prolaktin hakkında bilinmesi gerekenler

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve selvinazz tarafından 11 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : selvinazz
  1. selvinazz

    selvinazz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2007
    Mesajlar:
    84
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Prolaktin Hormon Yüksekliği Nedenleri

    Prolaktin göğüslerde süt üretiminin uyarılmasını sağlayan hormondur. Kanda yükselmesi en tipik belirtisi göğüslerden süt gelmesidir. Ayrıca, kanda düzeyleri arttığında yumurtlama bozukluklarına yol açtığından adet düzensizliği ve kısırlık gibi şikayetlere neden olur. Bazı olgular tüylenmede artış ile de başvurabilir.
    Prolaktin hipofiz bezinde üretilen hormonlardan biridir. Hipofiz bezinde üretilen diğer hormonlar kadında yumurtalıkları, erkekte testisi uyaran FSH ve LH, tiroid bezini uyaran TSH, böbrek üstü bezini uyaran ACTH ve vücutta büyümeyi uyaran büyüme hormonudur (GH). Her bir hormon için belirli hücre grupları vardır ve spesifik hormonları üretirler. Bir nedenle, bu hücre grupları aşırı hormon üretebilirler. Örneğin ACTH’ın aşırı salgılanması Cushing sendromu denilen hastalığa, büyüme hormonunun aşırı salgılanması ise erişkinlerde kemiklerde aşırı gelişmeye yol açan akromegali denilen bir hastalığa neden olur.
    Prolaktin hormonunun aşırı salgılanması ise yukarıda bahsedilen şikayetlere (göğüslerden süt gelmesi, adet düzensizliği, kısırlık, tüylenme) neden olabilir. Hipofiz bezinde prolaktin salgılayan hücreler aşırı çalıştığından boyut ve sayı olarak da artar ve bir çeşit tümöral gelişim gösterirler. Bu tümöral gelişim prolaktinoma (veya prolaktin adenomu) olarak adlandırılır. Bir çeşit tümör olmasına rağmen kanser davranışı göstermezler. Sadece aşırı hormon salgılanması nedeniyle çeşitli hormon bozuklukları ve kitlesel olarak büyüdükleri için oluşan kitleye ait belirtiler görülür.
    Prolaktin adenomu 1 cm’den büyük ise makroadenom, 1 cm’den küçük ise mikroadenom olarak adlandırılır. Bu ayırımın önemi makroadenomlarda hormonal belirtiler yanında kitlesel belirtilerin de gözlenebilmesidir. Hipofiz bezinin yakın komşuluğunda görme siniri vardır ve prolaktin adenomu 1 cm’den büyük ise bu sinire bası yaparak görme alanında bozukluğa (hasta yan tarafı göremez) neden olur. Mikroadenomlarda ise bu risk çok azdır. Bu nedenle, özellikle prolaktin hormonunun kanda aşırı yükseldiği durumlarda makroadenom varlığını araştırmak için hipofizi görüntülemek amacıyla röntgen, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans inceleme yapılmalıdır.
    Göğüslerden süt gelmesi sadece prolaktin yüksekliğinde mi olur?
    Hayır. Göğüslerden süt gelmesi (galaktore) çok çeşitli nedenlerle oluşabilir. Estrojen hormonu fazlalığı (doğum kontrol hapları, östrojen salgılayan kistler vb), emzirme, stres, tiroid hormon bozuklukları, çeşitli tümörlerin prolaktin salgılaması ve bazı ilaçlar da prolaktin yükselmesine veya direkt etki sonucu göğüslerden süt gelmesine neden olabilir.
    Bazen hiç bir neden bulunmaksızın ve prolaktin düzeyleri normal olsa da galaktore olabilir. Bu olgularda sebep muhtemelen prolaktin hormonunun biyoaktivitesinin artmasıdır, yani hromon düzeyleri aynı olmasına rağmen prolaktinin süt bezlerindeki etkisi daha fazladır.
    Tedavi
    Tedavinin planlanmasında prolaktin hormonunun kan düzeyleri, makroadenom olup olmadığı ve hastanın şikayetleri, önem taşır.
    Normalde prolaktin hormonunun kandaki üst sınırı 25 ng/ml’dir. Ancak, bir çeşit stres hormonu yani streste de salgılanabilen bir hormon olduğu için hormon değerleri çeşitli faktörlerden kolaylıkla etkilenip yüksek bulunabilir. Örneğin hastanın tok olması, yumurtlama dönemine yakın olması ve hatta kan alınırken damar yolunun bulunmasında zorlanılması bile prolaktin düzeylerinin yüksek bulunmasına neden olabilir. Bu nedenle, prolaktin düzeyi 25 ng/ml’nin üstünde bulunduğu olgularda teyit etmek için bir kez daha kan alınması gerekebilir. Ancak, prolaktin düzeyleri aşırı yüksekse (100 ng/ml’nin üstü) bunun çevresel faktörlere bağlı olması olasılığı zayıftır ve bu olgularda hipofiz makroadenomu bulunma riski yüksektir. Bu nedenle, bunlarda hipofizin görüntüleme yöntemleri ile araştırılması gerekir. Makroadenom varsa tedavi edilmelidir.
    Hastanın tek şikayeti göğüslerden süt gelmesi (galaktore) ise ve hasta bundan çok şikayetçi değil ise tedavi şart değildir. Ancak, hastayı rahatsız eden boyutlarda galaktore, adet düzensizliği varsa, kısırlık şikayeti varsa veya prolaktin düzeyleri aşırı yüksek ise o zaman tedavi edilmelidir.
    Tedavide esas olarak 2 yöntem vardır: Tıbbi ve cerrahi tedavi. Cerrahi tedavi ancak, prolaktinin aşırı yüksekliği ile beraber makroadenom olması (1 cm’den büyük tümör) ve/veya görme bozuklukları olması durumunda önerilir. Diğer durumlarda ilaç tedavisi uygulanır.