Prof. Dr. İbrahim SARAÇOĞLU diyorkiii....

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve simeray tarafından 19 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  1. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bayanların kadınlık hormonlarını düzenleyici

    4 - 5 gram (yaklaşık bir tutam) kurutulmuş arslanpençesi kaynamakta olan yarım litre suyun içine atılır ve hafif ateşte 12 dakika sıcaklığını kaybettirmeden demlenir. Daha sonra süzülür ve soğumaya bırakılır . Demleme işlemi tamamlandıktan sonra mutlaka süzme işleminin yapılması gerekir. Kesinlikle demleme süresi tamamlandıktan sonra daha fazla kabın içinde bitkiyi bekletmeyiniz ve süzerek bitkiyi ayırınız. 45 gün boyunca bir gün arayla (gün aşırı) bir su bardağı içilir. Her defasında taze olarak hazırlanması gerekir

    Dikkat:

    Arslanpençesi çayı kullanırken içimini kolaylaştırmak için herhangi bir şekilde tatlandırıcı veya başka bir madde kesinlikle ilave edilmez. Yemek yedikten bir saat sonra içilir. Arslanpençesi çayını hazırlarken kesinlikle 10 dakikadan fazla demlemeyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra süzülerek ayrılması gerekir. Hazırlanan arslanpençesinin arta kalanı buzdolabında en fazla 3 gün korunabilir. Üçüncü günden sonra kullanılmaz ve mutlaka taze olarak tekrar hazırlanması gerekir.

    prof. Dr. İbrahim SARAÇOĞLU
     
    Son düzenleme: 19 Eylül 2008
  2. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  3. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı


    Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6–7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.


    Prof. Dr. İbrahim SARAÇOĞLU
     
  4. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  5. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hamileliğin oluşabilmesi için sperm sayının normal düzeyde olması gerektiğini belirtmiştim. Bazı durumlarda toplam sperm sayısı normal seviyesinde olduğu halde ve hareketli sperm sayısı da normalken, buna rağmen hamilelik çok zor gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi nedir? Spermlerin baş kısmında bir kesecik bulunmaktadır. Bu keseciğe acrosome denir. Bu keseciğin içerisinde çok sayıda değişik enzimler bulunmaktadır. Sperm, yumurtaya temas ettiği anda, acrosome içerisindeki enzimler yumurtanın membranını (zarını) parçalarlar (çözerler, eritirler) sperm yumurtanın içerisine girer ve döllenme başlar. İşte, yumurta zarı ile temas eden sperm-acrosomunun içerdiği enzimler yeterli aktiviteye sahip değiller ise, yumurtanın membranını (zarını) parçalayamazlar (eritemezler, çözemezler). Ve yumurtanın döllenmesi mümkün olmaz. Görülüyorki, hareketli sperm yumurtaya ulaşmasına rağmen döllenme mümkün olmayabilmektedir. İşte, keçiboynuzu kürü hem hareketli sperm sayısını artırmakta, hem hareketli spermleri daha hareketli kılmakta ve hem de spermin baş kısmında bulunan acrosome içeriğindeki enzimlerin aktivitesini yükselterek, yumurta zarının parçalanmasına imkân sağlamaktadırlar. Çoğu zaman toplam sperm sayısı normal seviyenin altında olmasına rağmen (7-8 milyon/ml) keçiboynuzu kürü ile döllenme gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi, harnupun spermlere, sayıca az olmalarına rağmen hareketlilik kazandırarak yumurtaya ulaşmasını sağlamak ve acrozom içerisindeki enzimlerin aktivitesini arttırarak da yumartanın membranını kolayca parçalayabilme imkânlarını sağlamasıdır

    Keçiboynuzu ve sperm hareketliliği


    Erkeklerdeki sperm sayısının 40 milyon/ml veya yukarısı normal değerdir. Bu sayı azaldıkça kadının hamile kalabilme olasılığı da azalır. Mühim olan sadece sperm sayısı değildir. Sperm sayısı normal düzeyde (40 milyon/ml ve yukarısı) olsa bile, eğer hareketli sperm sayısı az ise bu taktirde kadının hamile kalma riski de azalır. Spermlerin hareketliliği de önemlidir. Toplam sperm sayısı 7-8 milyon/ml civarında olupta baba olan bir çok insan tanıyorum. Bu nasıl oluyor? Uygulanan keçiboynuzu kürü, düşük seviyede olan 7-8 milyon/ml içerisindeki hem hareketli sperm sayısını yükseltiyor hem de hareketli spermleri daha hareketli duruma getiriyor. Bir taraftan az sayıdaki hareketli sperm sayısını yükseltmekte diğer taraftan da mevcut hareketli spermlere daha fazla hareketlilik kazandırmaktadır. Normal sperm sayısı oldukça düşük olmasına rağmen, spermlerin belli bir yüzdesinin hareket hızı yükseldiğinden yumurtaya ulaşma oranı yükselmektedir. Bu sayede sperm sayısı normal sayının altında olmasına rağmen hamilelik başlayabilmektedir

    Prof. Dr. İbrahim SARAÇOĞLU
     
  6. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  7. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Kaliteli yumurta oluşumu ve yumurtlama sorunu gidermek için

    8-9 adet kuru inciri soğuk suda yikiyoruz.
    Yarim litre kaynayan suya 8-9 tane kuru incir atiyoruz ve 8-9 dk kaynatiyoruz.
    Daha sonra bu suyu sabah ve öğle yemeğinden önce yani günde 2 kez içiyoruz.
    Bu uygulama 20-25 gün devam ediyor.

    Prof. Dr. Ibrahim saraçoğlu
     
  8. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  9. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Tiroid (hipotiroid veya hipertiroid)

    şikayetlerine karşı önermiş olduğum destekleyici bitki kürü yoğurt otunun türüdür. Bu küre ek olarak mutlaka uyulması gereken çok basit bir beslenme şekli önerilmektedir. Uygulamada esas olan "dereotu"dur . Dolmanın içerisine, bakla yemeğinin üzerine veya cacığın içerisine ilave edilen dereotu anlaşılmalıdır. Dereotunun uygulama şekli aşağıda verilmiştir. Kürün uygulama süresi 3 ile 5 ay sürmektedir. Özellikle nodüllere karşı da etkilidir. Ayrıca bitkisel olarak da yardımcı ve destekleyici kür kullanılabilir. Bir kürlük olan bitkisel kür, 3 ay kullanılır ve yaklaşık 100 g dır.
    Hipotiroid (Tiroidin yavaş çalışması) veya Hipertiroid (Tiroidin hızlı çalışması) durumunda önermiş olduğum kür, dereotu kürüdür. Tiroid glandının her iki durumunda da kürün uygulanış şekli aynıdır.


    PROF. DR. İBRAHİM SARAÇOĞLU
     
  10. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  11. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Dereotu kürünün uygulanışı: Sabah, öğle ve akşam aç karna, öğünlerden 15 dakika önce 1 yemek kaşığı dolusu taze yeşil dereotu birkaç kez çiğnendikten sonra 2-3 yudum su ile yutulur. Bu küre hiç ara vermeden 3 ay devam edilir. Kürün ikinci ayından sonra tiroid hormonlarınızı zaman zaman kontrrol ettiriniz, çünkü kullandığınız ilacın miktarını azaltmanız gerekebilir. İlaç azaltımını hekiminize danışmadan kesinlikle kendi kendinize karar vermeyiniz.
    Tiroid nodüllerinin küçülmesinde veya ilerlemesinde de bu kür oldukça etkilidir. Bu kür sayesinde çok sayıda hasta, ilaç alınımından kurtulmuş ve var olan nodülleri de yok olmuştur. Gerekirse küre daha uzun zaman devam edilebilir
     
  12. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  13. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    HAMİLE BAYANLAR DİKKAT!

    Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir.

    Aynı şekilde kekik’te bulunan beta-bisabolene ve biberiye’de de bulunan oleanolic asit düşük yapma riskini artıran aktif maddelerdir.
     
  14. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  15. asspirin

    asspirin minik mucizem Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    3.284
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    simeray paylaşım için teşekkürler. eline sağlık:)
     
  16. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  17. simeray

    simeray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    rica ederim canım... sizlerin de duyduğunuz bildiğiniz bitkisel kürler varsa paylaşabilirsiniz...
     
  18. 19 Eylül 2008
    Konu Sahibi : simeray
  19. asel06

    asel06 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Şubat 2008
    Mesajlar:
    358
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    ne güzel bilgiler sgl canım paylaşımın için