Psikolojik Oyunlara Girmeyin

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Lyre tarafından 21 Mart 2009 başlatılmıştır.

    21 Mart 2009
    Konu Sahibi : Lyre
  1. Lyre

    Lyre TuğçEgehan Pro Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    9.041
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    Eğitim ve Yönetim Danışmanı Vedat Erol’dan bana ulaşan bir bülteni sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Çalışmak, hobilerinle uğraşmak, okumak, yazmak, dinlenmek, spor yapmak, hedeflerin doğrultusunda çaba göstermek ve anlamlı bir yaşam sürmek gibi yapılacak bu kadar güzel şey varken neden hala diğer insanlarla uğraşanlar var?
    Diğer insanlara yardım etmek, destek vermek ve iyi ilişkiler geliştirerek geniş bir iletişim ve ilişki ağına sahip olup desteklenmek ve yardım görmek yerine insanların eksiklerini bularak suçlamak neden?
    Kendisinin mükemmel olduğunu, başkalarının ise hiçbir şeyi beceremeyeceğini düşünerek diğer insanları küçük gören, onların moralini bozarak psikolojik oyunlarla mutsuz eden insanlar ne yapmaya çalışıyor?
    Çevrenizde sizi yok sayarak, suçlayarak ya da söylediğiniz her şeye karşı çıkarak reddeden insanların oynadığı bu oyunlara düşüp öfkeleniyor musunuz?
    Dünyada 6.5 milyar insan var ama sizden bir tane daha yok. Doğada az bulunan değerlidir. Tek olan ise en değerlidir. Her insan kendisinin tek, değerli ve var olduğu mesajlarını bekler ve kendisine bu mesajları veren insanlarla daha iyi geçinir, onları sever ve destekler. Kendisine yoksun, değersizsin ve sıradansın gibi mesajlar verenlerden ise uzak durur.
    Bu nedenle psikolojik oyuna davet ederek sizi öfke, korku ve üzüntü gibi olumsuz duygulara sürükleyerek moralinizi bozan, sizi verimsiz kılan insanların en tanıdık oyunu yok saymadır. Aslında yok saymanın ağır bir ceza olduğunu doğal olarak herkes bilir ve küstüğü insanları yok saymaya çalışır. Yok sayma psikolojik oyuna davettir. Göz teması kurmamak, arkasını dönmek, sizin ifade etmek istediğiniz duygu ve düşüncelerinizi reddetmek, söylediğiniz ve yaptığınız her şey için sizi suçlamayı içerir. Kinayeli sözler, iğnelemeler, gizli mesajlar gibi psikolojik oyuna davetler karşısında öfkelenir, üzülür ya da o kişiyi kaybetmekten korkarsanız bu oyunu oynayan kendisini kazanmış kabul eder. Kazanan bu oyunu hem size hem de başkalarına karşı oynamaya da devam eder.
    Reddetme ve suçlama mesajları psikolojik oyuna davet için gönderilen diğer güçlü davetlerdir. Kültürümüzde yoğun olarak kullanılan suçlama mesajları karşısında boyun eğmemiz ve suçlamaları da kabul etmemiz beklenir. Bu alışkanlık ile yarar elde eden insanlar da her durumda başkalarını suçlayarak elde ettikleri yararları artırmaya çalışırlar. Suçlama mesajlarına karşılık sizin her türlü savunmanızı ise reddederek sizi oyuna düşürür ve yine aynı olumsuz duygularla baş etmek zorunda kalırsınız. Amaç sizin bu oyuna düşerek onu suçlamanız ve tuzağa düşmenizdir.
    Sonuç olarak sizi psikolojik oyuna düşürmek, verimsiz ve mutsuz etmek isteyen insanlara karşı Mevlana’nın 1200′lü yıllarda söylediğini tekrarlayacağım.
    Psikolojik oyunlara karşı eylem planı:

    -Yok sayma mesajlarını yok sayın. Asaletle suskunluğunuzu koruyun.
    -Suçlama ve reddetme mesajlarına cevap vermeye çalışmayın. Bir söyleyen insanın niyetine, bir de söylenen sözlerin amacına bakın ve gülümseyerek susun.
    -Bir mesaj verdiğinizde ve yok sayıldığında özgüveninizin düşmesine izin vermeyin.
    -Mesajınızı tekrarlamayın. Mesajın karşı tarafa ulaştığından emin olun ve susun.
    -Size küsen, yüzünüze bakmayan ve siz konuşurken duymazlıktan gelen insanların bu oyununa düşüp kızgınlık göstermeyin. Siz hiçbir şey yokmuş gibi onunla konuşmaya devam edebilirsiniz.
    -Öfkelenmeyin, üzülmeyin. Eğer duygularınızla baş edemiyorsanız ve olumsuz duygularınızın yükseldiğini hissediyorsanız, durumla baş edebilmek için olay yerini sakin bir şekilde terk edin. Olumsuz duygulara kapıldığınızı belli ederek sizi psikolojik oyuna sokmaya çalışan kişinin başarılı olduğunu ona düşündürmeyin.
    -Psikolojik oyunlara düşmemek için bilgi veren, bilgi alan özel hayatınızda ‘yetişkin’ ve iş yaşantınızda ‘profesyonel’ tutumunuzu koruyun.
    Bu yazı bülten şeklinde birçok kişiye ulaştırılmış, Vision Europe yazarları ve editörleri tarafından ya da çeşitli kaynakların taranmasıyla hazırlanmış, isteyen kullanabilir, keyifli okumalar diliyorum.