Pnömotoraks (Akciğerin sönmesi)

Konusu 'Pulmonoloji - Göğüs Hastalıkları' forumundadır ve Mune tarafından 21 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    21 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.555
    Beğenildi:
    58.502
    Ödül Puanları:
    663
    Göğüs boşluğunun sağ ve sol tarafında yer alan akciğerler, biri göğüs duvarının iç yüzeyini örten diğeri ise akciğerlerin dış yüzeyini kaplayan çok ince 2 kılıfla sarılmışlardır. Akciğer zarı yada plevra adı verilen bu 2 kılıf arasında normalde hava bulunmaz ve bu alandaki basınç negatif değerlerdedir. Akciğer dokusu normalde aynı bir balon gibi büzülme ve sönme eğiliminde olmasına rağmen plevra boşluğundaki bu negatif basınç sayesinde şişkin kalmakta ve nefes alma sırasında solunum kasları ile göğüs boşluğu daha fazla genişletildiğinde içeriye bir miktar hava girmekte, nefes verme ile alınan hava dışarı atılmaktadır. Ancak en zorlu nefes verme sonunda bile akciğerlerde belirli bir miktar hava daima kalmaktadır yani akciğer tamamen sönmemektedir. Akciğeri çevreleyen ve aslında gerçek bir boşluk olmayan bu sanal boşlukta çok az miktarda kaygan bir sıvı bulunur ve bu sayede soluk alıp verme esnasında akciğerler hareket edebilir.

    Göğüs duvarı yaralanmalarında olduğu gibi dışarıdan veya akciğer hastalıklarına bağlı olarak akciğer dokusunun yırtılması sonucu içeriden plevra boşluğuna hava girmesi halinde bu boşluktaki basınç negatif değerlerden nötr yada pozitif değerlere yükselir ki bu durumda akciğer kendisini açık tutacak bir güç kalmadığından aynı bir balon gibi söner. Pnömotoraks adı verilen bu durumda sönen akciğer kısmen yada tamamen solunum işlevini yerine getiremez hale gelir.

    Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı gibi pnömotoraks başlıca 2 grupta sınıflandırılır. Travmatik pnömotoraksta göğüs duvarını delerek plevra boşluğuna hava girmesine neden olan bir yaralanma söz konusu iken, spontan (kendiliğinden) pnömotoraksta ise akciğer dokusunun yırtılması ile havayollarımızdan plevra boşluğuna kaçak olması tabloya neden olmaktadır. Spontan pnömotoraks bazen KOAH, akciğer tüberkülozu, astım, akciğer kanseri, bronşektazi, akciğer absesi gibi altta yatan hastalığının akciğer dokusunda yaptığı tahribat ve yırtılma sonucunda bazen de hiçbir akciğer hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilir.

    Pnömotoraksın belirti ve bulguları nelerdir ?
    Altta yatan hiçbir hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde meydana gelen pnömotoraks istirahat halinde yada egzersiz sırasında ortaya çıkabilir. Bu hastaların solunum kapasileri normal olduğundan genellikle çok ciddi belirtiler ortaya çıkmaz ve hasta bu nedenle bazen hekime başvurmakta gecikebilir. Ancak bunun tersine olarak altta yatan akciğer hastalığı nedeniyle solunum kapasiteleri zaten sınırlı olan hastalarda ortaya çıkan pnömotoraks ise daha gürültülü bir klinik tabloya neden olur ve çoğu kez hastayı hemen acil servise başvurmaya zorlar.

    Pnömotoraksın ana belirtileri ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Bu belirtilerin şiddeti hastadan hastaya değişebilir. Önceden KOAH, astım gibi obstrüktif havayolu hastalığı olanlarda zaten varolan nefes darlığı pnömotoraks sonrası şiddetlenebilir ve hastada siyanoz, solunum yetersizliği gibi ciddi, hayatı tehtid eden klinik tablolar ortaya çıkabilir.

    Tanı
    Ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınması ile hekime başvuran hastanın fizik muayenesinde pnömotoraks olan tarafta solunum sesleri azalmış yada kaybolmuştur. Hastada tablonun ciddiyetine göre taşikardi, solunum sayısında artma, siyanoz gibi bulgular saptanabilir. Kesin tanı akciğer grafisinde hasta taraf akciğerinin söndüğünün görülmesi ile konulur. Akciğer grafisinde ayrıca altta yatan akciğer hastalığına ait bulgularda saptanır.Akciğer grafisinde pnömotoraksa neden olacak bir hastalık görülmüyorsa bilgisayarlı tomografi ile daha detaylı bir inceleme yapılması gerekir.

    ALINTIDIR
     
  2. 21 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  3. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.555
    Beğenildi:
    58.502
    Ödül Puanları:
    663
    1. İstirahat ve Oksijen tedavisi :
    Sağlıklı bireylerde görülen akciğerin kısmen söndüğü (<10%)pnömotoraks olgularında hasta istirahat ve burundan verilen Oksijen tedavisi ile takibe alınır. Eğer 1 hafta içersinde plevra boşluğundaki hava geri emilirse yani kaybolursa başka bir tedaviye gerek kalmaz. Bu tür hastalarda çekilen bilgisayarlı tomografide bazen akciğerin üst loblarında küçük hava kistleri görülür ve pnömotoraksın bu kistlerden birinin yırtılması ile oluştuğu anlaşılır.

    2. Basit aspirasyon :
    15% ten daha fazla alanı kaplayan ve altta yatan akciğer hastalığı olmayan pnömotoraks olgularında bu yöntem uygulanabilir. Lokal anestezi yapıldıktan sonra göğüs duvarından ince bir iğne ile plevra boşluşuna girilerek buradaki hava aspire edilir (geri çekilir). kontrol grafisinde pnömotoraks düzeldi ise başka bir tedaviye gerek kalmaz.

    3. Göğüs tüpü ile drenaj :
    Altta yatan bir akciğer hastalığına bağlı olarak gelişmiş pnömotorakslarda ve travmatik pnömotorakslarda ilk aşamada uygulanacak tedavi yöntemidir. Ayrıca 15% ten daha fazla alanı kaplayan veya baştaki diğer 2 yöntemin uygulanmasına rağmen başarı sağlanamayan altta yatan akciğer hastalığı olmayan spontan pnömotoraks olgularında uygulanması gereken diğer tedavi seçeneğidir. Bu yöntemde lokal anestezi sonrası göğüs duvarından plevra boşluğuna plastik steril bir tüp sokulur ve bu tüpün açıkta kalan ucu dışarı hava çıkmasına yani havanın drene edilmesine izin verecek ancak dışarıdan içeri hava girmesine izin vermeyecek kapalı bir sisteme bağlanır. Bu sayede plevra boşluğundaki hava kısa sürede boşaltılarak akciğerin yeniden açılması sağlanır.

    4. Cerrahi girişim:
    Göğüs tüpü takılmasına rağmen düzelmeyen yada tekrarlayan pnömotorakslarda artık cerrahi yöntemlerin uygulanmasına gerek vardır. Cerrahi yöntemde ameliyathane koşulları ve genel anestezi altında göğüs boşluğuna girilerek akciğer veya göğüs duvarında hava kaçağına neden olan yırtıklar tamir edilir.

    ALINTIDIR
     
  4. 11 Aralık 2009
    Konu Sahibi : Mune
  5. zuhal26

    zuhal26 İstiridyeyim,incimsin... Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    80
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    merhaba mune ben bu rahatsızlığı geçireli 1yıl oldu öncelikle Allah ım kimseye yaşatmasın çok kötü ama yaşarsakta sabırlı olmamız lazım hamileyken bu tür bir sıkıntı yaşamadım doğumumdan 2buçuk ay sonra yaşadım bana tüp takmışlardı 5gün hastanede yattım bundan önce ilk aşamada sırtıma bıçak gibi bir ağrı saplandı ve 15 gün süren şiddetli öksürük,15 gün içerisinde özel hastaneye gitmedim sağlık ocağına gittim soğuk aldığımı söyleyip gönderdi ondan önce çok hastaneye gittiğim için sıkılmıştım şimdi burda anlatmaya kalksam çok uzun.çok fenalaşınca gittim eşimin ısrarıyla budurumla karşılaştım en ufak ihmallik nelere neden oluyor özel oda tutup kızımıda yanıma aldım ve o durumda onu emzirdim ona her bakmamda onu bırakıp gitmekten korkuyordum buna benzeer bir çok rahatsızlık geçirdim ve şuan 21 yaşındayım kızım ise 20aylık allah ım beni ondan hiç ayırmasın diye dua ediyorum.. bu konuyla ilgili sayfa açtığın için teşekkür ederim
     
    Son düzenleme: 13 Aralık 2009
  6. 12 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Mune
  7. bucan

    bucan Hayatta herşey kısmet... Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    203
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    benim eşim de iki kez geçirdi bu rahatsızlığı Allah kimseye vermesin, üstelik eşim ne sigara ne de alkol kullanıyor ve sürekli spor yapıyordu her ikisinde de diren denen tüplerden takıldı drlar belli bir sebebi olmadığını ve tekrar edip etmeyeceğini bilmediklerini söylüyor ama hiç duymadığımız aklıma gelmeyecek bir rahatsızlık çoğu kişinin de haberi yok böyle bir konuya yer verdiğiniz için teşekkürler. şimdi iyi gelecek şifalı bitkiler arıyorum bilgisi olan varsa??bilmiyorumkismile
     
  8. 17 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Mune
  9. mathilda_ss

    mathilda_ss Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    95
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    88
    ben 2 taraftan da pnömotoraks ameliyatı geçirdim kızlar..önce şansımı tüple denedim ama tekrarlayınca ameliyat olmak zorunda kaldım..
    merak ettiiniz şeyler varsa cewaplayabiliirim u konuda uzman oldum diyebilirim...öncesindede 8 - 10 kez delinmiştir ama röntgen çekilmediği için anlaşılmıordu hep soğuk algınlığı deyip yollamışlardı.ağrısı üşütme ağrısına çok benziyor..nefes aldıkça batma oluyor
    kimsenin başına vermesin allah bu hastalığı..ama çaresi var allahıma çok şükür
    ameliyat kesn çözüm deniyor 8 yıldır bir şeyim yok Allaha şükür
     
  10. 4 Eylül 2012
    Konu Sahibi : Mune
  11. _nurbanu_

    _nurbanu_ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    17 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    8.431
    Beğenildi:
    4.189
    Ödül Puanları:
    193
    allah herkese acil şifalar versin.evet pek bilinmeyen ama son yıllarda ,özellikle kadınlarda,sık sık görülmeye başlayan bir hastalık.ben de iki akciğerimden geçirdim bu rahatsızlığı.herhangi bir ilaç tedavisi yok yalnız belki bitkilerle ciğerler güçlendirilebilir.ben birşey öğrenemedim.ne tür bitkilerle,otlarla beslenmek lazım?bilgisi olan varsa yazabilir mi?sağlıklı günler...
     
  12. 13 Ağustos 2013
    Konu Sahibi : Mune
  13. _nurbanu_

    _nurbanu_ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    17 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    8.431
    Beğenildi:
    4.189
    Ödül Puanları:
    193
    merhaba canım.durumun nasıl?? umarım görürsün mesajımı..:KK5:
     
  14. 8 Kasım 2016
    Konu Sahibi : Mune
  15. olija

    olija Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    19
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Merhabalar siz mesaj birakali cok olmus ama ben yinede sansimi denenek istedim..bende 2 defa pnomotoraks gecirdim ve surekli diken ustundeyim yine olacak diye yasam kalitem yerlebir oldu heran aklomda sadece bu var ben ameliyat hakkinda bilgi almak istiyorum