Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Bitkilerle gelen sağlık/Kekik

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve Elif tarafından 27 Haziran 2009 başlatılmıştır.

    27 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.606
    Beğenildi:
    5.135
    Ödül Puanları:
    438
    Kekik üzerine olan araştırmalarım henüz tamamlanmış değildir. Şimdiye kadar almış olduğum sonuçları burada sizinle paylaşmaktayım. Kekik üzerinde henüz kesinleşmemiş araştırma sonuçlarını da tamamladıkça buradan inşallah sunmaya çalışacağım.
    Kekiği araştırmaya dokuz yıl önce başladım. Kekik, yaklaşık kırk yıldan beri geliştirmiş olduğum sistematiğe ideal bir şekilde uymaktadır. Etkin maddelerinin çok farklı kimyası var. İnsan vücudunda, aynı anda farklı metabolizmaları uyarıyorlar. Bu farklılıklar onun kullanma ve hazırlanma şeklinin pek kolay olmayacağı düşüncesini uyandırmıştı bende. Nitekim de öyle oldu. Sizin için hazırlama ve kullanma şekli zor değil. Benim için hazırlama ve kullanma şeklinin nasıl olacağını araştırmak ve tanımlamak zor oldu. Ve bu zorluk halen de devam ediyor. Zorluk, söz konusu bazı hastalıklara karşı onun nasıl kullanılması ve hazırlanması gerektiğini ortaya koymakta yatıyor.

    Etkin maddeler hızla suya geçiyor
    Kekiği kısık ateşte demlemeye başladığınız anda, çok şey değişiyor. Etkin maddeler hızla suya geçiyor ve farklı bir hastalık için önerilecek demleme sürelerini belirleme imkânı ortadan kalkıyor. Örneğin, kekiğin üç farklı hastalık için etkili olan maddeleri aynı zaman aralığında suya geçiyor. Demleme süresine bağlı değiller. Hepsi aynı anda suya geçiyor ve dolayısıyla da etkisi azalıyor. Mühim olan her etkin maddenin demleme sürecinde farklı zamanlarda suya geçme özelliğini kullanarak, ilgili hastalık için kürün demleme süresini belirlemektir. Maalesef, böyle bir imkânı kekik vermemektedir.
    Peki, çözüm nedir? Bu işin çözümü kolay olmasına rağmen, hazırlanmasında zorlukla karşılaşılmaktadır. Örneğin, adına A dediğimiz hastalığa karşı gerekli olan etkin maddeler ellibeş derece santigratta suya geçerken, yetmişsekiz derece santigratta, adına B hastalığı dediğimiz hastalığa karşı etkili olan etkin maddeler belirli sürede suya geçmektedir. İşte, zorluk bu noktada başlamaktadır. Örneğin, bir yemek kaşığı kekiği, yetmişsekiz derece santigratta suyun sıcaklığını sabit tutarak altı dakika bekletiniz denildiği takdirde, evinizin mutfağında bu kürü hazırlamak mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, kekiğin çok kolay kullanılıp hazırlanabileceği bir özelliğini tanıtmak istiyorum.


    Kekik ve mide bulantısı
    Zaman zaman mide bulantısı çekiyorsanız, ilk aklınıza gelecek olan kekik olmalıdır. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, uzun zaman ağzı açık beklemiş ve aroması uçmuş kekik bu amaç için uygun değildir. Taşıt (araba, uçak, gemi) tutmasından şikâyet ediyorsanız, kekik imdadınıza yetişecektir.
    Kemoterapi ve radyoterapi almış hastalar
    Kemoterapi veya radyoterapi alan hastaların en sık karşılaştığı durumlardan bir tanesi de mide bulantısıdır. Bu durumda olan hastalara kekik tavsiye ederim.

    GÜNÜN KÜRÜ
    Mide bulantısı, araç tutması, radyoterapi ve/veya kemoterapi sonrası gelişen mide bulantısına karşı.
    Kurutulmuş bir tatlı kaşığı kekik ağza alınır. Birkaç yudum suyla çiğnemeden yutulur.

    Bir anım
    Değerli okuyucu, bir dostum yakın bir akrabasıyla ziyaretime gelmişti. Akrabası, kırk yaşlarındaydı. Şikâyetiyse, ne tüketirse tüketsin hazımsızlıktan yakınıyordu. Tek bir zeytin dahi yese, yedikten birkaç dakika sonra şişkinlik başlıyormuş. Daha fazla bir şeyler yediğinde de mide ağrısıyla beraber öyle bir istifra nöbeti geliyormuş ki, o an ne yapacağını şaşırıyormuş. “Rahatlayana kadar çektiğimi bir Allah bilir, bir de ben biliyorum” diyordu.
    Kendisine dağ kekiği kullanmasını, çayını yapıp içmesini önerdim. Bu kişi hâlâ daha zaman zaman gelip teşekkür etmektedir.
    Dağ kekiğini, Toroslardan bir tanıdığı kanalıyla getirtmiş ve kaynatıp çayını içmiş. İçtikten sonra aldığı sonucu aynen şöyle tarif ediyordu: “İçer içmez ben yeniden doğdum. Karnımın şişliği indi, midem anında boşaldı. Bu nasıl bir mucize?” diye anlatmıştı. İlk aylarda tanıdığı tüm insanlara sorar olmuş, “Midenizde hazımsızlık, şişkinlik, bulantı var mı?” diye. Sorusuna evet cevabı alınca, hemen dağ kekiğini öneriyormuş, bende dağ kekiği var size verebilirim diyormuş. Bunu yapmamasını, önce mutlaka bir hekime gitmesinin doğru olacağını belirttim. Önerdiği kişinin ya farklı bir rahatsızlığı varsa?


    Dikkat
    Hamileliğinin ilk ayında olan kadınların ve tiroid problemi olanların uzak durması gerekir. Ayrıca mide ülseri olanların kekiğe karşı dikkatli olmalarını öneririm. Mide kanaması riski taşıyanların kekik tüketimiden kesin olarak uzak durması şarttır.

    Dikkat
    Kan-pıhtılaşma problemi olanların kekikten uzak durmaları gerekir.


    Dikkat
    Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.
    milliyet.com.tr