polikistik over doğumdan sonra devam edermi?

Konusu 'Tüp Bebek Yöntemi ile Çocuk Sahibi Olmak.' forumundadır ve kiti tarafından 1 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

    1 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : kiti
  1. kiti

    kiti Yeni Üye Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    merhaba ben hamile kalmak istediğimde pko olduğumu öğrendim ve doktorum bana şeker ilacı almamı ve gün aşırı da ilişki önerdi ve 6 ay sonra hamile kaldım şu an 7 aylık bir oğlum var.(sezaryan ile doğum yaptım)
    benim merak ettiğim, bu durum devam eder mi? (4 aydır adet görüyorum ve şu an adetlerim düzenli) ve ileride 2.bebek düşündüğümüzde tekrar tedavi olmam gerekir mi?
    teşekkürler
     
  2. 1 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : kiti
  3. sevilay 15

    sevilay 15 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2008
    Mesajlar:
    171
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    slm canım bende polikistik over hastasıyım geçen yıl tedavi ile gebe kaldım maalesef erken doğumla kaybettim benimde senin gibi ilk aylar adetim düzenli oldu ama sonra gene bozuldu bu sene tekrar bebek istedik fakat tedavi görmeden gebe kalamadım o yüzden yeniden tedavi gördüm ve çok şükür şuan üç aylık hamileyim zaten doktorla görüştüğümde bunun kronik bir hastalık olduğunu söylemişti birde sitede soğan kürü ile yazılar var onlara bir göz at istersen ben doğumdan sonra sogan kürü sadece iki kez kullandım ona rağmen doktora gittiğimde dr kistlerin çok az görünüyor bu kadar beklemiyordum dedi
     
  4. 2 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : kiti
  5. moonna

    moonna Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.309
    Beğenildi:
    58
    Beğendikleri:
    43
    Ödül Puanları:
    48
    bende pkoluyum.ilk bebeğimi erken doğum nedeni ile kaybettim.(pko ile ilgisi yoktu erken doğumun rahim ağzındaki yetmezlikten dolayı olmuştu)
    şimdi 2 yaşında bir oğlum var.ancak dr umun söylediğine göre tam bir tedavisi yokmuş.en iyi tedavi şeklinin korunmak için ve adetleri düzenlemek için doğum kontrol hapı kullanmak oldugunu ve tekrar bebek istediğimde kontrole gitmek oldugunu söyledi.birde kilo almamak çok önemli dedi.
     
  6. 3 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : kiti
  7. Bahceci

    Bahceci Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    7.574
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    selam arkadaşların da dediği gibi pcos senin yapısal özelliğğndir ve iyileşme olmaz. sana benim bir yazımı gönderiyorum. nasıl birşeyin içinde olduunu anlaman için. ikinci çocuğu istediğinde yardıma ihtiyacın olabilr ama ille de böyle olacak diyemeyiz.
    “İNCİLİ KADINLAR” (POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI)

    “NEDEN BAZI KADINLAR ADET KANAMALARININ SAATİNİ BİLE BİLİRKEN BEN YILLARDIR DOKTOR, MUAYENE, TEST VE İLAÇLARLA YAŞAMIMI DEVAM ETTİRİYORUM?”

    “AİLEMDEKİ KADINLARIN İÇİNDE HER ZAMAN DİYET YAPMAK ZORUNDA OLUP HALA ŞİŞMAN OLAN NEDEN BENİM?”

    “YAKIŞACAĞINI DÜŞÜNSEM SAKAL, BIYIK BIRAKABİLECEK KADAR KILLANMAM VAR VE ARTIK GÜZELLİK MERKEZLERİNDEKİ GEÇEN ZAMANDAN BİTKİNİM!”

    “ÇOCUK İSTEYEN ARKADAŞIMLA BENZER KADERLERİ PAYLAŞIR MIYIM? O DA YUMURTLAMA SORUNU DİYE BAŞLAYAN PROBLEMİNİ ARTIK TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE AŞMAYA ÇALIŞIYOR.

    ŞİMDİDEN ÖNELEM ALMAM MÜMKÜN MÜ?

    Bu sorular uzar gider ama tek tanıda buluşulur; “POLİKİSTİK OVER”.

    Bu bir hastalık mıdır, sendrom mudur?

    Kafalar karışır, zaten ne fark eder ki?

    Tipik bir polikistik overli (PCO) kadını tanımak kolaydır. Yukarıdaki sorulardaki kadınların toplamıdır polikistik over hastası…

    Ama yetmez bazen yüzünde sivilceler onu ergenliğinden hiç kopartmaz ya da saçları zayıf, dökülme eğilimindedir. Ya da yemek yeryemez baygınlık hisseder çünkü reaktif hipoglisemisi vardır yani şeker dengesi bozulmuştur belki de ileri de şeker hastası olacaktır.

    Peki ya kanser, bu hastalık insanı öldürür mü? Bu hastalığın ultrasondaki görüntüsü “inci” gibi güzel bir taşa benzetilir; “yumurtalıkta çok sayıda inci kolye gibi dizilmiş foliküller” diye tabir edilir.

    Demek ki çok korkunç olmasa gerek, yoksa neden bir hastalık tanısında değerli bir taşın adına gönderme yapılsın ki? Aslında yumurtalıklardaki her ovule olan (yumurtlama yapan) folikül inci tanesi kadar kıymetlidir.

    Çünkü doğru zamanda spermle buluşup hayalini kurduğunuz bebeğinize sizi kavuşturabilir. Ama PCO’da bu inci taneleri kendi aralarında bir türlü hangisinin yumurtlayacağına karar veremezler, geçimsizliklerine neden olan da çok zaman etraftaki erkeklik hormonlarının (androjen) miktarının dengesizliğidir.

    Buna karşılık vücutta bu kez de kadınlık hormonları yükselir ama karşılıksız aşk gibidir östrojenin durumu, doğru zamanda doğru yerde progesteronunu bulamaz. Over (yumurtalık) bu kez üzüntüsünden şeker hastası taklidi yapar, insüline karşı direnç gösterir. Rahim içindeki doku (endometrium) kalınlaşır kalılaşır ama bir türlü kanayamaz, bekler sevdiğini.

    Ya progesteron er ya da geç gelir ya da doktor dayanamaz bu ayrılığa… ilaç niyetine kavuşturur sevenleri, dışarıdan müdahale eder ve kanama olur. Bazen de beklemekten yorulan endometrium üç ay da bir kanar, ince hastalığa kapılır gibi bazen de hiç kalınlaşamaz bile. Size doktorunuzun verdiği “progesteron” reçeteleri işte bunun içindir.

    Ama çok zaman “doğum kontrol hapları” önerilir bilirsiniz, kullanırsınız. Çünkü östrojen-progesterona aşkı öğrtemek gerekir, etraftaki androjenlere biraz sakinleyin demek gerekir. Bunun için size her derde deva farklı özellikli doğum kontrol hapları verilir. Bazen de insüline haddini bildirmek için şeker (diyabet) hastalarının kullandığı ilaçlardan yardım istenir.

    Tüm bunlar yumurtlamayı başaramayan yumurtalıklarda ahengi sağlamak içindir. İncilerin sahibi kadına da diyet yapması, kilo vermesi, yaşam tarzını aktifleştirmesi öğütlenir.

    Biraz spor yapsa, kilo verse incileri mi dökülür?

    Hayır dökülmez aslında çünkü onlar onun kimlik kartıdır, ameliyatla yerinden sökülüp alınmadıkça o inciler yumurtalıklarda üretken yaşında kadınla beraber kalır. Yani bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmek, kendinle barışmak gerekir. Adet görmemeyi dert etmeyen kadınlar da vardır, gün gelipde çocuk istediklerinde neden düzenli adet gören kadınların şansı her ay %15’ler civarındayken kendilerinde bu oranın çok çok azaldığı anlatılır.

    Östrojen-progesteron aşkı bir matematik heasptır aslında ve her ay yeniden, yeniden kurulur. PCO’lu kadın da bu matematik hesap çok zordur o yüzden yumurtlama takiplerinden başlayan ve tüp bebek tedavilerine uzanan geniş bir yolda çocuk sahibi olabilmeleri için destekler verilir. Şeker hastası gibi davranan metobolizma kan yağlarını da yükseltir.

    Genç yaşlarda bu pek önemsizmiş gibi görünür ama yıllar hızla geçer ve sürekli kan yağları yüksek olan ve androjenleri diğer kadınlardan biraz daha yüksek olan bu kadınlar erkeklerdeki yüksek kalp hastalıkları risklerini taşırlar. Hele de kilo problemiyle de başedemiyorsa riskler birbirini fasit bir dairenin içinde kovalar durur. Bunları önemsemek ve basit önlemlerle hayatı güzelleşitirmek mümkündür. Genç yaşlarda kozmetik sorunlar nedeniyle doktora gitmek daha yaygındır. Sivilceler başa beladır ve tedavi edildikleri sürece iyileşme olur.

    Görünen bölgelerdeki tüylere kozmetik dermatoloji çözümler üretir, antiandrojenik ilaçlarla da yeni oluşacak başıbozukluğun önüne geçilmeye çalışır. Ameliyatla bu hastalığın tedavisi için yıllardır süren tartışma hala ateşli bir şekilde bilimsel platformda devam etmektedir. Yumurtalıkların bir kısmının çıkartılması ya da yakılması ile incilerin sayısının azaltılması hedeflenir.

    Böylece yumurtalıklar elindeki zenginliğin azalmasından dolayı kendi içindeki geçimsizlikten kurtulup ahenkle kimin ayın şanslı yumurtası olacağına karar verebileceği düşünülür. Ameliyatta hırslı davranılarak incilerin fazla sayıda yok edilmesi kadınların erken yaşta yumurtalık faaliyetlerini yitirmesine neden olacağından (menopoz) doğru planlamayla, gerekli hastalara uygulanılabilir bir yöntem olarak düşünülmelidir.

    Aynı düşünce tarzıyla devam edersek PCO hastalarının ergenlikte yaşayamadıkları yumurtlama fonksiyonlarını daha ileri yaşlarda kendiliğinden kazanabilecekleri yönündedir. Yani ömür boyu ilaç kullanmak gerekmemekte hatta kendi yaş grubundaki kadınlara göre bazı hastaların ileri yaşlarda doğurganlık potansiyellerinin daha geç tükendiği söylenebilir.

    Kanser?

    Bu ürkütücü sorunun karşılığı olarak “Evet, risk vardır!” demek gerekir. Nedeni de östrojenle uzun zaman progesteronu olmadan yaşamak zorunda olan rahimiçi dokunun yıllar içinde değişiklikler yaşamasındandır.

    Polipten, endometrial hiperplaziye (kalınlaşma), oradan rahim kanserine kadar olan değişiklikler bu kadınlarda ileri yaşların riskidir. Gençken sivilcelerini, kilo artışnı, adet düzensizliklerini ya da çocuk sahibi olamamayı önemsemeyen ve tedavi görmeyen kadınların ileri yaşlar için riskleri şeker hastalığı, kalp hastalıkları ya da rahim kanseri olabilir.

    Bunlar önlenebilir, tedavisi olan durumlar. Bu nedenle vücudunuzun saati size birşeyler anlatmak için normal ritminden çıktığında onu tekrar kurmak için doktorunuza başvurun. Bir sonraki yazıda aynı yerde buluşmak üzere, sağlıcakla kalın...

    Op. Dr. Aytun AKTAN
     
  8. 31 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : kiti
  9. nur5555

    nur5555 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ben de pcoluyum ve 2 hafta önce 4,5 aylık tüp bebek yöntemi ile oluşan gebeliğim son buldu.pco düşüklere de sebep olurmuş.sebebini anlayamadım.acaba şimdi rahim temizlenmiş midir?kendi kendime hamile kalabilir miyim çok merak ediyorum.
     
  10. 1 Haziran 2010
    Konu Sahibi : kiti
  11. Bahceci

    Bahceci Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    7.574
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    selam çok geçmiş olsun maalesef polikstik hastalarada düşük oranı biraz daha yüksek oluyor o nedenle ben 6-7. haftalara kadar glucophage kullanmayı tercih ediyorum. düşüğün altında çok sayıda başka nedeneler de olabilr. 2 hatfta olmuş düşük yapalı en az 3 ay beklemekte fayda var. dilerim bebeğini sağlıkla kucağına alabilirsin.
     
  12. 1 Haziran 2010
    Konu Sahibi : kiti
  13. htcvlkn

    htcvlkn çıkmaz yolda yol aramakta Pro Üye

    Katılım:
    18 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.385
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    merhaba doktor hanım.
    benim bu polikistik overle ilgili kafamda bir türlü oturtamadığım bazı soru işaretleri var.
    bana yaklaşık 1 sene önce pko teşkisi konuldu. usg görüntümde pko görünümü vardı. doktorum hemen muayene olduğum gün adetimin 11. günü hormon testi yaptırdı lh fsh orantısız çıktı. ben doktoruma bu testin 3. gün yapılması gerekmiyor muydu dediğimde ne alakası var aylarca adet olamayan kadınlar var onların adetini mi bekleyeceğiz gibi beni çok tatmin etmeyen bir cevap verdi.
    ben de doktorumu değiştirdim. 11. gün yapılan hormon testimi de götürdüm. doktorum bunun tıbbı bir değeri olmadığını söyledi ama usg de pko görünümüne bakarak pko sun evet dedi. yazz 24 adlı doğum kontrol hapını verdi. yan etkilerinden dolayı ancak 2 hafta kullanabildim. arkasından 1 ay kadar bir süre bitkisel kürler kullandım.
    adetimin 3. günü test yaptırdım adet bitimi doktora gittim. hormon testimde de usg görüntümde de pko belirtisi yoktu.
    fakat bir sonraki ay adetim gecikince yine hormon testi yaptırdık. lh fsh da sorun yoktu. usg de temizdi. ama prolaktinim yüksekti.
    6-7 aydır usg de pko görünümü yok. adetim gecikince prolaktin yüksekliği çıkıyor testte.
    doktorum bana da glucophage kullandırtıyor son 2-3 aydır. ama bazen boşuna mı kullanıyorum diye düşünüyorum. acaba ben hiçbir zaman pko olmadım mı prolaktin mi sebepti hep.
    kilo sorunum yok.163 boy 51 kiloyum. şeker testlerim normal.sivilce saç dökülmesi yok. hafif tüylenmem var sadece. bana ilk teşhis konulmadan öncesinde bile yılda en az 10 defa adet görüyordum. sadece düzenli değildi.
    6-7 aydır pko ya ait bir belirtinin olmamasını nasıl yorumluyorsunuz doktor hanım. bu çok uzun bir süre değil mi. doktorlar pko nun atlatılamacağını söylüyorlar ama ben ya hiç pko değildim ya da atlattım mı diye düşünüyorum.
    bide glucophage kullanımı bunu sağlamış olabilir mi? kullanmaya devam ettiriyor musunuz benim gibi hastalarınıza?
    sanırım biraz fazla uzun yazdım. derdimi tam anlatmak istedim.
    şimdiden cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
     
  14. 2 Haziran 2010
    Konu Sahibi : kiti
  15. Bahceci

    Bahceci Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    7.574
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    selam açıkçası adet düzensizliğin var ama pko ile ilgili de çok verin yok gibi duruyor anlattıklarından. Sana zorla sen pkosun demek bana doğru gelmiyor. Adet düzensizliğinin illede bir adı olmayabiliyor. Bahsettiğin tüm testler normal ise şeker yüklemen, ilon normal ise glucophage da gerek yok. Prolaktin sorununa yönelik ilaçlar verilerek beklenebilir. Durumunuzun iyi gözlenmesi şart. Istanbula yolunuz düştürğünde elinizdeki test sonuçlarıyla bana uğrarsanız detaylı konuşma şansımız olur.
     
  16. 2 Haziran 2010
    Konu Sahibi : kiti
  17. yabangxuxlxuxm

    yabangxuxlxuxm Yeni Üye Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    9.744
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    aytun hanım pkoyu anlatacak çok güzel bir yazı eklemişsiniz.pko zor bi hastalık bende 7 yıl boyunca çok yaşadım stresini.klomenle yumurtalar büyümedi iğneyle aşırı uyarıldı bunun çaresizliğini benim gibi yaşayanlar ve siz bilirsiniz.doktorların artık tüp bebek yaptırmalısın dediği zaman acaba hiç hamile kalamayacakmıyım fikri çok kötüydü.ama şimdi hamileyim ve bebişim kendiliğinden geldi.bu kadar yazmışken şunuda sorayım 16 haftalık hamileyim sağ kasığımda hafif ağrı var normal olduğunu duydum ama endişeleniyorum bişey olacak diye bebeğime.bide bu haftada bebeğin hareketlerini hissedebilirmiyim.1 hafta öncesine kadar pıtırtı gibi hissediyordum bu aralar öyle hissedemedim yada farkındamı değilim.cevabınız için şimdiden teşekürler.
     
  18. 2 Haziran 2010
    Konu Sahibi : kiti
  19. fikirdelisi

    fikirdelisi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    4.158
    Beğenildi:
    6
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    38
    canim ben de hamile kalmayi istedigim zamana kadar pko oldugumu bilmiyordum. her ay en fazla 2-3 gun oynardi adet dongum.istisnasiz her ay olurdum.boyum 166 kilom en fazla 55 ti. ne sivilcem. ne tuyum vardi. ama ben de pkoymusum. tedavisiz hamile kaldim. dogumdan sonra kilolarim kaldi bende.73 kiloyum suan. ve rahim duvarimda kalinlasma varmis.