Reklamlı anma.

Konusu 'Tebrik, Teşekkür Ediyorum /:)' forumundadır ve ngs2007 tarafından 10 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  1. ngs2007

    ngs2007 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    730
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Türkiye İş Bankası, Atatürk'ü ölümünün 69. yıldönümünde bir reklam filmiyle andı. "Yetiştirdiğin güller bugün matemdeler" sloganıyla hazırlanan filmde Atatürk'ü Haluk Bilginer canlandırdı. Filmde gül bahçesinde Atatürk ile bir çocuk arasında geçen diyalog yansıtılıyor. Filmde Atatürk'ün eline gül dikeni batıyor. Çocuk da 'Senin eline diken batar mı?' şeklinde soru soruyor. Atatürk de çocuğa şöyle diyor: "Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak. 'Bu bahçede gül bitmez' diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın: 'Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum? Çok istiyorsan, söylenenler umurunda olmayacak. Tek isteğin... şu kokuyu duymak olacak..." Konuşmanın sonunda Atatürk çocuğa "Anladın mı?" diye soruyor. "Anladım" yanıtını alan Atatürk, "Aferin sana. Uzat şu makası şimdi" diyor

    Alıntıdır.

    Çok güzel olmuş,reklamlarda ağlanır mı demeyin.Seyrederken ağladım.Herkesin emeğine sağlık.
     
  2. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  3. kuzum

    kuzum Bu konida hassasum Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    8.591
    Beğenildi:
    252
    Ödül Puanları:
    163
    Belkide Türk Televizyonlarında son günlerde yayınlanan en güzel reklam. Akşam bende gözlerim dolu dolu izledim. Bir an Atatürk'ü görür gibi olduk hepimiz.Ancak bu kadar benzetilebilir Ulu Önder'e. İş Bankasını ve Haluk Bilginer'i KK vasıtasıyla tebrik ediyorum.Süper bir reklam olmuş. a.s
     
  4. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  5. Mahbile

    Mahbile Acem Kızı Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.396
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Evet çok duygusal bi reklamdı , gözlerim doldu izlerkensenağlama
     
  6. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  7. sny

    sny kronik duygusal Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    520
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    çok etkilendim bende,harika bir reklam olmuş:çok üzgünüm:
     
  8. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  9. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.300
    Beğenildi:
    17.159
    Ödül Puanları:
    488
    görmedim ben meraktanda catlıcam senağlama
     
  10. 11 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  11. ngs2007

    ngs2007 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    730
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    evet,bencede çok güzel oynamış ve bu kadar benzer olmuş.katılıyorum fikrine.
     
  12. 11 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  13. Anuska

    Anuska Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2007
    Mesajlar:
    7.215
    Beğenildi:
    62
    Ödül Puanları:
    148
    İş Bankası'na, Haluk Bilginer'e ve reklamın hazırlanıp sunulmasında emeği geçen herkese teşekkürler...

    Dün akşam gözüme ilişen ve beni olduğum yere mıhlayan İş Bankası reklamından sözediyorum.

    Önce ne olduğunu tam anlayamadım. Bir baktım ki televizyonda Atatürk... Tüylerim diken diken oldu çünkü bir an hayatta olduğunu düşündüm. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken kızım bir hışımla daldı mutfağa...

    "Anne, Atatürk ölmemiş, doğruymuş!" diye bağırıyordu. Derken oğlum geldi ve birlikte izlemeye başladık. Biz ne olduğunu anlayamadan reklam bitti.

    Ardından tüm kanalları dolaştık ve reklamı baştan sona izledik. Allahım dedim, bu kadar mı güzel ve anlamlı olur bir reklam. Ortam, konu, Atatürk'e benzetilmiş Haluk Bilginer, her şey muhteşemdi. İş Bankası'nın, kurucusuna ve Türk Halkı'na verebileceği en güzel hediye buydu sanırım.

    Kendime geldiğimde düşündüm... Bir reklamda, makyajla Atatürk'e benzetilmiş bir tiyatro oyuncusunu görmek insanı bu denli etkiliyorsa, gerçek hayatta bir kerecik de olsa onu uzaktan görmeyi başarmış insanlar, bu yoğun duygulardan nasıl etkilendiler acaba?
     
  14. 11 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  15. suavea

    suavea Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    ben de çok etkilendim ve çok beğendim reklamı 5 yaşında ki yiğenim Atatürk geldi diye zıp zıp zıplıyor reklam yayınlandığında
     
  16. 12 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  17. EU3

    EU3 Guest

    Cok güzel bir reklam. Tüm ekibi tebrik ederim. Muhtesem bir reklam yaratmislar...
     
  18. 12 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ngs2007
  19. EU1

    EU1 Guest

    Aaa, senin eline diken batar mıydı Atam?
    12/11/2007


    Engin Ardıç'ın yazısı


    Batmaz mı?
    İşte yetmiş yıldır o reklam filmindeki çocuk gibi davrandınız hepiniz...

    Aaa, senin eline de diken batar mıydı Atam? Aaa, senin parmağın da kanar mıydı Atam?

    Aaa, sen de üşür müydün Atam? Sen de yorulur, sen de acıkır mıydın Atam?

    Sen de âşık olur, sen de rakı içer miydin Atam?

    Sen de sever, kızar, kavga eder, üzülür müydün Atam?

    Laf aramızda, şu "m"yi birleşik mi yazacağız yoksa kesme işaretiyle mi Atam?

    Sen de evlenir, boşanır mıydın Atam? Senin de bir kızkardeşin, üvey baban, üvey kardeşlerin olabilir miydi Atam?

    Çok sigara ve kahve içmekten kalp krizi geçirebilir, çok içki içmekten siroz olup ölebilir miydin Atam?

    Yoksa sen, bize öğretildiği gibi bir uzaylı değil, bizim gibi etten kemikten bir insan mıydın Atam?

    Olmamalıydın, çünkü baksana, tam 126 yaşındaymışsın!... Öyle diyorlar.

    Pardon, seni reklam filminde "kullanmak" da suç değil miydi Atam?

    Seni bize Tanrı gibi öğrettiler Atam.

    Ben, yedi yaşımda, bir 10 Kasım sabahı güldüğüm için ihtar cezası almıştım Atam, ilkokulda... Nedenini hiç anlayamamıştım.

    Koşup oynamak da yasaktı, okulun bahçesinde üzgün üzgün dolaşmakla yükümlüydük Atam. Durup durup bir ağlama tutturursak öğretmenin gözüne girecektik üstelik.

    Senin ölüm yıldönümlerinde sinema da kapalıydı, tiyatro da, içki satışı da yasaktı Atam.

    Öte yandan da asla ölmediğini, hep bizimle olduğunu söylüyorlardı Atam.

    Yakın zamana kadar, tıpkı Hazret-i Muhammed gibi, sahnede ya da perdede seni "canlandırmak", oynamak da yasaktı Atam.

    Seni bizlere nasıl yanlış tanıttıklarının, birçok genci senden uzaklaştırdıklarının, soğuttuklarının acaba farkında mıydılar? Bunu kötülükten mi yapıyorlardı, ahmaklıktan mı Atam?

    Şimdi de, senin ölümünden elli yıl sonra doğanlar seni "özlemişler" Atam.

    Ben seni özlemedim, fakat araştırıp öğrenince, tanıyınca çok sevdim Atam.

    Başardıkların ve başaramadıkların, zaafların, yanlışların, çevreni çepeçevre sarıp sarmalamış birsürü namussuzun ortasında kalmış muhteşem yalnızlığınla çok sevdim Atam.

    Ben de o reklam filmindeki çocuğa söylediğin gibi, kimin ne diyeceğine aldırmadan doğru bildiğimi anlatmaya çalışıyorum Atam. Huyum kurusun, ara sıra aldırmak zorunda kalıyorum, beni bağışla Atam. Senin gibi bozkırda değil, bataklıkta gül yetiştirmeye çalışıyorum Atam. Ortalık da mis gibi değil, leş gibi kokuyor. Sen hainler, gericiler, yobazlarla uğraştın, ben de cahiller, aptallar, yeteneksizler, yalancılar, hokkabazlarla uğraşıyorum Atam.

    10 Kasım sabahları Dolmabahçe Sarayı'na koşup koltuk altı koklar gibi "hava koklayanlar" bunları anlayamazlar Atam.

    Aah ah, cumhuriyeti emanet edecek başka çemiş bulamadın mı Atam?


    AKŞAM