robinsonun sonu

Konusu 'Komik Yazılar' forumundadır ve DryaSzr tarafından 9 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    9 Aralık 2007
    Konu Sahibi : DryaSzr
  1. DryaSzr

    DryaSzr Edeple gelen lütufla gider Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.936
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    148
    Adamıza hoşgeldiniiiiz.
    - Nerden buldunuz beni, buraya kadar mı takip ettiniz? Kurtulamıcam mı ben sizden he?
    - Temiz hava çarptı herhalde adamı abi... Kardeş, biz hep burdaydık sen geldin sen. Hiç mi okumadın Robinson ile Cuma'yı? Biz onlarız işte.
    - Banka mı, ev sahibi mi, hangisi yolladı sizi konuşun?
    - Ha??!... Neyse, sizi gördüğümüze nasıl sevindik anlatamayız, di mi Cuma?
    - Ben biraz anlatabilirim abi, kendi adına konuş lütfen. Böyleee nasıl desem öyle bir sevindim kii böylee açlıktan ölecekken balina yakalamışım gibii, böylee en sevdiğim çiçekleri toplarken yorulunca yere çömelir gibii, efendime söyliyim böyleee....
    - Yeter Cuma yeter, kes uzatma. Çok güzel sevinmişsin tebrik ederim. Var gücünle sevindiğine kanaat getirdik tamam. O lafın gelişi sorulmuş bir soruydu, cevabı yoktu Sadece evet, ya da en fazla hem de nasıl deyip geçecektin ayarsız herif.... Neyse, gerçekten tam zamanında yetiştiniz beyfendi. Az kaldı üşütüyodum. Gribal anlamda değil yani. Hakikaten keçilerim start bekliyordu. Oh be, evime dönebilirim artık.
    - Ne evi beybaba?!! Dönecek bir evin de varsa hepten yanmışsın sen.
    - Nasıl? Anlamadım?.....
    - Ne zamandır burdasın?
    - Ne bileyim 50 sene falan oluyor. Di mi Cuma?
    - 18 Ocak abi.
    - Sus Cuma. Sayıklama gene. Neyse beyfendi, neden sordunuz? Ayrıca neden yanıyorum?
    - Yahu evin varsa burdan bile kaç, başka bir galaksiye git. Emlak vergisi, çöp vergisi, möp vergisi, deprem kredileri, su, doğal gaz, telefon faturaları... Sayayım mı daha?
    - Yuhhh! Onlar da nesi?
    - Üstelik de tüm o vergiler, faturalar tam 50 yıllık birikmiş haldedir şimdi. Bi de faizini ekle. Sakın buradan bir yere ayrılma tamam mı, aklından bile geçirme. Fellik fellik seni arıyolardır şimdi. Kesin içeri atarlar.
    - Aha! Hapse mi giricez bi de?
    - Hem de bir ömür. Hele de bir yerden kredi aldıysan hepten yandın. Bankalar da peşindedir senin. Dur bakiyim sen dur duuur. Sanki televizyonda sana benzer birinin resmini görmüştüm. Aha! Dur şimdi hatırladım. Ödül koymuşlar üstüne. Hiç bir yere kıpraşma sen.
    - Deme be. İyi de televizyon ne?
    - Bir kutu böyle, içinden insanlar görünüyo. Dizi filimmatik de diyebiliriz. Aynı girdap gibi tamam mı. Bir kere elini kaptırdın mı kolun gitti. Geriye kalan ömründe böyle mıhlanıp o kutuya bakmak zorundasın. Hayatını televizyona göre ayarlarsın, bence hiç dönme.
    - Hadi be!
    - Hadi be'si mesi yok babalık. Emin ol eksiği var fazlası yok. Bak, bankalar, ev sahibi, bilumum alacaklılar peşimde. Ben hala televizyondaki "Güzel ve tedirgin"i düşünüyorum. Son bölümü n'oldu acaba? Keşke seyredip öyle kaçsaydım. Aklım orda kaldı.
    - Korkunç yaaa. Ne bu böyle? Ne kadar değişmiş dünya.
    - Ha sonra yollarda öyle rahat rahat yürümek yoook. Kap-Kaç'cısı, bombacısı, trafik kazası. Arabalar kaldırımdan gidiyo be.
    - Yav suss.
    - Kesin karın da boşamıştır seni. Dünyanın nafakası birikmiştir. Yerinde olmak istemezdim.
    - Cuma, bana biraz deniz suyu damıt. İki yudum içeyim yoksa halim fena.
    - Ohhh ne güzel. Yemek ormandan, su denizden. Gidecem de gidecem diye tutturduğun yerde bir yudum su parasıyla bu adayı alırsın be.
    - Yuhhh! Aha tansiyonum çıktı.
    - Çıksın, çıksın da burda çıksın. Hastaneler insan kaynıyo. Tansiyonunu ölçtürmeye gidersen boyunun ölçüsünü alırsın. Hem yeni yeni hastalıklar çıktı. Aids, ebola, hepatit-B. Boşver hiç bir yere gitme. En fazla ol nezleni, aslanlar gibi çek burnunu, otur aşşaa.
    - N'olmuş böyle yaa? Yıllardır ev, çoluk çocuk hayali kuruyorum. Bütün hevesimi kaçırdın.
    - Boşver sen onları, unut artık. Seni görür görmez huzur evine bırakırlar, akşam ana haberlere çıkarsın... Huhhh, ne temiz hava bu yaa. Dönmek istediğin dünyada derin bir nefes çeksen boğazın egzos borusu gibi olur. Öyle pis bir hava var.
    - Yapma be... Cuma, al şu kütüklerden sofraya bir tabak daha oy. Anlaşıldı burdayız.
    - Aha! Abi gitmiyo muyuz?
    - Nereye gidiyosun be nereye? Duymadın galiba. Baksana millet gideceğin yerden kaçıyo. Geriye dönülecek hal mi kalmış?
    - Amaaan boşverin yaaa. Bakın ben de geldim, artık üç kişiyiz. Hadi gelin size "Cesur fekat avanak"ın son bölümünü anlatayım... Ohh bee, yaşasınn hu:dance: