Saçkıran (Alopesi areata)

Konusu 'Dermatoloji - Deri ve Cilt Hastalıkları' forumundadır ve yesilim tarafından 27 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  1. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Alopesi areata (Latince: Alopecia areata) ya da halk arasındaki adıyla saçkıran ya da kılkıran hastalığı, saçlı deri, sakal bölgesi, kaşlar, kirpikler ve diğer vücut kıllarının, belli bir belirti olmaksızın, tüm vücuda yayılmış bir biçimde dökülmesiyle kendini gösteren bir hastalıktır.

    Hastalığın sık yinelemesi ve nasıl seyredeceğinin bilinmemesi nedeniyle hastaların yaşam kalitelerini etkilemesi olasıdır. Hastalığın nedenleri olarak genetik, psikolojik stresler, hücresel ve humoral bağışıklık, endokrin, bulaşıcı ve sinirsel etkenlerin rolü olduğu öne sürülmekle birlikte, altta yatan neden tam olarak bilinmemektedir.

    Görünüm sıklığı

    Tüm dünyada sıklıkla görülen bir hastalıktır. Normal nüfusta %0.1 oranında gözlenirken, dermatoloji polikliniğine başvuran hastaların yaklaşık %1-2'sinde görülür. Kadın ve erkekte eşit oranda görülebilir. Irk, cins ve yaş ayırımı yapmadan herkeste görülebilir. Ancak hastalar çoğunlukla genç erişkinlerdir. Hastaların %60'ı ilk atağı 20 yaş altında geçirirler.

    Nedenleri

    Hastalıkta saçlar dökülür, çünkü etkilenen bireylerin kıl folikülleri, bağışıklık sistemi tarafından hastanın kendisinin olarak tanınmaz ve yabancı olarak algılanarak reddedilir (özbağışıklık). Bunun neden olduğu, neden yalnızca belli bölgelerin etkilendiği ve kılların yeniden neden büyüdüğü bilinmemektedir.

    Alopesi areatalı bir hastada tiroid hastalığı, şeker hastalığı, vitiligo (deride beyaz yamalar), ve Addison hastalığı gibi öbür özbağışıklık hastalıklarının gelişimi sağlıklı birine göre daha yüksek orandadır.

    Hastalık bulaşıcı değildir, vitamin eksikliği ile ya da beslenme alışkanlıklarıyla ilgili değildir. Gerilim, stres, özellikle matem, ayrılma ve kazalar gibi olaylar bazen hastalık için tetikleyici olabilir

    Tedavisi

    Alopesi areataída tedavinin planlanmasında her hasta için uygun tedavinin saptanması, öncelikli olarak söz konusu bu hastalığa ait özgeçmişinin, hastalığın tedavili veya tedavisiz olarak nasıl bir seyir göstermekte olduğunun ve özellikle tiroid hastalığı, atopik yapı ve doğumsal anomaliler (Down sendromu) gibi olumsuz prognostik parametrelerin eşlik edip etmediğinin dikkate alınmasıyla mümkündür. İkinci aşamada en uygun semptomatik uygulamanın seçilmesi söz konusudur ki burada klinik kaybın niteliği (alopecia areata reticularis, diffusa, ve niceliğinin saçlı derinin %50'sinden az veya fazla kayıp olması) saptanmasıyla hastalığın evresinin histopatolojik olarak değerlendirilmesi yer alır. Hastalığın hafif derecede seyrettiği erken dönemdeki hastalarda tedaviye gerek yoktur, onların saçları herhangi bir şey yapmadan tekrar geri gelir.

    Hastalığın seyrini değiştiremese de bazı tedaviler saç büyümesini artırabilir. Hastalığın kendisi fiziksel sağlığı kötü yönde etkilemezken ciddi riskler taşıyan tedavilerden kaçınılmalıdır.

    Uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır

    * Steroid kremler ve saçlı deri uygulamaları: Kel alanlara, genellikle günde iki kez, sınırlı bir süre için sürülerek uygulanır.
    * Lokal steroid enjeksiyonları: Kafa derisinde ve kaşlarda uygulanır ve saç kaybının küçük yamalar şeklinde olanlarında en etkili tedavi yaklaşımı olduğu söylenmektedir.
    * Steroid tabletler: Steroid tabletlerinin yüksek dozu saçların yeniden büyümesini sağlayabilir, fakat tedavi sonlandırıldığında alopesi çoğu kez tekrarlar.
    * Ditranol krem: Bu krem psoriasis olarak adlandırılan başka bir deri hastalığının tedavisinde kullanılır, derinin irritasyonuna sebep olur ve bazen kel alanlara uygulandığında saç büyümesini uyarır.
    * Kontakt duyarlandırıcı tedavisi: Hastada kimyasal bir madde ile alerji oluşturmayı kapsar (genellikle difensipron olarak adlandırılan bir kimyasal) ve kel alana bu kimyasalın çok düşük konsantrasyonu uygulanır, genellikle haftada bir kez uygulama hafif derecede inflamasyonu devam ettirmeye yeter.
    * Ultraviyole ışık tedavisi: Burada alınan bir tablet veya uygulanan bir krem ile deri ışığa hassas hale getirilir, sonra kel alanlar haftada iki veya üç kez, birkaç ay boyunca ultraviyole ışığa maruz bırakılır.
    * Minoksidil losyon: Kel alanlara uygulama saç büyümesine kozmetik olarak faydalı olmakla beraber bazı hastalara yardımcı olabilir.

    Alıntı
     
  2. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  3. ali_ye

    ali_ye RABBİME ŞÜKÜR Üye

    Katılım:
    9 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.800
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    bende saç kıran var herseyı denedım gecmıyor piskolag ilaç sarımsak hersey ama 4sendır kelımsenağlamasenağlama
     
  4. 5 Şubat 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  5. pammukprenses

    pammukprenses Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Aralık 2007
    Mesajlar:
    42
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    3 yıl önce yaşadığım sorunlar bende de saçkırana neden olmuştu.ama ben hemen farkettim hemen de iğneli tedaviye başladım.tedavi çok zordu.iğneler sürekli batırıp çıkartınca acıyor doğal olarak.ben 2 doktora gittim ikisininde bana söylediği şuydu kısa zamanda tedavi edilmesi.aradan uzun zaman geçince tedavi de,sarımsak da işe yaramıyormuş.kısacası demek istediğim böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız hemen doktora gidip tedaviye başlanamanız.benim saçlarım eskisinden bile gür çıktı diyebilirim.geçti gitti.ama sarımsak filan denemedim hiç,doktorum ne dediyse onu yaptım.
     
  6. 4 Mart 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  7. rabmer

    rabmer Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2008
    Mesajlar:
    137
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    offffffff çok çektim hastalıktan ve halada çekiyorum malesefmirmirmirmir 8 yaşında dökülmete başladı ve tamamen gitti.gitmediüm doktor kullanmadığımilaö kalmamıştı kremler losyonlar iğneler en son cerrah paşa hastahanesine oya oğuza gittim ii gtmişim inanırmısınz 5 milyonluk bir krem benim derdime deva oldu.sa.larımçıktı çok çok gürleşti bizde tedaviyi bitrdik her şey yolunda gderken saçlar gene azaldı bnim açılmalar başladı ve moralim çok bozuk gene tedaviye başlamam lazım.ama kesinlikle ark oya oğuzu öneririmtabi ilk başta sıkıntıdan stresten uzuak durmak lazım nası yapcaksak bunu allah hepimizin yardımcısı olsunCADIARZU
     
  8. 27 Mart 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  9. hulyaemre

    hulyaemre Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2009
    Mesajlar:
    69
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    merhabalar benim sözlümde alopecia var saçları önden alından perçemi saçları kırılmış gibi sarmaşık gibi karıştı zamanla güçsüzleşti azaldı. yandan tepeye doğru iyice döküldü. şimdi çok az kaldı öndeki ve tepesindeki saçları. kendisi şuan askerde eylülde izine gelecek o zaman saç ekimi yaptırmayı düşünüyoruz uygun mudur acaba?
     
  10. 31 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : yesilim
  11. berrin_vural_celik

    berrin_vural_celik Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    ben daha dun aksam farkettım bende de varmıs :KK43: ama olup gecıren arkadaslara soruyum yıne de arkadaslar benımkı 1 tl buyuklugunde sızce cok mu buyuk bı de o alan tamamen sacsız degıl ınce tuy gıbı saclar var yanı yenı mı baslamıs sızce yoksa kendı kendını tedavı mı etmıs vucut??????
    cok sıkıntılıyım cevap lutfeeeeennnnn.
     
  12. 25 Eylül 2010
    Konu Sahibi : yesilim
  13. karabiber01

    karabiber01 11haziran 79.4 kilo Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    8.202
    Beğenildi:
    503
    Ödül Puanları:
    188
    bu kopnuyuu bende araştırıyorumm ne olurr sonuca ulaşanlar yazsınnnnnnnnnnnnnnnnnnn
     
  14. 22 Aralık 2010
    Konu Sahibi : yesilim
  15. waterlin

    waterlin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    66
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    Ben henüz 3 aydır bu sorunla ugraşıyorum hemde yumurta büyüklüğünde 2 tane var :KK43: hemen far edip dr başvurdum fakat ilaç tedavisi devam ederken dahada ilerleyince kuaförümü dinledim sarımsak yaptık tahriş ederek fakat ondanda sonuç alamadım.. şimdi ise hem ilaçlarımı kullanıyorum birde urfadan özel bitki karışımı ve losyon geldi otlardan hazırlanmış onu kullanıyorum sonuç almaya başladım sanırım sarı sarı tüylenmeler başladı umarım bir sabah kalkrıgımda herşey yoluna girer ve ben saçlarıma kavuşurum.. tavsiyesi olan varsa lütfen belirtsin..
     
  16. 26 Aralık 2010
    Konu Sahibi : yesilim
  17. nurayd

    nurayd Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    9
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    merhaba
    bende de aynı sorun vardı. saçlarımda zaten dökülme vardı.birden kafamda 2-3 cmlik bir delik oluştuğunu farkettik.cildiye doktoruna gittim bana alopesia areta olmuşsun dedi.nedeni tam olarak bilmek için kan testi yaptı.demir iğnesi,saça deriye sürülen bir losyon, vede saç köklerine ortalama yirmi günlük ara ile üç seanslık ilaç enjekte edilerek bir tedavi uyguladı.sonuç mükemmel oldu .açılan yer tamamen kapandı.geç olmadan cildiye uzmanına görünmenizi tavsiye ederim.geçmiş olsun.
     
  18. 29 Aralık 2010
    Konu Sahibi : yesilim
  19. waterlin

    waterlin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    66
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    Öncelikle çok çok geçmiş olsun ve ne güzel saglıgına kavuşmuş saçların.. Ben fark ettiğim gün gittim cildiye uzmanına hemde iyi bir cildiyeci bana antideprasan hap losyon vede vitamin verdi.. Antideprasanı aldım ama kullanmadım korkarım o haplardan.. ama vitamin ve losyon sürekli kullanıyorum 6 sürer dedi dr ama 4. aydayım :KK43: bunu yanında olabilcek bitkisel tüm tedavileri uyguluyorum.. Birde 2 tane olması beni çok ürkütüyor sanırım yayılma ihtimali dahada yüksek bu durumda.. Stres yapmamak için elimdne geleni yapıyorum ama çok sinir bozucu..
     
    Son düzenleme: 29 Aralık 2010