Sağlıklı Yaşamın Püf Noktaları...

Konusu 'Faydalı Bilgiler' forumundadır ve siyah papatya tarafından 12 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    12 Şubat 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  1. siyah papatya

    siyah papatya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    429
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    108
    Sağlıklı yiyecek seçenekleri için öneriler
    Genel olarak Her gün vitamin hapı alın, bu özellikle yeterli miktarda meyve ve sebze yemiyorsanız önemlidir.

    Gün boyunca 5-8 kez hafif yemekler yeyin. Öğün atlamayın ve ağır yemeklerden kaçının.

    Yemeklere saldırmayın. Daha az ve yavaş yerseniz daha çok tat alırsınız.

    İçki içmeden önce düşünün. Alkol kalori bakımından çok zengindir, besleyiciliği yoktur, yağ depolanmasını uyarır ve irade gücünüzü olumsuz etkileyerek yanlış seçimler yapmanıza zemin hazırlar.

    Günde 6-8 bardak su için. Yemeklerden önce içeceğiniz bir-iki bardak su daha çabuk doymanızı sağlar.

    Yemeklere yağsız sıcak bir çorba ile başlayın. Bu sizin yavaş yemenizi ve çabuk doymanızı sağlar.

    Tetikleyici yiyecekleri kontrol etmeniz son derece güç olduğundan bunlardan tamamen uzak durun.

    Elle yenen yiyeceklerden kaçının. Ne kadar yediğinizi kontrol edemezsiniz.

    Başka birinin tabağındakilere göz koymayın.

    Daha çok, balık ve derisini ayırarak kümes hayvanı eti yeyin, kırmızı et miktarını azaltın.

    Daha çok sebze ve hububat yeyin.

    Mümkün olduğunca yağdan fakir alternatifleri seçin.

    Annenizin ne söylediği önemli değil, tabağınızdaki her şeyi yemek zorunda değilsiniz.


    Alışverişte
    Alışverişe boş bir mideyle gitmeyin. Gördüğünüz her şeyi almak istersiniz.

    Bir alışveriş listesi hazırlayın ve bu listeye bağlı kalın.

    Sizin için uygun olmayan, sakınmak istediğiniz yiyeceklerin bulunduğu reyonlara gitmeyin.

    Paket etiketlerini okumayı öğrenin.

    İhtiyacınız olandan fazlasını satın almayın.

    Genellikle yağ ve kalori yüklü olan hazır gıdalardan kaçının.

    Satın almazsanız yemezsiniz.


    Yemek hazırlarken
    Yemekleri basit hazırlayın, sos eklemeyin.

    Yemek pişirirken yemeyin. Taze sebzeler bu kuralın dışındadır.

    Yemek pişirirken yağ gereksinimini azaltmak için yapışmayan tencereler kullanın.

    Yağ kullanmak zorundaysanız zeytin yağı veya susam yağı kullanmaya çalışın ve miktarını az tutmaya özen gösterin.

    Et üzerinde görülen tüm yağı ayırın.

    Bonfile yerine hindi etini tercih edin.

    Bir tam yumurta yerine iki yumurtanın beyazını kullanın.Fırında pişirilen yiyeceklerde, meyva püresi ve sosu yağın yerine kullanılabilecek mükemmel alternatiflerdir.

    Bir parça rendelenmiş peynir yemeğe çeşni katar, verdiği kalori de çok azdır.

    Yağda kızartmak yerine tavuk suyu, tuzdan fakir soya sosu ya da su içine sote yiyecekler hazırlayın.

    Yemeği hazırlarken en iyisi fırında pişirmek ya da kaynatmaktır.

    Sos ve çorbalara krema yerine patates püresi eklenebilir.

    Yemek tarifinde 1/2 kaşık yağdan söz ediliyorsa siz onun da yarısını koyun. Tat tomurcuklarınız aradaki farkı anlamaz, fakat bel çevreniz bunu ayırt eder.

    Yağ yerine baharat kullanın. Taze otlar ve baharatlar kalori ya da yağ korkusu olmadan yemeklerinize çeşni katar. Çeşitli etnik yemekleri deneyin.

    Arta kalan yemekleri hemen dondurun, yoksa buzdolabına koyamazsınız ve kendinizi yemek zorunda hissedersiniz.


    Evde yemek
    Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Evinizde yağdan ve kaloriden zengin yiyecekler bulundurmak zorundaysanız kolayca ulaşabileceğiniz yerlerde olmamalarına dikkat edin.

    Televizyon ile yemeği karıştırmayın. Tabağınız yerine televizyona bakarsanız ne yediğinizi ve ne kadar yediğinizi anlamazsınız.

    Yemeği daima yemek masasında yemeyi bir kural olarak belirleyin, hiçbir zaman ayakta yemeyin.

    Hiçbir zaman paketten ya da kutudan yemeyin. Bir tabağa bir miktar alıp paketi ortadan kaldırın.

    Yemeği tabaklara koyarken porsiyonların çok büyük olmamasına özen gösterin ve bu işi mutfakta yapın. Masada sadece salata ve sebze gibi yararlı şeylerin bulunmasına izin verin.


    Dışarda yemek
    Evden asla aç karnınıza çıkmayın. Bir restorana gitmeden önce bir bardak meyve suyu için ya da bir parça meyve veya havuç gibi şeyler yeyin.

    Restoranda ekmek sepetinin masadan kaldırılmasını isteyin.

    Tüm sosların yemeğinizin üzerine değil, yanında servis edilmesini isteyin. Bunları çatalla alın.

    Garsona yemeklerin nasıl hazırlandığını sorun.

    Kızarmış yiyeceklerden uzak durun!

    Büyük porsiyon istemek en iyi fikir gibi gözükse de fazla kalori ve yağa değmez.
     
  2. 19 Şubat 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  3. aylacım

    aylacım Guest

    Bu kolay ve pratik yöntemleri evde, işte ya da sokakta uygulayabilirsiniz. Bu liste sayesinde hem hayata daha olumlu bakacak hem de formunuzu koruyabileceksiniz.

    1-Yemeklerde önce bir kase sebze çorbası için. Sebze çorbası sindirim sisteminizi çabuklaştırarak kilo vermenizi kolaylaştırır.
    2-Böbrek taşının oluşmasını günde 8 bardak su içerek önleyebilirsiniz.
    3-Günde 2-4 domates yemek, erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskini yüzde 34 azaltır.
    4-Asansör yerine merdiveni kullanmak kilo vermeyi kolaylaştırır. Örneğin 8 katli bir binanın merdivenlerini günde bir kez kullananlar haftada ortalama 320 kalori yakar. Bu kalori kaybı da yılda 2.5 kiloya tekabül eder.
    5-İçecekleri kamışla içmek diş sağlığını korur. Kamış özellikle şekerli içeceklerin dişe az
    temas etmesini sağlar.
    6-Mide yanmasına karşı sakız çiğneyin. çiğneme hareketi mide asitini düzenleyip,
    rahat etmenizi sağlar.
    7-Bir saatlik öğlen uykusu 3 saatlik gece uykusuna bedeldir. (Bu konuyu atronunuzla
    görüşün!)
    8-Günde 100 kez kahkaha atmak 10 dakika kürek çekme kadar yararlı.
    09-Kalp hastaları folik asit (C vitamini) içeren; portakal suyu ve sebzeleri yemeye özen göstermeli.
    10-Pazartesi sendromu yasamak istemiyorsanız, Pazar sabahları çok gec kalkmayın. Gec uyanmak uyku duzenini bozar ve Pazartesi sabahi uyanmayi zorlastirir.
    11-Bir kutu diet yogurt B12 deposudur. B12 vitamini isitme duyusunu uvvetlendirir.
    12-İs yerinde egsersiz yapin. Ornegin telefonlari acarken veya telefon ederken ayaga kalkarak vucudunuzdaki kan dolasimini hizlandirabilirsiniz.
    13-Eger her gun spor yapma sansina sahipseniz, bir gun keninize tatil verebilirsiniz. Unutmayin ki vucudunuzdaki kaslarin gelismesi icin 48saat gereklidir.
    14-Guzelliginizi korumak icin sirt ustu yatin. Eger yuzunuzdeki kirisikliklaradan mutsuzsaniz gunluk uyku sureniz olan 8 saati sirt ustu gecirin.
    15-Tartisirken bagirmayin. Bagirmak kan basincini artirir, bu da istenmeyen sonuclara yol acabilir.
    16-Aciktiginizda fistik, cips gibi seyler atistirmayin, bir meyve yiyin. Arastirmalar bir meyvenin, insani bir gofretten 3 kez daha fazla tok tutacagini gostemistir.
    17-Kirmizi et yerine, hindi etini tercih edin. Kirmizi ette bulunan yag kalbinize zararlidir. Buna karsilik hindi etindeki yag orani %10'dur.
    18-Uzun bir araba yolculugunun sonunda hemen bavullari tasimaya girismeyin. Sakatlanmamak icin vardiktan sonra bir sure dinlenin veya kas hareketleri yapin.
    19-Yagda cozulen A, D ve E vitaminlerini yagli iceceklerle (ornegin sut); suda cozulen C ve B vitaminlerini suyla alin.
    20-Baharat metabolizmayi hizlandirir. Baharatli bir yiyecekten sonra terliyorsaniz bu kalorileri yaktiginizin gostergesidir.
    21-Jimnastik yaparken hareketi geriye dogru sayin. Bu size, "kac tane yaptim"dan cok "kac tane kaldi" dusuncesine sahip olmanizi saglar.
    22-Eger ekran karsisinda cok uzun sure kalmaktan gozleriniz acirsa,ellerinizi isitip gozlerinizin uzerine koyun. Yorulan gozler rahatlayacaktir.
    23-Gunde bir muz ve havuc felc riskini yuzde 40 azaltir. Bunlarda bulunan potasyum ve beta caroten atardamarin duvarlarini guclendirir.
    24-Gece yatarken tuvalet ihtiyaci duyarsaniz, mumkunse tuvaletin isigini acmayin; aksi halde tekrar uyuma sansiniz azalir.
    25-Öglenleri yuruyuse cikin. Gunes isinlari D vitamini uretimini saglar.
     
  4. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  5. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Sağlıklı Beslenme

    ÇİĞ YİYECEKLER TÜKETİN
    Salata ve meyveye ağırlık vermelisiniz. Pişen yemeklerin vitamin ve mineral değerleri kaybolur. Bu nedenle yemekte mevsimine göre salata tüketilmeli, çiğ ve az pişmiş sebzeler de ihmal edilmemelidir.

    DEĞİŞMEMİŞ TAHIL ÜRÜNLERİ YİYİN

    Ekmek ve makarna, tam buğday unundan yani kabuğu alınmamış doğal buğdayın öğütülmesiyle elde edilen undan yapılmalıdır. Ayrıca pilav için de kabuklu pirinç kullanmalısınız. Protein, vitamin, mineral ve posa tahılların kabuğundadır. Bu maddeler sağlıklı beslenme için çok önemlidir. Tahıl ürünlerinin kabuğundaki posa, şekere dönüşen içindeki nişastayı hapsederek kan şekerinin hızlı yükselişini, dolayısıyla aşırı insülin salgılanmasını önler. Böylece beyaz un ürünlerinde görülen acıkmalar ortadan kalkmış olur.

    ELİNİZİ TUZDAN ÇEKİN

    Günlük aldığımız yiyecek maddelerinin içindeki tuz, ihtiyacımızın 2/3’ünü karşılar. Şarküteri ürünleri, turşu, peynir gibi yiyecekler de aşırı tuz içermektedir. Yemeğin tadına bakmadan tuz koymak yanlıştır. Aşırı tuz vücutta su tutar, onu şişirir. Aynı zamanda selülit oluşumunun da sorumlusudur.

    MUTLAKA KAHVALTI YAPIN

    Kahvaltısız beslenme son derece yanlıştır. Sağlıklı bir beslenmede en çok kalori kahvaltıda alınmalıdır. Öğle yemeği orta derecede kalori içermeli, akşam yemeği hafif olmalıdır. Bu konuda şöyle bir deyim bile vardır: Kahvaltını yalnız kendin ye, öğle yemeğini dostunla paylaş, akşam yemeğini düşmanına ver.



    LİFLİ YİYECEKLERİ UNUTMAYALIM

    Posa, yiyecek maddelerinin bileşiminde yer alıp bağırsakta emilmeyen bitkisel liflerdir. Sindirim yolunu takip ederek vücudu terk eder. Lifli yani posalı yiyecekler hem diyet hem de sağlıklı beslenme için çok önemlidir.

    Faydaları:

    1. Yeterince sıvı ile birlikte tüketilirse bu sıvıyı içlerine alarak bir kitle teşkil eder, bağırsakları temizler, kabızlığa engel olur.
    2. Bu fonksiyonlarından dolayı müzmin bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsak kanseri riskini azaltır.
    3. Safra asitlerini bağlayarak bu asitlerin vücuttan atılmasını sağlar.

    Lif İçerenler:

    1. Doğal tahıl ürünleri(kepekli ekmek, kepekli makarna, kabuklu pirinç, kepek, yulaf ezmesi, çavdar ekmeği).
    2. Lahana, Brüksel lahanası, brokoli, patlıcan, pırasa, bamya gibi sebze ve salatalar.
    3. Kuru kayısı, kuru erik, kuru incir gibi yemişler.
    4. Baklagiller.

    Lif İçermeyenler:

    Beyaz ekmek, beyaz undan yapılan makarna, beyaz pirinç, beyaz undan yapılmış hamur işleri, sütlü tatlılar, hamur işi tatlılar.

    YAVAŞ YİYİN, ÇOK ÇİĞNEYİN


    Sindirim ağızda başlar. Yiyecek maddeleri iyice çiğnenmelidir. Tükürüğün içindeki amilaz enzimi nişastaların ön sindirimi için gereklidir. Yemeğe başladıktan sonra doyma merkezinin uyarılması için 15-20 dakika gibi bir sürenin geçmesi gerekir. Eğer kişi çok hızlı yiyorsa hem aşırı kalori alarak şişmanlar hem de sindirim sistemine aşırı yük getirir.

    ŞEKERDEN KAÇININ

    Şeker ve şeker içeren yiyecek maddeleri, beyaz ekmek, beyaz pirinç, unlu gıdalar, mısır ve aşırı derecede patates tüketmek doğru değildir. Bunlar yendiğinde kısa zamanda kan şekeri yükselir. Bunun metabolize edilmesi için kanda insülin hormonu seviyesi yükselir, insülin şekeri başta karaciğer ve kaslar olmak üzere bütün vücudu şeker deposuna çevirir. Bir kısmı da trigliseride dönüşür. Böylece kan şekeri düşmüş olur. Acıkma merkezi, kan şekeri düştüğü zaman uyarılır. Acıkınca yine yemek yeriz. Kan şekeri yükselir, insülin seviyesi tekrar çıkar ve aynı işlemleri yaparak kan şekeri düşer. Böylece; yedikçe acıkırız, acıktıkça da yeriz. Şişmanlık, rafine şekerin bulunması ile başlamıştır. Ayrıca şekere bağlı olarak kanda devamlı yüksek kalan insülin hem damar sertliğine hem de yüksek tansiyona sebep olur.

    YARIM KİLO MEYVE YİYİN

    Sağlıklı beslenen bir kişinin günde yarım kilo meyve yemesi gerekir. Ancak zayıflama diyeti yapanlar, listelerinde yazılandan daha fazla meyve yememelidir. Üzüm, incir, muz dışındaki meyveler kan şekerini yükseltmez ve acıkma hissi vermez. Meyvelerin kalori değerleri düşüktür. Vitamin ve mineral açısından da zengin olan meyvelerin, içerik olarak proteinli besin olmamasına rağmen, sindirilmeleri için asitli bir ortama ihtiyaçları vardır. Aynı ortam proteinler için de gerekli olduğundan meyveleri proteinlerle aynı öğünde tüketmek gerekir. Karbonhidrat öğününde ise muz, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, kuru erik yenilebilir. Bir örnekle açıklarsak; akşam yemeğinde ızgara köfte yediğinizi farz edin. Bu durumda çeşitli meyveleri tüketebilirsiniz. Öğle yemeğinde ise sebzeli makarna yediğinizi varsayalım. Bu öğün karbonhidrat öğünü olduğundan yanında muz, kuru üzüm, kuru incir yiyebilirsiniz.


    YEMEKLERİ DOĞRU VE AZ PİŞİRİN

    Yemekler kısık ateşte yavaş ve az pişirilmelidir. En iyi pişirme şekilleri buharlı tencerede yavaş, fırında veya az yağlı tavada kısık ateşte pişirmektir. Yemekleri hızlı ve çok pişirirsek besin değerlerinin kaybolmasına neden oluruz. Ayrıca sağlıksız pişirme teknikleri kilo alımını hızlandırır.

    BİR ARADA YEMEYİN

    Verdiğiniz kiloları tekrar geri almamak için ayırma diyetinin genel prensibi olan karbonhidratlarla proteinleri bir arada yememe kuralını hayatınızda bir beslenme alışkanlığı haline getirin. Size bu besin gruplarını ayrıntılı olarak tekrar hatırlatıyoruz.

    PROTEİN GRUBU


    Et(sığır, dana, koyun, kuzu), tavuk(tüm kümes hayvanları), balık, deniz ürünleri (karides, kalamar, midye), yumurta, süt, aşırı yağlı olmayan peynirler, soya unu, soya eti, şarküteri ürünleri(salam, sosis, sucuk, pastırma, dana jambon).


    KARBONHİDRAT GRUBU

    Doğal tahıllar (Buğday, arpa, yulaf, çavdar, mısır), doğal ekmek(tahılın doğal unundan), doğal makarna, patates, kabuklu pirinç, bal, muz, kuru üzüm, kuru incir, hurma, kuru kayısı, kuru erik. Bu grupta olup tavsiye edilmeyenler beyaz ekmek, beyaz undan yapılan herşey, şeker, beyaz pirinç, şekerleme, lokum, çikolata, yer fıstığı, hamur tatlıları, bisküvi, gofret.

    NÖTRAL GRUBU

    Bu yiyecekleri hem protein hem de karbonhidrat grubundaki yiyeceklerle beraber tüketebilirsiniz. Sıvı ve hayvansal yağlar, yağlı peynirler, taze peynirler (beyaz, dil, çerkez), yumurta sarısı (akı ve sarısı birlikte olduğunda protein grubuna girer.) siyah ve yeşil zeytin, fındık, badem, ceviz, tüm taze sebze ve salatalar (marul, kıvırcık, dereotu, nane, domates, salatalık havuç, ıspanak, lahana, her çeşit mantar, kabak vs.) bütün baharatlar. Bu grupta olup tavsiye edilmeyenler mayonez, hazır çorbalar, sirke, kahve, kakao, baklagiller.

     
  6. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  7. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Beslenmenin Püf Noktaları

    • Selülit diyetinde tuz kesilmemeli; ancak az kullanılmalıdır.
    • Sebze yemeklerine porsiyon başına bir tatlı kaşığı ay çiçeği veya mısırözü yağı ilave edilmeli, margarin ve tereyağı kullanılmamalıdır.
    • Salatalara konan zeytinyağı, bir tatlı kaşığını geçmemelidir.
    • Asitli içecekler, koyu çay ve kahve mümkün olduğunca az içilmelidir.
    • Tereyağı, doğal ortamda çözülmesi sağlandıktan sonra kullanılmalı; asla kavrulmamalı. Kavrulunca içindeki vitaminler yapısını kaybeder ve damar sertliğine neden olan transyağ asitleri oluşur.
    • Yemeklerinizin yanında haşlanmış brokoli, Brüksel lahanası ve karnıbahar tüketin.
    • Salatalarınıza bol miktarda domates katın.
    • Her sabah bir miktar sıkma portakal suyu için.
    • Ispanak, semizotu, roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, hücreleri koruyan lutein içerir. Bu nedenle beslenmenizde mutlaka yer almalıdır.
    • Siyah çay ve kahve -asit yaptığından- az içilmelidir. Çay içerken çok açık olmasına özen gösterilmelidir. Kahveye ise mutlaka süt katmak gerekir.
    • Diyet kola, gazoz gibi içecekler doğal içecekler olmadığından tavsiye edilmiyor.
    • Şeker asla kullanmayın; fakat az miktarda yapay tatlandırıcı kullanabilirsiniz.
    • Makarnanızı ve pilavınızı pişirirken çok az olmak şartıyla tereyağı kullanabilirsiniz. Margarin tavsiye edilmiyor.
    • Öğünlerinizde doğal yiyecek maddelerini tercih edin.
    • Taze sebze ve meyve tüketimi günlük yiyeceklerin ¾’ünü içermeli.
    • Konserve, rafine, kristalize yiyeceklerden uzak durun.
    • Yemeklerinizi yavaş yiyin, çok çiğneyin.
    • Diyetiniz boyunca, kahvenin tahriş edici ve asit yapıcı özelliğini azaltmak için, sütlü kahve için.
    • Diyetinizde karbonhidrat öğünlerinde salatalara yoğurt sosu, protein öğünlerinde limon ve çok az olmak şartıyla zeytinyağı ilave edin.
    • Salatayı yemeklerden önce yemek oldukça faydalıdır. Besinlerin mide ve bağırsaklardan hızlı geçişini sağlar, tokluk hissi verir, daha az yemekle doyarsınız.
    • Sağlıklı beslenme için en az haftanın beş günü sebze yemelisiniz.
    • Sindirimi zor olan hayvansal protein, tercihen öğle yemeğinde yenmelidir. Balık, tavuk veya eti ızgarada ve fırında pişirerek veya haşlama yaparak yiyebilirsiniz.
    • Soya eti normal et gibi bonfile, kuşbaşı ve kıyma olarak sebze ile birlikte veya sebze olmadan tüketilebilir. Sindirimi ete göre daha kolaydır.

    İçin
    • Su
    • Maden suyu, soda(doğal olması şart)
    • Yeşil çay, ıhlamur, adaçayı gibi sağlıklı çaylar( Aromalı, boyalı, doğal olmayan otlarla yapılmış çaylardan uzak durun.)
    • Sıkma taze sebze ve meyve suları
    • Ayran

    İçmeyin
    • Kahve, siyah çay
    • Alkollü içecekler
    • Hazır şişe veya kutuda şekerli, gazlı, konserve edici madde içeren tüm içecekler
     
  8. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  9. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148


    a- Satın aldığınız sebzelerin köklerini kesdikten sonra, önce yıkayın sonra doğrayın

    b- Temizleyip doğradığınız sebzeleri bekletmeden pişireceğiniz yemeğin çerisine ilave edin.Bekletilen sebzelerde C vitamini kaybı olur.

    c- Pişirme esnasında yetecek kadar su koyun yada buharda pişirin

    d- Sebzeleri pişirirken renklerini korumak istiyorsanız asla soda eklemeyin. Çünkü C vitamini başta olmak üzere bir çok vitamin kaybı meydana gelir

    e- Tüketeceğiniz kadar pişirin. Pişmiş sebze yemeği ne kadar çok bekletilirse vitamin kaybıda o kadar çok olur

    f- Hazırladığınız salataların renklerini korumak istiyorsanız limon yada sirkeyi servis yapacağınız zaman koyun

    g- Kök ve yaprakları birlikte yenilen sebzeler pişirilirken önce kökleri ince doğranıp tencereye konulmalı, yaprakları ise daha sonra ilave edilmeli

    h- Satın alırken taze olmalarına dikkat edin

    i- Sebzeler çok sıkı sarılmadan paketlerde, buzdolabının sebzeklik bölümünde yada derin dondurucuda uzun süre olmamak koşulu ile saklanmalıdır.


    Fazla suyun içerisinde uzun süre pişen sebzeler şekil değişikliğine uğrarlar. Bunu önlemek istiyorsanız az su ile kısa zamanda pişirmelisiniz.
    Ayrıca bazı sebzeler daha keskin bazıları ise daha hafif kokulu olur.
    Orta derecede tatlı olan sebzelerin tadını korumak için az su ile pişirmelisiniz. Yada pişirme süresini azaltın. Keskin tadı olan sert sebzeleri ise doğrayarak yada tencerenin kapağını açık bırakarak pişirin.
    Sebzelerin vitamin ve mineral kaybına uğramasını istemiyorsanız fazla bekletmeden hemen tüketin.


     
  10. 16 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  11. yncd

    yncd Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Altın Öğütler...

    * Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

    * Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

    * Telefonda konuşurken ayakta durun.

    * Her gün yarım saat daha az televizyon izleyin.

    * Televizyon izlerken ütü yapın.

    * Kısa mesafelerde araba kullanmayın.

    * Arabanızı alışveriş yapacağınız süper marketin otoparkının en uzak köşesine park edin.

    * Merdivenleri birkaç kalori daha yakma fırsatı olarak görün.

    * Ev işi yaparken kendinizi daha canlı hissetmeniz için, hareketli müzikler dinleyin.

    * Çocuklarla oynarken daha aktif olun.

    * Arkadaşlarınızla yemek-içme dışında, çeşitli aktiviteler için de bir araya gelin.

    * Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin.

    * Aktiviteyi bir görev olarak değil, kendinizi rahatlatmak için bir fırsat olarak görün.
     
  12. 23 Ekim 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  13. Evin Kedisi

    Evin Kedisi Guest

    Sağlıklı yapan 21 ürün




    Araştırmalar, destek ürünlerin erkek sağlığında önemli rol oynadığını gösteriyor. İşte mucize 21 ürün...


    Ancak bu ürünlerin tüketimi kişinin beslenme, yaş, cinsiyet, kilo, boy, yaşam biçimi ve sağlık durumuna göre değişiyor.

    Bazıları üreme sistemi ve prostata, bazıları seksüel güce, bazıları ise kas iskelet sistemine iyi geliyor. Saw Palmetto, çinko, maca, likopen gibi desteklerin özellikle erkek sağlığında etkili olduğunu söyleyen Taylight Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Berrin Yiğit, “İstenen etkinin sağlanması için bu ürünler mutlaka uzman kontrolünde kullanılmalı, gelişigüzel tüketilmemeli” diyor. İşte erkek beslenmesinde etkili olan destek ürünler ve özellikleri.

    Vitaminler

    C Vitamini
    Pek çok sebze ve meyvede bulunan en etkili antioksidanlardan biri olarak bilinen C vitamini kemik, eklem ve damar sağlığı için önem taşıyor. Serbest radikalleri nötralize edebilen, bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarını önleyebilen C vitamininin, kişisel ihtiyaçlara göre değişmekle birlikte günde 200-2000 mg arasında bölünmüş dozlarda alınması önerilir.

    E Vitamini
    Bitkisel sıvı yağlar, yağlı tohumlar, tam tahıllar ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan E vitamini yağda eriyen antioksidanlar familyasından sayılmaktadır. Başta kalp damar hastalıkları, kanser türleri, Alzheimer, katarak oluşumunda etken olan serbest radikalleri nötralize eden, prostat sağlığının korunmasında etkili olan, bağışıklık sistemini güçlendiren bir vitamin.

    D3 Vitamini
    Yumurta, yağlı balıklar ve balık ciğerinde bulunan D vitamini, doğal hali deride sentez edilmektedir. Prostat kanserini önleyici ve tedavi edici olan D 3 vitamini,bağışıklık sisteminin korunması ve kemik sağlığı için önemlidir. Günde 400-1000 IU arasında önerilir.

    Folik asit
    Diyetisyen Berrin Yiğit, destek ürünlerin uzman kontrolünde kullanılması gerektiğini söylüyor.

    Yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller, zenginleşmiş tam tahılllarda bulunan bir çeşit B vitamini olan folik asit anne sağlığı kadar erkekler için de önemli. Kanser, kalp hastalıkları ve felce neden olabilecek kan homosistein seviyelerinin düşürülmesinde, kan basıncında ve ruhsal dengede etkilidir. Günde 400 ile 1000 mikrogram olarak, tercihen B12 vitamini ile alınması tavsiye edilir.

    B12 Vitamini
    Deniz mahsulleri, yumurta, kümes hayvanları, süt ürünleri ve kırmızı et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan B12 vitamininin eksikliği genellikle vejeteryanlarda gözlenir. Öte yandan mide asidinin azalmasına bağlı olarak, yaşı ilerlemiş kişilerde de görülebilmekte. B12 vitamininin eksikliğinde Demir yetersizliği, sinir sistemi tahribatı, depresyona eğilim, alzheimer ve kanser riski artabilir. Bu vitaminin Günde 100 ile 500 mikrogram alınması önerilir.

    Mineraller

    Çinko
    Kabuklu deniz ürünleri, kırmızı et, yumurta, yağlı tohumlar ve kuru baklagillerde bulunan çinko üreme sistemi ve prostat sağlığı için önemli bir mineral. Atletik performansı ve direnci artırabilen, bağışıklık sistemini güçlendiren, yara iyileşme sürecini kısaltabilen, yaşa bağlı makula dejenerasyonuna iyi gelen çinko günde ortalama 25 ile 75 mg yemeklerle birlikte alınmalıdır.

    Bakır
    Tavuk ürünleri, kuzu, balık, istiridye, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, kayısı ve yağlı peynirlerde bulunan bakırın eksikliğinde yüksek kolesterol, yorgunluk, gecikmiş yara iyileşmesi, enfeksiyonlara yatkınlık gözlenebilir. Günde 1 ile 4 mg alınması gerekir.

    Selenyum
    Organ etleri, kırmızı et, deniz ürünleri, sarımsak, maya ve özellikle Brazilya fındığı gibi yağlı tohumlarda bulunan selenyum, prostat kanseri riskini azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir, viral enfeksiyonlara karşı direnci artırır ve kardiyovasküler sistemi kuvvetlendirir. Günde 200 ile 400 mikrogram önerilir.

    Magnezyum
    Tam tahıllar, yağlı tohumlar ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan magnezyum, strese karşı direnci artırmaya, yükselmiş kan basıncını düşürmeye, kalp ritimlerini stabilize etmeye, şeker hastalığı tedavisine, kemik sağlığına, astım ve migren tedavisine destek sağlayabilir. Günde ortalama 300 ile 600 miligram yemeklerle birlikte alınabilir.

    Esansiyel yağ asitleri

    EPA ve DHA
    Balık yağından elde edilen esansiyel yağ asitleri soğuk sularda yaşayan somon, ton gibi balıklardan elde edilir. Prostat rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerinde etkili olabilen elzem yağ asitleridir. Ayrıca kan basıncı ve kan trigliserid değerlerini düşürümesi, kan akışkanlığının artırıması, kalp ritimlerini akort etmesiyle bilinen bu yağlar, kalp krizi ve inme riskini azaltıcı rol oynar. Vücuttaki inflamasyonu azaltabilen omega 3’ler alerjiler, bağışıklık sistemi ve alzheimerın önlenmesinde de etkilidir. Günde ortalama 500 ile 1500 mg EPA, 300 ile 1200 mg DHA alınması önerilir.

    Tonalin CLA
    Bir tür esansiyel yağ asidi olan linoleik asitten elde edilen CLA süt ve süt ürünleri ile kırmızı ette doğal formlarda bulunur. Ancak vücut geliştirme ve yağ kaybına destekleri için belli oranlarda tüketilmesi gerekir. Depolanmış yağların azaltılmasında ve yağsız kas kitlesinin artırılmasında önemli rol oynayabilen CLA günde ortalama 1250 mg. tek kapsül olarak tüketilebilir.

    Bitkiler

    Sarımsak
    Öz halinde tabletlerle alınabilen sarımsak prostat, kolon ve mide kanserlerinin önlenmesinde, kan basıncı ve kolesterol seviyelerinin dengelenmesinde etkilidir. Kanı sulandırıcı etkisi vardır, kalp krizlerini önleyebilir ve barsak florasını canlandırır. Günde ortalama 1ile 6 mg sarımsak özü veya 500 ile 1500 mg donmuş kurutulmuş sarımsak tozu tavsiye edilir.

    Saw palmetto (cüce palmiye)
    Güneydoğu Amerika sahillerinde yetişen cüce palmiye ağacından elde edilen bitki özü, kötü huylu prostat büyümesinin önüne geçmede etkilidir. Libidoyu artırıcı etkisi bulunan ve saç uzamasına yardımcı olan bitkinin günde 160 ile 320 mg alınması önerilir.

    Maca
    Turp ailesinden gelen, Ant dağlarında geleneksel olarak toplanan maca bitkisi dayanıklılığın artırılması, azalmış libido ve ereksiyon problemlerinin iyileştirilmesi, atletik performansın ve bilişsel becerilerin zenginleştirilmesinde yardımcı olabilir. Günde ortalama 1,5 ile 6 mg organik toz halinde alınmasında fayda vardır.

    Rhodıola
    Rusya ve İskandinav ülkelerinde sıklıkla direnç kazanmak, sinir sistemi bozukluklarına yarar sağlamak, enfeksiyonlara karşı destek vermek amaçlı kullanılan adaptojenik, antidepresan etkili bir bitkidir. Erkek seksüel toniği olarak bilinen bu bitki, kronik stresle mücadele, mental performansın artırılmasında kullanılabilmektedir. En önemli özelliklerinden biri erken etki gösterebilmesidir. Bitkisel destek ürünlerden cevap almak için genelde 4 ile 6 hafta düzenli kullanım gerekirken Rhodiala 2 ile 4 haftada yanıt vermeye başlayabilir. Günde ortalama kök tozu halinde 100 mg, kök ekstresi olarak 250 mg tavsiye edilir.

    Ashwaganda
    Hindistan’da yetişen vücut toniği olarak tanınan bitki, Hint Ginseng’i olarak da bilinir. Yaşlılığa bağlı belirtileri azaltmaya yönelik iyi bir tonik olan bitki, stress, kanser ve enfeksiyonlara karşı dayanıklılık kazanmada etkilidir. Uykusuzluk sorunu çekenlere yardımcı olabilir, libidoyu artırabilir, doğurganlık ve fiziksel performansın güçlenmesine destek verebilir. Günde ortalama 1 ile 6 mg kök tozu veya 100 ile 200 mg standart özünün iki kez alınması önerilir.

    Gingko
    Geleneksel Çin tıbbında yaygın olarak kullanılan gingko kan akışı ve metabolizmayı canlandırıcı özelliği ile hafıza, konsantrasyon yeteneklerinin gelişimi üzerine faydalı, ruhsal dengelerinin düzenlenmesi, kan sirkülasyonu, kan basıncı ve Alzheimer’a karşı koruyucu özellikler taşır. Günde ortalama 120 ile 240 mg tüketilebilir.

    Ginseng
    Çin’in kuzeydoğu bölgelerinde yetişen adaptojenik bit bitkidir. Santral sinir sistemini etkileyerek çevresel ve mental stress ve aşırı yorgunlukla mücadelede yardımcıdır. Kore Ginsengi güçlendirici özelliği en kuvvetli olan türüdür. Hipertansiyon hastaları doctor kontrolünde kullanmalıdır. 100 ile 200 mg’lık dozları günde 2 veya 3 kez düzenli olarak kullanılmalıdır.

    Diğer nutriyenler

    Likopen
    Domates ve karpuz gibi kırmızı renkli sebze ve meyvelerde bulunan likopenin prostat kanseri, astım ve kalp hastalıklarını önleyici etkisi vardır. Kan basıncını da düşürebilen likopenin günde 30 ile 50 mg alınması önerilir. Bu etken madde pişmiş halde çok daha etkilidir. Bu nedenle yemeklere bol domates sosu eklenmesi doğru bir yöntemdir.

    Karnitin
    Kas ve kemik sağlığı için önemli bir amino asit türevi olan karnitin özellikle yağ kaybına destek sağlayan, metabolizmayı hızlandıran bir destek olarak bilinir. Trigliseridi düşüren, iyi huylu kolesterol kullanımını artıran karnitin için tavsiye edilen kullanım miktarı; günde 1000 ile 4000 mg.

    Kuersetin
    Sarı, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kabuklarında yer alan kuersetin çok iyi bir antioksidan ve anti inflamatuvardır. Kalp sağlığı ve kan basıncı için önemli etkileri bulunan bu desteğin günde 500 ile 1500 mg kullanılması önerilir.