Polonya NATO'ya Doğru

Konusu 'Yurtdışı Paylaşım Polonya' forumundadır ve EU1 tarafından 30 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    30 Nisan 2008
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Varşova Paktı, Sovyetler Birliği gibi eski yapıların ve bağların çöküşü, Polonya`nın kendisini kararsız güvenlik alanının içinde bulmasına neden oldu. Şu anda Polonya`nın siyasi ve askeri çevreleri tehdit oluşturmuyor. Bu nedenle, bütün Doğu ve Orta Avrupa`nın istikrarı adına hareket ederek Polonya`nın, Avrupa`da Soğuk Savaşın eski ayırmalarını yansıtan özel güvenlik belirsiz (gri) kuşağını yok etme ihtiyacını ortaya çıkarttı. Buna son verebilen tek yol, Polonya`nın batı entegrasyon kuruluşlara üyeliğidir, özellikle NATO, Avrupa Birliği ve Batı Avrupa Birliği. 1989 yılından beri oluşturulan tüm hükümetlerın yöneticileri gibi 1997 yılında ikidara gelen yani Polonya Başbakanı Jerzy Buzek dahil parlamentoda, Polonya`nın Avrupa-Atlantik kuruluşlara üyeliğine doğru devamlı olarak çaba sarfetmesi gerektiğini özellikle vurgulamaktadır. Bu belirli konuda Polonya`da siyasi partiler uzun zamandır tam itifak halindedir. Kamu oyu anketleri çoğunlukta da (yüzde 80 -90) Polonya`nın NATO, Avrupa Biriliği, Batı Avrupa Birliği`ye çabuk katılmasını tercihini göstermektedir.

    Avrupa Polonya için istisnai önemi taşımaktadır. Mayis 96 yılında Polonya Dışişleri Bakanı, Dariusz Rosati Seym`e yaptığı konuşmasında Polonya`nın dış politikasının esaslı görevleri olarak şu hususları sergilemiştir:
    Polonya`nın NATO, AB, BAB ile entegrasyon aracılığıyla Batı Dünyasına dönüşü, bu kuruluşların üyeleriyle hem iki taraflı hem de çok taraflı işbirliği.


    Devletlerin ve uluslarası kuruluşların arasındaki işbirliğine ve özellikle tüm Arupa`yı kapsayan güvenlik sisteminin kurulmasına iştirakına dayanan Avrupa`nın yeni düzeninin kurulmasına katılım. Avrupa Konvansyonel Silahları Antalşması, Açık Semalar Antlaşması ve güvenlik ve işbiriliği artan önlemleri konusunda 1994' Viena Belgesi başta olmak üzere Polonya, Avrupa kıtasının güvenliğini sağlama anlamını taşıyan anlaşmaların tam yürütülmesine iştirak eder. Polonya`nın dış politikası için Avrupa ölçüsü başlıca Avrupa Barış ve Güvenlik Işbirliği Teşkilatının performansına bağılıdır. 1998 yılında Polonya bir yıllık süresi olan AGIT dönem başkanlığı görevini üstelenmiştir.


    işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmek amacıyla karşılıklı dostluk antlaşmalarına dayanan iyi komşuluk ilişkilerin geliştirilmesi,


    Orta Avrupa`da bölgesel/yöresel bağların sağlanması ve kuvvetlendirilmesi. Bu amaçlar Visegrad Grup (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya Cumhuriyeti ve Macaristan), CEFTA (Orta Avrupa Serbest Ticaret Birliği), CEI (Orta Avrupa Teşebbüsü) ve Baltik Devletleri Kurulu gibi kuruluşları tarafından önemli çabalar sarfediliyor

     
  2. 30 Nisan 2008
    Konu Sahibi : EU1
  3. EU1

    EU1 Guest

    Bunun yanısıra, Polonya, 36 tane uluslararası uzmanlık kurumları, komisyonları ve diğer organların çalışmalarına ve programlarına katılarak Birleşmiş Milletleri arenasında çok aktiftir. Güvenlik Konseyi`nin 1996-1997 dönemi için geçici üyesi olarak tekrar seçilmesi, dünyanın başta gelen siyasi ve ekonomik merkezleri ile işbirliği için Polonya için yeni olanakları yarattı.

    NATO`ya üye olmak ve NATO`nun Polonya`yı bir partner olarak görmesi Polonyalı`lar için tek güvenilir garanti olabilir. Bu perspektifin içerisinde Polonya`nın alabileceıi tek makul istikameti Avrupa-Atlantik istikametidir. Ne Rusya`nın güvenlik beyanları ne de bölgesl veya tüm Avrupa`yı kapsayan güvenlik kuruluşları buna allternatif olabilir. NATO, AB, BAB`ya tam üyeliği Polonya`ya gerçek güvenlik anlamını verebilir. Bunun gerçekleşmesi, henüz başlatılan ve büyük toplumsal çabasını ve fedarkarlığını gerektiren sistem transformasyonları olan Polonya için özellikle önemlidir.

    Batı kültürüne sahip olan Polonya, II. Dünya Savaşından önce ve esnasında Batı Avrupa ülkelerle müttefik olup Nazi Almanya'ya karşı kahramanca savaştı. Memleketin içerisinde işgalci kuvvetlerine devamlı olarak direnen askeri örgütlerinin dışında Polonyalı mühacirlerden ve gürbetçilerden müteşekkil olan güçlü ordular II. Dünya Savaşının hemen hemen bütün cephelerinde savaştılar. Norveç'te (Narvik), Libya'da (Tobruk), Italya'da (Monte Cassino ve Ancona), Fransa'da (Falaise), Ingiltere'de (Londra'nın gök savaşı), Hollanda'da (Breda), Belçika'da (Gent). Ayrıca Sovyetler Birliğinde bir Polonya Ordusu kurulumuş ve doğu cephesinde çeşitli operasyonlara katılarak 1945'te Berline girmiştir. Bütün bu fedakarlıklara rağmen müttefikler Polonya'yı doğu blokuna sevkedip 50 sene süren talihsizliğe bıraktılar. Bu nedenlerden dolayı Polonya NATO'ya girmek için çoktan beri moral bir hak kazanmıştır.

    Avrupa`nın II. Dünya savaşından sonrakı tarihi NATO`nun savunma yapısı olduğu gibi politik, sosyal, ekonomik, ve kültürel entegrasyonun katalizörü olarak verimliğini açık bir biçimde gösteriyor. Avrupa`da askeri ve politik durumun değişimi NATO`nun varolmasının nedenini sorgulamıyor. Avrupa`nın yeni durumuna daha iyi uyumu sağlayacak olan Antlaşma`nın politik ve askeri prensiplerine ulaşmak önemli olmaya devam ediyor. NATO`nun Doğuya açılma düşüncesi bu yeni prensibin anahtar faktörüdür. NACC ( Kuzey Atlantik Birliği) ve PfP`in ( Barış için Işbirliği) çerçevelerinde işbirliğiyle ve Bosna`da IFOR`un ( Bosnia'daki Uluslarası Barış Kuvvetleri) operasyon girişimi ile Antlaşma, Avrupa`nın güvenlik işbirliğini bir nevi promotörü ve organizatörü olmuştur.

    Polonya`nın NATO`ya, ancak NATO`nun sunduğu politik ve askeri garantiler uğruna talip olmuyor. Polonya için önemli olan NATO`nun yalnızca askeri değil aynı zamanda ekonomik ve ekolojik kategorilerde güvenlik görevi yapmasıdır. Polonya, NATO ile ilişkilerinin gelişimine dikkati ederek mevcut olan sistem transformasyonlarına politik, maddi ve teknolojik desteıi çekmek şansını kazanmaktadır. NATO, AB gibi kuruluşlara üyeliği, ülkenin reform çabalarının başarısına ve onların tatmin edici gelişimine nitekim bir nevi garanti vermektedir.

    Polonya`nın NATO`ya kabulu stratejik boyutunu taşımakta. NATO`nun etkin genişliğinin büyültmesi ve doğuya yaklaşık 500 km mesafesinde savunma hattının taşınmasına bağlıdır. NATO`nın askeri yapılarında mümkün olduğu kadarıyla büyük rolü oynamak isteyen Polonya, donatıldığı teçhizatın kısmen eski olmasına rağmen, etkili ve gelişmiş askeri, ekonomik ve savunma iç yapılarını içeren mühim askeri potansyeli NATO`ya teslim edecektir.

    1989 yılından sonra, Polonya`nın diğer Orta Avrupa ülkeleri ile NATOyla sıkı ilişkileri kurmayı engelleyen asıl nedenler Varşova Paktı'nın ve Sovyetler Birliği'nın dağıtılmasıyla birlikte kayboldu. NATO bu konuda tarihi şanstan yararlanmaya istekliydi ve yeni demorasilerle işbirliğinin gelişmesine ilgi gösterip kendisini Doğu`ya açmak ihtiyacını ifade etti.

    16+1 (NATO`nun 16 üyesi ve arzu eden ülkeler) förmülüne göre individual diyalog 1996 yılında başlamıştır ve Polonya`nın ve NATO arasındaki işbirliğinin sahnesine ön rolünü oynamıştır. Diyalog Polonya `ya, NATO üyeliğinin çeşitli biçimlerini tanımasına ve aldığı uyumlaştırma önlemlerin düzenenin yiyleştirilmesine yardimcı oldu.

    Işin diğer yanı, Atlantik ülkelerin, Polonya`nın kolektif savunma konusundaki potansyellerini daha iyi tanımalarına yardımcı oldu. Anlaşmaya katılmak isteyen Polonya ve diğer ülkelerden, diğer müzakereler ve konsultasyonların temeli olarak görülen Study on NATO Enlargement`in ilerisinde konulabilecek tezler hususunda onların ayrı ayrı olarak durumlarıni ortaya koyan sözde yazılı tartışmayi teklif etmeleri istendi.

    Polonya kendi Bireysel Tartışma Belgesini NATO Karagahına Nisan 1996 yılında sundu. Bu Belge NATO`nun gelişmesinin hususlarını, geliştirilmiş Antlaşma ve Avrupa`nın güvenlik mimarlığının geniş anlayişi konusundaki görüşlerini teklif eder. Bu Polonya`nın NATO`nun kuvvetlendirilmesine nasıl iştirak edebileceği ve üyeliğin kriterlerini nasıl karşılabileceğinin ölçüsünü göstermektedir.

    Ekte ise Belge NACC ve PfP programların altında Polonya ve NATO işbirliğinin ve Polonya`nın diğer belirli Atlantik ülkeleriyle iki taraflı ve çok taraflı müsabetlerinin değerlendirilmesini vermektedir.

    NATO ile çok aktiv işbirliğinin sonucu olarak 1997 yılında NATO ülkelerince Madrit Toplantısında Polonya olmak üzere Macaristan ve Çek Cumhuriyeti ile NATO'ya tam üyeliğine davet edildi. 1997 Ağustos - Kasım ayları arasında yapılan NATO ile Polonya üyelik görüşmeleri neticesinde Polonya, NATO'nun bütün sorumlukları ve görevleri üstlenmek hazır olduğunu açıkça ve resmen beyan edip üyeliği hakkında mutabak sağlandı.

    1997 Aralık ayında NATO Dışişleri Bakanlarınca "üyelik protokolu" imzalandı. NATO'nun 16 milli parlamentolarına Polonya'nın NATO'ya üyeliği hakkındaki karar, onayına sunduktan sonra 12 Mart 1999 yılında Polonya NATO üyesi olup Türkiye'nin de yeni müteffiği.