ramazanda oruç ve sahur

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve melisdeniz tarafından 17 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  1. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Orucun bir günlük sevabı nedir
    Tuttuğumuz Orucu sadece bir gün tutabilsek yani 30 günlük Ramazan Orucumuzu 1 gün tutmuş olsa bile bunun sevabını okuduğunuzda inanamazsınız belkide.
    Allah rızâsı için tutulan bir günlük orucun dahi mükâfatının olduğunu, bize şu hadis-i şerif bildirmektedir.
    Ebû Saîd el-Hudrî’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmaktadır:
    “Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi, Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhârî, Cihad 36):Saruboceq:
     
  2. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  3. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Oruç tutmanın sağlık açısından faydaları
    Oruç tutmanın sayılamayacak kadar faydası vardır ama özellikle sağlık açısından faydaları çok fazladır. Devamlı çalışan bir makinenin belli bir süre durdurulup dinlendirilmesi, ondan daha iyi verim almaya ve onu daha uzun zaman kullanmaya vesile olacağı gibi, senenin 11 ayı yoğun bir şekilde çalışan midemizin de bir ay dinlenmesi ve yoğun yemek baskısından kurtulması onun daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.
    Rabbimiz’in bizden istediği bütün ibadet ve davranışların hem bedenimize hem de ruhumuza -bildiğimiz, bilemediğimiz- pek çok yararı vardır. Ancak Müslümanlar olarak biz, bu ibadetleri faydalarından dolayı değil, Allah emrettiği için yaparız. Oruç tutan sağlıklı olur Efendimiz (sas), Ahmed ibn Hanbel’in Ebu Hureyre’den rivayet ettiği bir hadis-i şerifte “Oruç tutun ki, sağlıklı olasınız.” buyuruyorlar. Bu, hastaların oruç tutup iyileşmesi manasına değildir. Çünkü orucun anlatıldığı ayette ve dinin uygulamalarında hasta olanların oruç tutmayacakları ve hastalığının şekline göre bazen tutmamaları gerektiği anlatılıyor.
    Efendimiz’in (sas) bu sözü günümüzde daha iyi anlaşılmakta ve orucun insan vücuduna faydası daha iyi görülmektedir. Bazı gazeteler ve doktorlar Ramazan ayı gelince, daha ziyade kimlerin oruç tutmaması gerektiğini anlatıyorlar. Halbuki dine karşı önyargısı olmayan bir uzmana sorulsa o, şunu söyleyecektir: “Normalde rahatsızlığı olmayan bir insana orucun hiçbir zararı yoktur. Aksine orucun insan vücûduna değişik faydaları vardır. Devamlı çalışan mide, karaciğer ve diğer sindirim organlarının dinlenmesi ve kendi kendilerini toparlaması insana büyük bir fayda getirir.” Çünkü oruç bir perhizdir. Vücutta depolanan zararlı yağların
     
  4. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  5. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Ramazanda iftar vermek eve davetler
    Ramazan ayının en güzel yanlarından biriside komşuların ve akrabaların arasındaki ilişkilerin daha yoğunlaşması ve iftar yemeklerinde buluşulan o anlar. Ramazan’da iftar vermek kadar güzel bir duygu yoktur. Aç olanı doyurmak kadar insanı sevindirecek ben başka bir duygu daha bilmiyorum.
    Hadis-i şerifte, (Ramazanda bir misafire oruç açtırana, Sırat köprüsünü geçmek kolaylaşır) buyuruldu. (V.Necat) Yolda giderken bir oruçluya bir hurma veya bir zeytin verilse de, iftar verme sevabına kavuşulur. Peygamber efendimiz, (Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir) buyurunca, Eshab-ı kiramdan bazıları, bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söylediler. Onlara cevaben buyurdu ki: (Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilir.) [Beyheki]
    Peygamber efendimiz, (Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar ettiren, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur) buyurunca da, Eshab-ı kiram, “Su az ve kıymetli iken mi?” diye sual etti. Onlara cevaben (İsterse nehir kenarında versin, aynıdır) buyurdu. (V. Necat)
    Yemek yedirmek çok sevaptır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevaptır. Oruç tutanın sevabı kadar sevap alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Yemek yedirmeyi nimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Amellerin en faziletlisi, bir müminin aybını örtmek, karnını doyurmak ve bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [İsfehani]
     
  6. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  7. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Oruç tutarken stresli oluyorsanız
    Oruç tutarken stresli oluyorsanız ve etrafınızdakileri bilmeden kırıyorsanız bence doktora başvurmanız gerekir. Sağlık kontrolünden geçmelisiniz çünkü Orucu bir dinlenme dinlendirme sakinleşme gibi düşünmelisiniz. Etrafınızdakilere ben Oruçluyum diye zarar verme olarak düşünmeyelim.
    Kişi oruçluyken sinirli oluyor, oruca dayanamıyorsa sağlık kontrolünden geçmeli. Sağlıklıysa orucu kendini geliştirmek ve sakin davranabilmek için bir alıştırma fırsatı olarak da değerlendirmelidir.
    Sükûnet kişinin günlük hayatında, insanlarla ilişkilerinde en çok ihtiyacı olan özelliklerden biridir. Sükûnet, kişinin yaptığı işte ne kadar istekli ve heyecanlı olursa olsun fevri davranarak ani çıkışlar yapmasını, yanlış kararlar almasını da önlemesi açısından büyük öneme sahip. Bütün dünyada hem ailelerde kapalı kapılar arkasında hem de sosyal hayatın her yönünde gittikçe daha kontrolden çıkmakta olan şiddetin önlenmesi için bireysel olarak kazanılan sakinliğe, dinginliğe, öfkeyi kontrol etme becerisine, duyguları eğitmeye gerçekten çok ihtiyacımız var.
    Orucun insan davranışının birçoğunda olduğu gibi sükunet üzerinde de çok olumlu etkileri vardır. Bunun nedenlerinden biri de yemek yeme düzeninin, vücut ve beyin kimyasını düzenleyerek hal ve davranışa büyük ölçüde etki etmesidir. Oruçlu kişi dürtülerini kontrol etmeyi, kendisine hakim olmayı öğrenmektedir. Oruç ancak kişinin isteyerek yapabileceği bir ibadet olup; kişinin özdenetim duygusunu bu konudaki istek ve iradesi nispetinde artıracak bir etkiye de sahiptir.
     
  8. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  9. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Sahur nedir ve sahurun önemi[​IMG]Oruç tutmak üzere gecenin son altıda birinde yenen yemek Hz Peygamber sahur yemeğini özellikle teşvik ederek, Yahudilerden sahur yemeği ile ayrılacağımızı beyan etmiş; mutlaka yenmesini tavsiye ile bunda bereket olduğunu söylemiştir Böylece sahur yemeği oruç tutan müslümanların önem verdikleri bir yemek olmuştur Hz Peygamber (sas) “Sahurda kalkınız, sahurda bereket vardır” buyurmuştur..
    İslâm dini, insanların hem kişisel hem de toplumsal davranışlarını en iyi şekilde düzenleyerek onları terbiye etmeyi hedef almıştır Dolayısıyla, Allah’ın karşısındaki konumunu ancak kulluğunu en mükemmel şekilde ifa etmekle koruyabilecek olan insana, belli görev ve yükümlülüklerin ve gerekli ibadetlerin belli zamanlarda yapılması emredilmiştir Bu ibadetlerden biri olan oruç disiplini gerektiren ibadetlerden biridir Uykudan uyanarak yemek yemek oldukça zor bir iş olduğu için, bu günkü hayat şartlarında sahur yemeği daha da önem kazanmıştır Çünkü sahurun oruç zamanını kısaltmaktan öte bir rolü vardır..
    Orucun başlayış ve bitiş vakti gündüze göre tayin edilmiştir Gündüz ise güneşin doğuşu ile batışı arasındaki zamandır Kur’ân-ı Kerimin orucun başlangıcını bildirirken kullandığı ifade ile, orucun bitimini bildirirken kullandığı ifade arasında farklı bir üslup vardır Ayette orucun başlama zamanı için “siyah iplikle beyaz ipliğin birbirinden ayrılması” ibaresi kullanılırken; orucun bitimi için de “geceye kadar” ifadesi kullanılır..
     
  10. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  11. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    İftarda Yapılacak Duâ
    "Allâhumme leke sumtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve alâ rızkıke eftartu veli savmi ğadin neveytu fağfir limâ kaddemtu vemâ ahhertu."

    Anlamı:

    "Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla."
     
  12. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  13. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Ramazan orucu ve oruç çesiRamazan o
    Ramazan or

    Bes çesit oruç vardir:
    1) Farz oruç: Ramazan orucunun edasi ve kazasi farzdir. Keffaret oruçlarinin tutulmasi da farzdir.
    2) Vacip oruç: Adak oruçlari ile bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir.
    3) Sünnet oruç: Kamerî aylardan Muharrem ayinin 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir.
    4) Müstehap oruç: Kameri aylarin 13. 14. 15. günleri ile her haftanin Pazartesi ve Persembe günleri, Sevval ayinda 6 gün oruç tutmak müstehaptir.
    5) Mekruh oruç: Iki türlü mekruh oruç vardir:
    a. Muharrem ayinin sadece 10. günü, yalniz Cuma veya Cumartesi günleri oruç tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamini oruçlu geçirmek "TENZÎHEN MEKRUH"tur.

    b. Ramazan bayraminin birinci günü ile Kurban Bayraminin 4 günü oruç tutmak "TAHRÎMEN MEKRUH"tur.
    ucu ve oruç çesitleri
    rucu ve oruç çesi
     
  14. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  15. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Ramazanda oruç tutamayanlar ne yaparlar
    Oruç tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayinda yolculuk yapanlar,
    gebe veya emzikli olanlar, asiri yaslilar ve düskünler, aybasi hali veya logusalik halinde bulunan
    kadinlar Ramazan ayinda oruç tutmazlar.Bunlardan:
    a. Aybasi hali veya logusalik halinde olan kadinlar ile emzikli ve gebe olan kadinlar,
    bu özürleri sona erdikten sonra ve Ramazan ayi disinda oruçlarini kaza ederler.
    b. Yolcular, yolculuklari bitince oruçlarina baslarlar. Ramazan ayinda tutamadiklari
    oruçlarini Ramazan ayindan sonra tutarlar.
     
  16. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  17. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Oruca nezaman ve nasil niyet edilir
    Orucun sahih olmasi için niyet etmek sarttir. Niyetsiz oruç makbul degildir.
    Ramazan orucuna, aksamdan itibaren kusluk vaktine kadar niyet edilebilir. Söyle ki:
    Normal olarak oruca, sahur yemegini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayip yeme içme zamaninin bittigi imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, günes dogmus olsa bile, kusluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir sey yapmasin. Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, aksamdan sonra yarinin orucuna niyet edebilir,
    geceleyin kalkip tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayinda tutulamayan orucu, baska günlerde kaza ederken niyetin geceleyin «tan yeri agarmadan önce» yapilmasi gerekir. Keffaret oruçlari da böyledir. Bu oruçlara imsaktan sonra niyet edilmez. Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin, yarin oruç tutacagini kalbinden geçiren kimse niyet etmis demektir. Oruç tutmak düsüncesi ile sahur yemegine kalkan kimsenin bu düsüncesi de niyettir. Oruca kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapilan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili ile: " Niyet ettim Ramazan-i serifin yarinki orucuna "
    diye söylemelidir.​
     
  18. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : melisdeniz
  19. melisdeniz

    melisdeniz ıkı erkek annesı :) Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2009
    Mesajlar:
    20.224
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    bozup kaza ve keffaret gerektiren haller
    Oruçlu oldugunu bildigi halde kasden:
    1) Yemek, içmek, (ister gida maddesi, isterse ilaç olsun)
    2) Cinsi iliskide bulunmak.
    3) Sigara içmek
    Orucu bozar, kaza ve keffareti gerektirir.
    Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktir.
    Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmis gün pespese oruç tutmaktir.
    Ramazan ayinda niyet ederek oruca baslayan bir kimse özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi iliskide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrica oruç özürsüz olarak ve bile bile bozuldugu için de keffaret tutmasi gerekir.
    Baslanan bir orucu bilerek bozmanin dünyadaki cezasi keffarettir. Yani altmis gün birbiri ardinca oruç tutmaktir. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden baslayip altmis günü kesintisiz tamamlamak lazimdir. Kadinlar keffaret orucu tutarken araya giren âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek altmis günü tamamlarlar. ​
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.