Saatli bomba

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Gulpare tarafından 21 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    21 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Gulpare
  1. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Her insanın bir dayanma gücü var.

    Adama kendini enayi gibi hissettirip “nasıl olsa beni seviyor, yapamaz!” diyerek işi çocuk oyuncağına çevirirsen, kaybetmeyi de göze alırsın kardeşim.



    Anlayışsa anlayış.



    Sabırsa sabır.



    Özgürlükse özgürlük.



    Güvense güven.



    Kocalıksa kocalık.



    Babalık...



    Gözüm dışarıda olmamış.



    Evimde mutlu olmaktan başka bir arayışım olmamış.



    Karımdan başka kadın istememişim.



    Çocuğumdan büyük mutluluğum yok.



    Ama yetmiyor.



    Karıma aşk ve güven yetmiyor.



    Elindeki zenginliğin farkında olmak bu kadar mı zor be kadın?



    Hiç tanımamış beni, HİÇ!



    Yaşlanmış gibiyim.



    Evime kapıyı gülümseyerek açan bir kadın görmeyi hayal ederek geliyorum.



    Nedir bu bitmek bilmeyen kapris ve sakat ruh hali?



    Asık surattan tiksiniyorum. Yorgunlukların geçmemesinden usandım.



    Dinlendiremiyorum; ama yoran ben değilim. Keşke ben yorsam karımı, keşke!



    Can sıkıntısı bahanelerinden sıkıldım.



    Hem hiç çaba sarfetme, hem de herşeyi doktordan, kocandan, anandan bekle.



    Nah çözülür bu sorunlar, NAH!



    Dünya Psikiyatri Heyeti bir araya gelse çözemez bizimiz sorunumuzu.



    Çünkü iş sende bitiyor. Sende.



    Ayıptır, günahtır.



    Alttan almaktan, anlayış göstermekten bittim. Aşk dolu bir adamı yormak büyük başarı.



    Helal olsun!



    Hah yak şimdi kınayı bir tarafına...



    Eğer aranızda “Kocam bensiz yapamaz” diye yan gelip yatan, ilişkisini süründüren kadınlar varsa, yakındır, siz de kınayı yakarsınız bir taraflarınıza, benden söylemesi.



    Aşk, çocuk oyuncağı değildir.



    Çabamı süistimal etmek, “Hep bana, hep bana” demek iğrenç bir davranış! Bunun adı doyumsuzluk hastalığı!



    Bir karar aşamasındayım, karım da farkında.



    Ha şimdi ne oldu, ödü bokuna karıştı.



    Bu mudur?



    Kafayı bozunca mı matah bir adam oluyorum? Höt mü çekeyim sabah akşam?



    Sevgiyi zedeledin mi hapı yutarsın.



    Hadi ben seni, karımı, kaybetmeyi göze alamadığımın farkındayım, peki sen hiç düşündün mü “Ulan ya bu herifin canına tak eder de bir gün basar giderse ne halt ederim?” diye...



    Ya, hadi şimdi düşün!



    İstediğin buysa alırsın adamı karşına “Boşuna çabalama. Bu iş buraya kadar” dersin.



    Biter.



    Baktın sıkıyor ayrı kalmak, seviyorsundur o zaman, sen de çabalarsın!



    Sevişmek, başbaşa kalmak zor, konuşmak da zor.



    Uğraş dur oğlum!



    Ben uğraştıkça karım orgazm oluyor yahu.



    Yeter!



    Her gördüğüm yeşil ışıkta yolumu kestin, beni durdurup bana ceza kestin.



    Bazen olayın içindeyken görülemeyen bir çözüm, uzak kalınca görülür derler.



    Ben, bir süre, evden ayrı kalmaya karar verdim.



    Herkes için hayırlısı.



    Boğazıma bir yumru oturdu... Taş gibi
    .



    Adam

    adam@hurriyet.com.tr