Razimisin?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve BarbunyaPilaki tarafından 25 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : BarbunyaPilaki
  1. BarbunyaPilaki

    BarbunyaPilaki Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    827
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    evinin seni içine sıgdıramayacak kadar dar oldugunu
    fark edeceksin...
    sokaga firlayacaksın...
    sokaklar da dar gelecek...
    tıpkı vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
    ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl
    gökyüzü...
    kendini tasıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir
    yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin...
    birileri sana bir seyler anlatacak durmadan...
    "önemli olan saglık."
    "yasamak güzel."
    "bos ver, her sey unutulur."
    sen hiçbirini duymayacaksın...
    göz yaslarından etrafı göremez hale geleceksin...
    ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az
    sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok
    seveceksin...
    hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
    "ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet
    kopacakmıs" deseler basını
    kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın...
    yalnız kalmak isteyeceksin...
    hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
    ıkisi de yetmeyecek...
    geçmişi düşüneceksin...
    neredeyse dakika dakika...
    ama kötüleri atlayarak...
    onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
    gittigin yerlere gitmek...
    bu sana hiç iyi gelmeyecek...
    ama bile bile yapacaksın...
    biri sana içindeki acıyı söküp atabilecegini
    söylese,kaçacaksın...
    aslında kurtulmak istedigin halde, o acıyı
    yasamak için direneceksin...
    hayatının geri kalanını onu düsünerek geçirmek
    isteyeceksin....
    aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
    herkesi ona benzetip...
    kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
    hiçbir sey oyalamayacak seni...
    ılaçlara sıgınacaksın...
    birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu
    unutturmayan.
    sadece bir müddet buzlu camın arkasından
    seyrettiren...
    bütün sarkılar sizin için yazılmıs gibi
    gelecek... bogazın dügümlenecek,
    dinleyemeyeceksin...
    uyumak zor, uyanmak kolay
    olacak...
    sabahı iple çekeceksin...
    bazen de "hiç günes dogmasa" diyeceksin...
    ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
    ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
    belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne
    çıkana sarılmak isteyeceksin
    nafile...
    düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
    rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istedigin...
    her sıçrayarak uyandıgında onun adını söyledigini
    fark edeceksin...
    telefonun çalmasını bekleyeceksin...
    aramayacagını bile bile...
    her çaldıgında yüregin agzina gelecek...
    aglamaklı konusacaksın arayanlarla...
    yüregin burkulacak...
    canın yanacak...
    bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
    hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinden...
    onun sesini bir kez daha duymak için yanıp
    tutusacaksın...
    defalarca aradıgi günlerin kıymetini bilmedigin
    için nefret edeceksin...
    yasadıgın sehri terk etmek isteyeceksin...
    onunla hiçbir anının olmadigi bir yerlere gidip
    yerlesmek...
    ama bir umut...
    onunla bir gün bir yerde karsılasma umudu...
    bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
    gel gitler içinde yasayacaksın...
    buna yasamak denirse...

    ****
    razı mısın bütün bunlara...?
    hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye
    işte o zaman aşık olmaya hazırsın demektir ...

    Can Dündar