Romatizmalarn nedenleri...

Konusu 'Romatoloji - Romatizmal Hastalıklar' forumundadır ve yesilim tarafından 6 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    6 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  1. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Romatizmaların nedenleri
    Romatizmaların pek çoğunun nedeni belli değildir. Ancak birkaç tanesinin sebebi bilinmektedir. Sebebi bilinenler: mikropların neden olduğu mikrobik romatizmalar, akut eklem romatizması ve gut hastalığıdır.

    Kolaylaştırıcı faktörler:
    Diğer romatizmalarda ise hastalıkların ortaya çıkışını ve gelişmesini etkileyen 'kolaylaştırıcı' faktörler bilinmektedir. Bunlar yaş, cins, kalıtım, meslek, travmalar ve psikolojik faktörlerdir.

    a) Yaş: Toplumda her yaşta romatizma görülürse de çeşitli yaş dilimlerinde görülen romatizma türleri farklıdır. Bir başka deyişle her yaşta her tür romatizma görülmez. Örneğin akut eklem romatizması 5-15 yaş arasında artroz veya 'kireçlenme' olarak bilinen romatizma türü ise 40 yaşından sonra görülür.

    b) Cins: Tüm dünyada romatizmalar genel olarak kadınlarda daha sıktır. Yani kadınlar romatizmayla daha çok tutulur. Örneğin özellikle romatoid artrit, yaygın iltihabı bağ dokusu hastalıkları (kollajen hastalıklar) kadınlarda daha çok görülür. Ankilozan spondilit (belkemiği romatizması) ve gut ise erkeklerde daha sıktır.

    c) Kalıtım: Romatizmaların bir kısmında kalıtım rolü olduğu bilinmektedir. Bu tip hastalıkların örnekleri ankilozan spondilit, ailevi Akdeniz ateşi ve guttur. Kalıtımın daha az etkili olduğu başka romatizmal hastalıklar da vardır. Ancak kalıtımın rolü olmayan romatizmal hastalıklar çoğunluktadır.

    d) Dİğer faktörler: Eklem romatizmaları dünyanın her tarafında yaygın olarak görülürse de, soğuk ve rutubetli yerlerde daha sık ve şiddetli, kuru ve sıcak yerlerde seyrek olup, hafif seyretmektedir. Meslek, travmalar, psikolojik faktörler de bazı romatizma türlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.
    ▲
    Romatizmaların oluş mekanizmaları
    Romatizmaların nedenlerinin çok az bilinmesi veya hiç bilinmemesine karşın hastalıkların nasıl oluştuğu daha iyi bilinmektedir.

    Temel olarak 2 tip romatizma vardır:
    1-İltihabı olanlar
    2-İltihabı olmayanlar.

    1- İltihabı olanlar: Romatizmal iltihap 3 çeşittir:
    a) Mikropların eklemde oturmasıyla ortaya çıkan mikrobik omatizmalar. Stafilokok, streptokok ve tüberküloz basili gibi çeşitli mikroplar bu romatizmaya neden olur.
    b) Bağışıklık sisteminin bozuk oluşu sonucu gelişen mikropsuz iltihap. Bu tip iltihabın neden olduğu romatizmaların en önemlileri romatoid artrit, ankilozan spondilit ve yaygın bağ doku iltihabı yapan hastalıklar (kollajen hastalıklar)'dır. Bu son grubun en iyi bilinen örneği de sistemik lupus eritematozus (SLE)'dur.
    c) Diğer bir iltihap tipi de başta ürik asit olmak üzere diğer kristallerin eklemlerde ve çeşitli dokularda oturarak yaptığı tahriş sonucu ortaya çıkan iltihaptır. Gut ve yalancı gut hastalığında bu tip iltihap vardır.

    2- İltihabı olmayan romatizmalar: Bu romatizmaların en önemlisi artroz (kireçlenme)'dur. Artrozda eklemde iltihap yoktur. Buna karşılık aşınma vardır. Eklemin içindeki kıkırdak incelir ve kaybolur, eklemlerin kenarlarında kemik çıkıntıları oluşur. Travmalar (kaza, darbe) mekanik nedenler, metabolik ve psikolojik bozukluklar iltihabı olmayan romatizmaların en önemli nedenleridir.
    ▲
    Romatizmalar hangi yapıları tutar?
    Romatizmal hastalıklar vücuttaki doku ve organların çoğunu tutar. Bunların en önemlileri şunlardır: Eklemler, yumuşak dokular, kaslar, kirişler, bağlar, kemikler, kalp, damarlar, sinir sistemi, akciğerler, lenf düğmeleri, dalak, karaciğer, solunum sistemi, göz, böbrek, deri ve deri altı dokusudur. Bunların içinde en çok tutulanlar ise eklemler ve yumuşak dokulardır. Yumuşak dokular deri, deri altı dokusu, bursalar (eklemlere yakın küçük kesecikler), kirişler, kiriş kılıfları ve bağlardır.
    ▲
    Romatizmal hastalıkların çeşitleri ve tipleri
    Romatizmal hastalıklar geniş bir yelpaze oluşturur. Bu büyük grupta 200'ün üstünde romatizmal hastalık vardır.

    Romatizmalar oturdukları dokulara göre 4'e ayrılır.
    1- Eklem romatizmaları
    2- Yumuşak doku romatizmaları
    3- İç organların romatizmaları
    4- Bunların birlikte olduğu 'karışık' tipler

    Romatizmal hastalıkların en sık görülen hem de en önemli olanları yumuşak doku romatizmaları, artroz (kireçlenme), romatoid artrit, ankilozan spondolit (belkemiği romatizması), kollajen hastalıklar (yaygın iltihabi bağ dokusu hastalıkları, örneğin sistemik lupus, eritematozus 'SLE'), akut eklem romatizması ve guttur.
    ▲
    Romatizmal hastalıklardaki başlıca şikayetler
    Ağrı: En sık rastlanan, hastayı en fazla rahatsız eden bir şikayettir. Başta eklemler olmak üzere kaslar, yumuşak dokular ve iç organlara ait olabilir. Ağrı çok hafiften çok şiddetliye kadar değişik derecelerde ortaya çıkabilir.

    Şişlik: Yine, en çok eklemlerde ve daha seyrek olarak da yumuşak dokularda ortaya çıkar. Eklem şişi iltihabı değişikliklere bağlı olarak gelişirse, buna artrit denir.

    Hareket kısıtlaması: Ağrı ve şişler hareket fonksiyonunun bozulmasına neden olur ve hareket bozukluğu ve kısıtlanması da hastanın yaşantısını zorlaştıran önemli bir sorundur. Hareket kısıtlanması ve ağrı; zorlama, travma ve mekanik nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

    Şekil bozuklukları: Ağrı ve şişlik geçici olabildiği gibi zaman zaman tekrarlayarak sürebilir. Eğer sürekli ve ilerleyici ise şekil bozuklukları ve sakatlıklar ortaya çıkar. Bu sorun hastanın günlük yaşantısını, sosyal hayatını ve iş gücünü önemli ölçüde etkiler.

    En sık görülen bu belirtilerden başka, başta deri olmak üzere tutulan iç organlara ve diğer yapılara ait belirti ve bulgular da ortaya çıkabilir. Kalp şikayetleri ve bulgular, göz bulguları, akciğere ait bulgular ve sinir sistemi ile ilgili bulgular da tek tek veya birlikte ortaya çıkabilir.
    ▲
    Romatizmal hastalıkların tedavi prensipleri
    Romatizmal şikayetleri olan bir hastada yapılması gereken ilk iş, doğru ve kesin teşhistir.
    Daha sonra nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verirken romatizmanın süresi, yaygın olup olmadığı, belirtilerin şiddeti, hastanın yaşı, genel durumu ve eğer varsa diğer hastalıkları dikkate alınmalıdır.

    Tedavide 4 temel yöntem kullanılır:
    1- İlaç tedavisi
    2- Fizik tedavi ve rehabilitasyon
    3- Cerrani tedavi
    4- Psikoterapi

    1- İlaç Tedavisi:
    Romatizmal hastalıkların tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar:
    1- Ağrı kesiciler
    2- İltihabı önleyen ve düzelten ilaçlar (endol, voltaren, naprosin): Bu ilaçlar aynı zamanda ağrıyı ve şişliği de azaltır veya tamamen geçirir. Ancak hastalığın gelişmesini ve ilerlemesini durduramazlar.
    3- Kortizon grubu ilaçlar: Hem eklemlerdeki şiş ve ağrıyı, hem de eklemler dışındaki yaygın bağ dokusu hastalıklarında ortaya çıkan iltihabı etkilerler.
    4- Hastalıkların durdurulması veya baskılanmasında kullanılan ilaçlar (sıtma ilaçları, salazopirin, altın turları, metotreksat, endoksan, imuran, kolşisin): Özellikle son 3 ilaç çeşitli kanser türlerinin tedavisinde de kullanılan ilaçlar olmalarına rağmen bazı romatizmalara etkili olduğu için bu alanda da sık olarak kullanılmaktadır. Bu gruptaki ilaçların etkileri 3-6 ay arasında ortaya çıkar. İlaçlara bağlı yan etki gelişmemişse, bunları hiç kesmeden devam etmelidir. Çünkü ilaçlar kesilince hastalık üzerindeki baskı da kalkacağından, tüm şikayetler yeniden başlar.
    5- Diğer ilaçlar: Kas gevşeticiler, vitaminler, kalsiyum, mide koruyucu ilaçlar, tansiyon düşürücü ilaçlar gibi hastanın diğer bulgularına yönelik yardımcı ilaçlar da kullanılır.

    İlaç tedavisinde dikkat edilmesi gereken noktalar:
    1- Romatizmalı hastalar kendi kendine veya çevresinin uyarılarına göre ilaç almamalıdır.
    2- Doktorun ilaç tariflerine dikkatle uymalıdır.
    3- Doktora daha önce kullandığı ilaçları ve bunların olumlu ve olumsuz etkilerini anlatmalıdır.
    4- İlaçlara bağlı yan etkiler ortaya çıkarsa hemen doktora başvurmalıdır.
    5- Doktora her gidişte reçete ve ilaçları yanında bulundurmalıdır.
    6- Zaman zaman kan muayeneleri (lökosit sayımı, idrar muayenesi gibi) ile diğer kontrol muayeneleri (göz dibi) yaptırılmalıdır.
    7- İlaçlar birden kesilmemelidir. Nasıl azaltılacağı ve kesileceği çok iyi öğrenilmelidir.
    8- İlaç içerken gebe kalıp kalamayacağını doktora danışmalıdır.
    9- Bazı romatizmalar (romatoid artrit gibi) çok defa tek bir ilaç ile tedavi edilemezler. Hastalar farklı amaçlara yönelik 2-3 tür ilacı birlikte almak zorundadırlar. Örneğin iltihabı giderici ilaçlarla, hastalığı baskılayanlar birlikte alınmalıdır. Çünkü hastalıkları baskılayan ilaçların etkisi 4-6 ayda başlar. Bu süre içinde hasta başka ilaç almadan diğerinin etkisi ortaya çıkana kadar bekleyemez. Bunlarla birlikte mide koruyucu ve tansiyon düşürücü gibi diğer yardımcı ilaçları da almaları gerekebilir.
    10- Mide korumasına özen gösterilmelidir. Aç karnına alınması önerilmemişse ilaçlar tok karnına alınmalıdır.
    11- Bol su içilmeli, dengeli beslenmeye çalışılmalıdır.

    2- Fizik tedavi ve rehabilitasyon:
    Romatizmalı hastaların tedavisinde yeri olan önemli yardımcı yöntemlerdir. Ancak romatizmal hastalığın özelliklerine göre öncelikle uygulanması gereken durumlar da vardır. İlaç tedavisi veya cerrahi tedavinin yanında mutlaka ve mümkün olduğu kadar erken başlanması gerekir. Bu tedaviyi ağrıyı azaltmak, eklemlerin hareketlerini düzeltmek, eklemi çalıştıran kasları güçlendirmek, şekil bozukluklarının oluşumunu engellemek, günlük işlerini daha kolay yapabilmesi için özel teknikler öğretmek, özel aletleri kullandırmak amaçlarıyla yapılır. Bunun için çeşitli fizik tedavi yöntemleri uygulanır. Egzersizler yaptırılır. Şekil bozukluklarına mani olmak için kalıplar uygulanır. Uygun cihazlar, baston ve koltuk değnekleri belirlenir. İş ve uğraşı tedavisi uygulanır. Gerekiyorsa işe dönüş eğitimi ve iş değiştirme ve duruş eğitimi verilir. Başka bir deyişle hastaya hastalığı ile yaşama ve çalışma öğretilir. Kaplıca tedavisine romatizmanın cinsine, dönemine ve hastanın başka hastalıklarının olup olmamasına göre karar verilir. Romatizmanın akut dönemlerinde kaplıca tedavisi yapılamaz. Özellikle hipertansiyonu ve kalp hastalığı olanlar kaplıcalara gidemez.

    3- Cerrahi tedavi:
    Romatizmal hastalıklarda cerrahi tedavi çeşitli amaçlarla yapılır. Ameliyatlar, ağrının giderilmesi, hareketin düzeltilmesi, duruş bozukluklarının düzeltilmesi amacıyla ve bozuk eklemleri çıkararak yerine yapay eklemler takarak hareket fonksiyonunu sağlamak için yapılır. Yürüyemeyen veya yatalak hasta, ameliyatından sonra rahatlıkla normal yaşantısını sürdüren, okuluna, işine gidebilen bir insan haline gelir.

    4- Psikoterapi:
    Hastanın hastalığına karşı tutumu, hastalığını ve tedaviyi kabullenmesi ve uyum sağlaması, depresyonunu yenmesi, yeni hayatını yaşamayı öğrenmesi psikojenik destekle çok çabuk gerçekleşmektedir.

    Romatizmalı hastaların dikkat etmesi gereken genel özellikler:
    1- Ağrı ve şişlik şiddetli iken yatak istirahati yararlıdır. Ancak bu mümkün olduğu kadar kısa sürmelidir. Tedavi ile birlikte tarif edilen çeşitli hareketeler ve egzersizler yapılmalıdır. Uzun süre hareketsiz kalmak, kaslar ve eklemler için zararlıdır.
    2- Romatizmada belli besin kısıtlamaları yoktur, ancak dengeli beslenmelidir. Şişmanlık hasta eklemlerin yükünü arttırır.
    3- Diyet, doktor tarafından önerilmişse, dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin gut diyeti, kortizon alanların tuzsuz diyet uygulamaları gibi.
    4- Romatizmalı hastaların aşırı soğuk ve aşırı sıcaktan kornumaları gerekir.
    5- Evdeki yaşamın, iş ve okuldaki ortamın, hastalığın, özelliklerine göre değiştirilmesi gerekebilir.

    Görüldüğü gibi romatizmalı bir hastanın tedavisi sadece birkaç ilaç almaktan ibaret değildir. Çok iyi bir işbirliği içinde olması gereken farklı ihtisas dallarının katkısı gerekmektedir. Böyle bir tedaviden hastalar daha çok ve daha uzun süreli yararlanmaktadır.

    Alıntı
     
  2. 20 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  3. CASMXIXN

    CASMXIXN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.766
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    yeşilim paylaşımın için çok teşekkür ederim dün tahlillerimin sonuçlarını aldım... 8-9 aydır el ve ayaklarımda sabahları şişlikler oluyordu biraz geçe bıraktım doktor işini maalesef şişliklerim yaklaşık bir aydır daha iyi ama 3 gündür titreme ile ateşim vardı bu gece daha iyiyim çok şükür....boğaz enfeksiyouda geçiriyorum şu an o daha da tetikliyor... doktor tahlil sonuçlarımda romatizmam olduğunu ve tekrar şişlikler başlayıp başlamamasına karşı 2 ay sonra tekrar tahliller yapılacağını söyledi.....tüm yazılanlara uyuyorum insanın yaşam kalitesini düşüren bişe bu rahatsızlık kalıtsal olduğuda çok doğru annem ve babamdada iltihaplı eklem romatizması var....inşş..kızımda bana benzemez ama maalesef eşimdede çocukken kalp romatizması varmış allhım onu esirgesin...doktoruna tekrar bu hikayeyi anlatıp danışıcam....romatizma deyip asla geçmemek gerekiyor ..allah korusun vücudun diğer bölgelerine kalıcı hasarlar veriyor...ayak bileğimle ilgili sorrun yaşadım mesela şişliklerim başladığı zamanlarda ortopediye gidip yardım aldım sadece tek ayağımda bu şekil bozukluğunun olması tuhaftı...aniden bir gün içinde başlayan ve topallamaya kadar götüren bir ağrıydı...dün doktoruma anlattım etkiler dedi...çok şükür ayak sıkıntımı geçirdim ..doktorun talimatlarına uygun olarak...kusura bakma kafanı ütüledim hastayım ona ver hassasım bu ara ....benim gibi aşırı hareketli yerinde duramayan kıpır kıpır bir insanın hareketliliğini kısıtlayan böyle bir sıkıntı yaşaması çok sinir bozucu ama yukarıdada yazdığı gibi bununla yaşamayı öğrenmeliyim..allahım beterinden saklasın...paylaşımın için tekrar çok teşekkür ederim..sevgiyle kal...
     
    Son düzenleme: 20 Ocak 2009
  4. 20 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  5. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    casmin, çok çok geçmiş olsun canım. üzülme sakın üzüntüde insanı perişan ediyor ağrıları tetikliyor sen doktorunun dediklerini harfiyen yap, gitmeyi ihmal etme sakın
    sevgiyle yanaklarından öpüyorum