Saçmalıyorum

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve misty tarafından 25 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : misty
  1. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Yavaş yavaş yağmaya başlıyor yağmur. Gece çoktan inmiş yeryüzüne, yıldızlar yok bu akşam ay parlamıyor ve gece iyice karanlık basıyor her yanı.rüzgar esiyor delice, yağmur bastırıyor iyice.Ben ışıkları kapatıyorum ve bir mum yakıp izlemeye başlıyorum dışarıyı. Fonda hafif bir müzik çalıyor.Şarkıcı kaçmaktan söz ediyor sürekli, gitmek gerek diyor gitmek ve yeni bir hayat başlatmak kendim için, yeniden başlamak gerek her şeye. Şarkı sözlerine takılıyorum bir an cama vuran damlaları saymaya çalışırken, aklımı kaçma fikrinin güzelliği çeliyor.Şimdi çıksam diyorum her şeyi bırakıp çıksam.Ve arkamda bırakıp karanlığı önümdeki başka bir karanlığa doğru korkmadan atsam adımımı… Pencerede yansıyan yüzüm dile geliyor o anda..

    “Korkak nereye kaçmaktan söz ediyorsun durmadan.”

    Ben anlamıyorum, anlamsız anlamsız bakıyorum önce.Hayal görmeye başladığımı düşünüyorum ilk başta; ama o konuşmaya devam edince, anlıyorum ki aslında içimdeki yalnızlık dile geliyor.

    O bile sıkılmış artık sürekli yanımda olmaktan..O bile sıkılmış buzdan evimde benimle oturmaktan da artık birilerinin gelip kurtarmasını istiyor . Benden…Evet o bile kurtulmak istiyor benden.

    “Bıktım senin her şeyden üzüntü duymandan.”

    Diyor.

    “Hayal perestliğinden, deliliğinden bıktım.Ayakların yere bassın azcık.Biraz olsun kurtul çocukluğundan.Büyü büyü de korkuların bıraksın peşini.”

    Düşünüyorum bir an..Delilik neye ve kime göre delilik..Neden ayaklarım yere bassın ki..Her yere basışımda kayan ayağım ve her yere basışımda sarsılan kalbim neden yere bassın. Kendi savunma mekanizmamı neden yok edeyim ki bir bir. Tutunacak hiçbir nedenim yokken ve deliliğimle birlikte alay ederken içine düştüğüm durumdan.Ayaklarım yere bastığında daha mı iyi olacak sanki?

    “İşte.”

    Diyor o sırada penceredeki yüzüm.

    Ne, der gibi bakıyorum ona.

    “Sen hiçbir şeyi başaramazsın. Hayalleri bırak ve dön gerçek dünyaya.Gerçekler senin düşündüğün kadar temiz değil. Hadi artık uyan.. Bir sen misin sanıyorsun içi sıkılan bir sen misin ailesinden ayrı olan.Eee bırak artık bu sulu gözlülüğü.”

    Gözümdeki damlaları siliyorum.

    “Bırak beni..Rahat bırak..Ağlamama bile kızıyorsun. Yapabildiğim tek şey bu.Ben, kimse benim çektiklerimi çekmiyor mu diyorum sanki.Ben mi diyorum hayır, sadece ben acı çekiyorum diye.”

    “Ama hiçbir insan senin gibi mızmızlanmıyor, hiç kimse garip garip hayaller kurup ta onlardan yarattığı saçma sapan bir dünya kurmuyor kendine.Ve o dünya ile gerçek dünyayı unutup şizofren bir edayla dolaşmıyor sokaklarda.”

    “Ne yani şimdi de şizofren mi oldum gözünde.”

    “Evet şizofren değilsin de nesin söyler misin bana. Şu an neyle konuştuğunun farkında değil misin yoksa.”

    “Seninle konuşuyorum..”

    “İyi de ben kimim?Kaçmayı düşünmeden önce, bir dön bakalım kaçmak istediğin yere.Yada bir yen bakalım şu sürekli kaçtığın ama hep hatırladığın gerçekleri.Ama ondan önce bir gel kendine de şu an neyle konuştuğuna bir bak bakalım.”

    O anda kayboluyor penceredeki yansımam. Gene gece gözüküyor ve evin ışıkları parlıyor her tarafta.

    Ben o anda anlıyorum ki “ben”liğim doğru söylüyor. Neden kaçmayı planlıyorum diye düşünüyorum bir an. Buraya da bir kaçış düşüncesinin ardından savrulmamış mıydım esen rüzgarla.Buraya gelirken de her şeyi geride bırakıyorum diye söz vermemiş miydim kendime..

    Bırakabilmiş miydim peki?..Beynimde son verebilmiş miydim her şeye?.. Hayırsa, o zaman şimdi neden kaçmak istiyorum, her şeyden kaçınca kurtulacak mıyım onlardan.Yada kaçıyorum gibi hissetsem de gerçekten kaçabilecek miydim acaba?

    Okurken ne anlatıyor diyorsunuz değil mi bu deli kız.

    Ah birde ben anlayabilsem yazmak isteyip de bir türlü yazamadıklarımı.Ah bir de ben anlasam şu anda ne anlatmak istediğimi.

    Gece gene saçmalamama sebep oluyor ve ben inadına yazıyorum farkındayım. Durmadan yazıyorum, yazarken yüreğimdekilerden kaçmaya çalışıyorum.Atmak istiyorum hepsini de, yüreğim hafiflesin diyorum.Kendime geleyim, hüzünlerim aksın bir bir kağıda ve ben gitgide gülümsemeye çalışayım zorla da olsa.

    Bak hala yazıyorum hala saçmalıyorum.Evet neyse kesiyorum.

    Alıntıdır