Sağlıklı bir ofise sahip misiniz?

Konusu 'Faydalı Bilgiler' forumundadır ve BenDenizYildizi tarafından 7 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  1. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Ofis ortamının çalışan sağlığı açısından nasıl olması gerektiğini Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a danıştık.

    Ofis ortamının çalışan sağlığı açısından nasıl olması gerektiğini Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a danıştık. Tarhan, çalışma ortamlarındaki ısı, aydınlatma, renk, gürültü, yorgunluk hissi ve mekan ilişkilerini anlattı.

    Isı

    Oda ısısı 18"ııin altına düştüğünde çevre damarları büzülüyor, vücut enerjisini savunma amacıyla kısıyor, zihinsel verim düşüyor.
    25°nin üzerinde veya terleme yapan bir ortamda damarlar genişliyor, beyne giden kan azalıyor, uykuya eğilim artıyor.

    Odanın termal konforunun sağlanması için ısının homojen yayılması ve devamlılığına dikkat etmek gerekiyor.

    Aydınlatma

    Göz fizyolojisi açısından en çok önerilen aydınlatma, gün ışığı rengindeki floresan lamba.
    Yaşlılarda aydınlanma yetersizliği daha önemli. 2ü yaşındaki bir çalışana göre 60 yaşındaki bir çalışan 2-5 misli daha fazla aydınlığa ihtiyaç duyuyor.

    Aydınlığın çok fazla olması göz kamaşma tepkisini doğuruyor. Göz kamaşma tepkileri sık olursa göz yorulması ve göz ağrıları artıyor.
    İşık kaynağının göze doğrudan gelecek şekilde koyulması, iş kazalarını arttırıyor.
    Yetersiz aydınlatma gibi fazla aydınlatma da çalışma kapasitesini ve iş verimini azaltıcı etkiler ortaya çıkarıyor.

    Renk

    Zihin ve ruh sağlığı açısından ideal oda renginin nötr tonlarda olması gerekiyor. Beyaza yakın krem buz rengi nötr olarak kabul ediliyor.
    Yeşil ve mavi koyuluk derecesi oranında sakinlikten sınırsızlığa, umursamazlıktan sorumsuzluğa kadar değişen spektrumda etki yapıyor. Sarı ve kırmızı renkler uyarıcı, dinamik, tetikleyici özellik taşıyor.
    Pembe çocuksu duygulan harekete geçiriyor.

    Gürültü

    Arzu edilmeyen yapay, rahatsız edici sesler dikkat ve kon*santrasyonu bozucu etki yapıyor.
    30-65 desibellik gürültüler psikolojik, 65-90 desibellik gürültüler ise psikofızyolojik bozulmalar yaparak organları etkiliyor ve zihinsel verimi düşürüyor.
    Ofislerde, 60 dB den fazla gürültü olmamalı. 90 dB den fazla gürültü olan iş yerleri "gürültülü işletme" sayılıyor.
    Kronik gürültü, zihinsel fonksiyonlarda yavaşlama, sinirlilik, yorgunluk, iş veriminin düşmesi ve iş kazalarının artmasına neden oluyor.

    Kapı ve pencereler sesi ancak 25-30 dB azaltabiliyor. Bu nedenle çevre bilinci gürültünün azaltılmasında en büyük etken.

    Sinirlilik, yorgunluğun mekanla ilgisi

    Fiziki mekanın yetersizliğinin zararlarını ölçmek zor. Alışılmışın dışındaki sinirlilik ve yorgunluk yetersiz fiziki mekanla ilgili bir sonuç olabiliyor.
    Kişinin kendisini güvende hissetmediği stres düzeyini yükselten mekan, fikir üretimi ve verimliliğini düşürüyor.

    Çalışma ortamındaki olumsuz çevre, monotonluk, ruhsal nedenler, sosyal streslerle birleşirse kişiyi hasta edebilir. •Yaşanan fiziki mekanın yeterliliği ve kişinin kendini mutlu his*setmesinin sağlanması, iş verimi ve zihinsel üretkenliğin artması için ön koşullar.
    haber7