renkli çocukmu? kuralcı annemi?

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve ema1 tarafından 13 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    13 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ema1
  1. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.458
    Beğenildi:
    7.407
    Ödül Puanları:
    238
    Hemen her sınıfta, başarı ve davranış yönünden öğretmenin göz bebeği, bir veya birkaç takdirlik öğrenci vardır. Sınıfın en ön sırasında oturur ve sözlerini tahtadan ve öğretmenden hiç ayırmazlar.

    Çoğu kez üstün yetenekli olan (ya da öyle olduğu sanılan) bu çocuklar hem ana baba, hem öğretmen, hem de toplum (konu komşu) için bir övünç kaynağıdır.

    Her ne kadar bazı komşular çekemeseler de bu başarıyı, yine de mahallelerinden böyle bir yeteneğin çıkması onlar için de iftihar edilecek bir durumdur.

    Bu çocuklar, çalışkandır. Düzenlidir. Bu çocukların hem defterleri, hem kitapları hem de ne hikmetse üstleri başları hep düzenlidir. Ödevleri kusursuzdur. Okuldan eve döner dönmez, ödevlerini yaparlar, buldukları ilk boşlukta mutlaka ders ve ödev adına yapacak bir şeyler bulurlar. Teneffüs aralarında bile soru çözer ya da bir sonraki ders anlatılacak bir konunun mütalaasnı hararetle yaparlar.

    Oyun mu? O da ne? Oyun çocuk işidir!.. Ona ayıracak vait bulamazlar. Hem bulsalar ne olacak ki? Oyun gibi malâyani şeylerle uğraşacak vakitleri olmaz bu tür çocukların.

    Fıtratında var olan, içini her an gıcıklayan o çocuksu yaramazlığını hep bastırır ve unutmuş gibi yaparlar.

    Aslında içlerinde bir yerlerde birileri hep şunu söyler:

    "Oğlum / kızım, sen de çocuksun. Senin de oynamaya, gezmeye, koşmaya hakkın var. Hadi biraz da sen kullan bu haklarını!"

    Peki ama, ya oyun oynarken kaybettği vakit yüzünden derslerinden istediği notu alamazsa?

    Ya düşük not aldığı için, hem annesini-babasını, hem de öğretmenlerini hayal kırıklığına uğratırsa?

    Ya hasbel kader, pekiyi yerine, bir sefer de olsa, iyi alırsa? Maazallah, ne olur bu çocuğun hali? Değil mi?

    Bu tür çocuklar dersten uzak kalınca bir türlü rahat edemezler. Çok başarılı geçtiğine inandıkları sınav sonuçlarını bile, herkesten fazla merak ederler!.. Ne güzel, sorumluluk sahibi çoçuklar değil mi? Hemen her anne-babanın arzu ettiği tipler! Hem okulda arkadaşlarına, hem evde kardeşlerine, hem de mahallenin çocuklarına örnek gösterilecek tipler. Her anne babanın sahip olmak istediği çocuk modelleri... Hatta bazen karnelerinde hasbel kader bir iki tane iyi olsa, anne baba o kadar pek iyiyi görmez, o iki tane iyinin üzerinde saatlerce konuşurlar.

    Çünkü bu çocuklar, yakaladıkları başarıyı her zaman zirvede tutmak zorundadırlar.

    Peki, bizim bu tutumumuzdan sonra ne olur, biliyor musunuz? Bu ortamda, bu tutumla yetişen çocuklar, hep başarının doruğunda kalmazlarsa, ailede sevilmeyecekleri duygusuna kapılırlar.

    Sürekli kendi içinde bir takım hesap kitap işleriyle uğraşırlar.

    ıç çatışmalar ve kuruntular bir müddet sonra tavan yapar bu tür çocukların ruh dünyasında.

    Başarmak ve en önde koşmaktan başvirüska amaç gütmeyen, her türlü toplumsal etkinliğe, spora ve sanata sırt çeviren bu tür çocuklar, ilerleyen zamanlarda toplum içinde uyumsuz ve başarısız olan adaylar içinde en önde olurlar.

    Bir müddet sonra başarı hayalleriyle, kalabalıklar içinde yalnız kalmak onların kaderi olur.

    Çok başarılı, ama yapayalnız!

    Çok zeki, ama asosyal!

    Çok çalışkan, ama kimsesiz!

    Ayakları üzerinde durmayı başaramayan, sadece bir takım matematiksel hesapları diğerlerinden daha iyi yapan; ama piknikte mangal yapamayan ve ileride eşi ve çocuklarıyla gülüp oynayamayan birer fert olma yolunda hızla ilerlerler.

    Haydi, kaldırın kafanızı sevgili büyükler! ıleriye, çok ileriye bakın...

    Ve aslında ne istediğinizi, ama neyi gerçekleştirmek üzere olduğunuzu bir kez daha kontrol edin.

    Çocuklarınız renklidir. Hem de çok renkli... Her birinin kendi üzerindeki asıl rengi güzeldir. Farklı renklere boyamayın onları. Bırakın kendi güzel renkleriysle kalsınlar. Bir müddet sonra gözünüz alışacaktır.

    Yazar: Çetin ÖZBEY
     
    Son düzenleme: 13 Ocak 2010
  2. 20 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ema1
  3. lllalll

    lllalll b@rış ve @loş'un @nnişi:) Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.032
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    çok güzel bir paylaşım çok saol cnm.....
     
  4. 27 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ema1
  5. nasan

    nasan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    70
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    harika bir yazı paylaştığınız için teşekkürler.
     
  6. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ema1
  7. ceyo16

    ceyo16 Annesinin gülü Üye

    Katılım:
    5 Şubat 2009
    Mesajlar:
    6.860
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    sÜPER ,ÇOK BEĞENDıM.Ben de öğretmenim,dolayısıyla,birsürü çocukla birlikteyim,bu ilk sıralarda oturan öğrencilerin çevreye ve de yaşıtlarına uyum sağlayamadıklarını gözlemliyorum.Sınıf içinde en basit roleplay leri bile yapmaya çekiniyorlar,utanıyorlar,çocuksu geliyor onlara.
     
  8. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ema1
  9. hasretim34

    hasretim34 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    13 Ekim 2007
    Mesajlar:
    7.041
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    ah bide bunu ben ablama anlatabilsem takmis kizina yazililardan 85 aliyomus niye 100 alamiyomus hicbirinden hey Allahim ya aciyorum resmen yigenime :KK43:
     
  10. 3 Şubat 2010
    Konu Sahibi : ema1
  11. WildRosee

    WildRosee Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    598
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    çok güzeldi
    teşekkürler