Sağlıklı bir yaşlılık için neler yapılmalı

Konusu 'Geriatri - Yaşlılık Bilimi' forumundadır ve Elif tarafından 11 Mart 2009 başlatılmıştır.

    11 Mart 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.632
    Beğenildi:
    5.166
    Ödül Puanları:
    438
    Yaşlılık psikolojisi yerine yaşlanma psikolojisi ifadesi kullanılmalıdır. Çünkü insan doğar doğmaz yaşlanmakta, beyin hücreleri daha o dakikadan itibaren eskimeye başlamaktadır. İyi bir yaşlılığın temelleri de, hayatın ilk yıllarında atılır. Yaşlanma, eskime, canlı-cansız bütün varlıkların kaderidir...

    Prof. Dr Nevzat TARHAN, stresle ilgili bilinmeyenleri okurları için kaleme aldı...

    YAŞLILIK HAYATIN MUTSUZ DÖNEMi MiDiR?

    Yaşlılığın problemli bir hayat dönemi olduğunu baştan kabul etmek durumundayız. Aslında pek çok problemin kaynağı da bu gerçeği kamil bir şekilde kabullenmemekten doğmaktadır. Ama bu demek değildir ki, yaşlılık hayatın en mutsuz dönemidir ve yaşlı insan asla mutlu olamaz.

    Gerçekçi hayat felsefesine sahip olan insan en ufak şeylerden mutlu olabilir. Uçan bir kuş, çevresinde dolanan tombul bir kedi, saksıda açan çiçekler, birer mutluluk kaynağı olabilir. Beklenti düzeyini yüksek tutan, ihtiraslı yaşlılar hep daha fazlasını istediklerinden, mutlu olamazlar. Aslında bu tiplerin gençliklerinde de tam manasıyla mutlu oldukları iddia edilemez.

    Artan psikolojik yetiler

    Bilgelik ve ağırbaşlılık belirginleşir, mantıklı ve doğru düşünme daha sağlıklıdır. Muhakeme güçlüdür; yerinde yargılara daha kolay varılır. Bilgi birikimi ve tecrübe, olgun kişilikle birleşirse mutlu ihtiyarlar ortaya çıkar. Daha tutarlı, hoşgörülü ve sabırlı olurlar.

    Azalan psikolojik yetiler

    Zeka parlaklığı azalır, yeni şeyler öğrenmek zorlaşır, hafıza zayıflar, girişim ruhu ve ataklığı geriler.

    Yeni ayakkabı bile istemezler

    Evdeki odası, duvardaki tablo, radyonun yeri değiştirilirse huzursuz ve hırçın olurlar. Hatta sigara izmaritlerini biriktirmeye varan "biriktirme hastalığı"na tutulabilirler. Yeni şeylere karşı tepki bazen "fobi" derecesine çıkar, yeni ayakkabı, yeni elbise bile istemezler. Yeni ne varsa çirkindir, kötüdür.

    Yaşlı-genç farkı

    Bir ordu düşününüz; eğitimsiz ama kalabalık. Diğer bir ordu düşününüz; eğitimli fakat sayısı çok az. İkinci ordu birici orduyu her zaman mağlup eder. Büyük işler beden gücünden ziyade, doğru düşünme ve hedeflere geçerli hale getirme ile başarılır.

    Egoizmin belir ginleşmesi

    Bazı yaşlılar sürekli gençleri eleştirirler, kendi gençliklerini överler. "Küçüğün büyüğe saygısı yok, kimse haddini bilmiyor" diye tenkit ederler. Hatta haklarının yendiğini, aslında memleketin onlardan çok hizmet beklediğini, memleketi kendilerinden mahrum bırakmanın çok büyük hata olduğunu tekrarlayıp dururlar.

    Ah şu eski hatıralar

    Eskiye aşırı bağlılık ve yeniden korkma: Böyle yaşlılar sürekli eski hatıralarını anlatırlar, savaş, askerlik hatıraları bitmez. Dün evine gelen misafiri unutur ama 50 yıl önceyi bütün ayrıntıları ile anlatır. Aile artık bunları ezberlemiştir. Bunlar eski alışkanlıklarını değiştirmekten çok rahatsız olurlar.

    Yaşlılıkla ilgili bilinen iki farklı gerçek

    Yaşlılık şifası olmayan bir hastalıktır: Yaşlılığın beraberinde getirdiği bedene ait problemlerin elbette bir çaresi yoktur ama kişi iyi bir hayat felsefesi ile keyifli bir yaşlılık geçirebilir. lYaşlılar yardıma muhtaç ve acınacak durumdadırlar: Yaşlıların kazanımları daha çoktur. Çevresi ondan "öğretmesini isteyen" gençlerle dolu bir yaşlılıktan daha hoş ne olabilir.

    YAŞLILIĞA NASIL UYUM SAĞLANMALI?

    Sağlıklı bir yaşlılık için olumsuz etkenler, olumlu hale çevirmenin birkaç küçük formülü:

    Beyin tıpkı kalem gibi bir alettir. İyi bakılırsa ömrü uzun olur ve erken yıpranmaz. Son yapılan araştırmalar beynin sürekli olarak yeni şeyler öğrenmesinin, uyaran etkisi yaptığı ve hücre yaşlanmasını yavaşlattığını göstermektedir. Yaşlanmaktan korkan insan "Çalışan demir ışıldar" sözüne uygun olarak beynini iyi şekilde çalıştırması çok önemlidir. Beyin tıpkı bir kuyu gibidir. Suyu alındıkça artar.

    İyi beslenme, özellikle E ve C vitaminleri açısından zengin bir beslenme beyin hücrelerini genç tutar. Özellikle E vitamini, doğal olarak zeytinde bol bulunan bir vitamindir ve beyin hücrelerinin oksitlenmesini önlemektedir.

    Gençlik ve erişkin yaşam biçimi yaşlılığa en iyi hazırlanmadır. Yaşlılığın bilgece ve rahat karşılanması için kişide koruyucu hayat felsefesi olması, yanlış yargıların düzeltilmesi gerekir. Böylece yaşlılığa uyum süreci tamamlanmış olur.

    Bugün
     
  2. 13 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : Elif
  3. nesrinyumma

    nesrinyumma Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    123
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    elifcim yazdıklarının hepsine katılıyorum hepsini canlı olarak yaşıyorum ben babamın ölümünden sonra 1yıldır annemle yaşıyorum kendisi şu an 80 yaşında aynı şeyleri her gün anlatıyo ve üstelikte ilk defa anlatıyomuş gibi heyecanla anlatıyo 40 sene önceki olayları öfkelerini kırgınlıklarını bu gün yaşıyomuşçasına anlatıyo fakat annemin bir artısı var her gün 2 gazetenin bütün bulmacalarını çözüyo tv deki kelimeoyunu yarışmalarını izliyo beyin jimnastiği yapıyo oyüzden hafızası kuvvetli