Prof.Dr.İbrahim Adnan Saraçoğlu/Bitkilerle gelen sağlık/Ona temkinli yaklaşın ISIRGAN

Konusu 'Bitki Sözlüğü' forumundadır ve Elif tarafından 16 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    16 Nisan 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.644
    Beğenildi:
    5.180
    Ödül Puanları:
    438
    Değerli okuyucu, ısırgan, bugüne kadar tanıdığım bitkiler arasında en karmaşık olanıdır. Bu bitkiyi araştırırken, daha dikkatli ve sabırlı olmam gerektiğini anladım. Bugüne kadar incelediğim ve araştırdığım hiçbir bitkiye benzemiyordu. Bir kısım etkin maddeleri, metabolitlere doğrudan etki ederken, bazı etkin maddeleri de hormonal denge üzerinden etki ediyordu. Velhasıl, karmaşık ve kimyası oldukça kompleks bir bitki...
    Isırgan, doğal ortamında çevre şartlarına büyük oranda bağlı bir bitkidir. Yetiştiği toprağın mineral ve tuz dengesinden en çok etkilenen bitki, ısırgandır. Isırgan, yöreden yöreye farklı türler gösterir. Avrupa, [​IMG]Amerika, Asya veya Avusturalya’da hep farklı türleri vardır. Çevresinde yetişen bitki florasına bağlı olarak çok fazla yatay geçişten etkilenmektedir. Ülkeden ülkeye değişen o kadar fazla türü vardır ki, saymakla bitmez.
    Isırganın, dalamaya (deride kaşıntıya ve yanma duygusuna) sebep olduğunu hemen herkes bilir. Isırgan bitkisinin üzerindeki tüylerde alerjiye ve yanmaya neden olan bileşikler (kimyasallar) formik asit, histamin, seretonin, acethylcolin, 5- hydroxy tryptamine ve diğer bazı iritant’lar (tahriş ediciler) bulunur. Dalama özelliği pişirildikten veya kurutulduktan sonra kaybolur.
    Isırgan otunun genç (taze) olanları hem besleyici hem de yemeği yapıldığında daha lezzetlidir.
    Safranbolu evlerinin arka bahçelerinde yetişen ısırgan, bu bölgenin endemik bitkisidir. Özellikle, “Safranbolu evlerinin arka bahçelerinde yetişen” diyorum çünkü, Safranbolu evlerinin arka bahçelerinin kendine özgü bir altyapısı vardır. Bu altyapının toprağa kazandırdığı özellik sayesinde burada yetişen ısırgan, yıllar içerisinde evrimini tamamlayarak Safranbolu’nun endemik bitkisi olmaya hak kazanmıştır. Bu altyapı özelliği bozulursa Safranbolu’ya özgü endemik ısırgan da kaybolmaya mahkûmdur.


    GÜNÜN KÜRLERİ

    Akciğer kanserini önleyici ve tedavi edici karışım
    Yarım litre kaynayan suya bir tutam ebegümeci (yaklaşık 4 - 5 gram) ve bir tutam da ısırgan (yaklaşık 4-5 gram) atınız. Hafif ateşte ağzı kapalı olarak 4 dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karnına sabah ve akşam bir çay bardağı içiniz. İçtikten en az 20 dakika sonra yemek yenebilir. Önleyici kür olarak haftada 3 - 4 gün uygulanır ve bir ay devam edilir. Yılda en az iki defa uygulanır. Kanserli hastalarda ise üç ay boyunca her gün hiç ara vermeden günde bir su bardağı içilerek devam edilir. Üç ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilir ve tekrar üç ay boyunca bir gün atlayarak bir su bardağı içilir. Daha sonraki günlerde zaman zaman uygulanır.

    [​IMG]Saçlara parlaklık vermek, kepek ve yağlanmayı önlemek için Isırgan otunu kuru veya taze olarak kullanabilirsiniz. Bir tutam ısırgan otunu 750 ml kaynayan suda dört dakika hafif ateşte haşlayınız. Soğuduktan sonra süzünüz. Saçlarınız temiz ise ısırgan otu suyu ile yıkayınız. Yarım saat bekletip suyla yıkayınız. Saçınız kirli ise önce şampuan veya sabunla yıkayıp sonra ısırgan otunun haşlama suyunu saçlarınıza uygulayıp yarım saat bekletiniz. Sonra sadece suyla yıkayınız. Bu uygulama saçlarınıza, canlılık, parlaklık kazandırır. Kepeklenme ve yağlanmayı da önler.

    Dİkkat:
    Her iki bitkinin de aynı şartlarda kullanılması gerekir, ya her ikisi de kurutulmuş veya her ikisi de taze olarak kullanılmak zorundadır.

    Kurutulmuş ve taze ısırgan arasındaki fark
    Taze ısırgan kullanımı kanamalara karşı durdurucu özelliğinden dolayı tüm dünyada uzun yıllardan beri bilinen bir halk ilacıdır. Kanamaları durdurucu özelliği taze yaprak ve saplarının içerdiği zengin K vitamininden kaynaklanmaktadır. Kurutulmuş ısırganda ise K vitamini yoktur. Bu nedenle kurutulmuş ısırgan çayı kan sulandırıcı özelliğe sahiptir.

    Dikkat
    Trombozitleri (platelet) yüksek olan hastaların taze ısırgandan kesin olarak uzak durmaları gerekir. Kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda olan hastaların taze ısırgandan yapılan yemekleri tüketmemeleri gerekir. Beyin embolisi geçirmiş olan (beyin kılcal damarlarında kan pıhtısının damarı tıkaması) veya genel olarak emboli riski taşıyan hastaların taze ısırgan çayı veya çorbasından kesin olarak uzak durmaları gerekir.
    Isırganın, saçlara verdiği canlılık, parlaklık, yağlanmaya ve kepeğe karşı koruyucu etkisi oldukça güçlüdür. Onun bu gücünden istifade edebilmek için haftada iki - üç defa uygulanması gerekir. Uygulama şekli günün küründe verilmiştir. Bu kürü uygularken taze ısırganı kullanmak daha etkilidir. Eğer, kurutulmuş ısırgan kullanılacaksa, aktarlardan satın alırken en azından o yılın ürünü olmasına dikkat ediniz. Kurutulmuş ısırganın, kök kısımlarını içermediğine ve çiçek açmamış olmasına dikkat ediniz.
    Eğer satın alacağınız ısırgan aynı zamanda çiçeklerini de içeriyor ise o ısırganı satın almayınız. Çünkü, ısırganın bu uygulamada çiçek açmadan önce toplanmış olması gerekir. Romatizmaya ve arthiritis’e karşı ısırganın tedavi edici gücü olduğu çok sayıda yapılan klinik deneyler ile kanıtlanmıştır. Ancak, onun hazırlama ve uygulama şekline uyulması başarı oranını artırmaktadır. Özellikle de yetiştiği çevre şartları ve toprağının kimyasal yapısı da dikkate alınmalıdır.
    Isırganın toplama zamanı da çok önemlidir. Tedavi amaçlı kullanılacak olan ısırganın çiçek açmadan önce toplanması gerekir. Bazı hastalıklarda ısırganın sadece çiçeklerinin kullanılması veya da çiçek açtıktan sonra toplanmış olma şartı da vardır.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    milliyet.com.tr