Rubens

Konusu 'Resim' forumundadır ve ressam1970 tarafından 21 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ressam1970
  1. ressam1970

    ressam1970 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    17 Mart 2007
    Mesajlar:
    660
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Peter Paul Rubens
    Rönesans ustalarının figürlerini kopyalayarak resim yapmaya başlayan Rubens’in barok resminin büyük ustası haline gelmesi hikayesine gelince... Peter Paul Rubens’in hikayesi Antwerp de başlıyor. Genç yaşında savaş sahnelerinin büyük ressamı olmaya heveslidir. İlham kaynağı ise klasik dönem ve İtalyan rönesans ustalarıdır. İlham almakla kalmaz ve onların tablolarında, heykellerindeki figürleri kendi komposizyonlarında kullanır.

    İtalya' da Rönesansın yaşandığı yıllarda Rubens, İtalya’ya gitmeyi ve o atmosferi tecrübe etmeyi bir ressam için gerekli görür. 1600 yılında 22 yaşında iken o zamanlar resim sanatının kalbinin attığı şehir olan Venedik’i keşfetmek için yola çıkar. Orada tanışmak istediği herkesle tanışır. Prenses ve kardinalinde aralarında bulunduğu birçok kişi için komisyonla tablolar yapar. Bu dönemde Yunan ve Roma kazılarında çıkarılan eserleri resmetmesinin yanısıra Venedik, Floransa, Verona ve Roma’nın önemli ressamlarının eserlerini de çalışır. Belçika' dan gelen bu kuzeyli genç, Mikelangelo'nun mükemmeliyetçiliği, Titian’ın baştan çıkarıcı, Tintoretto’nun tarihsel vahşeti, Caravaccio’nun karanlık dramaları karşısında kendini unutur ve onların figürlerini resimlerinde kullanır. İlginç olan taraf kopyalarken utanmak, sıkılmak yerine gurur duymasıdır.

    Aslında genç Rubens’in yeteneği ustaların tablolarından kopya etmek yerine orjinal eserler çıkarmaya yeterliydi. Erken dönem eserlerinde birgün kopyaladığı ustalar kadar önemli bir ressam mertebesine ulaşacağının izlerine rastlanır. Belki de figürleri kopyalamadaki ustalığı ve yeniyi o derecede yaratma kuşkusu, enerjisini ortaya çıkarmaktan alıkoyuyordu. Mesela ‘Battle of Amazons’ tablosundaki atlar öyle canlı ki sanki tablonun camını kırıp dışarı çıkmak istercesine hareket ediyorlar.
    Eğer ‘İyi ressamlar ödünç alır, büyük ressamlar çalar’ deyişi doğruysa barok sanatının ustası kabul edilen Rubens kesinlikle ressamların en yücesi. İstanbul bugünlerde Picasso resimleri ise mest olurken, Londra da Caravaccio’nun ardından Rubens rüzgarları esiyor. Rubens’in resme başladığı ilk 15 yılında yaptığı resim ve eskizlerinden oluşan 100 kadar eseri National Galery’de sergileniyor. Rubens, gençlik yıllarında kendi olağanüstü yeteneğini keşfedene kadar zamanın ustalarının resimlerindeki figürleri kendi tablolarına taşır.

    Londra National Galery' de sergilenen Rubens’in gençlik döneminde yaptığı eserleri Picasso’nun koleksiyonuyla karşılaştırılamaz fakat ünlü ressamların eserlerinden alıp, kendi tablolarına taşıdığı figürler, orjinalleri kadar etkileyici. Rubens’in öğrencilik dönemi eserleri her ne kadar ustaların figürlerine çağrışım yapsa da muhteşem, belki de en önemli eserlerinin başında geliyor.

    Rönesans dönemi resim ustası İtalyan Leonardo’nun bugün kayıp olan Florentina duvar işlemesi, ‘The Battle of Aghiari/Aghiari Savaşı’dan alınan figürler karşılıyor salona girenleri. Caravaccio’nun karanlık atmosferli turuncu ve lacivertin her tonundaki gökyüzü tablolarının benzerlerinin ardından Roma ve Yunan mermer helkellerinden alınmış savaş kahramanlarına geçiyoruz. Mermer heykellerden aynen alınmış pazıları kalın, kumral, dalgalı, uzun saçlı ve hafif sakallı savaş kahramanları mermer heykelleri çağrıştırıyor. Rubens, savaş kahramanlarından bazılarını kendi komposizyonu içinde İsa’ya dönüştürmüş ama helkelin sağlıklı ve kuvvetli görünüşüne sadık kalmış.

    Ruben, ölmek üzere olan annesini görmek için döndüğü fakat on gün geç vardığı Antwep’e 1608 yılında geldiğinde İtalya' da öğrenebileceği herşeyi öğrenmişti. Döner dönmez de birçok sipariş aldı. Kendi tarzını bulma çabası içinde olduğu bu yıllarda İtalyan ressam Caravaccio’nun karanlık komposizyonları hakim olur. Mesela antik statü çıplak Venüs, Caravacio’nun Venüs’ünden başkası değildir. Antik yunan mermer heykellerdeki kahramanları Ruben’in resimlerinde tual üzerine yağlıboya ile mükemmel aktarılmış. Dini figürleri, inancı olanları diz çöküp duaya başlatacak kadar içten.
    Bazı eserlerinden örnekler
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]