Özlem Dolu Çocukluk Günlerimiz

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve HanimKelesimiGetir tarafından 9 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

    9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  1. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.135
    Beğenildi:
    33.613
    Ödül Puanları:
    563
    Okudugum ilkokulun kantininde simit
    > ve Camlica gazozu disinda bir sey yoktu, zaten o zamanlar
    > cocuga haftalik vermek diye bir sey de yoktu. Gene de
    > bakkala gidislerimde kalan para ustlerini haftalarca
    > biriktirip, tupte sokella aliyordum. Onca zaman para
    > biriktirilerek alinan ve bitmesin diye gidim gidim yenen o
    > tupte sokellanin tadini hala hicbir seyde bulamiyorum.
    >
    >
    >
    >
    >
    > Ben sansliydim, babam denizciydi.
    > Seyir donusleri bana envai cesit oyuncak getiriyordu
    > Avrupa'dan. Ama o zamanin cocuklari bile bir tuhafti,
    > ben mahalledekilerle paylasmayinca o oyuncaktan DA zevk
    > almiyordum. Hala gazoz kapaklarini tasla duzeltip, bugunun
    > TASO'larina benzeyen seyler yapiyordum. Dokuztas,
    > misket, kukali saklambac, hele o "en de tura bir iki uc
    > guzellik", unutulur gibi degildi.
    >
    >
    > İnsaatlardan sokulen pasli
    > civilerle oynanan topraga civi saplamaca gibi tamamen
    > yoklugun tetikledigi yaraticilik ornekleri. Sokaklar bizim,
    > dert yok, tasa yok, oyuncak yoktu, olsa DA devir hesap devri
    > alacak para yoktu ve eglence yaraticiligimiza kalmisti. Yaz
    > gunleri, sabahtan aksama kadar sokaktaydik. "Sokaga
    > Cikmak" diye bir deyim vardi.
    >
    >
    > Celik comagi, kukali saklambaci,
    > patlangaç dediğimiz ve kendi yaptığımız içi boş
    > daldan aletimizle çitlembik patlatmayı, ucu delik
    > anahtarların içine kibrit çöpünün eczasını (böyle
    > derdik) tıkayıp patlatmayı, karton sigara kapakları ile
    > (sipahi, yenice gibi) Kumar oynamayı ! Sokakda yerlerde
    > misket oynamayı, çok AZ harçlığımızla rengarenk
    > macunlardan almayı ve hatta ucurtma ucurtmayi bilmiyor.
    > Onlarin ucurtmalari marketlerde hazir yapilmis olarak
    > satiliyor ve babayla bir Pazar gunu saatlerce ugrasarak
    > sulu hamurla yapıştırarak ucurtma yapmanin zevkini ve
    > yesil tepelerde ucurtma ucurmanin tadini bilmiyorlar.
    >
    >
    >
    >
    > Hayat o kadar guzeldi ki, ilk askima
    > ondort yasinda vurulmustum. Net hatirladigim bir sahne var:
    > Adi Yalin. Babasi ona iki tekerlekli bisiklet almis ve bana
    > "Yarin seni de bindirecegim" diye soz vermisti.
    > Bindim MI? Hatirlamiyorum, sonra tasindilar mahallemizden.
    > İkinci askim, alt katimizda oturuyordu. Bir gun gezeceğiz
    > diye , Ankarada evdev çok uzakda tren yollarında
    > kaybolmustuk birlikte.
    >
    >
    >
    >
    > Diyarbakirli Kurt bir Karpuzcumuz
    > vardi . Sali Cuma karpuz, kavun getirirdi kamyonla.
    > "Kavun ye bal ye" diye bagirirdi. Hakikaten de o
    > kavun bal gibiydi. Hele o zamanin cilekleri, bir recel
    > kaynadi MI, degil apartman mahalleyi sarardi o nefis cilek
    > kokusu. Recel yapilacak cilek neredeyse bir gun boyunca bes
    > alti kez suyu degistirilerek kovalarda bekletilirdi topragi
    > ciksin diye. Ustelik suya DA rengi gecmezdi. Simdi cilekler
    > toprakta yetisiyor AMA topraga degmeden buyuyor. Belki de o
    > yuzden NE tadi var NE de kokusu.
    >
    >
    > Siyah beyaz ve tek kanalli
    > televizyon, kucucuk parmaklarimizin arasinda kaybolana dek
    > bicakla yontulan kalemler -ki kalemtiras kullanmak israfti,
    > siniflardaki cop kovasi onu kalem acma kuyruklarini unutan
    > var MI?
    >
    >
    > Amerikan yardımı olarak bizlere okulda verilen sarı
    > renkli peynirleri ve süt tozundan yapılmış sütü her
    > sabah yer ve içer, evdekilere götürmek üzere aşırıp
    > çantamıza koyardık. Öğretmenler bilirler AMA ses
    > çıkartmazlardı.
    >
    >
    > Plastik ilkel beslenme cantalari ve okula goturulmesi yasak
    > olan muz. Hele IC ice gecen halkalardan olusan ve her zaman
    > akitan o plastik bardaklar, kâbusumdu benim. Uclu kalem
    > geldiginde memlekete, uzay mekigi gibi bakmistik ve onun ucu
    > DA uzay mekigi firlatma rampasi gibi kavrardi kapkalin kalem
    > uclarini.
    >
    >
    > Bunlarin her biri guzel birer ani,
    > 30 lu yillarini surenler icin. 40 li yillarini surenler icin
    > o donem, terorle ozdes. Zira cogu Universiteyi ya zar zor
    > bitirdi, ya DA ayrilmak zorunda kaldi. 50 uzeri icin ise
    > hatirlanmak bile istenmeyen gunler. Cunku onlar cocuk
    > okutmak ve yasam mucadelesi vermek zorundaydi, onca yokluga,
    > parasizliga ve kardes kavgasina ragmen. Sadece cocuklar o
    > yillarin tadini cikardi, sadece cocuklar mutlu ve umarsizdi
    > ve sadece cocuklarda hatirlanasi guzellikler birakti.
    >
    >
    >
    >
    >
    > O donemin cocuklari, simdi cocuk
    > yetistiriyor. Sahip olamadiklari oyuncaklarla dolu
    > cocuklarinin odalari. Yedikleri dayaklarin inadina seslerini
    > bile yukseltmiyorlar cocuklarina. Dizlerinden,
    > dirseklerinden yara kabugu eksik olmayan o zamanin
    > cocuklari, cocuklarindan kan alinirken fenalasiyorlar. Ancak
    > hava karardiginda ve babasi isten geldiginde eve giren
    > simdinin Ana babalari, cocuklarini kapi disari
    > cikaramiyorlar, zaman zaman hakli sebeplerle. Annelerinin
    > bir bakisi ile mum kesilen, aksama babana soylerim
    > tehditleri ile buyumus o cocuklar, bugun kendi cocuklarinin
    > psikolojisini bozar diye HAYİR bile diyemiyorlar.
    >
    >
    >
    >
    > Şimdiki cocuklar doyumsuz, cogu
    > bilgisayar basinda patates cipsi yedigi icin sisman, hepsi
    > zehir gibi akilli ama onca imkâna ragmen okulu pek azi
    > seviyor.
    >
    >
    > Okulun
    > acilacagi haftanin oncesinde onceleri zevkle baslayan ama
    > sonra iskence halini alan, defter kaplamanin ne demek
    > oldugundan habersizler, defterlerin kaplanmaya ihtiyaci yok
    > cunku. Kâgit onlar icin burusturulup atilabilecek bir sey,
    > defterden kâgit koparmanin nasil olup da YASAK
    > olabilecegini akillari almiyor.
    >
    >
    > Hic dut silkelemediler bembeyaz
    > carsaflara ve hic incir agacinin ince dalina basip
    > yuvarlanmadilar komsunun bahcesine.
    >
    >
    > HATIRLAR MISINIZ BİZİM TERTİPLER !!!!!
    > BİZ MUTLUYDUK
    >
    >
    > Şimdikiler Mutlular
    > mı?
    >
    >
    > Umarim oyleler.
    > Peki, cocukluklarini bizler gibi, ozlemle anacaklar mi?
    >
    > UMARIM...!
    >
    >
    > ​
     
  2. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  3. cimcime eses

    cimcime eses Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2008
    Mesajlar:
    12.675
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    196
    Daha dün andım çocukluğumu parkta oturup koşuşturan çocukları izledim...
    Hiçbirisi bizim gibi değil çünkü taş binaların arasındaki küçücük yeşilliklere sığınmaya çalışıyorlar, annelerinin gözü üzerlerinde kızacak diye kumlara dokunmaya çekiniyorlar...
    Ben öylemiydim dedim kendi kendime...
    Sabahtan akşama kadar usanmadan açlık hissetmeden dışarıda kalabilirdim, acıktığım zaman ise yediğim domates ekmeğin tadını hiçbir yemekte bulamıyorum...
    Bizim elma ve horoz şekerlerimiz leblebi tozlarımız vardı dede bakkaldan almak için sıraya girerdik...Boğula boğula leblebi tozlarını yerdik...
    Bir bayram ayakkabım olurdu bir bayram elbisem onları alınca yaşadığım sevinci asla tarif edemem, özene özene giyerdim bişey olmasın diye...Bayramlar bizim için para değil şekerdi, şeker alınca çok mutlu olurduk çanta çanta toplardık, sonrada mahalledeki çocuklara dağıtırdık...
    Ağlayan bebeklerim vardı 3 tane boy boy almıştı annem, 2 arkadaşıma 2 bebeğim biriside bende evcilik oynardık, güya bebeklerimizi biz doğurmuşuz ne mutluluktu...
    Ah nerede eski günlerim diyorum şimdi ve gözyaşlarımı tutamıyorum...:
    gitme:
     
  4. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  5. antrenxoxr

    antrenxoxr Profesyonel Sporcu Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.343
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Bayıldım ya süper bir paylaşım,teşekkür ederim.
    Yazdıklarınızın birçoğu benim çocukluk dönemimde de vardı.
    Öyle dalıp gittim ki uzaklara gözlerim doldu.mafoldumben
    Birgün çocuğum olursa o günlerden bahsedeceğim ama biliyorum ki üzüleceğim;çünkü o , çocukluğunu bizler ve daha öncekiler gibi yaşayamayacak
    :sinifsinif:
     
  6. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  7. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.135
    Beğenildi:
    33.613
    Ödül Puanları:
    563
    Ne güzel günlerimiz geçerdi o yıllarda ...
    Çocukluğumuzu dibine vurana kadar yaşamıştık bizler.
    Ama şimdi öylemi.
    Bilgisayar başından kalkamayan çocuklar hazır yemekler..
    Sürekli hastalanan aman dokunma mikrop kaparsın diyen anne babalar.
    Oyun oynamı dahi bilmeyen bir çocukluk dönemi maalesef.
    Nerede şimdi saklambaçlar kuka oyunu köşekapmaca ip atlamaca birdir birler istoplar yakan toplar.
     
  8. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  9. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.135
    Beğenildi:
    33.613
    Ödül Puanları:
    563

    Bizler o dönemin çocukluğunu çok güzel yaşadık.
    Kızıma anlatırım bazen o zamanları
    Hala şaşırarak dinler.
     
  10. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  11. Gxuxlsxuxm Sultan

    Gxuxlsxuxm Sultan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.226
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    146
    Güzel paylasim....cok tesekkürler ank canim...

    Bende o tipik sokak cocuklari gibi büyüdüm...taaki almanyaya gelene kadar...burda bitti cocuklugum....Gazoz kapagi oynacak misket pesinde kosturacak kimse yoktuki?

    Nine bana receli ekmek yap diye balkona bagirip sonra o ekmegi bölüsecek kimsede yoktu!!

    Ne güzel günlerdi onlar....cocuk olmakti gercekten....keske simdiklerde bunu yasayabilse
     
  12. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  13. Egem

    Egem Yokluk içinde Cumhuriyeti kuranların torunuyuz. Pro Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    21.623
    Beğenildi:
    9.435
    Ödül Puanları:
    238
    ne güzel günlerimiz vardı,sokağa çıkar sorumsuzca oynardık.şimdi öylemi ,zaman o kadar kötüki çocuğumuzu göz önünde görmeyince hemen telaşlanıyoruz,herşeyden korkuyoruz,evler içinde sornlu çocuklar yetiştiriyoruz
     
  14. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  15. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.135
    Beğenildi:
    33.613
    Ödül Puanları:
    563
    Rica ederim sultanım...
    En güzel yıllardı benim içinde..
    Korkusuzca akşamlara kadar oynardık..
    Acıkınca bile komşudan ekmek domates isteyecek kadar da masumduk.
    Şimdikiler maalesef bunu yaşayamıyorlar..


    Haklısın egemcim ne günlerdi onlar.
    Biraz eve gelince hemen soruyoruz nerede kaldın diye.
    Güven kalmadı artık her yer tehlikelerle dolu şimdi.
     
  16. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  17. Barcman

    Barcman PR UZMANI Pro Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.580
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    198
    harika yıllardı o yıllar ankım:lepi:


    ben şanslı bir çocuktum o yıllarda yemyeşil olan bursamda hep bahçeli evlerde büyüdüm
    ağaç tepelerinden inmez sürekli bisiklete biner ve patenle kayardım

    içtiğim buzlu gazozların ve komşu bahçelerden aşırdığımız gazozların tadını hiç unutamam
    okul çıkışlarında rengarenk macunlar ipe dizili boynumuza kolye gibi takıp yediğimiz mayhoş meyveler patanelerden aldığımız madeni para şeklindeki ve şemsiye görünümlü çikolatalar mahalle dondurmacılarından aldığımız mis gibi kokan kaymak dondurmalar
    nasıl unutulur
    ramazanda apartmanların bodrum katlarında karagöz hacivat gösterileri düzenlenir abimle onları hiç kaçırmazdık

    o yılları o kadar çok anıyorumki hala bursadan lise ve ortaokul arkadaşlarımla görüşüyorum ve bu beni çok mutlu ediyor


    harika bir konu olmuş sıksık buraya uğrayacağım eline yüreğine sağlıkopuyorumnanaktan
     
  18. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : HanimKelesimiGetir
  19. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.135
    Beğenildi:
    33.613
    Ödül Puanları:
    563

    Sağolasın barçom benim opuyorumnanaktan
    Macuncumuz vardı hep gelirdi sokağımıza ince tahta çubuklara macun sürdürürdük rengarenk nasılda yerdik onları.
    Alıç diyede bişey vardı yuvarlak olurdu ipe geçirilmiş boynumuza takardık ve yerdik sonra.
    Havıvat karagöz unutulurmu hiç ramazan ayının renkli gösterileri olurdu.
    Giti o yıllar artık bir dahada geri gelmez.
    Sadece anılarımızda kaldı o günler.
    Beklerim canım benim her zaman hemde.opuyorumnanaktan