Para yetiştiremiyorum!

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Gulpare tarafından 22 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    22 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Gulpare
  1. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Mafya babası olsan yine dayanamazsın.


    Bu nasıl bir harcama kapasitesidir kardeşim.

    Ne karımın, ne çocuğumun, ne de evin masrafı bitmiyor.

    Okullara da kılım.

    Ota boka para istiyorlar.

    Alıp çocuğu yurtdışına gitsek okutmaya, para cebimizde kalırdı.

    Gösteri yapacaklar, kıyafet parası. Sanki altın kaftan dikilecek el kadar çocuğa da 10 metre kumaş harcanıyor... Ne o yılbaşı gelmiş.

    Gelmez olaydı.

    Herkes hediye, ıvır zıvır beklentisi içinde, ben yılsonu hesap kitap derdindeyim...

    Arabın derdi kırmızı pabuç!

    Bilmem nereyi görmeye gideceklermiş, yol parası, kermes yapacaklarmış katılım parası.

    Sinirlerimizi yıpratan bin tane etken var, yetmiyor bir de bunlar üzerine biniyor. “Hadi söylenme Adam!” diyorum; ama bakıyorum, kimsenin umru değil. Ölsem kalsam ne olacaklar bilmiyorum. Bu ne savurganlıktır kardeşim!

    Kadın kısmının hesabı yok.

    Karımın da malum çanta-ayakkabı hastalığı var. Bulaşıcı bir hastalık bu. Kimde varsa görüştürmeyeceksin.

    Kime ne kardeşim anlamıyorum bu çantalardan. Kimdir bu çantalara reyting veren merci, kimdir kadınları özendiren, Demokles' in kılıcı gibi karımın tepesine diklip “al al” baskısı yapan?

    Bulacaksın bu namussuzları, topuna ceza keseceksin!

    “Bana mı takıyorsun bu çantayı?” diyorum; “Çok çekici” oluyormuş...

    Hadi ya! Bunu bir de bana sorsaydın fena olmazdı hani...

    O kadar parayı bayıldıktan sonra, çırılçıplak çanta taksan görecek hal mi kalır adamda?

    Çantayı pabucu görünce yemekten içmekten kesiliyorum!

    Neyse.

    Sinir atıyor herhalde.

    Bu nasıl bir psikolojiyse?

    Tepesi attı mıdı, sanki hıncını paramızı harcayarak benden alıyor. Sonra da “Ben ne yaptım?” diye dövünüyor... Tövbe ediyor, ertesi ay yine aynı hikaye. Ben artık kadınsal sözlere, vaadlere inanmıyorum.

    Kadınsal söz, kadının aybaşı hali gibi. Her ay tekrar eder ve adamı perişan eder.

    Aramız karımla süper.

    Bunları yazıp saçmalamanın anlamı yok. Gerçi o da bayılarak okuyor.

    Hatta bazen okuyup verdiği cevaplar, sorunlarımızı dolanbaçlı da olsa konuşma fırsatı veriyor.

    40 yıl düşünsem, yazıların en babayiğit terapi olacağı aklıma gelmezdi.

    Kayınvalidemiz Dev Sultan, bu ara pek keyifsizler. Sanki aramızdaki maçta penaltılara kaldık ve ben öndeyim. Kadın resmen panik kardeşim. Karımla buluşmamıza resmen bozuluyor.

    Sapık mıdır nedir?

    Ben böyle ana-kız ilişkisi görmedim.

    Yalnış.

    Ama en azından karar 1: Ben kapıdan o bacadan, ben bacadan o kapıdan.

    Eve dönersem bir süre karşılaşmayacağız. Taviz YOK!

    Etki altında kalmış, ezilmiş, başkalarının hayatını yaşamak için kendini paspas etmiş bir ilişki istemiyorum.

    Bu kadar.


    Adam
    adam@hurriyet.com.tr