Şarabın hikayesi

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve irna tarafından 8 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    8 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irna
  1. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    ........................................................................................................................
     
    Son düzenleme: 14 Şubat 2011
  2. 8 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irna
  3. esrazey

    esrazey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    411
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    çok saçma.gene klasik misyonerlerin uydurma hikayelerine benziyor.bende şarapla ilgili başka bir hikaye biliyorum.tarihi bir hikaye.safsata değil.
    4 büyük kitapda şarap ismi geçer.ama bizim dünyada bildiğimiz insanı sarhoş eden şarap değil bu.
    cennette insanlara verilecek olan güzel bir içecek olarak geçer.

    Esasen ıslam edebiyatı içerisinde şaraba imgesine sıkça başvurulmasının temel kaynaklarından birisi Kur`an-ı kerimdir.. Çünkü çok açık bir biçimde Kur`an`da şarap içmek inananlar için yasaklanırken, cennette salih ve muttakilerin içecekleri şaraptan söz edilir. Takdir edersiniz ki, bu şarap başka bir şaraptır.
    Mevlana`nın rubailerinde dile getirdiği şarap, aşk şarabıdır. O bir aşk ve vecd adamıdır. Yoksa ayyaş ve orada burada sarhoşça gezinen bir Mevlana yoktur.

    ben zaten sarhoşum ezelden
    sanma ki bu sarhoşluk neyin sesinden
    zaten yanginlar içindeyim
    bu yanginim ne sudan ne ateşten
    aşkin terazisinde öyle hafifim ki öyle
    iki batman daha yeğniyim bir hiçten

    bu gece aşkin kederinden sarhoşum delice
    yakuttan şarabın kadehine değmedik bile
    dert- hüzün-dalıp gitmek derinlere helal bu gece
    yalnızca yalnızca uyku haramdir bize

    ayrıca buradaki ney ise bizim bildiğimiz çalgı olan ney değil,hava ve boşluk anlamında kullanılmıştır.mevlana hazretleri asla ney üflememiştir.çalgı kullanmamıştır.bu da misyonerlerin bir oyunudur.

    ha şarapçıların da şairi vardır o da sarhoşun teki olan Ömer Hayyam'dır.

    Sarhoş ve sevenler yanacakmış, hadi boşver ;
    Sanmam ki bu söz doğru,bırak söylesin eller
    Sarhoşları, aşıkları Tanrım yakacaksa,
    Cennet için avcum kadar ayrılmalı bir yer

    Dolmakta ömrümüz evlat, içelim !
    Kılmaz ölüm bize imdat, içelim !
    Bir gün büker belimiz , kahpe felek,
    Vermez su içmeye fırsat, içelim
    Ömer Hayyam

    Taze, yakut dudağın nerde, hani?
    Cana candır şarabın nerde, hani?
    ıçki, ıslamda haram...ıçmene bak;
    Müslüman bul, bakalım nerde, hani

    Atın ölümü arpadan, benim ölümüm de şaraptan olsun, cenazemi şarapla yıkayın) diyor. Cenneti Cehennemi inkâr ediyor, hepsi bu dünyada diyor. Madem hayır şer tanrıdan o halde tanrının bizi sorguya çekmeye hakkı yoktur diyor. Şarabı peygamber haram etti diyor. Zarar vermeyene günah olmaz diyor. Şarapçılar ve ateistler kendilerine delil olarak Hayyam’ın şiirlerini sitelerine koymuşlardır.

    Hayyam, eğlence, aşk ve şarap konularına ağırlık vermektedir. Hasan Sabbah’ın yoluna girmiştir. Ahirete ve öldükten sonra dirilmeye inanmaz. (Rehber Ansiklopedisi)

    şimdi bana diyebilirsiniz öer hayyamın şiirlerindeki şarabı da cenneteki şarabtan bahsediyor diye.bu da misyonerlerin uydurduğu kocamaaan bir yalan.

    konouyla ne alakası var bu yazdıklarınızın diye sorular gelebilir ama;
    kardeşim madem içeceksiniz şu meleti Nuh aleyhisselamı niye karıştırıyorsunuz.
    rica edrim birz saygılı olun ya...