Refik Durbaş Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve haten tarafından 1 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    1 Haziran 2007
    Konu Sahibi : haten
  1. haten

    haten Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Mart 2007
    Mesajlar:
    171
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Sesimi sesinin üstüne koyma
    kara gecede, karanlıkta, acılı
    yüreğimde yeşerdiyse de alevi ölümün
    kan boğmadı daha korkuyu
    kırılmadı kin ve öfkenin fidanı

    Sesini sesimin üstüne koyma
    ağzımda prangası tutuklu rüzgâr

    Yanlış arama ölümden başka
    kurşuna dizilen resimlerde
    acıyla örülmüşse cesetler
    ve ağlıyorsa hücremde ayışığı
    üzgün değilim, hüzünlü asla

    Yanlış arama ölümden başka
    sırtımda falakası tutuklu rüzgâr

    Yüreğimde mezarlar açma artık
    kazıdım hücremin duvarına çünkü
    zamanı kucaklayan öfkemi
    acıdan üretilen sesimi
    gençliği damıtılmış günlerimi

    Yüreğimde mezarlar açma artık
    elimde kırbaçları tutuklu rüzgâr

    Çıplak taş, demir kapı, sessizlik
    korkuyu mu bekliyor o nöbetçi
    niçin hiç konuşmuyor yıldızlar
    şafak söktüyse nerde kar filizleri
    uyusam uyansam her yerde bahar
    Çıplak taş, demir kapı, sessizlik
    sesimde zincirleri tutuklu rüzgâr

    Tek değilim artık, çoğaldım ölüme
    deli rüzgâr, çıplak suyun rahminde
    artık ne hücrem, ne yalnızlık
    eskisi gibi düşmanım
    ama hâlâ yanıyor yüreğimde işkence

    Tek değilim artık, çoğaldım ölüme
    yüzümde kelepçesi tutuklu rüzgâr

    -Söyle kim hak kazandı ölüme
     
  2. 6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : haten
  3. kelebek088

    kelebek088 Dokunmasınlar kanatlarıma Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    BU SEVDADAN SANA NE?

    Sesimi bıraktım sana…
    Adımı bıraktım…
    Kimliğimi…
    Aşkımı bıraktım, sevdamı ve sevgimi…
    “Aldın mı? Diye sormayacağım.
    “Sesimi duydun mu?” demeyeceğim.
    “Adına bıraktığım şiiri okudun mu?” sorusunun ardına da düşmeyeceğim.
    O ses, anılar mahzeninde çürüsün.
    O şiirin bütün kelimeleri çürüsün.
    Çürüsün geçmişimin geleceğimin kimliği de…
    Adım, dudaklarımdan çıktığı haliyle dursun yüreğim ile yüreğin arasında…
    Ben beni anlatmak istedim yalnızca…
    Bundan sana ne?
    Seni sevdiğimden sana ne?
    ***
    Yüreğim ki hüzünler sığınağı…
    Gözlerim gözlerinin tutsağı…
    Ellerim, nice oldu karşılıksız bir sevginin ateşiyle kavrulmuş ellerin hasretinde… Ben senin hasretinde…
    Sana âşık olduğumdan…
    Gözlerinin gölgesinin gözlerimden uzak olduğundan…
    Yüreğimin her daim yüreğimi dağladığından sana ne?
    Sevdamı ve sevgimi, kapaksız bir şişeye kilitleyip
    Adı ve mevcudiyeti meçhul bir okyanusa bırakır misali, ulaştırmak istemiştim sana…
    Öyle olsun istemiştim.
    ***
    O şişe, zamanın ufkunda yol alsın.
    Ve hiçbir adresi olmasın.
    Adressiz bir mekâna, isimsiz bir zamana ulaşsın…
    Senin o adressiz mekân ile isimsiz zamanda olmandan korkuyorum.
    Sesinin sesim ile karşı karşıya gelmesinden…
    Yüzünün yüzümle, kalbimin kalbim ile yan yana durmasından korkuyorum.
    ***
    Şimdi bir başıma oturmaktayım gecenin eşiğinde.
    Karanlıkta çoban yıldızı misali ışıldıyor yüzün.
    O yüzün aydınlığıyla yıkıyorum bedenimi.
    Ve unutmak istiyorum bütün geçmişimi ve geleceğimi, şimdimi unuttuğum gibi…
    Unutmak istiyorum kendimi ve kimliğimi…
    Yolum şimdi benim olmayan bir meçhul üzre…
    Ben, beni de sana bıraktım, sevgimi ve sevdamı, karasevdamı da sana…
    Gidiyorum işte…


    REFİK DURBAŞ
    (RÜZGÂRA ALFABE)
    12 Aralık 2004