Pazarlık yapmadan asla!

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve buzdevri tarafından 8 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    8 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  1. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    "On lira daha ucuz olur mu?", "Fiş almazsam ne kadar olur?", "Bu kadar param var, olmaz dersen almıyorum", "Fiyat çok fazla, indirim yapmazsanız olmaz." gibi cümleler bir zamanlar alışveriş yaparken dillerden eksik olmazdı. Ne zaman annemizle pazara çıksak mutlaka bir pazarlığa şahit olurduk.


    PAZARLIK ÖZÜRLÜ BıRı OLARAK HOŞUMA GıDEN BU YAZIYI PAYLAŞMAK ve FıKıRLERıNıZı ALMAK ıSTEDıM:.a.s.

    Annelerimiz kilosu 3 lira olan domatesi bir çırpıda almak yerine önce sıkı bir pazarlık yapmayı tercih ederdi. Satıcının fiyattan iki kuruş bile düşmesi yeterli olurdu. Anlayacağınız pazarlık alışverişin olmazsa olmazıydı. Fakat zamanla birçok şey değiştiği gibi alışveriş yapma biçimlerimiz de değişti. Annelerimizin döneminden birçok alışkanlığı rafa kaldırırken pazarlığı da unuttuklarımız arasına koyduk. Hatta unutmakla kalmadık pazarlık yapmaktan utanır hale geldik. Oysa dinimizde pazarlık yapmak sünnet olarak bilinir. Peki, ne oldu da bize insanlar ile pazarlık yapmaktan utanır hale geldik?

    Galiba bunda en önce alışveriş yaptığımız ortamların, satıcılar ile olan ilişkilerimizin değişmesi etkili oldu. Önceden "amca bu kaç para?", "Ahmet bey şunu ne kadara verirsin?" gibi cümleler kurulabiliyordu. Çünkü satıcı ile alıcı arasında beyler, hanımlar ve mesafeli ilişkiler yoktu. Fakat alışveriş merkezlerinin hayatımıza girmesi, markaların artık önem kazanması, standart mağazacılık anlayışı her şeyi değiştirdi. Bir mağazadan içeri girdiğimiz zaman artık pazarlık yapma şansımızı da kapıda bırakıyoruz.

    Arkadaşım da yapmasın

    Her şeyin son derece albenili sunulduğu, tezgâhtarların oldukça nazik ama bir o kadar da mesafeli olduğu ortamlarda insan pazarlığı aklının ucuna dahi getiremiyor. Artık bir şey alacaksak üzerindeki fiyata rıza göstermemiz gerektiğini psikolojik olarak peşinen kabul etmiş durumdayız. Bir mekânda yemek yedikten sonra bahşiş bırakmamayı ayıp gören bir nesil olarak pazarlık yapmak aklımızın ucundan bile geçmiyor. Oysa "bu mal bu kadar da etmez", "amma da etikete yüklemişler", "kalemin ölçüsü yok" gibi cümleleri içimizden kurup, kazıklandığımız düşüncesine o kadar çok kapılıyoruz ki. Bu düşüncelerimizde haksız olmadığımızı da en çok indirim dönemlerinde ürünlerin oldukça düşen fiyatları gösteriyor. Fakat "pazarlık mı asla!" düşüncesi peşimizi bırakmıyor. Değil kendimiz pazarlık yapmak kazara yanımızdaki bir arkadaşımız pazarlığa dursa hemen yanından yok olmayı tercih ediyoruz.

    Son derece kendinden emin "param var" dercesine istenilen miktarı cepten çıkarmak ve istediğini almak en güzeli geliyor insana. Fakat bir de kriz denilen olgu var. En zenginlerin bile harcamalarına dikkat ettiklerini söyledikleri bir dönemde insan pazarlık kavramını geri çağırmak istiyor. Hatta insanın "bugünden tezi yok hemen kolları sıvayıp pazarlık hakkımıza sahip çıkalım" diye eylem başlatası geliyor. Eylem başlatmak fikri çok absürt olsa da en azından pazarlık yapmayı bir haber bahanesi ile de olsa denemekte fayda var. Hem kendimizdeki potansiyeli ölçmek hem de satıcılardaki durum ne, bir bakmak lazım dedik. Hem bu haber için bir araştırma, utanmamın da lüzumu yok diyerek bir deneme yapalım.

    Alışkanlık bu ya ilk olarak bir alışveriş merkezindeki mağaza tercihimiz. Üç aşağı beş yukarı karşılaşacağımız şeyleri biliyoruz. Araştırma niyetimizi gizli tutarak hemen çok beğendiğimiz ceket üzerinden pazarlığa girişiyoruz. Aldığımız cevap şaşırtmıyor: "Mağazamızda pazarlık yapılmıyor, fiyatlarımız Türkiye'nin bütün yerlerinde aynı fiyat üzerinden etiketlendirilmiştir." ıstediğimiz indirimi yaptıramadığımız gibi diğer taraftan bir de tezgâhtarın "cahil insanlar, burada pazarlık yapılmayacağını bilmiyorlar" der gibi bakışlarına maruz kalıyoruz. Oysa biz de biliyoruz ki bu tür mağazalarda pazarlık yapma şansın asla yoktur. ılla da daha ucuza almak istiyorsak bir ürünü indirim dönemini beklemek zorundayız. Ama denemekle de bir şey kaybetmeyiz dedik. Madem burada her şey standart o zaman insanın insana dokunduğu, hâlâ insanın mağaza müdürü ile değil de mağazanın sahibi esnaf ile karşılaşabileceği mahalle dükkânlarında şansı denemek lazım.

    "Pazarlık yapmayınız" diyen yok

    Şirinevler'de bir ayakkabıcıdan içeri dalıyoruz. Fiyatlar maşallah lüks mağazaları aratmıyor. Fakat burada pazarlık şansımız var. O zaman kendimize engel olmadan istediğimiz modeli indirim yaptırabileceğimiz düşüncesi ile seçiyoruz. Üstelik duvarlarda "pazarlık yapmayınız" gibi bir uyarı yazısına da rastlamıyoruz. Evet, şimdi pazarlıkta sıra. Alışveriş merkezinde pazarlık yapmış biri olarak pazarlık şansımızı burada "biraz indirim yapar mısınız?" gibi rica cümlelerine hapsetmiyoruz. Pazarlık uzmanı gibi elimizden geleni yapıyoruz. Kibarlığı bırakmadan kendinden emin ve ısrarcı bir müşteri olarak neredeyse yarım saat dil döküyoruz. Biz öğrendik bu işi derken tezgâhtarın da hiç geri kalmadığını fark ediyoruz. ıstediğimiz kadar indirim yapamasak da bir kâr elde ediyoruz. Tezgâhtar insanların eskisi kadar pazarlık yapmadığının farkında. Zaten kendilerinin gerekli olanı yaptığını söylüyor. ıkna olmuyoruz ama teşekkür edip ayrılıyoruz.

    Sonuçta pazarlık yapmak sanıldığı kadar zor bir şey değil. Pazarlık yapmaktan utanıyoruz. Oysa fiyatı sabit olan yerlerin dışında pazarlık şansımızı kullanmaktan geri durmamalıyız....



    (ALINTIDIR ...)