Paul Carson- Neşter

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve hoppalakiz tarafından 6 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : hoppalakiz
  1. hoppalakiz

    hoppalakiz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2007
    Mesajlar:
    47
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Arkadaslar Nester Kitabını Şiddetle gerçekten Tavsiye Ederim çok güzel sürükleyici okudukçaa insan içinde yasıyormus gibi ,
    Bence Spotta dediği gibi Korktuğunuzu Saklağamayacağınız Kadar Gerçekçi Yazılmış Hikaye..Akla Hayale Sığmayan Ayrıntılar Mevcut Okursanız Beğeneceginize Eminim :1hug:
     
  2. 6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : hoppalakiz
  3. fragola

    fragola Gruşenka Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    5.518
    Beğenildi:
    48
    Ödül Puanları:
    153
    Öneri için teşekkürler. Merak ettim şimdi bu kitabı, bulabilirsem okumaya çalışacağım =)
     
  4. 6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : hoppalakiz
  5. Barcman

    Barcman PR UZMANI Pro Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.580
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    198
    konusu hakkında biraz bilgi verebilirmisin canım benim okuduğum kitapda bitmek üzere yeni kitaplar alacağım
     
  6. 6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : hoppalakiz
  7. hoppalakiz

    hoppalakiz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2007
    Mesajlar:
    47
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    tabi canık vereyim sadece k,tsp arka kpağındaki özetten alıntı;


    Dublin Merkezi Doğum Hastanesi'nin koridorlarında bir katil dolaşmaktadır.

    Genç bir laboratuar asistanı, çalışma odasında vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Olayın tek kanıtı da, kadının boğazına saplanmış olarak bulunan kanlar içindeki neşterdir. Hastanede yürütülen soruşturma da hasta personelinin kendi konumlarını korumak için sessizliğe bürünmesiyle iyice çıkmaza sürüklenir. Katilin hastane personelinden biri olduğunu anlayan dedektif Hamilton da iz sürmeye başlar ancak bir anda o da kurbanlar listesine ekleniverir.

    Aynı hafta içinde, nice zorluklarla dolu bir tedavi sürecinden sonra aynı hastanede doğan, çok zengin bir iş adamına ait bebek, fidye için kaçırılır.

    Bu iki olayın birbirine bağlandığı hastanede siyasal çıkarlar da birbirine girer, tartışmalar başlar ve kavgalar yaşanır ama katil durmaz. Çocuğun kaçırılması üzerine gündemin hareketlendiği günlere, bir de katilin diğer kurbanı eklenir ve iş çığırından çıkar.

    Acaba Hamilton doğru kişiyi, zamanında durdurabilecek midir? Polis, kaçırılan ve sağlık durumu hiç de iyi olmayan bebeği çok geç olmadan bulabilecek midir? Her hastanın, her hastane görevlisinin kabusu şimdi gerçek olmakta... Bu olay nasıl çözülecek! ...

    Son satırına kadar heyecanla okuyacağınız, gerilimin doruklarında gezinirken insanlığınızı da hatırlayacağınız inanılmaz bir roman...

    'Hannibal Lecter kadar kötü bir katil... Daha hızlı, daha öfkeli ve daha enerjik...'

    Irish Times

    'Korktuğunuzu saklayamayacağınız kadar gerçekçi yazılmış bir hikâye bu! '

    GQ

    'İnsanların neşterden korkması için bir sebepleri daha var şimdi. Üstelik yine bir doktorun ellerinde... Tek kelimeyle harika bir korku romanı...'

    Sunday Times

    'Gerçek olabilecek iki olayın enfes bir biçimde buluşturulmasıyla kotarılmış, akla sığmayan ayrıntılarla örülü, ürkütücü bir roman. Korku duygusunu içinizde hissedeceksiniz. Harika! '

    The Big Issue

    İlk önce sahte isim ve adres göründü: Joan O'Sullivan,249 Crumlin Sokağı, Dublin.

    Sonra doğum tarihi: 27 / 02 / 76

    Ardından istenilen testin ismi: Syphilis ve HIV1 / HIV2 Seroloji.

    Sonuç: Pozitif.

    Mary Dwyer tek eliyle kâğıdı baskı makinesinden koparıp aldı. 'Her kimse cehennemlikmiş.'

    Arkasındaki telefon birden çalmaya başladı, her ikisi de afallayıp telefona baktılar. Dwyer tam telefona uzanıyordu ki cerrahi eldiven giyen bir el üzerine atıldı.

    Hattın diğer ucundaki Hemşire Sarah Higgins, laboratuvardan birinin telefona cevap vermesini bekledi. Sonunda birisi telefonu açtı.

    'Merhaba, orada kimse var mı? '

    Bir anlık bir sessizlik yaşandı.

    Sonrasında gelen ses ise vahşi bir hayvanınkine benziyordu. Nefret dolu kükreyiş kanını dondurdu, o da içgüdüsel olarak elini boğazına götürdü. Ahize yere fırlatıldı ve Hemşire Higgins camların kırıldığını duydu. Bir şeyler yere düştü ve sonra kapı çarpılarak kapandı.