Pişirme Poşedi Kullanıyor musunuz?

Konusu 'Mutfak Püf Noktaları' forumundadır ve chess tarafından 11 Kasım 2009 başlatılmıştır.

    11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  1. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.661
    Beğenildi:
    32.659
    Ödül Puanları:
    463
    Ya ben çok kullanıyorum, güzel de oluyor ama, içimde hiç rahat değil, sağlıklı mıdır değil midir, bi zararı var mıdır sizce, ne dersiniz kızlar:uhm:
     
  2. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  3. dila

    dila Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    87
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Chess bende kullanıyorum neden sağlıksız olsunki özellikle düdüklüde sebze yemekleri yaparken çok güzel oluyor tavsiye ederim.
     
  4. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  5. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.661
    Beğenildi:
    32.659
    Ödül Puanları:
    463
    valla canım bende çok kullanıyorum ama insan tereddütte ediyor sonuçta plastik maddeyi yiyceklerle beraber yüksek ısıya maruz bırakıyoruz, poşetten yiyeceklere kanserojen madde geçer mi acep:uhm:
     
  6. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  7. PassioneLore

    PassioneLore herkes haddini bilecek ! Pro Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    9.079
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    hıc kullanmadım
    nasıl kullanıcalacagını ve nereden bulabılecegımı de bılmıyorum
    mutfakta cok acemıyım benı de bılgılendırırsenız cok sevınırım
     
  8. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  9. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Aynen öyle bence de son derece sağlıksız ben kesinlikle kullanmam.......
     
  10. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  11. kuzuzuzubambino

    kuzuzuzubambino Anne Şeni Çok Şeviyom.... Pro Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.499
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    hiç kullanmadım.....
    kullanmayı düşünüyorum
    ama sağlıksız olduğu aklıma geldikçe erteliyorum
     
  12. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  13. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.661
    Beğenildi:
    32.659
    Ödül Puanları:
    463
    canım marketlerde var, pişirme poşedi diye satılıyor, içinde balık, tavuk, sebze falan pişiriyorsun fırında, güzel oluyor

    öyle galiba, çünkü üstünde hiç insan sağlığına zararlı değildir gibisinden bişeyler yazmıyor
     
  14. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  15. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.661
    Beğenildi:
    32.659
    Ödül Puanları:
    463
    tv de herşeyi söylüyolar, şu sağlıklı şu sağlıksız bu poşetlerle ilgili kimse bişey demedi daha:uhm:
     
  16. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  17. kuzuzuzubambino

    kuzuzuzubambino Anne Şeni Çok Şeviyom.... Pro Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.499
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    evet canım internette de sağlıklı veya sağlıksız diye herhangi bir bilgiye ulaşamadım :uhm:
     
  18. 11 Kasım 2009
    Konu Sahibi : chess
  19. nesrin111

    nesrin111 hayat boş boş boş Üye

    Katılım:
    28 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    3.886
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    pişirme poşeti değil ama folyo ile ilgili bişi buldum

    Folyolar Alzheimer ve kansere sebep oluyor
    Alüminyum folyo ve streç film bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülür. Özellikle uzun süre alüminyum folyoda kalan sıcak, sulu, asitli yiyecekler aşınmaya neden olabilir. Bu malzemelerin sürekli kullanımı halinde ise Alzheimer ve kanser gibi birçok ciddi sağlık sorununa neden olabilir.
    Alüminyum folyoyu fırına koymayın
    Alüminyum folyoyu tamamen koruma amaçlı olarak kullanmak yani yiyeceği folyoya sarıp buzdolabına koymak sağlıklıdır. Ancak saklanacak gıdanın ıslak, çok tuzlu ya da limonlu olmaması gerekiyor. Alüminyum folyoya ısıtma işlemi uygulamak, balık v.s yiyeceği alüminyum folyoya sarıp fırında pişirmek sakıncalıdır. Çünkü yüksek ısı ve yiyeceklerin pişirilmesi esnasında çıkan kimyasal içerikli buhar, alüminyum folyo ile reaksiyona girebilir. Alüminyum metal çözünerek gıdaya karışır. Bu da vücutta metal birikimine sebebiyet verir. Kanser, akciğer ve karaciğer hastalıklarına yol açabilir. Alüminyum folyo yerine mumlu kağıt tercih edilmelidir.
    Vatan-Pazar
    Türkan Hiçyılmaz



    bence arkadaşlar en iyisi borcam kullanmak..herkesin evinde mutlaka borcam kapaklı bir tepsisi vardır..borcam varken açıkcası folyo yada pişirme poşeti kullanmak bana mantıklı gelmiyor..belki yemek buharında piştiği için lezzetli olur ama borcamın kapağınıda kapatırsan yine buharında pişer..bişiler buldum paylaşmak istiyorum..

    BORCAM YAPIMI

    Camın ısıya dayanımının artması ve cam imalatı sırasında çabuk ergimesini ve devitrifikasyonun önlenmesini sağlayan bor,aynı zamanda camın yansıtma, kırma, parlama gibi özelliklerini de artırmaktadır. Bor camı asite ve çizilmeye karşı korur. Cam eriyiğinin % 0,5 ile % 0.23'ü bor oksitten oluşmaktadır. Ateşe dayanıklı olan Pyrex camlarda %13,5 B2O3 vardır.
    Genellikle cama boraks, kolemanit, borik asit halinde karma olarak ilave edilerek bor cam elde edilir. Otolar, fırınlar, çamaşır makinası, vb makinalarda bu tür camlar tercih edilir. ABD'de bu tür cam imal eden 100'e yakın firma vardır.
    ....................................................................................................................................................
    bor elementinin insan sağlığına etkileri

    Bor insanın yaşadığı doğal ortamda bulunan bir madde, bir mineraldir. Kayaçlar, yeraltı suları ve denizler en çok biriktiği yerler olup buharlaşma yanısıra yağmur suları ve kayaçların ufalanmasıyla her tarafa yayılır. Daha sonra bitki ve sularla insanlara geçer. Bu doğal bir yoldur.

    Bor madeni serbest değil fakat aşırı ilgisinden dolayı oksijenle bağlanmış şekilde bulunur. Bu tür bileşiklere borat adı verilir. Ayrıca borik asit ve kalsiyum, sodyum gibi katyon niteliğindeki elementlerle birleşmiş olarak doğaya serpilmiştir. Sodyumla bağlı olduğunda boraks adını alır. Kolayca anlaşılacağı üzere bu tür bileşikler de doğaldırlar. Kısaca, canlıların yaşadıkları çevrede vardırlar.

    ' Diğer bir çok maden türünde olduğu gibi su ve toprakta çok az miktarda saptanmasına rağmen, bor bileşikleri, bazı bölgelerde geniş maden yatakları halinde bol miktarda bulunurlar. ışte yurdumuz dünyanın böyle sayılı yerlerinden biri üzerindedir ve hatta başlıcasıdır. Jeolojik araştırmalara göre Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi Kırka beldesinden başlayan ve Kırka-Sarıkaya hattı diye bilinip batıya, ta, Bigadiç yöresine uzanan yataklar dünyanın bilinen en geniş, borca en zengin cevher yataklarıdır. Ve hesaplamalara göre bu rezerv tüm ülkelerin ihtiyaçlarını 300 yıl kadar süreyle karşılayabilecek düzeydedir. Denebiln ki Türkiye'nin petrolü bordur,

    Bu bağlamda başta Balıkesir ilinin Bigadiç ilçesi ıskele beldesi ve çevresi köyleri yakınlarındaki kapalı ve açık ocaklar olmak üzere Kütahya'nın Emet, Hisarcık ilçeleri kuşağı, yukarıda değinilen Kırka ve Bursa'nın Mustafa Kemel Paşa ilçesinin Kestelek köyü civarındaki açık ocaklar hatırlanmalıdır. Buralardaki işletmelerde üretilen kolemanit ve üleksit Bandırma Borik Asit Fabrikası'na gönderilmektedir. Fabrikada işlenen mineral yurtiçi ve dışı satışa verilmektedir. Son yıllarda Bigadiç Kolemanit ve Kırka Boraks ışletmeleri fabrikalarında yeni teknolojilerle ürettikleri bor bileşiklerini doğrudan pazarlamaktadırlar.

    Bu mineralin yüzlerce kullanım alanı vardır. Büyük endüstriler söz konusu. Ayrıntılara girmeden şöyle bir guruplama verilebilir.

    Cam, porselen ve seramik sanayii

    Cam yünü gibi izolasyon sanayii

    Yanmaz daha doğrusu geç ısınır eşyanın imali

    Krem, deodorant gibi kozmetik ürünlere katılması

    Sabun ve deterjan sanayiinin temel girdilerinden olması

    Yapıştırıcı vb. kağıt sanayii

    Böcek öldürücü ve başka kullanımlar Türkiye dışında ABD'nin batısındaki dağları, Şili, Rusya ve Çin gibi ülkelerde bor

    yatakları ve endüstrisi vardır. Ama yukarıda belirtildiği üzere Ülkemiz ABD ile beraber temel ülkelerdir. Dünyada yılda ikimilyon tona yakın üretim yapılmakta ve elbet tüketilmektedir.

    Bor bitkiler için alınması zorunlu bir mineraldir, zira bitkinin gelişmesi ve ürün vermesi için gereklidir.Kısaca onların besin maddesi. O yüzden yapay gübrelere katılmaktadır. Ne ki her bitki türünün gereksinimi kadar bor azlığına ve çokluğuna duyarlılıkları farklıdır. Bazıları bordan zengin topraklarda daha iyi gelişirken bazıları tersi.

    genel olrak söylenirse yüksek miktarlara çıktığında bitkiye zarar verir, ölümüne yol açar, yani bitkiyi kurutur.

    Yurdumuzda cevherin varlığı 150 yıl kadar önce anlaşılmış olup 1860'larda Susurluk'un Sultan Çayırı ve Aziziye köylerinde önceleri yabancı, sonraları yerli firmalar tarafından işletilmiştir. 1960ları izleyen süreçte Etibank(bugün Eti Bor) devreye girmiştir.

    Hayvanlar, özellikle deney hayvanları diye bilinen fare, sıçan ve tavşanlarda adeta sayısız araştırmalar yapılmıştır ve elan yapılmaktadır.lArastırmalar hayvanın yem ve suyuna borik asit eklenerek yapılmakta olup cinsel etkinlik yanısıra yavruların gelişiminin etkilenip etkilenmedikleri, sakat doğumlara ve kansere yol açıp açmadıkları sorularına yanıt aranmaktadır. Ve daha başka konulara yönelik bir sürü çalışma... Bazı sonuçlar özetle şöyle:

    Eğer verilen doz çok yüksekse ve uzun süre uygulanmışsa erkek cinsiyet organı testisler büyük ölçüde zarara uğrayıp dejenere olurlar, hayvanın cinsel gücü düşer. Fakat düşük dozlarda hiç bir olumsuz etki gözlenmez

    Keza yüksek miktarlara ulaşan bor gebe hayvanlarda etkili olur ve yavrularda bazı ufak kusurlar yaratır.

    Genleri bozucu, kanser yapıcı etkiler gösterdiği belgelenememiştîr.

    Sağkalımı, yani ömrü kısaltmamıştır. ınsana gelince:

    Vücuda ister yiyecek ve içeceklerle ağız yoluyla, ister tozlarla solunum yoluyla ister krem ve ilaçlarla deri yoluyla girsin maddenin % 9o-95 kadarı ilk 24 saat içerisinde idrarla atılır. Sadece deri, kemik gibi organlarda biraz birikir. Kanser vb. habis hastalıklara sebep olmamasının temel nedeni budur. Öte yandan testise nasıl zarar verdiği, özetle olgunun mekanizması henüz açıklığa kavuşmamıştır.

    Avrupa ve ABD'de yapılan araştırmalara göre insanlar bir öğün yemekle ortalama 1-2 mg. bor almaktadırlar. Borlu maden sularr içildiği yahut bordan zengin sebze ve meyveler yenildiğinde veya sofraya ufak bir şarap konulduğunda vücuda giren bor miktarı 5-6 miligrama erişmektedir. Doğal kaynak suları yüksek miktarlarda bor içeren ıskele yöresi gibi yerlerde yaşayanlar kuşkusuz daha çok bor alacaklardır.

    Bitkiler ve bazı küçük hayvanlar için alınması zorunlu sayılan mineralin insanın gelişmesi ve organlarının görevlerini normal (ya da üstün) biçimde yerine getirebilmeleri için mutlaka bor almaları gerekip gerekmediği henüz karara bağlanamamıştır. Yine de tartışmalarda almaları gerektiğini ileri sürenler çoğunlukta görülmektedir.

    Herkes ve özellikle 'bor kentleri' yaşayanları ve işletme çalışanları yakından bilirler ki bor ve bileşikleri yaraları kurutmakta, eklemlerin bazı hastalıklarına iyi gelmekte, çocukların zihinsel becerilerini arttırmaktadır. Bazı deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan merhemler bor içermektedir. Yaşlılar çok iyi hatırlarlar ki bebekler doğduklarında mikroplardan korunması için gözlerine borik asit eriyiği damlatılırdı. Bugün vücut geliştirme reçete ve araçları arasına bor tabletleri de eklenmiştir.

    1970'lerde Rus araştırıcılar maden ocakları işçilerinin sperm sayısında düşüklük ve cinsel iştahlarında azalma gözlediklerini ileri sürerek bunları borun olumsuz etkisine bağlamışlardır. Ama gözlem başkalarınca desteklenememiştir. ABD'de bor fabrikası işçileriyle ilgili bir soruşturmada işçi aileleri çocuklarının sayısında genel topluma göre eksiklik saptanamamıştır. Bununla beraber insana yönelik çalişmalar pek az olup yeterli sayılamazlar; çünkü, Türkiye gibi cevherce zengin, îçme-kullanma suları bor miktarı yüksek ve daha önemlisi, bordan zengin topraklar üzerinde veya yakınlarında milyonların yüzyıllardır yaşayageldikleri pek az ülke vardır. O nedenle yurdumuz bir doğal laboratuvar olup dünya oradan çıkacak raporları beklemektedir.

    Bu beklenti vurgulamaktan mutluluk duyarım ki 4-5 yıldır gerçekleşmekte. Arkadaşlarımızla bor bölgesi yaşayanları ve işletmeler çalışanlarıyla yaptığımız görüşmeler, kan-idrar analizleri ve meyve-sebze tahlillerinin ayrıntılarını veren yayınlar sadece yurdumuz değil tüm ülkelere ışık tutacak niteliktedir. Ve kesinlikle anlaşılmıştır ki yoğun ve sürekli temas dahi ne cinsel gücü etkilemekte ne yavru gelişmesini bozmaktadır.

    not:prof.dr.bekir sıtkı şaylı'nın bigadiç dergisindeki yazılarından alınmıştır.


     
    Son düzenleme: 11 Kasım 2009