça suya

    ÖZEL ARABUL
     
  18. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  19. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    BİR DİLİM AY

    Bir dilim ay, kıpkırmızı bir dilim ay
    İstemli bir dilim ay, yanıp sönesi
    Vapur olsam varasım gelir
    Onca gecenin içinde
    Hem de sümbülsü mavi
    Bir dilim ay
    Oldukça puslu hem de
    Bir bardak su gibi
    İçip kanasım gelir

    Şarkıları asarız da
    Yediveren gülleri gibi baharımıza
    Nedense hem İsa öncesi hem İsa sonrası
    Camgöbeğinden bir dilim ay
    Renk değiştirir durmadan akşamımıza

    İnce bir bıçak çıkarır
    Yorgun bir ses gibi dağılmasından
    Okyanusa yağan karın yüzüne
    Senin yüzüne, benim yüzüme
    Bir dilim ay kılıç gibi
    Üstüne kapanasım gelir

    *************************

    BİR IRMAK

    Bir tepede açmadan başını ağaç
    Aykuşağı gecenin içinde sesi
    Bir salkım kuştur sonbahar onda

    O ağaç mıydı ilk ateş düştüğünde
    Sıyrılır sıyrılmaz gövdesinden
    Başsız ve sonsuz bir ırmak
    Çarpa çarpa döven kıyılarını

    Bir yerlerden akıyor şimdi içime
    Yüreğim ona göre biçildi

    ÖZEL ARABUL