Sac Bakim Ürünleri

Konusu 'Saç Bakımında Kullanılan Ürünler' forumundadır ve TATOSH tarafından 16 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    16 Kasım 2007
    Konu Sahibi : TATOSH
  1. TATOSH

    TATOSH Ask dolu Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.701
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    148
    Saç Bakım Ürünleri

    • Saç dökülmesi kalıtsaldır; anne veya babanın genetik altyapısı güçlü bir belirleyicidir; ayrıca kellikten birden fazla gen sorumludur.

    • Şiddetli enfeksiyon veya ameliyat saç dökülmesine neden olur. Ancak bu gibi durumlarda gerekli tedavi ile saç dökülmesi engellenebilir.

    • Sigara içmek saç kaybını hızlandırır.

    • Saç ekme operasyonları, yan ve arka kısımlardaki saç foliküllerinin dökülen bölgelere ekilmesiyle gerçekleşir.

    • Bazı kadınlarda doğumdan sonra veya doğum kontrol haplarını bıraktıktan sonra saç dökülmesi hızlanır.

    • Bir yaşam süresince kafa derisindeki ortalama bir folikülün ürettiği saç 90 santimi bulur.

    • Kesidi yuvarlak olan foliküller düz, kesidi yassı olanlar ise kıvırcık saç üretir.

    • Aralarında kan incelticilerin, steroidlerin, anti depresanların ve yüksek tansiyon ilaçlarının bulunduğu bazı ilaçlar saç dökülmesine yol
    açar.

    • Saçları kısa kestirmekle, daha gür ve daha sağlıklı saçlar elde edilmez.

    • Ortalama bir yetişkinin kafası 100.000 folikül barındırır.

    • Kanser ilaçları saç dökülmesine yol açar, çünkü bu ilaçlar, aralarında saç üretimi sırasında geçici olarak çoğalan hücreler de dahil
    olmak üzere, hızla bölünen hücreleri öldürür. Ancak tedavi sona erince saçlar yeniden çıkar, çünkü bu ilaçlar yitirilen saç hücrelerini yenileyen kök hücrelerine zarar vermez.

    • Bir saç teli kopmadan önce uzunluğunun üçte biri kadar çekip uzatılabilir.

    • Kaşları oluşturan kılların ömrü iki aydır.

    • Sıkı örgüler, sürekli olarak bükülü duran uzan saçlar, sıkı saç bantları bölgesel saç dökülmelerine neden olur. Ve bu bölgelerdeki saçlar
    bir daha geri gelmez.

    SAÇ MASKELERİ

    Saç bakım maskeleri, saç tellerini onarır ve saçların derinlemesine bakımını sağlar. Maskenizi saç yapınıza uygun olarak seçin. Etkili bakım için haftada bir kez uygulayın. Boya, perma, güneş gibi saçları yıpratan durumlarda ise haftada 2 veya 3 kez şok bir kür uygulayın. Böylelikle saçlarınız eski canlılığına daha çabuk kavuşur.

    Kullanım önerisi:>

    Fındık büyüklüğünde bir parça maskeyi temiz saça uygulayın. Maskenin saça daha iyi ve hızlı nüfuz etmesi için saçınızı sıcak bir havlu ile sarın. Maskede önerilen süre kadar bekledikten sonra bol suyla durulayın. Durulamanın sonunda diplerden uçlara soğuk su tutun.
    Her evde bulunan malzemelerle rahatça hazırlayabileceğiniz bu doğal maskeler, satın alacağınız pek çok ürüne nazaran saçlarınıza çok daha iyi gelecek.

    Evde kendiniz hazırlayabileceğiniz doğal saç maskeleri

    Sıcak yağ tedavisi:
    Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir.
    Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın.

    Hintyağı tedavisi:
    Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya bastırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

    Zeytinyağı ve bal tedavisi:
    Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

    Protein tedavisi:
    Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke, mümkünse elma sirkesi ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

    Kakao yağı tedavisi:
    Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

    Mayonez tedavisi:
    Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.

    Ellerinize ayaklarınıza sağlık
    Kış aylarında en çok ihmal ettiğimiz organlarımızdır el ve ayaklarımız. Ellerimiz soğuktan etkilenerek yıpranır. Ayaklarımız da bütün kış boyu kapalı kalmaktan dolayı bakımsız kalır. Ancak evinizde bulunduracağınız bazı doğal bitkilerle yumuşacık el ve ayaklara sahip olabilirsiniz. Siz de doğal bakımdan yanaysanız gelin,bitkilerin dünyasını birlikte keşfedelim. Güzellik bakımından hep arka planda bırakırız ellerimizi ve ayaklarımızı. Ah bir de kış ayları yok mu! Soğuğun etkilerini hemen ellerimizde görüveririz. Ayaklarımız ise zaten kapalı ayakkabılar içindedir. Peki ellerimiz ve ayaklarımıza bakmanın zamanı sizce geldi mi?

    Ellerimiz Herşeyimiz
    Yaşantımızın en önemli işlevsel unsurlarından biridir ellerimiz. Oysa ki onu ne çok ihmal ederiz. Hele birde zaman ve çevre faktörleri de eklenince ellerimiz için bakım kaçınılmaz olur. Ellerimizin bakımını doğal yöntemlerle sağlamak mümkün. Yumuşak, sağlıklı el ve ayaklara kavuşa bilmeniz için birde doğaya başvurmaya ne dersiniz? Sağlık ve güzellik adına bitkilerle ilgili yaptığı 20 yıllık araştırmalarını ‘Bir yudum sağlık’ kitabında toplayan Niyazi Eroztürk, el ve ayaklarınızın bakımı için bakın hangi güzellik reçetelerini öneriyor:

    Elleriniz için;
    Rezene el banyosu:
    8 yemek kaşığı rezene tohumu, havanda hafifçe ezilip, 2 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır. Bunun ardından 15 dakika demletilip, süzülür. Eller bu bitki çayının içinde 2-3 dakika bekletilir.

    Zeytinyağı el banyosu
    1 su bardağı dolusu zeytinyağı, benmari usulü hafifçe ısıtılır. Ve içine 15-20 damla limon suyu eklenip karıştırılır. Eller bu yağın içersinde 5-10 dakika bekletilir.

    Eterli yağ el banyosu
    3 damla lavanta yağı, 2 damla bergamot yağı, 1 tatlı kaşığı gliserin bir kabın içindeki sıcak suya eklenir. 20 dakika boyunca eller sıcak suyun içinde tutulur. Sonra eller kalan yağla ovulur.

    Yağ masajı:
    2 yemek kaşığı dolusu badem yağı veya susam yağı, benmarin yöntemiyle(kaynayan bir çaydanlığın üstüne bir kap konur. Bunun içindeki yağ çaydanlığın buharıyla ısınmış olur) ısıtıldıktan sonra dairesel hareketlerle elin üstüne ve sonra da avuçlara masajla yedirilir.

    Bakımlı tırnaklar için
    Masaj yağı :25 gr vaselin, 25 ml hint yağı, 25 ml avocoda yağı, 50 ml jojobo yağı benmarin usulu, sıcak su banyosundan eritilerek karıştırılır. Ve bir krem kabına aktarılır. İki günde bir önceden temizlenen tırnaklara bu yağ karışımı ile masaj yapılır.

    Sıra ayaklarda

    Bütün gün bizim yükümüzü çeken ayaklarımıza sadece ortada oldukları yaz mevsiminde değil de yılın her mevsimi bakmamız gerekiyor. Özellikle bütün kış kapalı kalan ayaklarımızın, bir de günün yorgunluğunu taşıdıklarında bakımı ne kadar hak ettiklerini gelin siz düşünün.

    Temel ayak banyosu2 bardak ılık süt, 2 yemek kaşığı bal, 5 damla lavanta yağı, 2 damla nane yağı iyice karıştırılır. Bu karışımın hepsi sıcak banyo suyuna eklenir. Ayaklar, bunun içerisinde 10 dakika boyunca bekletilir. Bu sürenin sonunda ayaklar iyice kurulanır.

    Yorgun ayaklar için

    Temel banyo karışımı, 3’er damla lavanta yağı ve ardıç yağı, 2 damla nane yağı ve sıcak banyo suyunda ayakların bekletilmesi ayaklardaki yorgunluğu alıyor.

    Ağrıyan ayaklar için

    ½ bardak susam yağı, sıcak suda gene benmari usulü ısıtılır. Ve içine oğul otu (melisa) eklenir. Bu karışımla ayaklara masaj yapılır.

    Kulak temizliği

    Kulak iltihaplanmasının bir KBB uzmanı tarafından dış kulak yolunda gerekli temizlik yapıldıktan sonra damla ve antibiyotik ilaçlarla tedavi edilebildiğine değinen Prof. Dr. Hızalan, ``kulak çubuğu`` olarak adlandırılan pamuklu çubukların kulak temizliğinde kullanılmasının doğru olmadığını belirtti. Prof. Dr. Hızalan, ağrılı durumlarda hekime başvurmadan önce kulağa uygulanacak sıcak kompresin ağrıyı dindirmekte faydalı olabildiğine dikkat çekti.

    Prof. Dr. Hızalan, deniz ve havuzlarda kulak yoluna koruyucu olarak takılan ``tıkaç``ların ise kulağı korumak yerine zarar verdiğine işaret ederek şöyle konuştu:

    ``Kulağa takılan tıkaçlar, birçok probleme neden olabiliyor. Tıkaçları sadece kulak zarı delik olanların takmasını öneriyoruz. Tıkaçlar kulaktaki hava sirkülasyonunu engellediği için, kulağa gelebilecek ani bir darbeyle kulak zarının patlamasına da neden olabilirler. Bu nedenle kulak tıkacı zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır.``
     
  2. 6 Ocak 2008
    Konu Sahibi : TATOSH
  3. CUVCUV

    CUVCUV Popüler Üye Üye

    Katılım:
    2 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.246
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Güzel paylaşımın için teşekkür ederim güncelliyorum. :)