Realist'ten Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve realist tarafından 18 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    18 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Anılar / Aydın Mustafaoğlu

    Anadolu'nun bir köyünde Türkiye'nin en yaşlı adamının yaşadığı haberi gelmiş. Adamı apar topar tutup İstanbul'a getirmişler. Show TV'de ana haber bultenineçıkarmışlar. Reha Muhtar yaşlı adama sormuş:

    - Amca, bu kadar sene yaşadın. Bize en güzel anını anlatır mısın?

    Adam anlatmaya başlamış:

    - Oğlum, bizim eşeğin sıpası kaybolmuştu, köy gençleri toplanıp aramaya koyulduk. Velhasıl sıpayı dağın arkasında bulduk. Hayvanı dağın arkasindan getirirken şeytan dürttü, serde gençlik te var. Eşek gözümüze güzel göründü. Oracıkta sıpayı...

    Reha adamı susturmuş:

    - Aman amca başka güzel anın yok mu?

    - Var. Bi gün muhtarın kızı kaybolmuştu, aramaya koyulduk, dağın arkasında bulduk. Dağın arkasından getirirken şeytan dürttü, serde gençlik te var. Kız gözümüze güzel göründü. Oracıkta...

    - Amca senin bütün güzel anıların böyle ise bir de kötü anını anlat bakalim.

    - Hiç sorma oğlum, bir gün ben de kayboldum...
     
  2. 19 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : realist
  3. viyolet

    viyolet Guest

    :Roflol::Roflol:
     
  4. 19 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : realist
  5. GozdeMelek

    GozdeMelek Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    72
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    hostu.emegine saglik
     
  6. 29 Haziran 2007
    Konu Sahibi : realist
  7. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Alışveriş için İstanbul’dan Kayseri’ye gelen Musevi iş adamı Simon, Tüccar Mehmet Ağanın evine misafir olur. Kayseri’de kaldığı süreyi Mehmet Ağanın evinde geçiren Simon’un gözü bir ara evin köşesindeki kediye yiyecek konan değerli bir antika tabağa takılır. Simon kendi kendine: -Yahu şu Kayserilinin bilgisizliğine bak. Değerli antika tabağının kıymetini bilememiş olacak ki, bu tabakla sokak kedisine yemek veriyor. Aklınca hemen kendi kendine tabağı elde etme planı yapar. Antika tabağı Mehmet Ağadan doğrudan doğruya istemenin yanlış olacağını düşünür. Önce sokak kedisini alayım, sonra yiyecek koyma bahanesiyle tabağı da beraberinde isteyim der. Simon sabah kahvaltısını yapıp İstanbul’a doğru yola koyulacağı sırada: - Beslediğin şu ev kedisi ne kadar güzel ve cins bir kediymiş, hoşuma gitti bu hayvancağızı bana satar mısın? Kayserili sözüm ona gönülsüz bir eda ile: -Mademki hoşuna gitti, seni kıracak değilim ya, satayım. Amacı sünepe kediden ziyade antika tabağa sahip olmak olan, Simon: İstanbul’da cam ve porselen tabakla bu hayvancağıza yiyecek verirsem belki gözleri bozulur, şu tabağını da sar da beraberinde götüreyim deyince, Kayserili zeka oyununu kazanmanın gururu ile: -Simon Efendi Simon Efendi , bugüne kadar kaç kedi sattımsa bu antika tabağın sayesinde sattım. Antika tabağa sahip olma hayali kursağında kalan Simon, köşeyi döndükten sonra sünepe kediyi sokağa bırakır ve Kayserilinin para kazanmadaki hünerini ve zekasını takdir eder.