Saç koparma hastalığı: Triktillomani

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve endeniz tarafından 9 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    9 Şubat 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  1. endeniz

    endeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    493
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Trikotilomani (Dürtüsel Olarak Saç ve Vücut Kıllarını Yolma Hastalığı) Nedir?

    Kişiyi saçlarını ya da kıllarını yüzey derisinden ayıracak şekilde çekmeye zorlayan bir saplantı (kompülsiyon) ya da karşı konulamaz bir dürtü olarak tanımlanan bu hastalık, dürtü kontrol bozukluklarının içinde sınıflandırılıyor. Trikotilomani sözcük yapısı bakımından Yunanca kaynaklı üç kelimeden oluşuyor: saç (thrix), çekme (tillein) ve mania (mani, duygusal taşkınlık). Saç ya da vücut kılı yolma davranışı öncesinde rahatsız edici bir gerginlik deneyimleyen hastalar, kılları yolmaktan haz alıp doyum buluyorlar ve üzerlerindeki gerginlik yerini rahatlamaya bırakıyor. Saç yolma davranışı, uzun sürede kafada öbek öbek kelliğe neden olabiliyor.

    Trikotilomani ve Sık Rastlanan Yaş Aralığı:

    Hastalık genellikle erken ergenlik döneminde görülüyor. Her ne kadar her yaştan hastaya rastlanabiliyor olsa da ilk tipik saç yolma davranışı sıklıkla 12 yaşlarında ortaya çıkıyor.

    Trikotilomani Tedavisi:

    1. Psikoterapi (Bilişsel-Davranışçı Terapi): Bilişsel-davranışçı terapi, saç yolma davranışını tetikleyen faktörleri tespit ederek bu davranışı değiştirmeyi ya da ya da bu faktörlere yanıt olarak verilen saç yolma davranışını önlemeye yönelik becerileri hastalara öğretmeyi hedefliyor. Terapist, hastanın günlük hayattaki sıkıntılara ve duygusal durumlara farkındalık geliştirmesini sağlayarak saç yolma davranışına nelerin neden olabileceğini bulmasında rehberlik ediyor. Kimi hastalar, saçlarını yolmayı engelleyecek parmak bandajları ya da ne zaman saç yolduklarına ilişkin tuttukları kayıtlarla tedavide hatırı sayılır bir aşama kaydedebiliyorlar.

    2. İlaç Tedavisi: Uygulanan ilaç tedavileri de hastalığın belirtilerini hafifletebiliyor. Tedavide, Prozac’ın da içinde bulunduğu seratoninin geri alımını engelleyen ilaçlar kullanılıyor. Ancak ilaç tedavisinin etkinliği tartışmalı. Çünkü ilaç tedavisi gören hastaların bir kısmı tamamen iyileşirken, bir kısmında hiçbir değişiklik olmayabiliyor.

    Araştırmacılar, ilaç tedavisiyle aynı sürede götürülecek olan terapinin etkinliğini halen araştırıyorlar.

    Tedavi gördükten sonra saç yolma davranışını kesen hastaların saçları, eğer ki saç derileri kalıcı kelliğe neden olacak derecede tahrip edilmemişse tekrar köklerden uzamaya başlıyor.

    Alintidir...
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ekim 2008
  2. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  3. DingiltereKralicesi

    DingiltereKralicesi Makyaj Günlüğü... Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    6.735
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    Saç koparma hastalığı bilinenin aksine toplumda çokça yaşanan bir rahatsızlıktır. ​


    Kişiyi saçlarını ya da kıllarını yüzey derisinden ayıracak şekilde çekmeye zorlayan bir saplantı ya da karşı konulamaz bir dürtü olarak tanımlanan bu hastalığın tıptaki adı trikotillomanidir. Trikotillomani sözcük yapısı bakımından Yunanca kaynaklı üç kelimeden oluşuyor: Saç (thrix), çekme (tillein) ve mania (mani, duygusal taşkınlık). Saç ya da kaş kirpik, ya da diğer vücut kıllarını yolma davranışı öncesinde kişi rahatsız edici bir gerginlik yaşar. Kıl koparmak için giderek artan istek ve gerili kılı yolduğu zaman yerini kısa süreli rahatlamaya bırakır. Saç yolma davranışı, uzun sürede kafada çeşitli alanlarda kelliğe neden olabiliyor, ya da özellikle kasıklar ve koltuk altından kıl koparılması durumunda daha sık olan abseler oluşabilir. Kimi zaman hasta kopardığı kılları yutabilir, bu durum kronik biçimde devam ederse bağırsaklarda top haline gelen kıllar barsak tıkanmalarına sebep olabilir. Bazen de trikotillomani hastası kendi saçını ya da vücut kıllarını koparmaz ancak başkasından koparmak, halı ya da oyuncak tüylerini koparmak, evcil hayvanlardan kıl koparmak gibi farklı davranışlar gösterebilir.

    Her ne kadar hastalık çocukluktan yaşlılığa her yaşta görülebilse de genellikle 12–13 yaşlarında ergenliğe geçiş döneminde başlar. Kızlarda daha fazla görülmekle birlikte bıyık sakal koparan erkeklerin de sayısı az değildir. Fakat kadınlar koparma sonrası başta beliren kelliği saklamakta zorluk çektikleri için tedaviye daha sık başvururlar. Erkeklerde kelliğin toplumsal olarak kabul görmesi, sakal ve bıyıktaki açıklıkların tıraş olarak kapatılabilmesi sebebiyle hastalık daha rahat saklanabilir.

    Trikotillomaniye sık olarak depresyon, kaygı bozuklukları, alkol ve madde kullanımı ve diğer dürtü kontrol bozuklukları eşlik eder. Tedavide saç yolma davranışını tetikleyen faktörleri tespit ederek bu davranışı değiştirme ya da ya da bu faktörlere yanıt olarak verilen saç yolma davranışını önlemeye yönelik becerileri hastalara öğretme hedeflenir. Kişiden hangi gün kaç tel kıl kopardığını, koparmayı tetikleyen davranışlar, ilişkili duygu ve düşünceleri kaydetmesi istenir. Kimi zaman kıl koparmayı fiziksel olarak engelleyecek parmak bandajları, bereler de kullanılır. Çünkü kıl koparma çoğu zaman farkına varılmadan, otomatiklik kazanmış halde yapıldığı için bu fiziksel engeller ve kayıtlar kişinin kıl kopardığını fark etmesini sağlayacaktır. İlaç tedavileri de hastalığın belirtilerini hafifletir. Tedavide antidepresan ve antipsikotik ilaçlar kullanılabilir. En etkili tedavi yöntemi ise ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte uygulanmasıdır.

    Uzm. Dr. Gökben Hızlı


    Alıntıdır.
     
    Son düzenleme: 1 Kasım 2008
  4. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  5. DingiltereKralicesi

    DingiltereKralicesi Makyaj Günlüğü... Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    6.735
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    Kızlar bu başlığı açmamın sebebi, benim de saç koparma hastalığına sahip olmam. Bu nedenle kaşlarımın, kirpiklerimin ve saçlarımın büyük kısmını kopararak büyük açıklıklar oluşturdum. Bunun herhangi bir nedeni ya da tetikleyicisi yok. Bir anda bir kıl kökünde başlayan hafif acıma, ve o kılı koparınca sanki bütün dünyadaki en mutlu insan olacakmışım hissi ve sonra kaybolan kontrol... Kendime gelip de önümdeki kılları görünce de peşinden gelen üzüntü, sonra aynaya bakıp da kel bıraktığım bölgeleri görünce 2 kat üzüntü... Benim gibi bu rahatsızlığı yaşayanlar, tanıdıkları olanlar, çözüm önerileri olanlar için açtım bu başlığı. Daha önce bu konuda bir başlık açıldıysa özür diliyorum; çünkü ben rastlamadım. Paylaşımlarınızı bekliyorum ...


    teşekkürler canım, benim kötü yönünden biri de özellikle kaş ve kirpiklerimi koparmam. Bazıları yerine geliyor, ama büyük kısmını kaybettim. Doktor nasıl bir tedavi uyguladı, çok özel olmazsa sorabilir miyim ?
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Ekim 2008
  6. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  7. island

    island Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.454
    Beğenildi:
    1.316
    Ödül Puanları:
    163
    Çok ilginçmiş ya:bbo:
    Daha neler öğrenicem bu sitedena.s
    Bence psikolojik bir nedeni vardır bunu muhakkak.CADIARZU
     
    laz4life bunu beğendi.
  8. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  9. DingiltereKralicesi

    DingiltereKralicesi Makyaj Günlüğü... Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    6.735
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    Evet, dürtü kontrol bozuklukları altında geçiyor zaten...
     
  10. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  11. tu_ba

    tu_ba Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Haziran 2008
    Mesajlar:
    134
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    benim böyle bir arkadaşım vardı tepe bölgesi tamamen boştu dediğin gibi bunu kontrolsüz olarak yapıyordu..babası önce bi doktora götürdü tedaviye başladılar bide saçalrını kazıttırdılar el alışkanlığı kaybolsun diye...sende bi uzamana danış canım kötü bi durum çünkü..bende dudaklarımın etlerini koparıyorum.bazen mikrop kapıyor iğrenç iltihaplı bi hal alıyor öyle canım yanıyorki bi iyileşsin bi daha koparmayacağım diyorum iyileşiyor yine devam..inanılmaz bir haz veriyo koparmak ama normal bi davranış değil işte.. :1no2:
     
  12. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  13. DingiltereKralicesi

    DingiltereKralicesi Makyaj Günlüğü... Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    6.735
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    evet işimizi zorlaştıran da o zaten, yaparken dayanılmaz bir istek duyuyoruz, yapmaya başladığımız anda kontrolü kaybediyoruz, kendimize geldikten sonra da çok pişman olup bir daha yapmayacağız diyoruz; ama nafile aynı şey devam ediyor. Saçlarım dökülüyor zaten, üstüne bir de benim elim sürekli saçlarımda, iki kat dökülmesine sebep oluyor. Eskiden sık sık kirpiklerim vardı, herkes imrenirdi, şimdi cılız ve ara ara kel kısımlar kaldı. İnsanın yüzünde böyle sonuçlar doğurması malesef daha kötü. Ama Allah başka dert vermesin inşallah, hasta olan herkese şifalar versin...
     
  14. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  15. EU1

    EU1 Guest

    ay canım yaa :KK43:
    geçmiş olsun
    mutlaka bir tedavisi vardır.
    benimde hastalığım tırnak etlerim kopararak kanatmak
    ve tabiki sonradan yarattığım görüntü sonrasında üzülmek.
    sana tavsiyem,saçını sık sık sevdiğin bir modele sok,yada sık sık kuaföre git fön çektir ve bol bol gez.
    kirpiklerine rimel sür,güzel ve zomak istemeyeceğin bir makyaj yap iyileşene kadar.
    belki saçın güzel olunca bozmak istemezsin.
    çünkü ben tırnaklarıma oje sürdüğümde pek yolmuyorum oje bozulmasın diye.
    kendinle o anda konuş yapmıcam kendime söz verdim gibi
    aklıma bu fikirler geldi.:KK43:
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Ekim 2008
  16. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  17. okypete

    okypete Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    86.970
    Beğenildi:
    41.397
    Ödül Puanları:
    563
    benim bir arkadaşımda var bu hastalık. 9 yaşında, kardeşi doğduğun da onu çok kıskanmış ve saçlarını koparmaya başlamış. hala da devam. bir şeye üzüldüğün de ,strese girdiğin de başlıyor koparmaya.. bir de genelde hep aynı yerden koparıyor... resmen bir ceviz büyüklüğünde 1 kaç tane yer açılıyor... ona hep sorarım,acımıyormu canın diye. hissetmiyormuş. benim 1 telim kopsa canım kıymetlidir yaygarayı basarım... en kötü yaşadığı şey de kuaföre boyaya gitmek. tabii insanlar görüyor. anlatmak zorunda kalıyor...o saçların çıkması da ,çok uzun sürüyor. bir gün gerçekten saç çıkmayacak o bölgelerden. çok söylüyorum,ama dinlemiyor. küçükkken psikoloğa bu rahatsızlığı için gitmiş,ama çözüm olmamış. hala devam..
     
  18. 27 Ekim 2008
    Konu Sahibi : endeniz
  19. DingiltereKralicesi

    DingiltereKralicesi Makyaj Günlüğü... Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    6.735
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    teşekkürler kızlar paylaşımlarınız için a.s. evet insan başladığı anda acı değil, aksine zevk hissediyor. Sanki bir tel var, bütün huzursuzluğun kaynağı o, onu bulup koparsam bütün derdim sona erecekmiş gibi hissediyorum ve kopardığım her telde acı değil hoşuma giden bir acı yaşıyorum. Aa bu tel değilmiş, hadi diğeri, o da değilmiş, diğeri derken... Kendime gelince önümde bir ton saç, kirpik, kaş... buluyorum. Sonrası malum üzüntü. Allah'tan saçlarımı sadece avuçluyorum, yani belli bir bölgeyi koparmıyorum. Çok diyorum kendi kendime dur, yapma, bak yine üzüleceksin, kel kalacak o bölgeler diye, ama malesef kontrolü kaybediyorum. Sanki içimde başka biri var, vücudumu kontrol ediyor, ben de onu ikaz ediyorum yapma diye, ama o beni dinlemiyor...