Röportaj///Teoman "Ruhsuz Gibi Görünürüm Ama Hakikatliyimdir..."

Konusu 'Konserler, Güncel Haberler, Duyurular' forumundadır ve Kuzey tarafından 24 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    24 Eylül 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  1. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Röportaj - "Ruhsuz gibi görünürüm ama hakikatliyimdir..."

    [​IMG]


    Teoman Marie Claire dergisinin son sayısında kendisiyle ilgili samimi açıklamalar yaptı. Ünlü rockçı, çocukken nasılsa şimdi de öyle olduğunu, soğuk ve mesafeli görüntüsünün altında gerçek bir dost yattığını söyledi...

    * Her zaman biraz uzak ama aslında yakında bir duruşunuz var... Eskiden daha da mesafeliydim. Kimseye ne kalbimi açardım ne fikrimi söylerdim. Zaten üşenirim de.

    * Kalbinizi en çok şarkılarınızda açıyorsunuz herhalde... Tabii, onun avantajı var. Fazla açıldığını saçıldığını hissedersem "Aman canım o şarkı..." diyecek güzel bir kaçış noktam var. Sanat biraz yalanla doğruyu söylemektir. Yalandan söylersin ama doğru çıkar.

    * Muhtemelen, sizi konuşmadan da anlayan insanlarla beraber oluyorsunuzdur... Arkadaşlık, tanımı gereği beraberce susabilmektir. Yan yana oturuyorsun 20 yıllık arkadaşlarınla; beraber olmaktan memnunsun, biraz muhabbbet ediyorsun, sonra hiç konuşmadan saatler geçiriyorsun.

    * Yeni arkadaş edinmek zor olmuyor mu? Yeni arkadaş çok kolay edinemiyorum, yani değip geçiyorlar veya teğet geçiyorlar. Tabii ki çok hoş bir şey insanlarla tanışmak ama yıllar sonra pek de yer kalmıyor sanki.

    * Yıllar geçtikçe kapıları açmak zorlaşıyor değil mi? Bana her şey çok kalabalık geliyor, yani insanlar çok fazla! Bunun dönemle de ilgisi var. Evdeki eşyalarım da 'basmaya' başladı! Bir daha seyretmeyeceğime emin olduğum DVD'lerimi arkadaşlarıma verdim. Kitaplarımı da... Dokuzon tane gitarım vardı, sattım. İnsanları da bu şekilde eliyorum, görüşmüyorum. Telefonlara bakmıyorum artık.

    * Sevgililerinizden nasıl sıkılmıyorsunuz peki? Sevgi öyle bir şey ki... Birdenbire bu DVD'lere ve kitaplara yaptığım şeyi yapamıyorum. Sevdiğim birini sonsuza dek seviyorum. Mesela okul arkadaşlarımı hala çok seviyorum. Kaç yıl geçti. 30 yıl...

    * Kendinizle barışık mısınız? Barışık değilim, sadece kabullendim nasıl biri olduğumu.

    * Biraz değiştiniz mi? İnsan değişiyor, biraz rahatlıyor. Beni mutlu eden şey, dostlarımla beraber olmak. Nasıl olsa hayatım boyunca lükstü, bilmem neydi, öyle bir derdim olmadığı için...

    * Ne zaman kalbinizi açmaya başladınız insanlara? 20'li yaşlarımda falan hiç öyle şeyler yapmazdım. Zaten insanlarla konuşmazdım. Bir de insan gençken nasıl biri olduğunu da bilmiyor. Yani olmak istediği kişiyi olduğu kişi de zannedebiliyor. Çok genç ve heyecanlı olduğun için kendini çok zeki zannedersin. Halbuki ne tecrübe var, ne zekisin, ne kültürel bir şeye sahipsin... Orada insan daha temkinli olmayı istiyor veya olmadığı gibi yansıtıyor kendini. Sonra bir bakıyorsun sen çocukluğunda neysen o'sun. Arada üzerine koyduğun şeyler belki biraz değişiyor ama çok da değil.

    * Sevginizi bir şekilde de olsa gösteriyorsunuz sanırım... Gözükür ama vıcık vıcık bir herif değilim, çok dile de getirmem ama orta vadede herkes anlar benim nasıl birisi olduğumu. Kısa vadede anlamazlar; daha duygusuz, daha ruhsuz biriymiş gibi gözükürüm. Aslında hakikatli bir herifimdir yani!

    * Kırdıklarınız oluyor mu? Bile bile yapmam ama insanın kendiyle ilgili bir derdi olduğu zaman başkalarını çok kollayamıyor, etrafındakileri kırabiliyorsun. Arkadaşlarımın benimle ilgili derdi çabuk ulaşılamaz olmam. Kişi olarak değil de, her an beni bulamazlar. Eğer ki kafayı bir şeye taktıysam dünyaya kapılarımı kapamışımdır. Sevdiğim insanlarla aylarca görüşmeyebiliyorum.

    * Kadınlarla ilişkiniz uzun oluyor mu? Hakiki sevgili belki anlar o halden... Anlar. Aslında kabul edildim ben şu ana kadar. Hatta müteşekkir de olmak lazım. Hakikaten de cins bir herifim!

    * İçki olayı çok konuşuluyor. Mutsuzluktan mı içiyorsunuz, ortama uymak için mi? Bir kere ben içki içtiğim zaman çok eğleniyorum. Eğer içki içmezsem gece dışarı çıkmak benim için işkence. Yani sadece dışarı çıktığım zamanlarda içerim. Evde hiç içki içmem. O beni sosyal ve insanlara karşı daha sevecen yapıyor. Aradaki engelleri daha rahat kırıyorum. Yoksa insan ilişkisi kurmaya bile üşeniyorum. Böyle şeyler vardır, birileri masaya otururlar karşıdakiyle çok güzel, uzunca muhabbet ederler. Ben bunu hiç yapamam. Benim için yanıma birinin oturması işkencedir.

    * Kendinizi kısıtlamadığınız için belki saldırıyor... Başkaları kendilerini o kadar iyi kolluyor ki... Benim her şeyim gözüküyor. Onun için de medya veye paparazzi tayfası için kolay hedefim. Böyle televizyonlara filan çıkmaya utanıyorum ama yapacak bir şey yok. Eskiden gülüp geçiyordum, şimdi görmezden geliyorum. Kendimle ilgili çıkan haberler basın dosyası olarak bana geliyor. Neredeyse bir yıldır hiç bakmıyorum bile. İnsanlar her şeyi fazla önemsiyor gibi geliyor bana, yani kariyer dediğin şeyi, ün dediğin şeyi... Başkalarının senin hakkında düşündüklerinin ne önemi var ki?