R.e.m

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve kalemkitap2 tarafından 27 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    27 Ocak 2008
    Konu Sahibi : kalemkitap2
  1. kalemkitap2

    kalemkitap2 Kapsama Alanı Dışında ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.004
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    R.E.M, Amerika Georgia Üniversitesi'nden atılan 4 dört gençten oluşuyor. Grubun üyeleri Michael Stripe, Peter Buck, Mike Mills ve Bill Berry. Grup aslında Michael Stripe'ın enteresan sesi ve karizması olmasa Amerika'da sıradan bir grup olmaktan öteye gidemezdi. Grup, Stripe sayesinde ilk önce kendi şehirlerinde olmak üzere üniversite gençliği arasında çok tutuldu. İlk parçaları olan "Radio Free Europe" ise grup tanınmaya başladıktan çok daha sonra çıktı. Eleştirmelerden olumlu not alan bu parça ve Stripe'ın sesi, R.E.M'in Amerika'daki diğer gruplardan farklılaşmasını sağladı. 1982 yılında "Chronic Town" isimli parçayı piyasaya sürdüklerinde, bu parça o kadar beğenildi ki, albüm merakla beklenmeye başlandı. "Murmur" albümü beklentileri karşılayarak, Rolling Stone dergisi tarafından yılın albümü seçildi. Radyolar tarafından yeterince ticari bulunmayan bir sonraki albümleri "Reckoning" tarz olarak Atlantik'in her iki tarafındaki sadık olarak dinleyenleri tarafından beğenildi. Müzik eleştirmenleri tarafından oldukça beğenilen "Fables of The Reconstruction" albümleri sert yapısıyla R.E.M için bir dönemin de temsilci oldu. Bu albümden sonra daha fazla politik olmaya başlayan grup bunu "Life's Rich Pageant" albümüne de yansıttı. 80'lerin sonlarına doğru grup popülerlik kazandı. Stripe'in şarkı sözleri Amerika'da miras kabul edilen etik değerleri sorguluyor, "These Days" ve "Cuyahoga" parçalarının sözleri gençliğin asiliğini eleştiriyordu. Yalnız sözler ne kadar hicvedici olsa da müzikler belki de grubun yaptığı en eğlenceli bestelerden biriydi. Bir sonraki albümleri "Document" daki "It's The End of the World as We Know It (and I feel fine)" parçasının sözleri ironik sayılabilecek kadar hareketliydi. Grup, listelerde boy göstermeye ise "Green" albümüyle başladı. Bu albümden "Stand" Amerika listelerinde 6 numaraya, "Orange Crush" ise İngiltere listelerinde ilk 30'a yükseldi. Bu dönemde Michael Stripe kendisine çok sadık bir hayran kitlesine sahipti. Ama kendi sözleriyle Stripe için Rock 'n' Roll bir şakaydı ve bunu ciddiye alanlar da en büyük şakaydı. R.E.M' in bu albümüyle beraber çıktığı dünya turnesi artık onların sadece orta boy konser salonu değil, stadyum dolduracak kapasitede bir grup olduğunun kanıtı oldu. Ancak bunca başarıya rağmen grup 80'lerin sonunda dağıldı. 1991'de ise yeniden bir araya gelerek "Out of Time" albümünü yaptı. Bir başyapıt olarak değerlendirilen albüm piyasaya çıkar çıkmaz İngiltere'de Top 5'e girdi. Kısa sürede hem İngiltere hem de Amerika listelerinde 1 numara oldu. Bu albümden "Loosing my Religion", "Shiny Happy People" ve "Near Wild Heaven" gibi grubun hit parçaları çıktı. Bu arada bir çok ödülü de alan grup bu başarını perçinleyen diğer bir albümü 1992 yılında piyasaya sürdü. Aynı şekilde yine hem İngiltere hem de Amerika'da listeleri alt üst etti. Bu albümde öne çıkan parçalar ise "Drive" ve "Man on the Moon" oldu. 1995 yılında İsviçre konseri sırasında baterist Bill Berry'in hastalanmasıyla grup mecburen müziğe ara vermek zorunda kaldı. 1996 yılında grup yeniden Warner- Bros ile anlaştı ve o tarihe kadar ödenmiş en yüksek kontrat avansını yani 80 milyon dolar aldı. 1996 Eylül ayında "New Adventures in Hi-Fi" piyasaya sürüldü. Albümde her R.E.M albümü gibi dahiyane bir albümdü.