psasetuba / Kendi Şiirleri

Konusu 'Kendi Şiirleriniz' forumundadır ve psasetuba tarafından 1 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    1 Şubat 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  1. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Sustuklarımı büyüttüm içimde... Sustuklarımla kocaman bir aşk inşa ettim yüreğimde ve inandım hep, sırf sen inanıyorsun diye...

    Hani diyorsun ya; aşk içinde kalanlardan ibarettir diye.
    Öyle çok biriktirdim ki seni içimde...
    bir tek gözyaşlarımla birlikte çıkabildin dışarı.Yağmur gibi düştü yaşlar yüreğime..her seferinde çarpardı ya şu minik kalbimin duvarına ah ne çok acırdı bir bilsen..
    ...ve geceler o ayaz mı ayaz geceler..
    el ayak çekilmişken etraftan çıkıveriyorsun hayata..
    Gözlerinle konuşuyorum...
    İçimde kalanları, sustuklarımı gözlerine anlatıyorum.
    Sonra bakıyorum ki, dışarıda güneş dağların arasından haylazca doğmaya hazırlanıyor; tekrar içime hapsediyorum seni...
    Seni, hayalini, sevgini ve o gözlerini...
    Yüreğime yüklüyorum seni ve sana dair her şeyi,
    ve susuyorum hep yaptığım gibi..

    Her gece aynı yara aynı hüzün baz zamanlar tüketiyorum
    Yokluğuna ağlayış ve varlığını arayışla geçiyor ömür.
    Haykıramadığım o iki kelimeyi içimde saklamak ve dilimin ucundan sana bırakıyorum;

    "SENİ SEVİYORUM"...

    Ve sana dair tek bir şey biliyorum..senin dudaklarının arasından kaçan tek cümleyi..
    "aşk söyleyebildiklerin değil söyleyemediklerin, yani içinde kalanlardır..."
     
  2. 2 Haziran 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  3. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    çok istemiştim di'mi büyümeyi? 18 yaşına bastığın gün değişecek sandın herşeyi...ne sanmıştın ki? istediğin saatte girip-çıkabilecektin eve,ehliyetini alacaktın,içkiye sigaraya başlayacaktın,"bar" denen şeyletanışacaktın...on sekizinden sonra hayatı yalnızkendi istediğin gibi yaşayacaktın...

    bak büyün işte...önce yeni bir Dünya gibi hayal ettiğin "18 yaşına" girdin.sonra da "1" ile başlayan yaşlardan uzaklaşmaya başladın.yaşların "2" ile başlamaya başladıkça;15 yaşında sadece "aşk" diye tanımladığın şeye bozulurken moralin,şimdi otobüslerin dolu olmasına,iş yerinde yaşanan sıkıntılara,akşam yapmak zorunda olduğun yemek için alman gereken malzemeye bozulmaya başlamıştı...ve onbeş yaşında "aşk" diye tanımladığın şeyle şmdi yaşadığın şeyi karşılaştırmaya çalıştın;başaramadın...

    büyümüştün...onbeş yaşında akıttığın gözyaşlarının güzelliğini özleyerek büyümüştün...çocukluğunun kayıpları içinde "ah" yakarak büyümüştün... hayallerin sadece hayallerden ibaret olduğunu öğrenerek büyümüştün...

    ve hayatta görevlerin olduğunu farkederek büyümüştün...yeni canlar getirmen gerekiyordu,bu can yakan dünyaya...anlatmalıydın ve anlamamalıydlar hayal kırıklıklarını.senin onbeş yaşında kurduğun hayalleri kurmaları gerekiyor sonra da hayal kırıklıklarının ardından ağlamalarıgerekiyordu...yeni aldanışlar,yeni yanılgılar,yeni yenilgiler gerekiyordu...

    ve sen büyümüştün...eski fotoğraflara baka baka,babanın küçükken sana anlattığı masalları okuya okuya,kardeşinle paylaşamadığın oyuncak bebeğe sarıla sarıla ve anneni anlaya anlaya...

    ve sen büyümüştün...
     
  4. 2 Haziran 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  5. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    her dalganın kıyıya vuruşunda saklıydı yüreğinin acısı...

    bir resim çizmişti kumsala ve hayallerini saklamıştı ufuk çizgisine doğru daldırdığı gözlerindeki umuda...

    gözyaşlarıyanaklarından süzülürken,gözyaşlarını silecek bi el aradı,bulamadı...kendi sildi gözünden akan yalnızlıkları.yalnızlığı için dökülen yalnızlıkları,kendi yalnızlığına teslim etti çaresizce;yüreğini teslim etti yalnızlığa sevgisizce...

    düşündü...içi acıdı...yanında başını yaslayacak bir omuz aradı,bulamadı...kumsalda tek başına duran bir kayaya rastladı,bütün sıkıntısıyla ona yaslandı... yüreğini ısıtacak bir yürek bulamadı,kendi yüreğiyle o yalnız kayayı ısıttı...kendiyalnızlığını bıraktı,kayanın yalnızlığına ağladı...kimseyle paylaşamadığı yalnızlığı,kayaya anlattı...o anlattı kaya dinledi...o anlattı...kaya dinledi...

    ve ansızın gözlerindeki hüzün yalnızlığıyla birbaşına kalmış midyeye çarptı.anlatmak istediği birşeylervarmış gibiydi.aldı midyeyi dinledi...denizin derinliklerinden gelmiş derin bir sessizlik vardı midyede;hepsini anlattı,o dinledi...

    anladı ki ona gerek kalmamıştı buralarda.midye anlatacak,kaya dinleyecekti...ve artık o'nun gitme vaktiydi...devir yine yalnızlık devriydi...

    kalktı,gitti.artık yine kimsesizdi,artık yine çaresizdi...

    kumsala çizdiği resim resmi anımsadı,onu yalnız bıraktığını anımsadı.hayallerini içine sığdırdığı resmi,yalnız bırakmaya gönlü razı olmadı...gitti,baktı ve hayal kırıklığına uğradı...bütün hayalleri,umutları,gözyaşları bir dalgayla silinip gitmişti ve o yine kimsesizdi...

    gözlerinden silinmeyen hüzün yüreğindeki acıyla birleşti...bir umut ışığı vardı gökyüzünde ve o ışık yakomoz olup denizin ortasına yerleşmişti...o ışığa yetişmesi gerekliydi...hayalleri orada gizliydi...

    yaklaştı,yaklaştı,yaklaştııı...

    bütün umutlar bir anda karardı...
     
  6. 3 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  7. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ...e yazarım ben şimdi...

    bütün kafiyeleri,kuralları bozarım da yazarım...yazılan bütün şiirleri,sana adanan bütün şarkıları unutur da yazarım ! dağa yazarım,taşa yazarım.kağıda kaleme yüklemem de gökyüzüne yıldızlarla yazarım...


    ...e kanarım ben şimdi...

    için için kanarım...suya kanar gibi kanarım...bir bebeğin şekere kandığı gibi,gözlerine,gülüşüne,dudaklarının arasından sızan tek bir harfe kanarım...kalbimde açtığın yarayla,gözlerinin kurşunuyla kanarım...


    ...e ağlarım ben şimdi...

    kendime ağlarım..kurduğum hayallere,vazgeçemeyişlerime,ümitsizliğime ağlarım...yastığıma kapanır,sessizce ama hıçkıra hıçkıra ağlarım...her damla gözyaşım için,durup durup bir daha ağlarım..!


    ...e sayıklarım ben şimdi...

    her gece seni sayıklarım.gökyüzünden yıldızları toplarım,her yıldıza özlemin için bir harf kazırım,o yıldızlarla özlemini anlatırım...rüyamöda bile seni sayıklar,uyandığımda seni anarım...


    ...e kaybolurum ben şimdi...

    karanlıkta kaybolurum...gece el ayak çekilmişken ortadan,seni aramaya çıkarım,gecenin içinde kaybolurum.kendi içimde yolculuğa çıkar,yokluğunda kaybolurum...gözyaşlarımda boğulur,yalnızlığımda kaybolurum...

    ...e o zaman ölürüm ben şimdi...

    sessizliğime ölürüm...sensizliğime ölürüm...seni içimde öldüremem kendimi kendimde öldürürüm...


    ...gör bak işte,giderim ben şimdi...

    seni sana bırakırım da giderim...sensizliğime sarılır,sana "elveda" derim...


    ...ölürüm ben şimdi...
     
  8. 8 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  9. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    bomboş bir sokakta yürüsem...
    bomboş baksam etrafımdakilere...
    ve hiçbir şey düşünmesem...
    duymasam kimseyi,görmesem,
    sadece kendi varlığımı bilsem...
    tek ses ayak sesim olsa,
    ne kuş ötse,ne bebek ağlasa...
    bir tek çocuk bile koşmasa...
    hayatın durduğu bir sokak olsa...
    o sokakta tekrar başlasam hayata.
    başka biri olsam,
    yeniden tanısam herkesi.
    en baştan sevsem,
    kendim seçsem kaderimi...
    silsem geçmişteki her şeyi...
    başkasını kendimden çok sevmesem,
    aldanmasam kimseye,her şeye inanmasam
    iyi niyetli olup,kullanılmasam...
    sevmekten korkmasam,
    aşkı en güzeliyle yaşasam...
    o bomboş sokakta,
    kaybettiğim benliğimi bulsam...


     
  10. 8 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  11. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ümidi kalmamıştı artık,
    zeytin gözleri hüzünlüydü...
    bakmıyordu artık neşeyle.
    rüzgarda uçan saçları bile ağlıyordu,
    yolladığı,dönmeyecek olan sevdiğine...
    ne kuş cıvıltısını duyuyordu,
    ne de baharda açan çiçeğin kokusunu.
    zaten herşey onu hatırlatıyordu!
    şiirlerini ona yazıyor,
    şarkıları onun için dinliyordu...
    ne yaparsa yapsın unutamıyordu!!!
    deliler gibi sewiyordu.
    aşkı hiç sönmeyecekti,
    hergün biraz daha büyüyecekti,
    çığ gibi büyüyen bir özlemdi...
    sevgiydi bu!hatta sevgiden de öteydi!
    zeytin gözlü kızın;
    dinmeyecek hasretiydi...
     
  12. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  13. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    seni seviyordum ve senin haberin yoktu...
    senin haberin yokken şiirler yazıyordum. yokluğunda her gece yıldızları sayıyordum. senin için şarkılar mırıldanıyordum. seni uzatan seyredip,uzanıp dokunamayışlarıma ağlıyordum. masum gülüşünü izleyemiyordum,parlayan gözlerine pakamıyordum,ellerine dokunamıyordum,dizlerinde uyuyamıyordum...
    ben seni seviyordum da sen hiç bilmiyordun...

    seni sevmek mi daha zor,uzaktan seyretmek mi ???
    BİLMİYORUM...



    zordu seni uzaktan sevmek...
    göz göre göre acı çekmek...
    artık sadece hayalin kaldı yanımda. geceleri hayalin dost oldu bana. korktuğumda hayaline sarılıp uyudum. hayalinle paylaştım sensizliğimi. şiirlerimi hayaline okudum. hayalin silmişti gözümden akan yalnızlıkları...


    hayalinle avunmak mıydı zor olan yoksa yokluğuna alışmak mı ???
    BİLMİYORDUM...



    benim için herhangi biri olman gerektiğini fark ettim...
    sana yazılan şiirleri yırttım,sana yapılan resimleri yaktım,hayalini yüklediğim oyuncak bebeğimi attım... ama yüreğimde kocaman bir yara bıraktım !

    seni silmek mi zor yoksa beklemek mi ???
    BİLMİYORUM...



    her gözyaşımla bie damla daha kan sızdı dışarıya. adını her anışımda, gözlerini her hatırlayışımda biraz daha sızladı göğsümün tam ortası... yokluğun kor oldu düştü yüreğime...

    yaraya kabuk bağlatmak mı zor acıyan yarayı daha da kanatmak mı ???
    BİLMİYORUM...



    ve anladım ki;dar geliyor artık bu beden ruhuma... dar geliyor yüreğim artık sevdana...anlatamam bu acıyı ellere.. bir daha nefes alamam ben bu şehirde !

    gitmek mi zor yoksa kalmak mı ???
    peki ölmek mi zor yoksa sensiz yaşamak mı ???
    BİLMİYORUM...

     
  14. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  15. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ne kadar çok şiir yazılmış adına,kıskandım...
    yerinde olmak istedim;senin tarafından sevilmek...
    istedim ki; "O"na değil,bana adansın şiirlerin...
    yok hayır şiir de istemedim; istedim ki, "O"nu beklemesin,beni görsün gözlerin...

    ağlıyorum dersin ya sen;ben istedim ki sen hiç yalnızlık akıtma...
    senin gözünden akan yaşlar,tuz olu yaralarıma...
    ben istedim ki;sen hiç ağlama.
    "O"nun için süzülmesin yanaklarından bir damla mutsuzluk...
    ben bütün mutsuzlukları toplamak istedim kendimde,sana kalmasın diye...

    bir şarkı dinlersin ya;"benzemez kimse sana"... ben istedim ki; biraz olsun benzeyeyim "O"na...

    ben istedim ki;gülüşünü göreyim
    istedim ki;sevileyim...

    hani konuşursun ya benimle;"O"nu anlatırsın durmadan.
    hani beklersin ya hiç usanmadan...
    ben istedim ki;sen artık usan!
    istedim ki;beni bana anlat bıkmadan...

    hani konuşurum ya seninle;birisini anlatırım...
    ben anlatırım da sen anlamazsın...
    istedim ki;bir kere anla beni.
    istedim ki;gör sevgimi...

    senin bir kalemin vardır ya;ona dokunmak istedim.
    senden izler taşıyor diye...
    sonra yastığını koklamak istedim;hani "sen" kokuyor diye...

    ben bunları oku istedim...sadece istedim...
    sevdim ben...çok sevdim...


    ama
    "beni sevmezdin,bilirdim...
    bir sevdiğin vardı,duyardım..."
    ve
    "hayırsızın biriydi fikrimce..."


    üstat Atilla İlhan'a saygınla =)
     
  16. 2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : psasetuba
  17. twity

    twity Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    18
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    offff bu şiire bayıldım bittim yüreğine eline sağlık canım tşklera.s.
     
  18. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : psasetuba
  19. psasetuba

    psasetuba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    dün gözlerine bakışımın bilmem kaçıncı yıl dönümüydü...
    bugün sesini duyuşumun bilmem kaçıncı yıl dönümü...
    yarın hangi takımı tuttğunu öğrendiğim bilmem kaçıncı yıl dönümü olacak...
    haftaya salı doğum tarihini öğrendiğimin...
    2hafta sonra perşembe aynı arabada oluşumuzun...
    1ay sonra cuma bana gülümseyişinin...


    sen hatırlamazsın; o gün ilk defa "merhaba" demiştin bana. sesini duyduğumda nasıl da titremişti yüreğim...gözlerimin içine akmıştın,hatırlamazsın ama;bir de gülümsemiştin...ya adımı söylediğin o ilk gün...kim bilir nasıl parlamıştı gözlerim. ama tabi sen farketmedin,farkedemezdin...

    hani yağmurluydu ya hava,yerler su içindeydi ? yanından geçen araba ıslatmıştı ya seni,kızmıştın...aynı araba beni de ıslatmıştı ve ben kızamamıştım...rengi ve modeli hala aklımda...


    tuttuğun takımın maçı vardı,ortalarda sloganlar atarak dolaşıyordun. ama yenilmiştiniz...sen unutmuşsundur ama ben maçın hakemini bile hala hatırlıyorum.seni mutsuz eden her anı ben ezbere biliyorum...


    bir mont vardı üstünde,gri...çok seversin ya o rengi...çay damlamıştı ya üstüne,duruyor mu hala lekesi ? aman nereden hatırlayacaksan...


    hani ben teşlefonla konuşuyordum da sen çıkmıştın ya karşıma,aniden...elim ayağım birbirine dolanmıştı ve telefonu düşürmüştüm yere...eğildin,aldın ve telefonu verdin ya elime...hani o ellerin değdi ya ellerime...

    bir kitap vardı elinde; Murathan Mungan okurdun... o günden sonra ezberledim tüm kitaplarını...


    sonra bir şarkı dinlerid. defalarca dinledim ve her kelimesine seni yükledim.


    kaç yıl geçti ? üç ? beş ? on ? saymadım... sayamadım...


    hayatımın her anına hapsolmuş,seninle,yaşlanmaya hazırlanıyorum...


    bir kere de kağıtlara hapsolmaya var mısın ???


    varsın...