Polikistikover Sendromu hakkında herşey

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve Elif26 tarafından 11 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    11 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  1. Elif26

    Elif26 @şkısın@ @şık Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    608
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Arkadaşlar bu adreste Polikistik over hakkında aradığınız herşeyi bulabilirsiniz.Belirtileri ve metformin kullanımına kadar tedavisi ve riskleriyle ilgili herşey var.Ben baktım ve çok ilginç şeyler buldum lütfen sizde bi gözatın özellikle PKO'da isrenmeyen sonuç bölümünekafamçokkarıştı
    http://www.doktornevra.com/yumurtalik_kistleri.asp
     
  2. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  3. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    PKO NEDEN OLUR?
    Yumurtalıklardan birinde yumurtlamayı sağlamak amacıyla folikül gelişiminin başladığı aşamanın herhangi bir nedenle yavaşlaması veya duraklaması durumunda folikül gelişip çatlayacağı yere burada milimetrik çapta bir kist oluşur ve çatlamadan kalır. Bu durum her adet döngüsünde tekrarladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar.
    Yumurtlama her iki yumurtalıkta da olan bir olay olduğundan belli bir süre sonra her iki yumurtalıkta birden bu milimetrik kistlerin sayısı artar.

    Folikül gelişimi yumurtalıkların yüzeye yakın kısmında olduğundan her adet döngüsünde sayısı artan bu "yarım" foliküller yumurtalığın yüzeye yakın kenarı boyunca dizilirler.



    Yukarıdaki ultrasonografi resminde bir yumurtalıkta bariz bir PKO durumu gözlenmektedir. Resimde oval biçimdeki yumurtalık dokusunun dış yüzeyine yakın olarak dizilmiş siyah boşluklar yarım kalmış yumurtlamalar sonucunda oluşmuşlardır.

    Foliküllerin Gelişimi Neden Durur?

    PKO bir kısır döngü hastalığıdır. Herhangi bir nedenle yumurtlama sürecini bozan her olay, sonuçta yumurtalıklarda polikistik yapının gelişmesine neden olabilir.

    Bu olay,

    beyinde yer alan ve yumurtlama için ilk sinyalin verildiği hipotalamus bölgesinden dalgalanmalar şeklinde olan GnRH adı verilen hormonun salgısını bozan bir olay,

    veya hipotalamus bölgesine komşu olan ve yumurtalıklara GnRH hormonundan sinyal aldıktan sonra LH ve FSH hormonu salgısı yaparak folikül geliştirme ve yumurtlama emri veren hipofiz bezini olumsuz etkileyen bir olay olabilir.

    Hipotalamus ve hipofiz bölgelerindeki bu hormonların salgılarını bozan temel olaylar aşırı ruhsal stres, prolaktin hormonu yüksekliği, tiroid hormonları salgı bozukluklarıdır. PKO’da bu tür nedenler arka planda yer alırlar.

    Direkt olarak yumurtalıkların içindeki hassas hormonal dengeye etki eden bir olay foliküllerin gelişimini oldukça olumsuz etkileyebilir ve PKO gelişimine neden olan en temel mekanizmalar bu bölgeyi etkilerler. Şeker hastalığı veya şeker hastalığına eğilim, böbreküstü bezlerinden aşırı miktarda androjen hormon (erkeklik hormonu) salgılanması gibi olaylar yumurtalıklardaki hormon dengesinin bozulmasına, buradan hipotalamus ve hipofiz bölgelerine bozuk sinyaller gitmesine ve böylece yumurtlamayı sağlayan temel hormonlar olan LH ve FSH hormonlarının salgılarının bozulmasına neden olabilirler.

    Yumurtlama durakladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar, kist sayısı arttıkça yumurtalıkların içindeki hassas hormonal dengeler daha da bozulur ve yumurtlama bozukluğu daha kronik hale gelir.

    "Yarım folikül" sayısı arttıkça “bozuk sinyaller” artmaya devam eder ve yumurtlama daha da zorlaşır.



    ALINTI
     
  4. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  5. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    PKO BELİRTİLERİ
    PKO'dan şüphelenilmesini sağlayacak en önemli iki belirti kadında gecikmelerle seyreden bir adet düzensizliği ve normaldışı bir tüylenmenin olmasıdır.
    Tüylenme "yarım kalan foliküllerden" testosteron ve diğer "erkeklik" hormonlarının fazla miktarlarda üretilmesine bağlıdır.

    PKO'lu kadınlarda tüylenme en sık erkeklerde sakal çıkan bölgelerde olur. Daha ileri durumlarda normaldışı tüylenme göğüsler arasında, göğüs uçlarında, göbekte olabilir. Tüylenme hiç ortaya çıkmayabileceği gibi (bu oldukça enderdir, tüylenme PKO'nun "olmazsa olmaz" bir belirtisi kabul edilebilir), yüzde çenede, boyunda, göğüs uçlarında, göğüs arasında, bacakların iç kısımlarında estetik problemlere yol açacak kadar aşırı miktarlarda olabilir.



    Androjen (erkeklik) hormonların etkisiyle ortaya çıkan bu tüylenme dışında, yine bu hormonların etkisiyle hassas ciltte akne (sivilceler) ortaya çıkabilir.

    PKO bir yumurtlama bozukluğu olduğundan sendromun diğer bir önemli belirtisi de adet düzensizliğidir. Bir kadının yılda bir veya iki kez gecikmeli adet görmesi normal kabul edilirken adet gecikmelerinin sık olması bir yumurtlama bozukluğuna işaret edebileceğinden muhtemel bir PKO açısından inceleme gerekir.

    Yumurtlama olmadığından rahim iç tabakası progesteron hormonunun etkilerinden yoksun kalır ve bu yüzden yalnızca östrojen hormonu etkisiyle kalınlaşır. Kalınlaşma belli bir aşamaya geldiğinde tabakanın kan dolaşımı yetersiz kalır ve östrojen hormonu da tabakayı desteklemekte yetersiz hale gelir. Bu durumda genellikle gecikmeli bir süre sonunda kalınlaşan tabaka genellikle normalden fazla bir kanamayla birlikte dökülmeye başlar.

    Ender durumlarda PKO'lu bir kadın düzenli olarak adet görebilmesine karşın, genellikle 35 günün üzerinde ve düzensiz aralıklarla adet kanaması görülür.

    Yumurtlama olmaması, adet düzensizliğinin yanı sıra gebe kalamama, veya "zor gebe kalma" sorununa da neden olur.

    Bazı durumlarda PKO, tekrarlayan düşüklere neden olabilmektedir.

    "Şişmanlık" PKO'lu kadınların yarısında vardır. Şişmanlığın hastalığın tam olarak neresinde bulunduğu, yani hastalığı kolaylaştırıcı bir etken mi olduğu veya hastalığın sonucu mu olduğu halen tartışmalıdır.



    ALINTI...
     
  6. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  7. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    PKO ÖNEMSENMELİDİR
    Polikistik Over (PKO) defalarca belirtildiği gibi, belirtiler veren, yani sinsi olmayan bir durumdur. Öncelikle bu nedenle PKO, yani yarattığı belirtilerin kadına verdiği rahatsızlıklar (adet düzensizliği, tüylenme, gebe kalamama gibi) nedeniyle kadını çoğu durumda tedavi arayışına iten bir durumdur.
    Yine de günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir belirti veya bulgu olmasa veya kadın PKO'nun kendisinde yarattığı değişikliklerden rahatsız olmasa dahi, vücutta yarattığı olumsuz metabolizma ortamı nedeniyle PKO, basit bir yumurtlama bozukluğu olmaktan çok, kısa veya uzun vadede ciddi sorunlar yaratabilen bir durumdur.

    PKO’nun kadın yaşamı üzerinde uzun vadede yaratabileceği muhtemel olumsuzluklar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

    Diyabet (Şeker Hastalığı) Gelişme Riski

    PKO, ileri yaşlarda Tip II, yani insüline bağımlı olmayan (tedavide ağızdan alınan ilaçların kullanılabildiği) diyabet gelişme olasılığının arttığı bir durumdur. Özellikle kilolu olanlarda bu risk daha da yüksek olmakla beraber 40 yaşın üzerinde olan PKO’lu kadınların yaklaşık %40’ında diyabet gelişmektedir.

    Diyabet gelişiminin altında yatan temel neden muhtemelen PKO gelişimine de zemin hazırlamaktadır. Yani PKO kendi başına diyabet gelişimine neden olmamakta, ancak bazı kadınlarda PKO geliştiren temel mekanizma (insülin direnci), ileri yaşlarda diyabet gelişme riskini de artırmaktadır.

    PKO’nun bu özelliğinin bilinmesi PKO tanısı almış olan kadının belli aralıklarla insülin direnci ve diyabet açısından takip edilmesini ve diyabet tanısı konduğunda tedavinin erken başlamasını sağlamaktadır. Diyabet erken tanındığında ve etkili bir şekilde tedavi edildiğinde yaşam süresini kısaltan bir hastalık olma özelliğini büyük oranda kaybeder.

    Yapılan çalışmalara göre son zamanlarda gündemde olan Metformin ve diğer insülin duyarlılığını artırıcı ilaçlar etkili bir şekilde kullanıldıklarında, ileride diyabet gelişme riskini ertelemekte ve hatta ortadan kaldırmaktadırlar.

    PKO ve Gebelik Şekeri

    PKO’nun şeker hastalığıyla olan yakın ilgisinin bilinmesi PKO’su olan kadının gebeliğinin doktor tarafından ele alınmasında da bazı farklılıklar getirir. Gebelik, artan hormonların etkisiyle genel olarak zaten insülin direnci gelişme eğiliminin yüksek olduğu bir dönemdir ve duyarlı kişilerde gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) durumunun gelişmesine neden olabilir.

    Gestasyonel diyabet gebeliğin belli dönemlerinde yapılan tarama testleriyle ortaya çıkarılabilen ve bebek ve anne adayı zarar görmeden kontrol altına alınabilen bir durumdur. PKO’lu anne adayları gestasyonel diyabet gelişimi açısından daha yüksek risk altında olduklarından gebelik döneminde çok daha sıkı takip altında tutulurlar.



    Kalp ve Damar Sorunları

    PKO, kanda androjen (erkeklik) hormonların yüksek olduğu bir durumdur ve bu denli yüksek seviyeler kan yağları (lipitler) üzerine olumsuz etkiler yaratırlar.

    Yine PKO, ileri yaşlarda hipertansiyon gelişme riskini artıran bir durumdur.

    PKO’lu kadınların kilolu olmaya eğilimli olmaları, şeker hastalığı geliştirmeye olan eğilimleri ve yukarıda bahsedilen iki olumsuz durum birleştiğinde ortaya artmış bir damarlarda sertleşme (ateroskleroz) riski çıkar. Bu da inme (felç), kalp krizi gibi ciddi damarsal sorunları beraberinde getirir.

    PKO’lu kadınların kendilerini kilo almadan korumaları, gerekli durumlarda kullanılan lipit düşürücü ilaçlar, kan şekerinin sıkı denetim altında tutulması, tansiyonun sürekli olarak denetlenmesi bu tür risklerin gerçekleşme olasılığını belirgin şekilde azaltır.

    PKO, insülin direnci mekanizması üzerinden genel olarak kan pıhtılaşmasının artma eğiliminde olduğu bir ortam oluşturur. Bu da damar tıkanıklığı gelişme riskini artıran bir durumdur. Özellikle insülin direnci olan ve kilolu olan kadınlarda, normalde PKO’da nispeten sık kullanılan ve östrojen içeriği yüksek doğum kontrol haplarından kaçınmak ve insülin direnci ve kilo sorununu düzeltici girişimlerde bulunmak bu riski belirgin olarak azaltır.

    Rahim Kanseri Gelişme Riski

    Rahim kanserinin (daha doğru deyimle rahim iç tabakası kanseri (endometrium kanseri) bilinen en önemli risk faktörleri arasında şişmanlık, şeker hastalığı, hipertansiyon ve çocuk doğurmamış olmak vardır. PKO bu sayılan tüm bu risk faktörlerinin nispeten sık görüldüğü bir durumdur.

    Rahim kanseri gelişimine zemin hazırlayan en önemli etken ise rahim iç tabakasının uzun süreli tek başına östrojen hormonu hakimiyetine maruz kalmış olmasıdır. Bu son durum yumurtlama olmaması nedeniyle progesteron hormonunun koruyucu etkilerinden maruz kalan PKO’lu kadınlarda oldukça ön plandadır.

    PKO’da yumurtlamanın düzenli olarak sağlanması veya eksik olan progesteron hormonunun ilaçlarla dışarıdan takviye edilmesi ve şişmanlık, şeker hastalığı ve hipertansiyon sorununun sıkı denetim altında tutulmasıyla PKO’lu kadınlarda rahim kanseri gelişme riskinin en aza indirilmesi tümüyle mümkündür.



    ALINTI...
     
  8. 23 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  9. entersan

    entersan Guest

    polistik over hastaları hamiş kalınca hamilelikte ilaç kullanıyorlarmı
     
  10. 28 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  11. aleyna72

    aleyna72 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Eylül 2007
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    elif26 saol ararıpta bulamadıgım konularıbuldum vermiş oldugun link te saol
     
  12. 3 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  13. Elif26

    Elif26 @şkısın@ @şık Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    608
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    yardımcı olabildiysem ne mutlu bana canım...
     
  14. 3 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  15. xixtxixr&buse

    xixtxixr&buse Sana ait bütünüm :))) Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.183
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    genetik olabilir mi ?
     
  16. 7 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Elif26
  17. Elif26

    Elif26 @şkısın@ @şık Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    608
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Genetik olduğunu hiçbir yerde okumadım canım.Benim ailemde kimsede yok mesela.Bu genelde doğuştan olduğunu ve ergenlik döneminden sonra farkedildiğini söylüyor doktorlar...
     
  18. 16 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif26
  19. ogesan

    ogesan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    meraba ben yeni üyeyim daha önce bu siteyi takip ediyordum.. ben 9 aydır hamile kalamiyorum çatlatma ignesi,progestan her şeyi deniyoruz hsg çektirdim bişey cıkmadı neyseki ama polistik oval misim... ne yapmam gerek polistik oval olup hamile kalan var mi ?